Anahtar kelimeler: Mimari Büyükçekmece Faizleri Projelendirme Masraf Yazildiği Niyetli Çevre Ana Kötü

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalanan Mimari Çevre Düzenleme Projelendirme Hizmetleri sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağının davalı borçlu tarafından ödenmemesi üzerine Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... E sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı şirket tarafından, 25.09.2024 tarihinde başlatılan icra takibinden 5 gün sonra yani 30.09.2024 tarihinde müvekkili şirketin banka hesabına fatura bedeli olan 241.762,50 TL'nin ödendiğini, ancak icra vekalet ücreti, masraf ve faizleri kötü niyetli şekilde ödenmediğini, davalının ana borcun faizi ve masrafları ödememek maksadıyla borca itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, takibe konu faturanın borçlu davalıya teslim edildiğini, müvekkili şirket ile davalı ..... İnşaat A.Ş. arasında 26.01.2024 tarihinde Mimari Çevre Düzenleme Projelendirme Hizmetleri sözleşmesi imzalanarak, sözleşmenin son aşamasının işveren davalı firmaya eksiksiz teslim edildiğini, son aşama ile ilgili ..... nolu faturanın 10.05.2024 tarihinde kesildiğini, akabinde müvekkili şirket tarafından 24.09.2024 tarihinde Beyoğlu ..... Noterliği'nin ..... yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ edildiğini beyanla, haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, takibin devamına, haksız itiraz sebebiyle anapara üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, dava masraf ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ödeme emri tebliğe çıkartılmadan müvekkili takipten haberdar olmadan önce ödeme yapıldığını, davacının, müvekkilinden alacaklı olduğundan bahisle ilamsız takiplerde ödeme emrini müvekkiline göndermiş olduğunu, ödeme emrinin 04.10.2024 tarihinde tebliğ alındığını, davacı takibin 25.09.2025 tarihinde açıldığını belirtmiş ise de, müvekkili firmanın takipten haberdar olmadığını, zira icra dosyasına bakıldığında da müvekkili firmaya gönderilen ödeme emri tebligatının 03.10.2024 tarihinde postaya verildiğini yani ödeme yaptıktan (30.09.2024) tarihinden çok sonra tebligatın çıkartıldığının açık ve net olduğunu beyanla, usul ve yasaya aykırı haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı takibinde haksız ve kötü niyetli olduğundan lehimize dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.05.12.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda:"Davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla 49.016,52 TL asıl alacaklı olduğu, ilgili alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz işleyeceği kanaatine varıldığı," şeklinde görüş bildirilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali talebine ilişkindir.Davacı taraf, davalı aleyhine Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı icra takip dosyası ile 241.762,50 TL asıl alacak ve 43.874,93 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 285.637,43 alacak TL üzerinden takip başlattığı, davalının süresinde takibe itirazı üzerine işbu itirazın iptali davasının dava değeri 43.874,93-TL üzerinden açıldığı anlaşılmakla;Davacı tarafça, davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturanın davalı tarafça ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, icra takibinden 5 gün sonra 30.09.2024 tarihinde davacı şirketin banka hesabına fatura bedelinin davalı tarafça ödendiğini ancak borcun faizi ve masrafları ödememek maksadıyla borca itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davalının itirazının iptaline karar verilmesi talep edilmiş davalı tarafça ise, davacının icra takibinden haberdar olmadığını, ödeme emri tebligatının 03.10.2024 tarihinde postaya verildiğini, ödeme yapılan 30.09.2024 tarihinden sonra tebligatın çıkartıldığın beyanla davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, bu kapsamda davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığı, davacının incelemeye sunulan ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutuldukları ve davacının kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan 241.762,50 TL alacaklı olduğu ve30.09.2024 tarihinde 241.762,50 TL tutarlı olarak faturanın ödendiği, iş bu ödemenin davacı tarafın yasaldefter kayıtlarında işlendiği tespit edilmiştir. Bu kapsamda davalının inceleme gününden haberdar olmasına ve sonuçlarının da ihtaratlı olarak bildirilmesine karşın ticari defter ve kayıtlarını sunmaması karşısında davacının usulüne uygun tutulan defter ve kayıtları ile davalıdan icra takip tarihi itibariyle 241.762,50 TL alacaklı olduğu ve davalının icra takibine itirazında haksız olduğu belirlenmiş, takibin bu asıl alacak üzerinden devamı gerektiği ve asıl alacağa bağlı icra masraflarından da davalının sorumlu bulunduğu anlaşılmış anlaşılmıştır. Ancak davacının dava değerini işlemiş faiz miktarı olan 43.874,93 TL üzerinden göstererek davasını açması ve mahkememizce duruşmada davacı vekiline bu kapsamda açıkça netice-i talebinin ne olduğunun açıklanması istendiğinde davacı vekilinin de dava değerine uygun olarak davalının itirazının kısmen iptali ile dava değerindekine göre takibin işlemiş faiz üzerinden devamını talep ettikleri anlaşıldığından söz konusu icra takibinin bilirkişi incelemesi ile belirlenen asıl alacak üzerinden devamı yönünde hüküm kurulamamıştır, zira taleple bağlılık ilkesi gereği de olarak açılmayan bir dava değere üzerinden karar verilemeyecektir. Davacının işlemiş faiz talebi yönünden ise, davalının TTK 1530. Maddesi kapsamında temerrüde düştüğü ve işlemiş faiz taleplerinin yerinde olduğu iddia edilmiş ise de,TTK'nın 1530.maddesi; yalnızca mal ve hizmet tedariki amacıyla akdedilen sözleşmelerde, mal veya hizmet karşılığı ödenecek bedelde temerrüde düşüldüğü durumda ve iki ticari işletme arasında akdedilen sözleşmeler bakımından uygulanır. TTK'nın 1530. maddesi mal tedarik sözleşmesine ilişkin olup diğer sözleşme ilişkilerinde uygulanmayacaktır. Taraflar arasındaki sözleşmenin kapsamı niteliği itibariyle eser sözleşmesi olup, bu bakımdan icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizine hükmedilmesi TBK'nın 117. maddesi koşullarına bağlı olup icra takip tarihinden önce davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerekmektedir. Alacağın muaccel olması ile temerrüt birbirinden farklı olgulardır. Somut olayda, takibe konu faturaya dayalı alacak yönünden takip öncesinde bir temerrüt uyarısının bulunmadığı, davalının usulüne uygun temerrüde düşürüldüğüne ilişkin ihtarname vb. İlgi belge sunulmadığı anlaşıldığından davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM;Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Davanın REDDİNE;2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 660,64-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 71,36-TL karar harcının davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,5-Davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan 43.874,93-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına,7-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine,Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ....e-imzalıdırHakim .....e-imzalıdır