Anahtar kelimeler: Eskipazar Yıldır Köyünde Muris Murisi Dan İntikal Kendilerine Kendilerinin Zilyetliğinde
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Eskipazar Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., 2020/1 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... köyünde bulunan 1 30... parsel sayılı taşınmazın davalılar murisi adına tespit edildiğini ancak taşınmazın kendilerine muris ...'dan intikal ettiğini ve 50-60 yıldır kendilerinin zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile muris ... mirasçıları adına tescilini talep etmiştir. Yargılama sırasında ... terekesine temsilci olarak davacı ... atanmıştır.
II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemiş, bir kısım davalılar yargılama sırasında davanın reddini savunmuştur.
Tapu kaydında malik olarak görünen ancak nüfus kayıtlarında bilgisine ulaşılamayan ...karısı ...'ye kayyım atanmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadastro tespitine dayanak tapu kaydının yalnızca doğu sınırının yol olarak belirlenmesi ile taşınmaza uyduğu, yerel bilirkişi beyanları ve komşu parsel tapu kayıtlarından başkaca bir hududunun taşınmaza uymadığının anlaşıldığı, yolun değişken bir unsur olması nedeniyle bu sınıra itibar edilemeyeceği, davacı tarafın dayanak gösterdiği tapu kaydının kuzey, güney ve batı sınırlarının taşınmaza uyduğu, davacının sunduğu kamulaştırma evrakları incelendiğinde Mahkemenin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kamulaştırma dosyasında zilyet olarak ...'ın belirlendiği ve 19 75... sıra numaralı tapu kaydının uygulanarak kamulaştırma işlemlerinin icra edildiği, bu krokinin fen bilirkişisi marifetiyle taşınmaza uygun olduğunun belirlendiği, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık anlatımlarına göre taşınmazda bulunan zilyetlik olgusunun davacılar tarafından sunulan tapu kaydına uygun düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli 1 30... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile ... mirasçıları adına miras payları oranında tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ..., ..., ..., ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların ağırlıklı ve birbiriyle uyumlu beyanlarında 1980'li yıllarda dava konusu taşınmazı ...'ın malik sıfatıyla ekip biçtiğini, ölümüyle mirasçılarının icara vermek suretiyle kullandıklarını, taşınmazı...lardan başka kullananı görmediklerini, davalıların taşınmazla bir alakalarının bulunmadığını, bir kısım davalıların sadece keşif tarihinden kısa bir süre önce taşınmazı sürdüklerini beyan ettiği, kadastro tespiti sırasında taşınmaza uygulanan ve davalı tarafın dayandığı 20.06.1988 tarih ve 5 sıra numaralı tapu kaydı ve tedavül kayıtlarının edinme sebebine göre sadece doğudaki yol hududunun ve kuzeydeki Sadık hududunun uyduğu, keşifte yapılan uygulamaya göre ise sadece doğudaki isimsiz yol hududunun uyduğu, bu nedenle davalı tapusunun taşınmaza uyduğunun kabul edilemeyeceği, davacı tarafın dayandığı TEK Genel Müdürlüğü lehine tescil edilen 30.06.1975 tarih ve 90 sıra numaralı irtifak tapusu ve dayanağı dosya birlikte değerlendirildiğinde irtifak tapusu ve krokisinin taşınmaza uyduğu, Eskipazar Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.04.1975 tarihli mahkeme ilamında taşınmazın tapuda kayıtlı bulunmadığı ve ...'ın 25 yıl zilyet olduğunun belirtildiği, bedelin zilyet ... adına yatırıldığı, davacı tarafın kadastro tespitinin yapıldığı 2007 yılından geriye 20 yılı aşkın malik sıfatıyla zilyet olduğu, ...'ın 1988 yılında ölümünden sonra mirasçılarının icara vermek suretiyle kullandığı, davacı taraf lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde öngörülen iktisap şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle bir kısım davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılardan ... ve ... temyiz dilekçesinde; davanın kanıtlanamadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, kendilerine yapılan tebligatların hukuka aykırı olup yeterli açıklamayı içermediğini, delil ve tanık bildirme ...ve süresi tanınmadığını, yerel bilirkişi listesi ve davacı tanık listesinin tebliğ edilmediğini, savunma hakkının kısıtlandığını, talebe rağmen tespit bilirkişilerinin dinlenmediğini, yerel bilirkişilerin taşınmazın evveliyatı hakkında bilgisinin bulunmadığını ve davacı tarafın taşınmazı kullandığını görmediklerini, komşu taşınmaz maliki yerel bilirkişi ... ..........'ın kamulaştırmaya ilişkin tapu senedinin uymadığını beyan ettiği, davacı tanığı .............ın yaşının küçük olduğunu ve davada menfaatinin bulunduğunu, davacı tanıklarının uzun süredir köyde yaşamadığını, davalı ...'ın yaşlılık nedeniyle akli dengesinin yerinde bulunmadığını ve ...’ın dünürü olduğunu, 1964 tarihli tapunun taşınmaza uyduğunu, geçmişte doğudaki yolun etrafında kanal yapılıp taşınmazın batısındaki çayırın suyunun çekildiğini, bunun üzerine batıdaki çayırın ... ve ............ ...ile cami tarlası olarak kullanılmaya başlandığını, güneyde boz hali olarak görünen yeri sonradan ....... ile ... ...ve ................'un 106 parsel olarak tarla haline getirdiğini, güneybatıdaki 107 parselin ...'a ait olup tapunun kuzeybatısının .............. ailesine ait olması nedeniyle tapu kaydının uyduğunu, davacının 1975 tarihli tapu kaydının doğusunun kimse tarafından bilinmeyen dere olması nedeniyle taşınmaza uymadığını, ayrıca malik hanesinin boş bırakıldığını, zilyetlik şerhinin hukuki bir dayanağının olmadığını ve gerçeği yansıtmadığını, TEK ile görülen davanın yalnızca taraflarını bağlayacağını, anılan davada çizilen kroki ve bilirkişi raporlarının araştırılmadığını ve kendilerine tebliğ edilmediğini, dava dilekçesinde 1975 tarihli tapu kaydına dayanılmadığını, bu hususta davalıların muvafakatinin alınmadığını, davacının irtifak nedeniyle para aldığı taşınmazın komşu 107 parsel olduğunu, taşınmazın davalılarca evveliyatından beri ekilip biçildiğini, mahalinde yeniden keşif yapılması halinde dinlenecek tespit bilirkişilerinin savunmayı doğrulayacağını, davalılar lehine de zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptali - tescil istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinden; davaya konu 1 30... parsel sayılı 7095, 47... yüz ölçümlü tarla vasfındaki taşınmazın Nisan 13 36... sıra numaralı tapuda █████ hissesi baba adı bilinmeyen ............ karısı ...adına tapu kaydının iktisabında kalmış olup diğer geriye kalan hisselerden 1/9 hissesi ......... kızı ............. adına ve 2/9 hissesi ... oğlu ... ... adına 07.10.19 64... sıra nodaki tapu kaydının iktisabında adı geçen malikler adına kalmış olup diğer hisselerinin ise 11.05.19 67... sıra noda 1/18 hissesi ......... oğlu ... adına, 10.09.19 70... sıra noda 3/54 hissesi ............... oğlu ... adına, 02.07.19 71... sıra noda 1/18 hissesi ... ... adına, 14.06.19 73... sıra noda 1/9 hissesi ........... oğlu ... adına, 16.03.19 78... sıra noda 1/18 hissesi ... ... adına ve 20.06.19 88... sıra noda 2/36 hissesi .......... oğlu ...... adına kayıtlı olup izah edildiği şekilde değişik tarihlerde değişik kişilerden hisseleri satın alan ............. oğlu ...'ın hisseleri toplanarak ve düzeltilerek incelemeye devam edildiğinde ... hissesinin █████ hisseye tekabül ettiği, ......... oğlu ..................... ...ın hissesinin 4/72 hisseye tekabül ettiği, ... oğlu ... ...ın hissesinin 8/72 hisseye tekabül ettiği, ... kızı ...............ın hissesinin 4/72 hisseye tekabül ettiği; tapu kaydının mevki ve hudut itibariyle taşınmazı kapsadığı, doğusundaki yolun kadimden beri mevcut olduğu ve sabit sınır teşkil ettiği, kuzeyindeki ... oğulları ............'ın aynı ada 103 parselin maliki evveli olduğu, batısında çayır ve bor hali belirtiliyor ise de zeminde bunların mevcut olmadığı, batıda kısmi olarak kadimden beri aynı ada 104 nolu taşınmaz maliklerinin bulunduğu, güneyde ise kadimden beri 106 parsel maliklerinin bulunduğu, sınırlarının kadimden beri aynı şekilde muhafaza edildiği, tapunun sınırında gayri sabit sınır belirtildiğinden ve belirtilen hudutların zilyetlik ile iktisabı mümkün olan yerlerden olduğu anlaşıldığından taşınmazın bütünlüğü bozulmaksızın tapu kayıt maliklerinin 20 yılı aşkın zamandan beri zilyetliğinin mevcut olduğu anlaşıldığından fazlalık kısmın malikler adına senetsizden tespite konu edildiği ve hisseleri oranında adlarına yazıldığı, yapılan araştırmada tapu krokisinin bulunmadığı belirtilerek 15.02.2007 tarihinde 4/72 payla ............ ..., 4/72 payla ......, █████ payla ..., 8/72 payla ... ..., █████ payla ...karısı ...adına tespit edildiği, kadastro tespitinin 31.07.2007'de itirazsız kesinleştiği anlaşılmıştır.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli değildir. Davaya konu taşınmazın kadastro tespitine dayanak tapu kayıtları ilk tesisinden itibaren açıkta pay kalmayacak şekilde tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmemiştir. Bu nedenle ...karısı ...'ye ait tapu kaydı ve ........... ...a ait tapuların geldisi denetlenememektedir. Dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre davaya konu taşınmazın kuzeyindeki 103 parsel ... oğlu ..., 104 parsel ..... oğlu .............., 100 parsel.............. oğlu ... .............. mirasçıları, 107 parsel ... oğlu ..., güneydeki 106 parsel 1/3'er payla ............, ... ...ve ...........adına tespit edilmiş olup 106 parsele uygulanan 188 sıra numaralı irtifak tapusunun kuzeyi ..., doğusu dere, batısı ..., güneyi ......... ve ... okumakta, 107 parsele uygulanan 187 sıra numaralı irtifak tapusunun doğusu ... ve... ...okumakta olup zilyedi ............... oğlu ...'dır. Davacı tarafça sunulan 30.04.1975 tarihli ve 190 sıra numaralı irtifak tapusunun ise doğusu dere, batısı ............. ve ..., kuzeyi .........., güneyi... ...okumakta olup davaya konu taşınmazda irtifak ...kurulması nedeniyle ................ Noterliğinin ...'a hitaben düzenlenen 31.01.1975 tarihli tebligatında muhtarlıktan alınan bilgiye göre ...'ın 25 seneden beri zilyet olduğuna değinildiği, ekinde taşınmazın krokisinin bulunduğu anlaşılmıştır. Tespite dayanak Nisan 1336 tarihli ve 135 sıra numaralı ve 4 dönüm yüz ölçümlü tapu kaydının ise doğusu yol, kuzeyi ... oğlu..........., batısı çayır, güneyi bor-hali okumaktadır.
Mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişiler taşınmazın evveliyatını bilmediklerini, tarafların kullanımını görmediklerini, özellikle batıdaki 100 parsel maliklerinin altsoyu olduğu anlaşılan yerel bilirkişi.............İrtifak tapusunun uymadığını düşündüğünü beyan etmiş, yerel bilirkişi... ise kuzeydeki 103 parselin (... adına tescil edilen) tespite dayanak tapudaki ...'a ait olduğunu ancak irtifak tapusunun taşınmaza uyduğunu tahmin ettiğini söylemiştir. Bu haliyle taşınmaz hakkında bilgi sahibi olan yerel bilirkişilerce tapu kayıtlarının yöntemince uygulandığı ve dosyadaki belgelerle denetlendiği söylenemez. Keşifte dinlenen davacı tanıkları ise özetle sürekli olarak köyde yaşamadıklarını, taşınmazın...lara ait olarak bilindiğini, kuzeydeki 103 parselin (... adına tespit edilen) doğusunun ... (tespite dayanak tapuda adı geçen) tarafından kullanıldığını, ... ile irtifak tapusunu kuzey sınırındaki ...nun aynı kabileden olup taşınmazı dönüşümlü kullandıklarını, güneyde ... soyisimli şahıslar adına tespit edilen taşınmazın irtifak tapusunda adı geçen... ...'ya ait olduğunu bildirmekle taşınmazın hangi tapu kapsamında kaldığını aydınlatmaktan uzak ve mevcut tespitlerle çelişkili beyanlarda bulunmuşlardır. Mahkemece taşınmazın kadastro tutanağında isimlerine yer verilen tespit bilirkişileri dinlenmemiştir. Öte yandan, duruşmada dinlenen bir kısım davalılar taşınmazla ilgili bilgi sahibi olmadıklarını belirtmiş, davacı ... ise öncesinde ...'a ait iki parça taşınmazdan birinin babası ile ... arasında takas edildiğini ve davaya konu taşınmazın babasına düşen taşınmaz olduğunu, ...'ın taşınmazı ...lardan satın aldığını söylediğini beyan etmiş ise de bu husus keşif sırasında aydınlatılmamıştır. Bu şekilde eksik incelemeyle hüküm kurulması isabetsizdir.
Hâl böyle olunca; Mahkemece doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle kadastro tespitine dayanak tapu kayıtları açıkta pay kalmayacak şekilde ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle getirtilmeli, gerektiği takdirde teknik bilirkişiden ön rapor alınarak tapu kayıtlarının kimden - kime ne şekilde aktarıldığı, sınırlarının ve yüz ölçümlerinin ne olduğu belirlenmeli, daha sonra tespit bilirkişileri, yaşlı, tarafsız ve taşınmaz hakkında bilgi sahibi olan yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile yeniden usulüne uygun olarak keşif yapılmalı, tarafların tutundukları tapu kayıtları yöntemince uygulanarak taşınmazın tapu kayıtlarının kapsamında bulunup bulunmadığı belirlenmeli, tapu kayıtlarının uygulanması sırasında beyan edilen sınırların komşu taşınmazların tespit malikleriyle uyuşup - uyuşmadığı denetlenmeli ve çelişkiler giderilmeli, yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında oluşacak çelişkiler de yüzleştirme yapılarak giderilmeli, tapu miktar fazlasının senetsizden davalılar adına tespit edildiği dikkate alınarak ayrıca taşınmazın hangi kısmının evveliyatından beri kim tarafından ne şekilde kullanıldığı ve kimden kime intikal ettiği hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı beyan alınmalı ve toplanan delillerin sonucuna göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalılar ... ve ...'ın temyiz itirazlarının kabulüyle temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde temyiz eden davalılara iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!