Anahtar kelimeler: Yılarda İicevap Kemer Deri Vermeden İmalatı İşinde Bünyesinde Geçmiş Ara
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... ...'e ait işyerinde 01.04.1993 tarihinden itibaren 30.04.2000 tarihine kadar deri ve kemer imalatı işinde ara vermeden çalıştığını ancak sigortasının 08.11.1999 tarihinde yapıldığını belirterek 01.04.1993 tarihinden 08.11.1999 tarihine kadar davalı işveren bünyesinde geçen çalışmalarının sigortalı hizmetleri olarak tespitini talep etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalılar vekili; davacı tarafından her ne kadar geçmiş yılarda davalı müvekkillerinin babasına ait işyerinde çalıştığın iddia edilmiş ise de söz konusu bu hususun gerçek dışı oduğunu, davacının belirttiği dönemlerde işyerinde çalışmadığını ve sigorta kaydının bulunmadığını, davacının asıl amacının işyerinde çalışmış gibi gösterip emeklilik hakkı kazanmak olduğunu, davacının işyerinde çalıştığına dair maddi ve somut delillerin bulunmadığını mahkemece re'sen davacının iddia ettiği dönemde komşu işyerlerinde çalışan kişiler tespit edilip dinlenilirse davacının söz konusu işyeriyle uzaktan yakından alakası olmadığının anlaşılacağını, söz konusu talep açısından kanuni zamanaşımı süresinin de geçmiş olduğunu bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddini yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekiline usulüne uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edildiği ancak davanın esasına yönelik cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.05.2021 tarihli kararı ile "Davacının davasının kısmen kabulü ile davacının; 01.04.1993-31.07.1993 tarihleri arasında, 121 günlük 48.300 TL bürüt ücret ile 01.08.1993-31.08.1994 tarihleri arasında, 395 gün günlük 83.250 TL bürüt ücret ile 01.09.1994-31.08.1995 tarihleri arasında, 364 gün günlük 139,125 TL bürüt ücret ile 01.09.1995-31.07.1996 tarihleri arasında, 334 gün günlük 282.000 TL bürüt ücret ile 01.08.1996-31.07.1997 tarihleri arasında, 364 gün günlük 567,000 TL bürüt ücret ile 01.08.1997-31.07.1998 tarihleri arasında, 364 gün günlük 1.181.250 TL bürüt ücret ile 01.08.1998-31.12.1998 tarihleri arasında, 152 gün günlük 1.594.650 TL bürüt ücret ile 01.01.1999-15.04.1999 tarihleri arasında, 115 gün günlük 2.602.500 TL bürüt ücret ile 2.1512.06.06.0652703.034. ... sicil sayılı işyeri işvereni davalı muris ...'e ait işyerinde hizmet aktiyle çalıştığnın tespitine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 20.05.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.09.2023 tarihli kararı ile istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 21.09.2023 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekili ve fer'i müdahil SGK vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire'nin 13.12.2023 tarihli kararı ile "... incelenen dava dosyasında; 01.04.1993 tarihinden 08.11.1999 tarihine kadar davalı yanında çalışmalarının tespitini istenilmiş ise de, davacının davalı ... adına kayıtlı (...) sicil no.lu işyerinde 08.11.1999 tarihinden itibaren 14 gün bildirimi bulunduğu, davacının işe giriş bildirgesinin verildiği tarih olan 08.11.1999 tarihi öncesinde, sigortalı davacıya ait herhangi bir belgenin kuruma verilmediği, Kurumca da sigortalı davacı tarafından talep edilen 01.04.1993-08.11.1999 tarihleri içerisinde çalıştığına dair herhangi bir tespit raporunun bulunmadığı anlaşılması karşısında, tespiti talep edilen dönem yönünden hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle red kararı verilmelidir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." gerekçesiyle söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. ... 27. İş Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
.... İş Mahkemesinin 22.01.2025 tarihli kararı ile davacının davasının hak düşürücü süresinin dolmuş olması sebebiyle reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, çalışmanın blok çalışma niteliğinde olması yani kesintisiz devam etmesi halinde hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceğini, mevsimlik çalışmanın bulunması ve bu çalışmanın yıllar itibariyle kesintisiz sürdüğünün kabulü halinde de çalışılmayan dönemde hizmet akdi askıda olduğundan hükme esas alınan 5 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı olarak, mevsimlik çalışmanın sona erdiği yılın sonu esas alınmasının gerektiğini, hak düşürücü sürenin bildirimsiz kalan çalışmalar yönünden öngörüldüğünü, belgelerden birisinin dahi Kuruma verilmiş olması veya Kurumca, fiilen ya da kayden sigortalı çalışma olgusunun tespiti hâlinde hak düşürücü süreden söz edilemeyeceğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
10.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!