Anahtar kelimeler: Fason Rizikolardan Demirbaşlar Teçhizat Yangın Makineler Yangının Tesisatlar Tesisatından Ciddi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Sigorta (Yangın Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Yangın Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirkete ait işletmede 03.02.2024 tarihinde meydana gelen yangın nedeniyle bina, sabit tesisatlar, makineler, demirbaşlar ve fason üretim amacıyla bırakılan üçüncü kişilere ait malların ciddi zarar gördüğünü, davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde düzenlenen ... numaralı yangın sigorta poliçesi ile güvence altına alınmış olan işyerinde meydana gelen bu yangın, poliçe kapsamında teminat altına alınmış rizikolardan olduğunu, ekspertiz raporu yangının elektrik tesisatından çıktığını, işyerindeki makineler, teçhizat, demirbaşlar ve fason malların zarar gördüğünü ve yangın sonrası tadilatların poliçe kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini açıkça ortaya koyduğunu, bilirkişi raporu; işyerinde fason üretim için bulunan 8.010 adet kot pantolonun yangında tamamen zarar gördüğünü, ortalama birim maliyetin 375 TL olduğunu ve toplamda 3.003.750 TL zarar bulunduğunu gösterdiğini, şirket işyerini yeniden işler hale getirmek ve üçüncü kişilere karşı sorumluluklarını yerine getirmek için kendi öz kaynaklarıyla yüksek maliyetli onarımlar yaptığını ancak davalı sigorta şirketi, aradan geçen uzun süreye rağmen herhangi bir ödeme yapmadığını, Türk Ticaret Kanunu’nun 1427/3. maddesiyle öngörülen ön ödeme yükümlülüğünü de yerine getirmediğini, bu durum, sigorta sözleşmesinin en temel amacına zararın telafisine tamamen aykırı olduğunu bu nedenlerle 03.02.2024 tarihli yangın olayının poliçe teminatı kapsamında olduğunun tespitine, davacı şirketin doğrudan uğradığı zararlar ile üçüncü kişilere ait zararların ve işyerini faaliyete döndürmek için yapılan onarım/tadilat giderlerinin poliçe teminatı kapsamında olduğunun tespitine ve davalıdan tahsiline, TTK m.1427/3 gereği en az %50 oranında ön ödeme (avans) yapılmasına, söz konusu sigorta şirketinden kaynaklanan tazminat taleplerimizin miktarının bilirkişi marifeti ile tespit edilmesinden sonra arttırılmak üzere HMK madde 107 kapsamında belirsiz alacak davası olarak şimdilik şimdilik 100,00-TL tazminatın muhatap şirketin temerrüt tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek olan avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kesin hüküm itirazımız bulunduğunu, yangının oluş şekli itibariyle hayatın olağan akışına ve olağan bir kaza senaryosuna uygun olmadığını, şüpheli olduğunu, talep edilen mal miktarının çok abartılı olduğunun tespit edildiğini tespit edilmiştir. Talep edilen mal içerisinde bulunan 11450 adet malın tespitler sonrasında işyerinde olmadığının kabul edildiğini, parça bütünlüğü bozulmamış malların 2.kalite eski sezon olduğunu , yanmış halde tespit edilen malların aynı koli içinde olduğu halde farklı renklerde olduğu tespit edildiğini, olaya ilişkin olumlu kanaate varılması mümkün olmadığını, taleple ilgili olumlu bir kanaate varılamadığını, söz konusu teknik bilirkişi, yangın ekspertiz hasar araştırma ve raporlarında kapsamlı bir şekilde izah edilen ve birbiri ile örtüşen tespit ve değerlendirmeler, davaya konu yangının çıkış sebebinin şüpheli olduğunu ve söz konusu yangının kurgulanmak suretiyle davalı şirketten haksız kazanç sağlamak amacıyla kasıtlı olarak meydana getirilme ihtimalinin bulunduğunu açıkça ortaya koyduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki menfaat bulunmadığını huzurdaki dava ile yangın nedeni ile uğranılan zarar talep edildiğini hasar bedeli için ekspertiz raporu sunulduğunun görüldüğünü, davaya konu hasarın teminat kapsamında olmadığını, davanın esastan da reddi gerektiğini, bu nedenlerle huzurdaki davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Davacı taraflar arasında sigorta poliçesinden kaynaklı olarak davacının iş yerinde meydana gelen yangın nedeniyle uğradığı zarara yönelik olarak davalı sigortacıdan poliçe teminatı kapsamında tazminat talep ederek işbu davayı açmıştır.
