Anahtar kelimeler: Uluslu Dünyanın İçecek Yiyecek Emanet Sunan Ürettiğiüreteceği Halihazır Ülkede Üstlendiğiüstleneceği

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ------ 1965 yılından bu yana faaliyet gösteren ve alanında dünyanın en büyük yiyecek ve içecek şirketi olarak 200’den fazla ülkede üretim faaliyetinde bulunan ve bununla birlikte aynı zamanda pazarlama ve dağıtım hizmeti sunan çok uluslu bir firma olduğunu, müvekkili ----- ile davalı şirket arasında 14.10.2020 tarihli Satış Noktası Sözleşmesi ve Özel Şartlar imza edildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı tarafa; davacı şirketin ürettiği/üreteceği ve satış ile dağıtımını üstlendiği/üstleneceği ürünlerin müşterinin halihazır işyerinde ve/veya ileride açacağı işyerlerinde sözleşmede belirtilen şartlar dahilinde satış hak ve imtiyazı tanındığını, anılan Sözleşmenin, tarafların akdi imzaları ile yürürlüğe koydukları ve sözleşmenin başlangıcında belirtilen tarihten başlayarak 2 yıl süreli ve 20000 kasakoli kotalı olduğunu, Sözleşme’nin Özen Borcu’na ilişkin maddesi gereği; davalı tarafın, müvekkili ----ve ürününün isim ve şöhreti ile bağdaşır bir şekilde satış politikasını tayin etmeyi ve satışların optimum seviyede tutulmasını sağlamakla yükümlü kılındığını, optimum seviyeden kasıt sözleşmede belirtilen kota kadar----- ürün satışını gerçekleştirmek olduğunu, ancak gelinen aşamada, davalı tarafın sözleşmede belirtilen kota miktarlarına uygun satış yapmayarak özen borcuna aykırı davrandığını ve belirlenen kota miktarının çok altında ürün alımı gerçekleştirdiğini, bu hususun müvekkili şirkete ait ticari defter ve şirket kayıtları ile sabit olduğunu, bununla birlikte yapılan ticari alışverişlerden kaynaklı müvekkili şirket tarafından tahsil edilememiş olan toplam 43.902,83 TL tutarında cari hesap alacaklarının mevcut olduğunu, işbu alacağın tahsili için davalı şirket ile yapılan görüşmelerden sonuç alınamadığını, alacağın tahsiline yönelik ---- İcra Müdürlüğü-----sayılı dosyası üzerinden davalı şirkete karşı takip başlatıldığını, ancak söz konusu takibe haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz edildiğini, Sözleşmenin Özel Şartlar’ının 3. maddesinde ise; “Müşteri'ye 2020 senesinde baştan bir sefere mahsus olmak üzere münhasır satış ve yatırım bedeli olarak KDV dahil 125.080-TL (yüzyirmibeşbinseksen) TL ödeme yapılacaktır. hükmü yer almaktadır. Ayrıca özel şartlar 1, 2 ve 5. maddelerinde müşteriye (davalı şirkete) tanınan avantaj ve iskontoların belirtildiğini, söz konusu münhasır satış ve yatırım bedelinin sözleşme kapsamında davalı şirkete ödendiğini, Sözleşmede düzenlenen Özel Şartların devamında; “İşbu Özel Şartlar ile Müşteri’ye sağlanan avantaj ve imtiyazlar Müşteri’nin kendisine emaneten bırakılan cihazlar içerisinde yabancı ürün bulundurmaması, ürünleri tüketiciye soğuk sunması, reklam tabelalarının temiz ve ışığının yanar durumda tutulması dahil Sözleşme ile belirlenen tüm hak ve yükümlülüklerine Sözleşme süresince kesintisiz ve tamamen uyması koşuluna bağlıdır. Sözleşme hangi sebeple olursa olsun süresinden önce sona erdiği takdirde, Müşteri yukarıda yazılı şartlar doğrultusunda sağladığı tüm avantaj ve imtiyazların ödeme günündeki rayiç değerleri toplamını ---- herhangi bir icra takibi, mahkeme kararı, ihtar veya benzeri bir uyarıya gerek kalmaksızın derhal ödeyecektir. Müşteriye Özel Şartlar ile tanınan tüm avantaj, imtiyaz ve haklar sadece Sözleşme’de belirlenen süre için geçerlidir.” hükmünün kabul edildiğini, davalının sözleşmede yer alan özel şartlarda düzenlenen hususlara ve özen borcuna aykırı davrandığını, yatırım bedelini iade etmekle yükümlü olduğunu, davalının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle yatırım bedelinin iadesinin talep edildiğini, davalı ile yapılan tüm şifahi görüşmelere rağmen işbu bedelin ödenmemesi üzerine yine ---- İcra Müdürlüğü’nün ----. sayılı dosyası üzerinden alacağın tahsiline yönelik işlem başlatılmış ise de, davalı tarafın aleyhinde başlatılan icra takibine haksız ve kötü niyetle itiraz ettiğini, anlaşma dahilinde davalı şirketin kullanımına bırakılan ve mülkiyeti davacı şirkette yer alan ----- barkod numaralı soğutucuların iadesinin talep edildiğini, davalı şirket tarafından söz konusu soğutucu dolapların müvekkili şirkete teslimi ve iadesinin