Anahtar kelimeler: Vadettiğini Vadi Satmayı Binada İnşa Akdedildiğini Noterliğince Tanzim Yüklenici Arsa
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ███████ K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı yüklenici ... ile arsa sahibi diğer davalılar arasında 20.06.2001 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, yüklenici ...'ın sözleşme kapsamında inşa edilecek binada kendisine bırakılan 42 no.lu bağımsız bölümü .... Noterliği'nce tanzim edilen 22.10.2002 tarihli satış vadi sözleşmesi ile dava dışı ...'na satmayı vadettiğini, ...'nun da .... Noterliği'nce tanzim edilen 14.02.2011 tarihli satış vadi sözleşmesi ile bağımsız bölümü müvekkili...'a temlik ettiğini, yüklenici tarafından inşaatın yapılarak bitirildiğini, ancak müvekkiline satılan 42 no.lu bağımsız bölümün müvekkili adına tapuda kayıt ve tescilinin gerçekleştirilmediğini, açıklanan nedenlerle dava konusu bağımsız bölümün müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline, tescilin mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50.000,00 TL'nin davalı ...'tan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 12.05.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile de dava konusu 42 no.lu bağımsız bölümün █████'nin davalı arsa sahiplerine 8/48'nin ise arsa sahibi olmayan hissedar ...'ye ait olduğunu, bu nedenle █████ hissenin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline, 8/48 hissenin parasal karşılığının davalı yüklenici ...'ten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalılar ..., ..., ... ve ... cevap dilekçelerinde; davalılar ve ... arasında 20.06.2011 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, söz konusu sözleşme gereğince dava konusu 42 no.lu bağımsız bölümün yüklenici ...'e ait olacağının kararlaştırıldığıni, ...'in kendileri aleyhinde .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin █████████ Esas sayılı dosyasında dava açarak yüklenici olarak tüm edimleri yerine getirdiğinden bahisle 42 no.lu bağımsız bölümün kendisi adına tapuya kayıt ve tescilini talep ettiğini, söz konusu davanın halen derdest olduğunu ve bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, davacı ile kendi aralarında herhangi bir sözleşme bulunmadığını açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
2-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında 42 no.lu bağımsız bölümün satışı ile ilgili olarak .... Noterliği'nde tanzim edilen 20.10.2002 tarihli satış vadi sözleşmesinin, taraflar arasında yapılan 30.11.2002 tarihli fesihname ile hükümsüz hale geldiğini, bu nedenle müvekkili aleyhindeki davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.06.2014 tarihli kararı ile davacının dava konusu bağımsız bölümün tapusunu davalı arsa sahiplerinden yüklenicinin halefi sıfatıyla talep edebilme şartlarının oluştuğu, tanık olarak dinlenen ...'nun beyanında 30.11.2002 tarihli belgedeki imzanın kendisine ait olduğunu, ancak imzaların üst kısmındaki yazılan hususların kendisinin bilgisi dışında doldurulduğunu beyan ettiğinden, yüklenicinin dava dışı ... ile akdedilen satış vaadi sözleşmesinin taraflar arasında yapılan 30.11.2002 tarihli fesihname ile hükümsüz hale geldiği iddiasının kabul edilmediği, dava konusu bağımsız bölümün tapu kaydında 8/48 hissenin yüklenici ile sözleşme yapan arsa sahiplerine ait olmadığı, söz konusu hissenin sonradan el değiştirdiği anlaşıldığından bu hisse yönünden edimin imkansızlaştığı, davacının ancak yükleniciden bu hissenin bedelini talep edebileceğinin kabul edilmesi gerektiği gerekçeleriyle, davalı ... aleyhindeki davanın reddine, diğer davalılar aleyhindeki davanın kabulü ile dava konusu taşınmaz üzerindeki hisselerinin iptali ile davacı adına tesciline, 8/48 hissenin bedeli olan 11.666,66 TL'nin davalı ...'ten tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin 17.06.2014 tarihli kararının süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 15.10.2015 tarihli, ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 15.10.2015 tarihli kararına karşı davalı ... vekilince karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 29.04.2016 tarihli kararı ile tefhim edilen kısa kararda tazminat talebi ile ilgili bir hüküm kurulmadığı halde gerekçeli kararda, "8/48 hissenin bedeli olan 11.666,66 TL'nin davalı ...'tan tahsili ile davcıya verilmesine'' şeklinde hüküm kurulduğu, kararın Dairece gerekçeli karar ile hüküm sonucunun çelişkili olması nedeniyle bozulması gerekirken sehven onandığının bu defa yapılan inceleme sonucu anlaşıldığı gerekçesiyle davalının yerinde görülen karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairenin onama ilamı kaldırılarak hükmün açıklanan gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 15.12.2020 tarihli, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile bozma kararı doğrultusunda, esasa ilişkin karar verilmediğinden dosyadaki tüm deliller tekrar değerlendirilerek, davacının açmış olduğu tapu iptal ve tescil davasının, davacının taşınmaz satış vaadi sözleşmesini eşinden temlik almış ve dava açmışsa da, dava dışı ... ile yüklenici ... arasında yapılan .... Noterliği'nce tanzim edilen 22.10.2002 tarihli, ... yevmiye numaralı satış vadi sözleşmesi, taraflar arasında yapılan fesih sözleşmesi ve ibraname ile sona erdirilmiş olduğu, davacının eşine sözleşmenin sona erdiğinden 11.600,00 TL ödeme yapıldığı ve buna ilişkin gider pusulasının dava dışı ... ve kendisine