Davalı sigortacı yasal süresi içerisinde sunduğu cevap dilekçesi ile taraflar arasındaki sigorta poliçesi kapsamında aynı yangına ilişkin olarak davacının daha önce Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurduğunu yapılan inceleme neticesinde davacının başvurusunun reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini iddia ederek kesin hüküm itirazında bulunmuştur.
Mahkememizce Sigorta Tahkim Komisyonu'na müzekkere yazılarak davacının tahkim başvurusuna yönelik 2025.E... sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir. Davacının Sigorta Tahkim Komisyonu'na 2025.E... yaptığı başvuru incelendiğinde; aynı sigorta poliçesine yönelik olarak aynı yangına istinaden poliçede yer alan yangın klozuna istinaden iş yerinde yangın nedeniyle meydana gelen işyerindeki makineler, teçhizat, demirbaşlar, üçüncü kişilere ait fason mallar ve tamirat tadilat masraflarına ilişkin olarak başvuru yapıldığı ve Bakırköy .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.iş Sayılı tespit dosyasının delil olarak sunulduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacının 2025.E... sayılı tahkim başvurusuna yönelik olarak yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde; "Dolayısıyla yapılan değerlendirme sonrası, kesin kararı Sayın Hakemliğinize bırakılmak üzere, gerek Sayın Sigorta Eksperi gerekse Sayın yangın inceleme uzmanı adli yargı komisyonu bilirkişisi tarafından düzenlenen rapora istinaden, hasarın teminat dışı olarak değerlendirilmesinin uygun olduğu sonucuna varılmıştır.” denilerek maddi vakıanın teknik yönden değerlendirilmesi yapılmıştır.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. Başvuran vekili ve Sigorta Şirketi vekili tarafından itiraz dilekçesi sunulmadığı görülmüştür." şeklinde tespit yapılarak davacının başvurusuna yönelik olarak Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2025.E... sayılı, █████/2025 tarihli K-... sayılı karar verilmiş davacının Sigorta Tahkim Komisyonu'na yaptığı başvuru tahkim komisyonu tarafından esastan incelenerek reddedilmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Mahkememize verdiği müzekkere cevabında Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2025.E... sayılı, █████/2025 tarihli K-... sayılı kararının davacı vekiline ve davalı vekiline tebliğ edildiğini, karara karşı başvuru yapıldığına dair davacı ve davalı tarafından itiraz dilekçesinin sunulmadığını bildirmiştir. Bu bağlamda davacının Sigorta Tahkim Komisyonu'na 2025.E... sayılı başvurusuna yönelik, █████/2025 tarihli K-... sayılı kararın kesinleştiği ve kesin hüküm teşkil ettiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı Kanun'un dava şartlarını düzenleyen 114. Maddesinin 1. Fıkrasının (i) bendi şu şekildedir:
"(i)Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması."
Dava şartlarının bulunmamasını düzenleyen 6100 sayılı Kanun'un 115. Maddesinin 2. Fıkrası ise şu şekildedir:
"Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder."
