Anahtar kelimeler: Davacıbirleşen Saatte Gününün Davalıbirleşen Geldiler Başlanarak Davetiye Günde Sözlü San
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 38. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalılar-birleşen davada davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde asıl davada davalı-birleşen davada davacı .... .... San. .... Ltd. Şti vekili Avukat ... ile asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı arsa sahibi vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında .... Noterliği’nin 22.02.2007 tarih ve 7921 yevmiye numaralı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmede taahhüt edilen sürelerde yapıların teslim edilmediğini ve işin tamamlanmadığını, davalının borçları nedeniyle arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ifa edilemeyeceğinin açık olduğunu ileri sürerek, sözleşmenin haklı nedenle feshine, işin tasfiyesinin yapılmasını, davalının inşaattan elini çekmesine karar verilmesini talep etmiş, 01.02.2022 tarihli dilekçesinde, sözleşmenin ileriye etkili şekilde feshine karar verilmesini istemiştir.
2. Birleşen davada davacı yükleniciler vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ... arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince müvekkillerinin inşaata süresinde başladığını, ancak davaya konu taşınmaz üzerinde davalıdan kaynaklı çok sayıda hacizlerin bulunduğunu, davalının sözleşmenin feshi istemli davada sözleşme geriye etkili feshedileceğinden müvekkillerinin hak ettiği imalat bedelinin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar cevap dilekçesi vermemiştir.
2. Birleşen davada davalı cevap dilekçesi vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporu ile işin tamamlanma oranının %84,685 oranında olduğunun tespit edildiği, davacının açıklama dilekçesi ile sözleşmenin ileriye etki doğuracak şekilde feshini istediği, bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere mezkur sözleşme konusu işin halen davalı tarafça tamamlanmadığı, yerleşik içtihatlara göre arsa sahibince sözleşmenin ileriye etkili feshinin istenmesi halinde inşaatın tamamlanma oranına bakılmaksızın sözleşmenin ileriye etkili olarak feshine karar verilmesi gerektiği ve bu durumda sözleşmenin geriye etkili olarak feshine karar verilemeyeceği, işin henüz tasfiye edilmediği ve kabulünde olduğu üzere davalı tarafın inşaata müdahalesinin devam ettiği, birleşen davaya ilişkin yapılan incelemede ise, sözleşmenin feshi sebebiyle alacak isteminde bulunulduğu, sözleşmenin geriye etkili feshi halinde yüklenicinin yapmış olduğu işlere dair alacak isteminde bulunabileceği, sözleşmenin ileriye etkili olarak feshi halinde ise yüklenicinin işin tamamlanma oranına göre taşınmazın bağımsız bölümlerine hak kazanacağı, dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporlarında davalı yüklenicinin işin tespit edilen %84,685 oranına göre alması gerekenden çok daha fazlasına ilişkin hakediş olarak bağımsız bölümün adına tescil edildiği, nitekim birleşen davada hakedişlere ilişkin bir talebin de bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, taraflar arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat ve satış vaadi sözleşmesinin ileriye etkili sonuç doğurur şekilde feshine, sözleşmenin tasfiyesine ve davalının müdahalesinin inşaattan el çektirmek suretiyle men’ine, birleşen davada alacak davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleşen davada davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı-birleşen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davanın görevli mahkemede görülmediğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçe içermediğini, davacı vekilince dava dilekçesinde sözleşmenin feshinin istendiğini, ancak fesih talebinin ileriye etkili ya da geriye etkili olup olmadığının belirtilmediğini, 01.02.2022 tarihli dilekçe süresinden sonra sunulduğundan dikkate alınmasının hatalı olduğunu, müvekkillerinin SGK ve vergi borçlarının bulunmadığını, buna ilişkin belgelerin dosyaya sunulduğunu, taşınmaz üzerinde bulunan haciz şerhi ve devredilen daire sayısının araştırılmadığını, bilirkişi raporlarının birbiri ile çelişkili olduğunu, tespit edilen inşaat seviyesine göre sözleşmenin ileri etkili feshinin istenmesinin mümkün olmadığını, müvekkillerinin hak ettiği daire sayısı kadar dairenin devredilmediğini, inşaatın tamamının bitirildiğini, ancak Belediyenin gerekli evrakı vermediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmış olup, asıl davada fesih, sözleşmenin tasfiyesi, müdahalenin men’i, birleşen davada ise alacak istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı-birleşen davada davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin asıl davada davalılar-birleşen davada davacılardan tahsili ile Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan asıl davada davacı-birleşen davada davalıya ödenmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!