Anahtar kelimeler: Kahya Çiftlikte Günler Haftanın Erdirildiğini Günlerinde Gece Saatleri Anadolu Net

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 9. İş MahkemesiSAYISI
: 2024/1 E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait çiftlikte 21.11.2003-01.04.2018 tarihleri arasında kahya olarak en son net 2.150,00 TL ücretle çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız nedenle sona erdirildiğini, haftanın 7 günü 08.00-22.00 saatleri arasında bazı günler ise gece 00.00'a kadar çalışmasının devam ettiğini, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalıştığını iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, asgari geçim indirimi ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 4857 sayılı İş Kanunu'na (4857 sayılı Kanun) tâbi olmadığından iş mahkemelerinin görevli olmadığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamadığını, ücret ve giydirilmiş ücrete ilişkin iddiaları kabul etmediklerini, davacının taleplerinin yasal dayanağı olmadığını, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili günlerinde çalışmadığını, günlük en fazla çalışma saatinin 6-7 saat olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işverenin davacının iş sözleşmesinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde son bulduğunu ve davacıya ihbar önellerini kullandırdığını ispat edemediği anlaşıldığından davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, yıllık izinlerin kullandırıldığı veya ücretinin ödendiğinin ve asgari geçim indirimi alacaklarının ödendiğinin davalı işverence ispatlanamadığı, tanık beyanlarına göre davacının hafta tatili günleri ile ulusal bayram ve genel tatil günlerine ait ödenmeyen ücretlerin tespit edildiği ancak iç içe geçmiş iş ve çalışma hayatında dinlenme sürelerinin tespit edilemediğinden fazla çalışma alacağı talebinin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriği, tanık beyanları gözetildiğinde, davacının 4857 sayılı Kanun kapsamında olduğunu kabul etmek gerektiği, davalı tanığı ...'nin beyanı ile davacının davalı yanında 2003 yılından itibaren çalıştığının sabit olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki giydirilmiş ücret tespitinin dosya kapsamına uygun olduğu, davacı dışında, çiftlikte özel güvenlik görevlisi, bekçi vs. çalıştırıldığı iddia ve ispat edilmediğinden tanık beyanları da gözetilerek, davacının hafta tatillerinde ve genel tatillerde çalıştığının kabul edilmesinin dosya kapsamında uygun olduğu, hükmedilen faiz türlerinin usul ve yasaya uygun olduğu, bu hususlardaki davalı istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, davacının işyerinde ikamet etmesi ve iş hayatı ile özel yaşamının iç içe girmesi nedeni ile fazla çalışma alacağına hak kazanmasının mümkün olmadığı, ıslah dilekçesi ile ihbar tazminatı, yıllık izin ve asgari geçim indirimi alacaklarının ıslah edilen miktarlarına ıslah tarihinden itibaren faiz talep edildiği, kaldı ki Dairece kaldırılan İlk Derece Mahkemesinin 09.06.2021 tarihli ilk kararında da anılan alacak kalemlerine dava ve ıslah tarihinden itibaren faize hükmedildiği hâlde davacı tarafından bu hususun istinaf konusu yapılmadığı, İlk Derece Mahkemesince davacı talebi gözetilerek, ihbar tazminatı, yıllık izin ve asgari geçim indirimi alacaklarının ıslah edilen kısmına ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin yerinde olduğu ve bu hususlardaki davacı istinaf itirazlarının da yerinde olmadığı gerekçesiyle başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;a. Davacının hizmet süresinin hatalı tespit edildiğini, 2008 yılından önceki döneme ilişkin hesaplama yapılmaması gerektiğini,b. 4857 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamına göre davacının bu Kanun'dan yararlanmasının mümkün olmadığını,c. Davacının iş sözleşmesinin haksız yere sona erdirilmediğini, davacının çalıştığı konutun başkasına kiralandığını, davacının da bu kiralayan kişi nezdinde müvekkilinin ricası üzerine çalışmaya devam ettiğini,d. Davacı çiftlikte ikamet ettiğinden kendisine yol ücreti ödemesi söz konusu olmadığını, yemek yardımının ve barınma yardımının giydirilmiş ücrete eklenmesini de kabul etmediklerini, giydirilmiş ücretin fahiş olarak tespit edildiğini,e. Tanık beyanlarına göre hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığının kabul edilemeyeceğini, çiftlikte bu yoğunlukta bir çalışma sistemi olmadığını, davacının yaptığı işlerin günde 2-3 saat çalışmayla bitirilebileceğini,f. İşçilik alacaklarına en yüksek mevduat faizi uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu,g. Davacı tanığı ...'nin davacı ile arasında menfaat birliği bulunduğunu, dinlenmesinde hukuki yarar olmadığını ileri sürmüştür.2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;a. İhbar tazminatı, yıllık izin alacağı ve asgari geçim indirim alacaklarında faiz başlangıcının hatalı belirlendiğini,b. Kıdem tazminatında yapılan mahsubun hatalı olduğunu, yapılan ödemenin ücret alacağına yönelik yapıldığını,c. Cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunulmadığını,d. Fazla çalışma ücret talebinin reddinin hatalı olduğunu, çiftlikte yapılan işler ve tanık beyanları göz önünde bulundurulduğundan fazla çalışmanın ispat edildiğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, uygulanacak kanun hükümleri, iş sözleşmesinin feshi, giydirilmiş ücret seviyesi, faiz, zamanaşımı, hizmet süresi ile talep edilen alacakların ispat ve hesaplanmasına ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı tarafa yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.