Anahtar kelimeler: Kurulabilir Öngördüğü Usulden Verilebilir Başvuran Kesinlik Şartı Eksiklikleri Sayisi Ortadan

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 54. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre ilk derece mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya ilk derece mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda bölge adliye mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine kararına karşı davacı vekili ve davalılardan ... İnşaat San. ve Tic. AŞ (... Şirketi) vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş olup Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Hâl böyle iken İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan davalı ... (... Şirketi) vekilinin, davacı ve diğer davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmekte hukuki yararı bulunmamaktadır. Buna göre Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmayan davalı ... Şirketi vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Davacı vekili ve davalı ... Şirketi vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.Davalı ... Şirketi vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.09.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.Duruşma günü davalı ... Şirketi adına vekili Avukat ..., davalı ... Şirketi adına vekili Avukat ... geldiler. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketler nezdinde çalıştığını, bazı aylar 3 haftada 1 gün bazı aylar ise 2 haftada 1 gün hafta tatili izni kullandığını, dinî bayramların ilk günü haricinde tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, sabah 06. 30... .00-20.00 saatleri arasında çalıştığını, çalıştığı dönem içerisinde hiç bir bordro, puantaj ve fesih bildirimi belgelerinin imzalatılmadığını, müvekkilinin işten çıkarılacağı gün çeşitli baskı ve tehditlerle belge imzalatıldığını, ... . İcra Müdürlüğünde başlatılan ilâmsız takibin dayanağının ... 15. İş Mahkemesi tarafından itibar edilerek hükme esas alınan bilirkişi ek raporu olduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Şirket ile diğer davalı ... Şirketi arasında hiçbir sözleşmesel ilişki bulunmadığını, müvekkili Şirket yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, belirsiz alacak davasına konu edilen alacaklar için yeni bir ek dava ikame edilemeyeceğini, davacı tarafın ... 15. İş Mahkemesi dosyasında belirsiz alacak davası olarak işçilik alacağı isteminde bulunduğunu, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacağını talep artırım suretiyle arttırmayarak dava dosyası dava dilekçesindeki miktarlar ile kesinleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.2. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacı işçinin, davalı işveren ortaklığın Umman'daki işyerinde olan çalışmasına istinaden alacak talebinde bulunduğunu, Umman hukukunun uygulanması gerektiğini, alacakların zamanaşımına uğradığını, dava konusu alacaklar bakımından kesin hüküm bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın ilk davada belirlenen ancak miktar olarak talep edilmeyen fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil talepleri olduğu, davacının çalıştığı ülkenin Umman olduğu, uyuşmazlığın Umman hukukuna göre çözülmesi gerektiği, davacının dava konusu talepleri bakımından Umman İş Kanunu'nda belirtilen 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında bulunan yurt dışı iş sözleşmesinde çalışılan ülke mevzuatının uygulanacağının belirtildiği, işin Umman ülkesinde görülmesi nedeniyle daha sıkı ilişkili hukukunun Umman hukuku olduğu, buna göre somut olayda Umman hukukunun uygulanmış olmasının hukuka uygun olduğu, dava tarihi dikkate alındığında davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;a. İlk açılan davada zamanaşımı bakımından Türk hukukunun uygulandığını, işbu davada da Türk hukukuna göre zamanaşımının dikkate alınması gerektiğini, ilk kararın istinaf edilmeden kesinleştiğini,b. Aleyhlerine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.2. Davalı ... Şirketi vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; lehlerine hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.3. Davalı ... Şirketi vekilinin temyiz dilekçesi reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; uygulanacak hukuk, zamanaşımı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispat ve hesaplanması noktalarında toplanmaktadır.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Mahkemece somut uyuşmazlığa Umman hukuku uygulanmış ise de dava konusu alacakların tamamının dava konusu edildiği 14.07.2021 tarihli davanın, zamanaşımı bakımından Türk hukuku uygulanarak sonuçlandırılmış olması karşısında; sözü edilen davada bilirkişi raporunda tespit edilen alacak miktarlarının talep edilmeyen kısmı için açılan eldeki dava bakımından da zamanaşımı yönünden Türk hukuku uygulanması gerekirken Umman hukukunun uygulanması hatalıdır.Diğer yandan davaya konu fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına ilişkin belirsiz alacak davası türünde açılan 14.07.2021 tarihli davada, talep artırım dilekçesi ile taleplerin artırılmaması üzerine dava dilekçesindeki miktarların hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Eldeki davada ise bakiye fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları talep edilmiştir. Sözü edilen alacakların tamamı, belirsiz alacak davası olarak açılan 14.07.2021 tarihli davada dava konusu yapılmış olup bu alacaklar bakımından ek dava açılamayacağı dikkate alındığında; fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları için davanın bu nedenle reddi gerekmekte olup sonucu itibarıyla verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmaktadır.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen ve yukarıda belirtilen gerekçeye göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı ... Şirketi vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;A. Davalı ... Şirketi Temyizi YönündenDavalı ... Şirketi vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,B. Davacı ve Davalı ... Şirketi Temyizi YönündenTemyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı ... Şirketine yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.