gerçekleştirilmediğini, taraflar arasında akdedilen Emanet Cihazların Geçici Kullanılması Hakkında Teslim ve İzin Belgeleri ile takibe konu soğutucuların teslimatının davalı şirkete yapıldığını, ne var ki sözleşme şartlarını ihlal eden davalı şirketten geçici suretle teslim almış olduğu soğutucuları iade etmesi istenmiş, ancak bugüne kadar iadesini gerçekleştirilmediğini, taraflar arasında akdedilen Emanet Cihazların Geçici Kullanılması Hakkında Teslim ve İzin Belgesi 1,2 ve 3 no.lu hükümleri uyarınca davalı şirketin mülkiyet davacı şirkette olan cihazları teslim etmekle yükümlü olduğunu, bunun gerçekleşmemesi halinde ise yine sözleşmede yer alan cihaz bedelini ödemesi gerektiğini, davalı şirketin de bunun bilince olup, ilgili sözleşme ile söz konusu bedeli ödeyeceği hususunda kabul, beyan ve taahhüt verdiğini, ödemenin gerçekleşmemesi üzerine davalı şirket aleyhinde -----İcra Müdürlüğü'nün ------sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, ancak davalı şirketin bu takibe de haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ettiğini, müvekkil şirketin soğutucu dolapları teslim alamadığı gibi, soğutucu bedellerini de tahsil edemediğini, müvekkili şirketin, davalı taraftan itiraza konu icra takipleri dolayısıyla alacaklı olduğunu, davalı şirketin tamamen alacağın tahsilini geciktirme gayesi ile hareket ettiğini, bu nedenlerle, davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı her bir icra dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile söz konusu takiplerin devamına, yine icra takiplerine konu alacağının likit bir alacak olduğu ve aynı zamanda davalının haksız ve kötü niyetle itiraz ettiği hususları nazara alındığında; davalı borçlu şirketin dava konusu alacağın her bir icra dosyası için ayrı ayrı % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, haksız ve yersiz itirazın iptali ile takiplerin devamına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
:
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap sunmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki █████/2020 tarihli satış sözleşmesine konu cari hesap alacağının ve sözleşmenin feshi sebebiyle davalıya sağlanan yatırım bedeli ve demirbaş bedellerinin iadesinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.
Davacı, davalı ile aralarında █████/2020 tarihli satış sözleşmesi sebebiyle ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki kapsamında davalıya faturanın gönderildiğini, davalının faturaları ödemediğini, davalının sözleşmeye konu edim yükümlülüğünü ve kota miktarına ulaşamaması sebebiyle sözleşme gereğince davalıya sağlanan yatırım bedeli ve demirbaş bedellerinin iadesi ile cari hesap alacağının tahsili amacıyla icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının icra dosyalarına yapmış olduğu haksız itirazlarının ayrı ayrı iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, usulüne uygun davetiyeye rağmen cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmakla, HMK 128. maddesi gereğince, davacının, dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmaktadır.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış,-----. İcra Müdürlüğü’nün ----- Esas sayılı İcra Dosyası ve ----İcra Müdürlüğü’nün
----- Esas sayılı icra dosyası UYAP üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş, ------ Vergi Dairesinden tarafların BA-BS kayıtları celp edilmiş, ------ Ticaret Odasından tarafların ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış, 11.04.2025 tarihli bilirkişi heyeti raporu ve 04.12.2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 11.04.2025 tarihli raporunda özetle, "...Davacı tarafından ibraz edilen 2020-2021-2022-2023-2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbiri doğruladığı, ticari defterlerinin Kayıt nizamı bakımından uygun olduğu davacı şirket lehine veya aleyhine delil kabiliyetleri Sayın Mahkemeniz takdirinde olduğu, Davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle davalı tarafın ticari defterlerinde inceleme yapılamadığı incelemenin dosya kapsamında yapıldığı, Tarafların tacir olduğu, davacının davalıdan takip tarihi itibarı ile defter kayıtlarına göre kaydi olarak 43.902,83 TL alacaklı olduğu, Taraflar arasındaki sözleşmenin iki yılında sonunda 14.10.2024 tarihine kadar ve eksik kalan kota miktarı kadar uzamış olduğu, henüz bu süre dolmadan