Anahtar kelimeler: Zilyet Kısma Köyünde Harici Eklenerek Ötürü Tapuya Malik Kazandırıcı Zilyetliğinden

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında, davacının malik olduğu 1 73... parsel ile 1 65... parsel sayılı taşınmazlar arasında yol olarak tespit harici bırakılan kısma davacının zilyet olduğunu ileri sürerek kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinden ötürü taşınmaz bölümünün ya ayrı bir parsel numarası verilerek davacı adına tapuya tescilini ya da davacının malik olduğu taşınmazlara eklenerek tapuya tescilini istemiştir.II. CEVAPDavalı Hazine vekili, yargılama sırasında davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.III. MAHKEME KARARI VE BOZMAÇaycuma Sulh Hukuk Mahkemesinin 28.06.2012 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 25.11.2020 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile "Mahkemece davacının çekişmeli taşınmaz üzerinde, taşınmazın tespit harici bırakıldığı tarihten önceki zilyetliğine değer verilmeksizin zilyetlik süresinin tespit harici bırakılma tarihinden sonra başlatılmasının usul ve yasaya uygun olmadığı, tespit tarihi öncesi zilyetliğin de araştırılması gerektiği" belirtilerek bozulmuştur.IV. BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 1973-1984 yıllarına ait hava fotoğraflarında (A) ve (B) harfleri ile gösterilen kısımların yol olarak görülmediği, (A) harfi ile gösterilen kısmın 1 65... parsel sayılı taşınmaz ile bütünlük sağladığı, (B) harfi ile gösterilen kısmın 1 73... parsel sayılı taşınmaz ile bir bütünlük sağladığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 01.10.2024 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 81, 36... 'lik kısmın davacıya ait 1 65... parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle ve (B) harfi ile gösterilen 54, 97... 'lik kısmın davacıya ait 1 73... parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, zamanaşımı ile kazanılabilecek yerlerden olmadığını belirterek ve re'sen belirlenecek nedenlerle kabul kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, Medeni Kanun'un 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14... . maddeleri gereğince açılan tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.Dava konusu bölüm, ... köyünde 2007 yılında yapılan kadastro çalışmalarında yol vasfında olması nedeniyle tespit harici bırakılmıştır.Bilindiği gibi; paylı mülkiyet, TMK'nın 688. maddesi gereğince birden çok kimsenin aynı eşya üzerinde fiilen (maddi olarak) bölünmemiş paylara malik olmalarıyla meydana gelen mülkiyet türüdür. Paylı malik kendi payı üzerinde tasarruf edebilir, payını devredebilir, rehnedebilir. Ancak paylı malikin paylı mülkiyet konusu malın tamamı üzerinde tasarrufta bulunabilmesi TMK'nın 692. maddesine göre tüm paydaşların oy birliği ile karar almaları ya da bütün paydaşların kabulüne bağlıdır.Somut olayda; fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmın 1 73... parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tesciline karar verilmiş ise de; 1 73... parsel sayılı taşınmazın 1/2 hisseli olacak şekilde davacı ... ile dava dışı ... adına tapuda kayıtlı olduğu, paylı (müşterek) mülkiyet halinde bir paydaşın diğer paydaşlar adına dava açma yetkisi bulunmadığından, 1 73... parsel sayılı taşınmazda 1/2 pay sahibi olan davacının, davaya konu taşınmaz bölümünün 44 parsel sayılı taşınmaza eklenerek tapuya tescili istemi ile tek başına açtığı davanın dinlenemeyeceği, bu sebeple davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiği, kaldı ki bu hali ile kararın infaz edilebilme kabiliyetini de taşımadığı açıktır.Öte yandan; Mahkemece, çekişmeli taşınmaz bölümleri üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme karar için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; dava konusu edilen bölümlerin davacının malik olduğu 1 73... parsel ve 1 65... parsel sayılı taşınmazlar ile bir bütün olarak kullanıldığı ve yol vasfında olmadığı kabul edilmiş ise de bilirkişi raporlarından ve dosyaya eklenen fotoğraflardan dava konusu edilen bölümlerin sınırında ark diye tabir edilen su kanalı olduğu, bu su kanalının dere yatağına kadar devam ettiğinin belirtilmiş olmasına rağmen bu hususta Mahkemece bir araştırma yapılmadığı görülmektedir.Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde, jeoloji mühendisi bilirkişi ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, jeolog bilirkişiden nizalı taşınmaz bölümlerinin evveliyatının ve şimdiki niteliğinin ne olduğunu, dere yatağı vasfında olup olmadığını ya da dere yatağından kazanılıp kazanılmadığını, halen aktif dere yatağında kalıp kalmadığını ve aktif dere yatağında kalmıyor ise derenin etkisi altında kalan yerlerden olup olmadığını açıklar nitelikte ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; teknik bilirkişiye keşfi takibe ve denetlemeye elverişli, nizalı taşınmazı komşularıyla birlikte gösterir şekilde krokili rapor düzenlettirilmeli, böylece zilyetlikle iktisap koşullarının davacı lehine oluşup oluşmadığı kesin olarak belirlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA,Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,Dosyanın Çaycuma Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,1086 sayılı HUMK'un 440/III-2. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,23.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.