Anahtar kelimeler: Geçilmiştir Bam Esaskarar İddianin Yazildiği Ret İstenmiş Eksiklik Ankara Bilgileri

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - ████████
T.C.A N K A R AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ22. H U K U K D A İ R E S İESAS NO
: █████████ (ESASTAN RET )KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023ESAS-KARAR NO
: ████████ E - ████████ KDAVANIN KONUSU
: TazminatKARAR TARİHİ
: █████/2026YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜİDDİANIN ÖZETİDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında ticari alım satım ilişkisi bulunduğunu, bu kapsamda davacı şirketin davalı şirketten 5000 litre "..." isimli bitki koruma ürünü satın aldığını ve 3.078.000,00 TL ödemede bulunduğunu, ürünlerin müvekkil şirkete teslimi üzerine söz konusu ürünlerin (ilaçların) sahada kullanılmaya başladığını, ancak seralarda bu ürünü kullanan üreticilerin ürün hakkında şikayetlerde bulunmaya başladıklarını, ürünün işe yaramadığı yönündeki beyanlar çerçevesinde durumun davacı şirket bünyesindeki teknik mühendis ekipleri tarafından değerlendirildiğini, yapılan değerlendirmeler sonucunda ürünün etkisiz olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle üreticilerden ürünlerin gönderilmesinin istenildiğini ve durumun ihtarname ile davalı şirkete bildirildiğini, ne var ki davalı şirketin bitki koruma ilaçlarının durumunu kabul etmediğini, devam eden süreçte Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ilaçlara ilişkin tespit raporu hazırlatıldığını, söz konusu raporda ürünlerin ayıplı olduğunun belirlendiğini ve Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından bitki koruma ürünlerinin tavsiyesinin iptal edildiğini, satışı gerçekleştirilen ürünlerin ayıplı olduğunu belirterek, sözleşmeden dönülerek ürünler için ödenen 3.078.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve depoda muhafaza edilen 3.460 litre ürünün masrafı davalıya ait olmak üzere alınmasına, bunun mümkün olmaması durumunda sözleşmeden dönülerek depoda muhafaza edilen 3.460 litre ürünün masrafı davalıya ait olmak üzere alınmasına ve 3.460 litre ürüne karşılık gelen 2.129.976,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili, ayrıca toplam satış bedelinden geriye kalan 948.024,00 TL maddi zararın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, bunun da mümkün olmaması halinde ise, 3.078.000,00 TL zararın olduğu değerlendirilerek bu zararın genel hükümlere göre ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve depoda muhafaza edilen 3.460 litre ürünün masrafı davalıya ait olmak üzere alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.SAVUNMANIN ÖZETİDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddiaların gerçeği yansıtmadığını, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, müvekkil şirketin sözleşmeden doğan tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, davacı şirket ile davalı şirket arasında başlayan sevkiyat işlemlerinin üzerinden iki (2) yıl geçmesinden sonra ayıp iddiasında bulunulmasının doğru olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİMahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu ürünün vaad edilen özellikleri taşımadığı, beyaz sineğe karşı yeterli etkinlikte olmadığı, bu hali ile ilacın ayıplı olduğu, söz konusu ürünün domateste üreyen beyaz sinek zararlısına karşı mücadele amacıyla satıldığı, ancak ürünün, alıcının ürünü tek alış amacını karşılamadığı, bu nedenle ürünün içerdiği ayıptan dolayı satıcı davalının ağır kusurlu olduğu, bununla birlikte ürünün ilk sevkiyatının █████/2021 tarihinde, son sevkiyatının ise █████/2021 tarihinde yapıldığı, ne var ki söz konusu ürünün hemen kullanılmadığı, davacı şirket tarafından ürünün anlaşmalı seralara gönderildiği ve seralarıdan █████/2021, █████/2021 ve █████/2021 tarihlerinde ürünün faydasız kaldığı bilgisinin davacı şirkete bildirildiği, davacı şirketin de █████/2021 tarihinde e-mail yoluyla ve █████/2022 tarihinde noter kanalıyla davalı şirkete ihtarda bulunduğu, seralar tarafından yapılan bildirimlerin ayıbın varlığının şüpheden uzak bir şekilde tespiti manasına gelmeyeceği, çünkü seralarda ilacın yeterli dozda kullanılıp kullanılmadığı, seraların fiziki koşullarının ürünün etkinliğine tesir edip etmeyeceği hususunun bilinemeyeceği, bu nedenle davacı yanca Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ D.