Anahtar kelimeler: Davaihtiyati Sürüncemede Aşden Etmemekle Hacze Bıraktığını Yan Senet İfa Borcunu

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar (Değişik İş)DAVA
: İhtiyati HacizİSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA
:İhtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde özetle; Müvekkil ..., borçlu ... A.Ş.'den alacaklı olup borçlu yan borcunu ifa etmemekle ve haklı talepleri sürüncemede bıraktığını, bu sebeple senet İstanbul 33. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, senet aslı İstanbul 33. İcra Dairesi'ne teslim edildiğini, duruşma yapılmaksızın, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla müvekkilin haklı alacağı olan 6.000.000,00 TL karşılığında borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarıyla, üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları haczedilebilmesi için öncelikli olarak teminatsız mahkemeniz aksi kanaatte ise mahkemenizin uygun bulacağı bir teminat tutarı karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin borçluya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: İhtiyati haciz kararına itiraz eden vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirket, 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun ve alt düzenlemelerine tabi olup, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası A.Ş. (TCMB) tarafından lisans verilen ve aynı zamanda denetlenen bir elektronik para kuruluşu olup müvekkilinin, mevzuat gereğince kullanıcılara hesap açmakta ve ödemelerine aracılık etmekte olduğunu, 6394 sayılı kanun ve devamındaki yönetmeliklere uygun şekilde faaliyet gösterdiğini, ihtiyati haciz kararı verilmesi durumunda uygulanacak olunan hacizler aslında müvekkilin parası olmayıp müşterilerin parası haczedilmiş olacağını, bu nedenle 3.şahısların paralarının haczedilmesi de hukuka aykırı olacağını, ihtiyati haciz kararı verilmesinin koşulları oluşmadan usul ve yasaya aykırı olacak şekilde ihtiyati haciz kararı verilmesi hukuka aykırılık teşkil ettiğini, müvekkil şirketin doğrudan muhatap alındığı bir sözleşme, taahhüt veya ilişki bulunmadığını, söz konusu ihtiyati haciz talebine konu kambiyo evrakından kaynaklı bir borç söz konusu olmadığını, itirazlarımız doğrultusunda ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş kambiyo senedine dayalı alacak için İİK 257/1 maddesi kapsamında ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu, vadesi gelmiş alacaklarda İİK 257/2'deki özel şartların aranmadığı, elektronik para kuruluşu sıfatının ihtiyati haciz kararı verilmesine engel teşkil etmediği, borçlunun kambiyo senedinden kaynaklanan müteselsil sorumluluğunun bulunduğu, alacağın kambiyo senedi ile yaklaşık olarak ispatlandığı ve itiraz dilekçesinde ileri sürülen diğer hususların ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını gerektirir nitelikte olmadığı anlaşılmakla, ihtiyati haciz kararının kaldırılması talebinin reddine, ..." karar verilmiştir.Bu karara ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin davalı şirketin 6493 sayılı kanun kapsamındaki özel statüsünü ve bu statünün sonuçlarını göz ardı ettiğini, İİK m. 257/1'deki şartların varlığını kabul etmekle birlikte, tedbirin gerekliliğini ve orantılılığını değerlendirmediğini, davalının kambiyo senedinden doğan sorumluluğuna ilişkin tespiti, itirazlarımızı karşılamaktan uzak olduğunu, somut olayda davalı şirketin doğrudan muhatap alındığı bir sözleşme, taahhüt veya ilişki bulunmadığını, söz konusu ihtiyati haciz talebine konu kambiyo evrakından kaynaklı bir borcun söz konusu olmadığını, yerleşik Yargıtay uygulama ve kararları uyarınca ihtiyati hacze konu iddialar, yargılamayı gerektirdiğinden; henüz karşı tarafın alacağını ispat eden hiçbir delil yokken ihtiyati haciz kararı verilmesinin kabul edilebilir olmadığını, taraflar arasındaki alacak miktarı çekişmeli olup; yargılamayı gerektirdiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararın kaldırılmasını ve talebin reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE
:Talep, İİK 265. maddesi uyarınca ihtiyati haczin itiraz üzerine kaldırılması istemine ilişkindir.Mahkemenin ihtiyati haczin kabulüne ilişkin karara karşı yapılan itiraz üzerine itirazın reddine karar verilmiş, bu karara karşı itiraz eden vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.İhtiyati haciz isteyen tarafça, 22.05.2025 keşide, 05.11.2025 vade tarihli 6.000.000,00 TL bedelli bononun ödenmediğinden bahisle, ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiş, Mahkemece de talep kabul edilerek ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Bunun üzerine ihtiyati hacze itiraz eden tarafından, senetten kaynaklı bir borç söz konusu ilişkisi bulunmadığı, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı, finansal kuruluş olduğunun gözardı edildiği iddialarıyla ihtiyati haczin kaldırılması istemiyle incelemeye konu itiraz yapılmıştır.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin █████/2019 Tarih, █████████ E-█████████ K). Borçlu tarafından kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati hacze karşı İİK'nın 265/1. maddesine uyarınca, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzurunda yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edilebilir. İİK'nın 265/3. Maddesinde ise, Mahkemenin, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddedeceği, düzenlenmiştir. Buna göre mahkemece ihtiyati hacze vaki itiraz, ancak kanunda gösterilen ve itiraz eden tarafından ileri sürülen itiraz sebepleriyle sınırlı olarak incelenebilir. İhtiyati hacze itiraz eden tarafından taraflar arasında herhangi bir ilişki, sözleşme vs. olmadığı söz konusu bonodan kaynaklanan herhangi bir borçlarının bulunmadığından ihtiyati haciz verilemeyeceği ileri sürülmüş ise de, bu hususlar kanunda sayılan ihtiyati hacze itiraz nedenleri arasında değildir. İhtiyati hacze itiraz edeninin bu iddiaları menfi tespit davasına konu olabilecek nitelikte olup ihtiyati hacze itiraz aşamasında değerlendirilmesi mümkün değildir. Somut olayda, talebe konu bononun ihtiyati hacze itiraz eden tarafından keşide edilmiş olması ve ihtiyati haciz talep edenin düzgün ciro silsilesi ile bonoya hamil olması nedeniyle ihtiyati haciz yönünden yaklaşık ispat gerçekleşmiş durumdadır. İtiraz edenin 6493 sayılı Kanun kapsamında elektronik para kuruluşu olduğu ve hesaplardaki paraların müşterilere ait olduğu yönündeki itirazları da ihtiyati haciz verilmesine engel oluşturmamaktadır. İtiraz edenin borcu bulunmadığına ilişkin itirazı, ihtiyati hacze itiraz sebeplerinden olmayıp inceleme konusu değildir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının ihtiyati hacze itiraz eden tarafından alınarak hazineye irat kaydına,3-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.█████/2026