Anahtar kelimeler: Abisi Satımdan Başlanılmış İstirdat Vade Eşinin Emri Kambiyo Vefat Senet

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülen İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı, davacı müvekkilinin vefat eden eski eşinin abisi olduğunu, davalı tarafından, davacı müvekkili aleyhine --------İcra Müdürlüğü --------- E. Sayılı dosyası kapsamında 750.000,00-TL bedelli, █████/2022 tanzim tarihli, █████/2023 vade tarihli senet uyarınca Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu İle Takibe başlanılmış ve davacı müvekkiline ödeme emri tebliğ edildiğini, ---------İcra Müdürlüğü--------- E. Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin iptali için taraflarınca -------- Sayılı dosyası ile icra takibinin iptali talep edildiğini, Yapılan yargılama neticesinde icra hukuk mahkemesi iddiaların icra hukuk mahkemesi inceleme alanına girmediğinden bahisle davanın reddine karar verdiğini, icra hukuk mahkemesinin bu kararı istinaf edilmiş olup dosya halen daha istinafta olduğunu, İcra hukuk mahkemesinin red kararı vermiş olmasından dolayı davacı müvekkilinin icra tehdidi altında kaldığından icra dosyasına öncelikle icra hukuk mahkemesinin teminatlı tedbir kararı vermiş olmasından dolayı teminat bedeli olarak █████/2024 tarihinde 376.923,50-TL yatırılmış, akabinde de gerekçeli karar ile tedbir kaldırılmış olduğundan bakiye kalan 664.190,00-TL █████/2024 tarihinde yatırılmış, yaptırılan kapak hesabında halen daha borç gözüken 22.227,00-TL de yine █████/2024 tarihinde icra dosyasına yatırılmış olmakla senet bedeli, faiz, harç, vekalet ücreti ve diğer masraflar olmak üzere davalıya ödenmek üzere toplam 1.063.340,50-TL icra dosyasına yatırılarak davalıya ödendiğini, bu sebeple haksız ödenen paranın iadesi için taraflarınca istirdat davalarında dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmuş olup -------- arabuluculuk numarası ile yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanmadığını, Müvekkili isminin ve imzasının senet üzerinde borçlu kısmında değil, kefil kısmında yazdığına dikkat çektiklerini, Senet üzerinde zorunlu şekil şartlarından birisi düzenleyenin imzası olduğunu, Senet üzerinde yer alan ve ödeme vaadi içeren irade beyanının kime ait olduğunun göstermesi açısından imzaya gerek olduğunu, Borçlu kısmında imzası olmayan müvekkili söz konusu senet miktarından da sorumlu olmayacağını, İkrar olmamakla birlikte kefil kısmındaki imzanın müvekkiline ait olması durumunda dahi kefaletin, asıl borca bağlı bir borç olduğu dikkate alındığında borçlu kısmında müvekkilin ve/ veya başka bir kişinin imzası olmadığından dolayı kefil olarak da kendisi sorumlu olmayacağını, Davalının da ikrarında olduğu üzere senet üzerinde oynama/ tahrifat yapıldığını, Senet üzerinde "kefil" kısmının karalanıp altına parantez içerisinde borçlu "(BORÇLU)" yazıldığı görülmekte olduğunu, Bu açıkça düzenleyenin iradesi ve bilgisi dışında kefili borçlu konuma sokmak amacıyla yapılmış ve kefile ekstra yük yükleyen, kefili asıl borçlu konumuna sokan bir hareket olduğunu, Davacının icra tehdidi altında borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 1.063.340,50-TL'nin istirdadı yönünde haklı davalarının kabulüne karar verilerek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı sahtecilik iddiası bulunmayıp; imzalı olarak "boş" halde ve "kefil" sıfatıyla verildiği iddia edilen bonodaki borçlunun imza ve isminin yanına "borçlu" ibaresinin eklendiğini iddia etmesi karşısında, davada hem imzalı halde boş verilen bono; hem de, HMK nun 207. maddesi kapsamında senede ekleme yapıldığı iddia olunduğundan, olayın HMK nun 207. maddesi kapsamında ve bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiası kapsamında değerlendirilmesi zorunlud olduğunu, Bono imzalı ve boş halde verilmemiş borçlu ile birlikte doldurulmuş olduğunu, borçlu adı-soyadı ile yanındaki imza borçlu tarafından diğer alanlar alacaklı tarafından borçlunun yanında doldurulduğunu, bononun imzalı ve boş olarak verildiği kabul edilse dahi Yargıtay uygulamalarına göre bononun sonradan doldurulması mümkün olduğu gibi; anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiası yazılı delille kanıtlanması gerektiğini, Yargıtayın yerleşik uygulamalarına