teslim edilmiş olduğu ve altlarında imzalarının bulunduğu, dava dışı ...'nun tanık olarak alınan beyanlarında 30.11.2002 tarihli evraktaki imzanın kendisine ait olduğunu, ancak üstündeki yazıların sonra doldurulduğunu beyan ettiği ancak açığa atılan imzada iradeye aykırı olarak üstünün doldurulduğunu ispat yükünün imzayı atana ait olduğu, üst tarafın iradeye aykırı olarak doldurulduğuna ilişkin davacı tarafın delil sunmadığı gibi yemin deliline de dayanılmamış olduğundan yapılan sözleşmelerin geçerli olduğu, davacının dava dışı ...'ndan temlik aldığı taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin devralındığı tarihten önceki bir dönemde geçersiz olduğu, geçersiz bir sözleşme ile temlik alınmış olsa bile bu geçersizliğin karşı tarafça ileri sürülebileceği ve davacının davalılardan herhangi bir talepte bulunmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davalılar aleyhine açmış olduğu tapu iptal ve tescil davası ile sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak davasının reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 15.12.2020 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 06.06.2022 tarihli, ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin geçerliliği noterde düzenlenmiş olmasına bağlı olduğundan, sözleşmenin feshinin de Noterlik Kanunu’nun 81/2’nci maddesine göre noterde yapılması halinde mümkün olduğu, taraflar sözleşmenin feshini noterde usulüne uygun olarak yapmadıkları takdirde geçerli bir fesihten bahsedilemeyeceği, davaya konu satış vaadi sözleşmesinin halen geçerli olduğu dikkate alınarak, davacının tapu iptal ve tescil talebi yönünden; dava konusu bağımsız bölümün de yer aldığı .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı tapu iptal tescil davası hükmü de nazara alınmak suretiyle bir değerlendirme yapılması, sözleşmenin ifa edilememesinden kaynaklı tazminat talebi yönünden ise sorumluluğun ancak sözleşmeyle bağlı olan sözleşme tarafına ait olacağı hususları nazara alınarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 06.06.2022 tarihli kararına karşı davalı ... vekilince karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 09.03.2023 tarihli, ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile davalı vekilinin karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay 7. Hukuk Dairesi ilamı ile satış vaadi sözleşmesinin geçerli olduğunun kesinleştiği, davacının dava konusu bağımsız bölümün tapusunu davalı arsa sahiplerinden yüklenicinin halefi sıfatıyla talep edebilme şartlarının oluştuğu, dava konusu taşınmazın 8/48 payının ... adına kayıtlı olduğu, ...'nin kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olmadığı, davalı müteahhit ...'ın arsa sahipleri aleyhine .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dosyasında açtığı tapu iptal ve tescil davasında dava konusu taşınmazın 5/6 hissesinin iptali ile davalı ... adına tesciline karar verildiği, bu nedenle davalı ... mirasçıları aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği, .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ E., ████████ K. sayılı ilamı tapuya işlenmiş olduğundan güncel tapu kayıtları dikkate alınarak karar verildiği, davacının bağımsız bölümün tüm bedelini ödeyerek taşınmazı satın aldığı, ancak taşınmazın 5/6 hissesinin davalı müteahhit tarafından davacıya devrinin yapılabildiği, davacı ıslah dilekçesiyle 1/6 hissenin bedelini talep ettiği, davacının 1/6 hissenin bedelini talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle, müteveffa davalı ... mirasçıları olan dahili davalılar yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın davalı ...adına kayıtlı olan 5/6 hissesinin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, 11.666,66 TL'nin dava tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; mahkeme gerekçesinde davacının temlik sözleşmesinin 14.02.2001 olarak belirtildiğini bunun ilk temlik tarihi ile uyumsuz olduğunu, yazım hatası olsa dahi kararda bu şekilde belirtildiğini, bu tarihin 14.02.2011 olduğunu, davadışı ... ile müvekkili arasındaki satış vaadinin halen geçerli kabul edilmesinin hatalı olduğunu, temlik eden ...'nun müvekkili ile aralarındaki fesih sözleşmesi ile hakkını müvekkilden almış iken mahkeme kararı ile bu defa ikinci kez davacıya temlik nedeniyle hak verilmekle müvekkilinin mahkemece kabul edilen şekil şartı nedeniyle bu hakkı iki kez ödemiş olacağını, bunun hakkın kötüye kullanımı olduğunu, davadışı ...'nun müvekkili ile arasında hem fesih hem ibraname ile ödeme yapıldığına dair belgeler sunulmuş iken bu hususun gözardı edilmesinin kabul edilemeyeceğini, temlike dayalı borç var ise temlik edilen borcun ödendiğine dair belge sunulmakla temlik edilen borcun ortadan kalktığını ve satış vaadinin sonlanmış olduğunu kabul etmek gerektiğini, ...'nu bağlayan belgenin davacyı da bağlayacağının kabul edilmesi gerektiğini, sözleşmenin iptali için bedel alan davacının bu hakkını davacıya devretmesinin de hakkın kötüye kullanımı olduğunu, bu nedenle davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği yükleniciye ait bağımsız bölümü yükleniciden satış vaadi sözleşmesi ile devralan üçüncü kişiden satış vaadi sözleşmesi ile devralınmasına dayalı tapu iptal ve tescil ile bedel istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2. maddesinin atfı ile uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427. ile 439/2. maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!