Anahtar kelimeler: İnançlı Gününün İstekli Gelenlerin Geldiler Devrettiğini Bittiği Salı Davetiye Parseldeki

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar davacı tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.09.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde, temyiz eden davacı ... ile temyiz edilen davalı vekili Avukat ............geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı, kendisinin ve arkadaşı olan davalının borcu nedeniyle, bankadan kredi temin etmek için 3 08... parseldeki 13 numaralı bağımsız bölümü davalıya inançlı işlem ile devrettiğini, kredi borcu kapandıktan sonra taşınmazın iadesi yönünde davalı ile anlaştıklarını, kredinin hem kendisi hem de davacı tarafından kullanıldığını, kira bedelinin bir süre kendisine gönderildiğini, ödenmeyen geçmiş taksitler ve ilerideki taksitler için kira sözleşmesi yenilenerek kira bedelinin davalıya gönderildiğini, kira bedelinin kredi taksitlerini karşıladığını ancak bir süre sonra davalının taşınmazı satışa çıkardığını öğrendiğini ileri sürerek çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini, olmazsa bedelini talep etmiş, 09.03.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile 1.350.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.II. CEVAPDavalı vekili; davacının taşınmazı satış iradesinin olduğunu, muvazaa iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiğini, taşınmazın alımı için çekilen kredi ödemelerini davalının yaptığını, inançlı işlem ve muvazaa iddiasının birlikte ileri sürülemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 17.05.2016 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile iddianın yazılı delille ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİKararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 12.03.2020 tarih, ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile; davacının dosyaya HMK’nın 199. maddesi uyarınca bir yazılı delil sunmadığı ancak tarafların elektronik ortamdaki görüşmelerine ilişkin dokümanların aynı madde kapsamındaki belge niteliğinde olduğu, HMK'nın 202. maddesi gereğince tanık dinlenebileceği, tarafların bildirdiği tanıklar dinlenilerek temlikin inançlı işleme dayalı olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, inançlı işleme dayalı olduğu saptanır ise dava tarihi itibariyle davalının kayıt maliki olmadığı gözetilerek tapu iptali ve tescil istemi reddedilerek terditli talep olan taşınmazın belirlenen değeri üzerinden bedele karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile karar bozulmuştur.Mahkemenin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; tanıkların davacı ve davalı arasındaki ilişki hakkında delil başlangıcı niteliğindeki belgeleri destekler ve tamamlar, davacı ve davalı arasındaki ilişkiyi açıklığa kavuşturacak nitelikte bilgilerinin olmadığı, iddianın kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararda, mail yazışmalarının olmadığı ve bu sebeplerle de yazılı delil başlangıcı olmadığı kanaatiyle dinlenen tanık beyanlarına itibar edilmediğinin belirtildiğini, ancak karşılıklı mail yazışmalarının dosyada olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, davacı ile davalı arasındaki inanç sözleşmesine istinaden taşınmazın davalı tarafından banka kredisiyle satın alındığını, bu bedel davalıya ait borçların ödenmesi için kullanıldıktan ve kredi borcu kapandıktan sonra taşınmazın yeniden davacıya iadesi hususunda tarafların anlaştıklarını, davalının ise söz konusu ödemeler tamamlandıktan sonra taşınmazın mülkiyetini geri vermediği gibi taşınmazı dava dışı kişi bir kişiye devrettiğini, tarafların ekonomik ihtiyaçlar sebebi ile aralarında daha evvel de 4 kez inançlı işlem yaptıklarını, çekilen kredi davacı tarafından kullanıldığı halde ödemelerin davalı tarafından yapıldığı ya da kredi davalı tarafından çekildiği halde ödemelerin davacı tarafından yapıldığı durumların da olduğunu, bir önceki kredinin davacı adına çekilip de davalının taksitlerini geciktirdiği için davacının icra takibine maruz kaldığını, dava konusu taşınmazla ilgili olarak da kredinin çekildiği tarihte davalının banka hesaplarına yatırılan paralar olduğunu, bu hesapların hangi bankaya ve şubeye ait olduğu belirlenip ilgili banka müdürlüklerinden hesap hareketleri, miktarları ve tarihlerinin dökümü alındığında söz konusu kredinin gerçekten de inançlı işlem gereği kullanılarak bedelinden davalının yararlandırıldığının tespit edilebileceğini, taraflar arasındaki güven ilişkisinden dolayı davacının paranın bir kısmını davalının hesabına yatırdığını, bir kısmının da elden teslim teslim ettiğini, banka hesap hareketlerinin incelenmediğini, mail yazışmalarından ve tanık beyanlarından iddianın kanıtlandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının 3 08... parsel sayılı taşınmazdaki 1 nolu bağımsız bölümü 21.04.2009 tarihinde davalıya satış suretiyle temlik ettiği, davalının dava tarihinden önce 09.05.2014 tarihinde taşınmazı dava dışı İrfan Çepni’ye devrettiği anlaşılmaktadır.Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren ve 16.09.2025 olan duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen davalı vekili için 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin temyiz eden davacıdan alınmasına,Aşağıda yazılı 345,55 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,Dosyanın İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.