Bu bağlamda davacı tarafından aynı sigorta poliçesi kapsamında aynı sigorta şirketine yönelik olarak aynı yangın ve aynı hasardan kaynaklı olarak işbu dava ile aynı delillere dayalı olarak Sigorta Tahkim Komisyonu'na 2025.E... sayılı başvurunun yapıldığı ve Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından yapılan bilirkişi incelemesi sonunda █████/2025 tarihli K-... sayılı kararın verildiği ve davacının başvurusunun reddedildiği, ilgili gerekçeli kararın davacı ve davalıya tebliğ edildiği ve itiraz edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bu bağlamda davacının aynı sigorta poliçesine istinaden, aynı sigortacıya karşı aynı deliller ile aynı tazminat talebine yönelik sonradan açılan Mahkememiz nezdindeki işbu dava hakkında tahkim incelemesi sonucunda verilen kesin bir hüküm bulunduğu anlaşılmakta olup davacı tarafından Mahkememiz nezdinde açılan işbu davanın kesin hüküm sebebiyle incelenemeyeceği ve kesin hüküm dava şartına aykırılık bulunduğu anlaşılmıştır.
Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ... Esas ve ... Karar sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"Somut olayda davacının işbu davanın da konusunu oluşturan sigorta poliçesine konu fabrika binasının hasarlanması sebebi ile ilgili talepleri bakımından başvurduğu Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından inceleme yapılarak karar verildiği, akabinde karara itiraz üzerine ise Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından itirazların incelenerek 5684 sayılı kanununun █████ maddesinde ki kesinlik sınırı altında kaldığından kesin olarak karar verildiği, davacı tarafın bu karara karşı yasal başvuru yollarını kullanması gerekirken dosya kapsamına göre bu yönde bir başvurusunun bulunmadığının anlaşıldığı, kararın █████/2021 tarihinde kesinleştiği ve verilen kararın işbu dava yönünden HMK'nun 303/1. maddesi anlamında kesin hüküm teşkil ettiği, bu şekilde dava, hakemde karara bağlanıp kesinleştikten sonra aynı konuda mahkemede dava açılmasının mümkün olmadığı, HMK'nun 114/1-i maddesi uyarınca da aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasının dava şartı olarak düzenlenmesi sebebiyle Mahkemenin, dava şartı noksanlığı sebebiyle davanın usulden reddine karar vermesi isabetlidir."
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi ise ... E., ... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"İstinafa konu edilen iş bu davada, davacı .... Sigorta A.Ş.'ye yönelik açtığı dava ile, iş yerinde 25.01.2022 tarihinde meydana gelen yangın sonucunda makinalarda oluştuğu iddia olunan zararı, taraflar arasında düzenlenen ... no lu , 21.01.█████████ vadeli Kobi Paket Sigorta Poliçesi dayanak kılınarak tahsili talep edilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda kesin hüküm nedeniyle reddine dair karar verilmiş olup, davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Bu haliyle, HMK nun 303 maddesi uyarınca yapılan değerlendirme sonucunda, davacının aynı sigorta poliçesine dayanılarak aynı zarar bedelinin tahsili amacıyla açtığı bu davada, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin █████/2023 K. ... kesinleşen kararı uyarınca kesin hüküm nedeniyle davanın reddine dair karar verilmesinin yerinde olduğu ve davacının itiraz yasa yoluna başvurmamasının esaslı yanılma sayılamayacağı anlaşılmaktadır."
Yukarıda detaylıca açıklanan gerekçeler ve yapılan değerlendirmeler neticesinde davacı tarafından aynı sigorta poliçesi kapsamında aynı yangına istinaden davalı sigorta şirketine karşı Sigorta Tahkim Komisyonu'na 2025.E... sayılı başvurusunun bulunduğu ve başvurusunun tahkim tarafından incelenerek esastan reddine karar verildiği ve kararın taraflara tebliğ edildiği ancak itiraz edilmediğinin sigorta tahkim komisyonu tarafından Mahkememize bildirildiği dolayısıyla Mahkememiz nezdindeki davada kesin hüküm dava şartına aykırılık bulunduğu anlaşılmakla davacının davasının 6100 sayılı Kanun'un 115. Maddesinin 2. Fıkrası gereği dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın HMK 115. Maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 116,60-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
6-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı davacının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20.01.2026
Katip ...
Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!