İş dosyası üzerinden tespit istenildiği, tespit keşfine katılan ve ön rapor düzenleyen bilirkişinin dahi kesin bir sonuca varılabilmesi için Tarım ve Orman Bakanlığı yetkililerinin uygulama yapması gerektiğini aktardığı, tespit mahkemesince numunelerin Tarım ve Orman Bakanlığı'na gönderilmesinden sonra gerçekleştirilen incelemelerde, uygulama ve araştırma sonrasında düzenlenen rapor ile ürünün yetersizliğinin belirlendiği ve Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından oluşturulan raporun █████/2023 tarihinde tespit dosyasına bildirildiği, dolayısıyla davacının zirai ilacın etkisiz kaldığını, bir başka deyişle ürünün ayıplı olduğunu tam olarak öğrendiği tarihin █████/2023 olarak kabul edilmesi gerektiği, buna göre ayıp ihbarının süresinde bulunduğu, bunun yanı sıra, TTK'nın 23. maddesi ile TBK'nın 223. maddesine değinildikten sonra, somut olayda olağan bir gözden geçirme ile ayıbın ortaya çıkarılamayacağının açık olduğu, ayıbın tam olarak belirlendiği tarihin, Tarım ve Orman Bakanlığınca düzenlenen raporun Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ D.İş dosyasına bildirildiği █████/2023 tarihi olduğu ve esas itibariyle ayıp ihbarının süresinde yapıldığı anlaşılmakla birlikte, TTK'nun 23. maddesinde doğrudan TBK'nın 225. maddesine bir atıf bulunmadığı, TTK'nın 23. maddesinde ayıbın varlığında ağır kusur bulunması halinde ayıp ihbarının gerekip gerekmediği hususunda özel bir düzenlemeye yer verilmediği, TTK'nın, TMK'nın ayrılmaz bir parçası olduğu ve TBK'nın da TMK'nın 5. kitabı olarak tanımlandığı ve TTK'nın, ticari örf ve adette hüküm bulunmayan hallerde genel hükümler uyarınca TBK'nın hükümlerinin devreye gireceği, bu kapsamda TBK'nın 225. maddesinin de somut olayda uygulanması gerektiği, dolayısıyla satıcının ağır kusurlu olması nedeniyle ihbar yapılmasa dahi davacının ayıba dayalı talepte bulunabileceği, diğer yandan, her ne kadar dava dilekçesinde 3.460 adet ürünün elde kaldığı belirtilmiş ise de, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ D.İş dosyasında 2 litre ürünün inceleme için kullanıldığı ve depoda bulunan ürün miktarının 3.458 litre olduğu hususunun ifade edildiği göz önüne alınarak, söz konusu bu miktarın değerlendirmede esas alındığı, yine davacı şirket tarafından, davalı şirket aleyhine Ankara 2. Noterliği'nin █████/2022 tarihli ihtarnamesinin keşide edilerek gönderildiği, bahsi geçen ihtarnamede miktar da belirtilmek suretiyle ürünlerin geri alınmasının ve ürünlere ilişkin ödenen bedelin iadesinin istenildiği, davalı şirket tarafından bu ihtarnameye █████/2022 tarihli ihtarname ile cevap verildiği, dolayısıyla ilgili tarih tebliğ tarihi sayılarak beş (5) gün eklenmek suretiyle, temerrüdün █████/2022 tarihinde oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİDavalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 5000 litre "..." isimli ürünün müvekkil şirket tarafından üretilmediğini, dolayısıyla davalı şirketin ağır bir kusurunun bulunmadığını, müvekkil şirketin sadece ruhsat sahibi konumunda bulunduğunu, davacı şirkete resmi nitelikte tavsiye verildiğini, başka firmalara yapılan satışlara ilişkin olarak herhangi bir şikayetin gelmediğini, ürünün son kullanım tarihinin █████/2022 olmasına karşın ilaçlarda var olduğu iddia edilen ayıpların tespit edilebilmesi için hızlı bir şekilde delil tespiti yaptırıldığını, eksik bir deneme neticesinde elverişi içermeyen Biyolojik Etkinlik Deneme Raporu düzenlendiğini, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından aktif maddeyi içeren bitki koruma ürünlerinin domateste beyaz sineklere karşı tavsiyelerinin uyuşmazlık doğduktan sonra ortaya çıktığını, müvekkil şirketin ağır kusurlu olduğu yönündeki kanaatin hukuka aykırı olduğunu, davacı şirketin süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığını, satış sözleşmesinin ticari iş niteliğinde olduğunu, dolayısıyla TTK hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLARUyuşmazlık, davacının satın aldığı "..." isimli bitki koruma ürününün ayıplı olup olmadığı, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, buna göre davalı şirketin ödenen bedeli iade borcunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, zirai ilaç alımına ilişkin satım sözleşmesi kapsamında teslim edilen malların ayıplı olması nedeniyle sözleşmenin feshi ile ayıba karşı tekeffül hükümleri gereğince tazminat ile ayıplı malların aynen iadesi istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.Davacı ... Ticaret A.