ve 12.4.1993 tarih ve--------- Sayılı içtihadı birleştirme kararına göre: Açığa atılan imza sahibini bağlayacağı gibi; anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının da yazılı delille ispatı gerekli olduğunu, bonodaki borçlunun adı yanındaki parantez içerisinde yer alan (borçlu) ibaresi sonradan doldurulmadığı gibi; sonradan doldurulduğu ve borçlu tarafından paraf edilmediği kabul edilse dahi; düzeltme yok hükmünde kabul edilerek, bu ibare olmadan bono vasfı devam ediyorsa bono hukuken geçerli kabul edilmesi gerektiğini, davacı tarafından bononun kefil sıfatıyla imzalanarak boş olarak verildiği iddia olunmakta ise de, keşidecinin kefaletine ve kimin kefili olduğuna dair bono metninde yazılı bir beyan olmadığı, bu konuda yazılı bir delil de olmadığını, davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE
: Davada; uyuşmazlığın davanın İİK 72. Md. Gereğince açılan istirdat davası olduğu, takibin dayanağının senet olduğu hususlarında ihtilafın bulunmadığı, ihtilafın takibe konu senette kefil kısmının silinip borçlu yazılan kısmın sonradan eklenerek tahrifat yapılıp yapılmadığı, senetten dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığı ve ödenen paranın davalıdan tahsilinin mümkün olup olmadığı noktasında toplandığı tespit edilmiştir.--------- nolu soruşturma dosyasının UYAP üzerinden mahkememize gönderilmiş olduğu, -------- İcra Md. --------- esas sayılı dosyası üzerinden ödemeler neticesinde dosyaların infazen kapatılmış olduğu, ödemeye ilişkin tahsilat makbuzlarının gönderildiği, -------- sayılı kararı ile; İ.İ.K 169/a maddesi gereğince davacının borca olan itirazını kanunda sınırlı olarak sayılan belgeler ile ispatlanması gerekir. Davacının böyle bir belgeyi mahkemeye sunmadığı, faize olan itirazı hususunda yapılan incelemede faiz miktarının doğru olarak tespit edilerek takibe konulduğu anlaşılmakla, davanın reddine, geçici olarak durdurulan takibin devamına, yüzyüzelik ilkesi ve kötüniyet ispatlanamadığından davalı lehine tazminata hükmedilmemiş olduğu belirtildiği ve davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davanın İİK 72 maddesi gereğince açılan menfi tespit davası olduğu, takibin ---------- İcra Dairelerinde yapılmış olması nedeni ile İİK 72/son maddesi gereğince Mahkememizin Görevli ve Yetkili olduğu anlaşılmıştır. Davacı takibe konu senette kefil kısmının silinip borçlu yazılan kısmın sonradan eklenerek tahrifat yapıldığı, senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığı ileri sürerek iş bu davayı açmıştır. Takibe konu senedin kefil sıfatıyla imzalandığı ve kime kefalet verildiği iddiasının senet üzerinde yazılmak suretiyle veya İİK nun 169/a daki yazılı belgelerle ispatı şarttır. Aksi takdirde kefalet iddiası dinlenemez. Ayrıca, bonoda matbu olarak tanzim edilen ödeyecek/borçlu kısmında borçlunun adı-soyadı ve TC nosu ayrıca ve açıkça yazmaktadır. Açığa atılan imza sahibini bağlayacağı gibi; anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının da yazılı delille ispatı gereklidir. Davalı alacaklı tarafından takibe konu edilen belgenin TTK 776 ve devamı maddelerindeki tüm zorunlu unsurları taşıdığı, bononun bir ödeme vasıtası olduğu, aksine sözleşme yoksa edimlerin karşılıklı olarak ifa edilmesine ilişkin genel ilkenin bir istisnası olarak alt hukuki ilişkinin karşı edimini alan borçlunun para borcunu derhal ödemek yerine bir bono düzenleyerek vereceği, kural olarak mevcut bir borç için düzenlendikleri, teminat olarak düzenlenmesi yada anlaşmaya aykırı olarak düzenlendiği iddiasının davacı borçlu tarafından ispatlanması gerektiği, davacı tarafından söz konusu hususları ispatlayacak bir delil ileri sürmediği anlaşılmakla açılan davanın reddi karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Peşin alınan 18.159,20 TL harçtan alınması gerekli 732,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.427,20 TL fazla harcın hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine,3-Davalı kendini vekil ile temsil ettiğinden AAÜT uyarınca taktir olunan 165.501,08 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,4-Davacının yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,6-Hüküm kesinleştiğinde artan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026