davacının yatırım bedeli, taşınırlar bedeli ve sözleşmeden doğan alacak nedeniyle takip başlatmış olduğu, davacı taraf sözleşmeden doğan alacak hakkını talep edebilecekse de taraflar arasındaki sözleşme sona ermeden yatırım bedeli ve taşınır bedeli iadesini talep edemeyeceği, Sayın Mahkemece davacının icra takibi ile sözleşmeyi sona erdirmiş olduğu sonucuna varılacak olursa yatırım bedelinin eksik kalan kota miktarına oranlanması gerektiği, bu hesaplamanın taraflar arasındaki sözleşmede açıkça kararlaştırılmış olduğu, davacı yanın talep ettiği yatırım iadesinin tutarının kıst-el yevm usulü hesaplanabilmesi için, davalının kaç adet kasakoli ürün alımı yaptığının belirli olması gerektiği, dosya içerisinde, davalının ticari ilişki süresince yaptığı alımları gösteren tevsik edici bir belgeye rastlanmadığından bu yönde hesaplama yapılamadığı, Sayın Mahkemece davacının icra takibi ile sözleşmeyi sona erdirmiş olduğu sonucuna varılacak olursa Davaya konu, davacı tarafından davalı yana soğutucu cihazların teslim tutanakları ile davalı şirkete teslim edildiği ve teknik incelemede kadri maruf bulunan bedellerinin talep edilmesinin mümkün olduğu, Takibin asıl alacak üzerinden başlatıldığı, davacının takip öncesi işlemiş faiz talep etmediği, İcra inkâr tazminatı ve tarafların diğer taleplerine ilişkin takdirin ise Mahkeme’ ye ait bulunduğu,..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 04.12.2025 tarihli ek raporunda özetle, "..Taraflar arasındaki sözleşmenin iki yılında sonunda 14.10.2024 tarihine kadar ve eksik kalan kota miktarı kadar uzamış olduğu, henüz bu süre dolmadan davacının yatırım bedeli, taşınırlar bedeli ve sözleşmeden doğan alacak nedeniyle davalı aleyhine takip başlatmış olduğu, mali tespitlerden anlaşıldığı üzere genel toplam itibarıyla 924,17 kota eksik olup, eksik kota oranının yaklaşık %4,62 olduğu, davacı taraf henüz sözleşme süresi dolmadan, sözleşme süresinin sona ermesine fırsat vermeden bu bedeli talep etmiş olduğundan kalan sürede kotanın dolmasına izin vermeyen taraf konumunda olduğu, bu duruma kendisi sebep olan davacının kotanın dolmaması nedeniyle yatırım bedeli talep etmesinin mümkün olup olmadığının takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Sayın Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin davacının icra takibi ile sona erdiği sonucuna varılacak olursa davacının taşınırlar bedelini ve yine mali incelemede hesaplanan kısmi yatırım bedelini talep edebileceği..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu satış sözleşmesi sebebiyle davalının davacıya cari hesap borcunun olup olmadığı ile davalının sözlemeye aykırı davranıp davranmadığı, kota ve edim yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, sözleşmenin sona erip ermediği, sözleşmenin sona ermiş olması halinde sözleşme gereğince davalıya sağlanan yatırım bedeli ve demirbaş bedellerinin iadesinin davacı tarafından talep etmesinin mümkün olup olmadığının tespit noktasında toplanmaktadır.
Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Eldeki davada, davacı taraf sözleşmenin davalının kusurlu eylemleri (sözleşme süresinde kotayı doldurmaması ve cari hesap borcu olduğunu beyan etmesi) sebebiyle sözleşmenin sona erdiğini ve sözleşmeye bağlı cari hesap alacağı, yatırım ve demirbaş bedeli alacağının olduğun iddia ettiğinden anılan hususların davacı tarafça yöntemince ispat edilmesi gerekmektedir.
Cari hesap alacağı yönünden;
Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları ile BA-BS formları üzerinde yapılan bilirkişi heyeti incelemesi sonucunda, davacı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı tarafça talep edilen cari hesap alacağının davacı ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Davalıynın usulüne uygun davetiyeye rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği, ibrazdan kaçındığı, HMK 222/3 maddesi gereğince usulüne uygun olarak tutulan davacı ticari defter ve kayıtlarının hükme esas alınması gerektiği anlaşılmış, alınan bilirkişi raporu gereğince davacının 43.902,83-TL cari hesap alacağının olduğu tespit edilmiş, anılan miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.Yatırım bedeli ve demirbaş bedeli iadesi talebi yönünden;
Davacı taraf sözleşme kapsamında davalıya sağlanan yatırım bedeli ile demirbaş bedellerinin iadesini talep etmektedir.