Ş. ile davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında 5000 litre "..." isimli bitki koruma ürününün satımı konusunda anlaşma sağlandığı, bu kapsamda davacı şirketçe ürün bedeli olan 3.078.000,00 TL'nin █████/2020 tarihinde davalı şirkete ödendiği, taraflar arasındaki mutabakat gereği satıcı davalı tarafından ürünün peyder pey teslim edildiği, ilk sevkiyatın █████/2021 tarihinde, son sevkiyatın ise █████/2021 tarihinde gerçekleştirildiği, devam eden süreçte davacı şirketçe zirai ilaçların anlaşmalı seralara gönderildiği, anlaşmalı seralardan yapılan geri dönüşlerde ilacın beyaz sineğe karşı etkili olmadığının sırasıyla █████/2021, █████/2021 ve █████/2021 tarihlerinde davacı yana bildirildiği, davacı tarafından ilk olarak █████/2021 tarihinde e-mail yolu ile ürünlerden beklenen faydanın sağlanamadığının bildirildiği ve henüz sevkiyatı gerçekleşmeyen kısım yönünden ise █████/2023 tarihinde kalan ürünün sevkinin iptalinin talep edildiği tespit edilmiştir.Dosya içerisinde mevcut Ankara Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nin ███████ D.İş sayılı dosyanın incelenmesinde, tespit isteyenin davacı şirket, aleyhine tespit istenenin davalı şirket, tespit konusunun "..." isimli ayıplı mallara ilişkin ürünle ilgili durumun belirlenmesi olduğu, davalı şirketten satın alınan ürünlerden üç (3) adet numunenin mahkemeye sunulup, teknik bilirkişi marifetiyle incelemesinin yapılmasının istenildiği, bu kapsamda hazırlanan █████/2022 tarihli ön raporda, zirai ilacın beyaz sineğe karşı etkili olup olmadığının tespitinin, sahada ve laboratuvar ortamında uygulama yapılarak belirlenebileceğinin, bunun ise ilaç ruhsatı veren Bakanlık tarafından gerçekleştirilebileceğinin, dolayısıyla ilacın kullanım esnasında ruhsatta belirtilen kullanım dozunun etkisiz olup olmadığının tespiti için "biyolojik etkinlik denemesi" kurulmasının ve oluşacak sonuca göre ürünün ayıplı olup olmadığı yönünde değerlendirme yapılabileceğinin bildirildiği, bu kapsamda ürünün biyolojik etkinlik denemelerinin yapılması için Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü'ne yazı yazıldığı ve rapor düzenlenmesinin talep edildiği, ilgili Bakanlıkça gerçekleştirilen inceleme ve değerlendirme neticesinde █████/2023 tarihli Biyolojik Etkinlik Deneme Raporu'nun sunulduğu, buna göre, 40g/l Pyrethrin al maddesinin domateste beyaz sineklere karşı ruhsatlı uygulama dozunun (80 ml/100 1 su) gösterdiği etkinliğin düşük kaldığı görüldüğünden, bu aktif maddeyi ihtiva eden bitki koruma ürünlerinin domateste beyaz sineklere karşı tavsiyelerinin iptal edildiğinin ifade edildiği, gelen Biyolojik Etkinlik Deneme Raporu uyarınca tespit dosyasında hazırlanan █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda, denemeye alınan "..." ilacının domateste herhangi bir fitotoksisiteye neden olmadığının, 80 ml/100 litre su uygulama dozuna tüm sayım günlerinde etki oranının %60'ın altında kaldığının ve bu aktif maddeyi içeren bitki koruma ürünlerinin domateste beyaz sineklere karşı tavsiyelerinin iptal edildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davacıya satışı gerçekleştirilen "..." ilacının durumuna ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde hazırlanan █████/2023 tarihli Biyolojik Etkinlik Deneme Raporu çerçevesinde davalı şirketin ilaca ilişkin tavsiyesinin/ilacın piyasa satış ruhsatının iptal edilmesine, davacı şirketin, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından oluşturulan raporun Ankara Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nin ███████ D.İş sayılı tespit dosyasına gönderildiği █████/2023 tarihi itibariyle ürünün ayıplı olduğunu öğrenmesine, TBK'nın 225. maddesinde yer alan "Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir." düzenlemesinin somut olay bakımından uygulama yerinin bulunmasına ve davalı satıcı şirketin ağır kusurlu olması nedeniyle ihbar yapılmasa dahi davacı şirketin ayıba dayalı istemde bulunma hakkına sahip olmasına, dolayısıyla davacının alacak talebine ilişkin koşullarının oluşmasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 210.258,18 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 54.564,55TL harcın mahsubu ile bakiye 155.693,63 TL harcın istinaf eden davalı şirketten alınarak Hazineye irat kaydına,3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.Başkane-imzalıdırÜyee-imzalıdırÜyee-imzalıdırKatipe-imzalıdırNOT
: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR."5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."