Taraflar arasındaki █████/2020 tarihli satış sözleşmesi incelendiğinde; sözleşme süresinin 2 yıl ve 20.000 kasa koli olduğu, süre dolmuş olsa da koliye ulaşana kadar sözleşmenin devam edeceği, sürenin bitimine 30 gün kala taraflarca fesih edilmediği sürede aynı sürede ve kotada uzamış sayılacağı, kota dolma süresinin hiçbir zaman sözleşme tarihinden itibaren 5 yılı geçmeyeceği, 5 yıl içinde kota tamamlanmayacak olursa tamamlanmayan oranda yatırım bedelinin davacıya iade edileceği düzenlenmiştir.
Sözleşmenin başlangıç tarihi 14.10.2020 olup iki yılın bittiği tarihi 14.10.2022 tarihi olduğu, davacı taraf davalıya iki yılın devamında mal göndermeye devam ettiği, son irsaliye tarihi de 24.8.2023 olup, sözleşme tarihinin iki yılın bitimi olan 14.10.2022'den 14.10.2024 tarihine kadar iki yıl ve eksik kota miktarıyla uzamış olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir. Sözleşmenin III-e bendinde; "----- 1 ay önceden Müşteriye ihbarda bulunmak kaydı ile sözlemeyi dilediği zamanda tazminatsız olarak sona erdirme hakkına sahiptir. Böyle bir fesih durumunda müşteri ----- aldığı tüm yatırım bedelinin tamamlayamadığı kota oranında derhal ve nakden ------ iade etmekle yükümlüdür." denilmektedir.Taraflar arasında sözleşme hükümleri ele alındığında sözleşmenin davalı tarafından sona erdirilebilmesi için sözleşme süresinin bitimine 30 gün kala fesih ihbarında bulunması gerekirken, ----- istediği zamanda bir ay önceden ihbarda bulunmak kaydıyla sözlemeyi fesih edebileceği kararlaştırılmıştır. Yine sözleşmeden anlaşılacağı üzere yatırım bedelinin ve demirbaş iadesinin talep edilebilmesi için sözlemenin sona ermiş olması gerekmektedir. Dosya kapsamında alınan kök ve ek bilirkişi raporunda sözleşmenin ne davacı tarafından ne de davalı tarafından usulüne uygun ve süresinde sona erdirildiğine ilişkin belge sunulmamıştır. Ayrıca takip tarihi itibariyle sözleşmenin süresinin dolmadığı görülmüştür. Başka bir deyişle, sözleşmenin icra takip tarihi itibariyle usulüne uygun olarak fesh edilmediği sabit olup davacının yatırım ve demirbaş bedeli iadesi taleplerinin muaccel olmadığı değerlendirilmiş, davacının yatırım ve demirbaş bedeli iadesine ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.Her ne kadar davacı taraf █████/2025 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde davalıdan cari hesap borcunu ödemesinin ihtar edildiğini, yapılan ihtar ile sözleşmenin sona erdiğinin kabul edilmesi gerektiğini, yine bilirkişi raporunda icra takibi ile sözleşmenin sona ermiş kabul edilmesi şeklinde seçenekli görüş belirtilmiş ise de; itirazın iptali davaları münhasıran icra takibine bağlı olup icra takip tarihi itibariyle alacağın muaccel olması gerekmektedir. Taraflar tüzel kişi tacir olup TTK 18/2 maddesi gereğince basiretli bir tacir gibi hareket etmesi, sözleşme hükümlerinde kararlaştırılan husular nazara alınarak gerekli ihbarların usulüne uygun ve süresinde yapılması gerekmektedir. Bu kapsamda dosyaya sunulan bir delil bulunmadığından aksi yöndeki itirazlara ve bilirkişi raporundaki görüşlere itibar edilmemiştir.
İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır. (------) Dosyaya konu alacağın cari hesap ilişkisi/faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacak miktarı (Yargıtay ----. HD. 12.10.2020 tarih ------ Karar sayılı ilamı) üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
A-----. İcra Dairesi'nin ---- esas sayılı dosyası yönünden;
-Davalının ---- İcra Dairesi'nin ------ esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile 43.902,83-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin DEVAMINA,
-Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,
2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
B-----. İcra Dairesi'nin ------ esas sayılı dosyası yönünden;
-Davanın REDDİNE,
3-Alınması gerekli karar harcı 2.999,00-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 3.083,32-TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 84,32-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafça yatırılan 2.999,00-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 60,80-TL vekalet harcı, 18.612,00-TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 19.100,40-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 3.284,69-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 619,09-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, kalan 2.980,91-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 43.902,83-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davanın reddedilen kısmı için davalı kendisini vekille temsil ettirmediğinden bu hususta karar verilmesin yer olmadığına,
10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!