Anahtar kelimeler: Dudak Yatış Beğendiği İnstagram İyileşeceğini Anestezi Lokal Vaat Operasyonu Bitirilip

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İHBAR OLUNAN
:İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 7. Tüketici MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dudak asma/kaldırma operasyonu yaptırmak istemesi üzerine instagram sitesinde paylaşımlarını beğendiği davalıya başvurarak işlem hakkında bilgi aldığını, davalı tarafından işlemin basit bir işlem olduğu, yatış dahi yapılmadan lokal anestezi ile işlemin bitirilip bir kaç gün içerisinde iyileşeceğini vaat ederek benzer işleme ilişkin fotoğraf gösterdiğini, müvekkilince davalıya güvenilerek 5.000,00 TL ile anlaşma sağlandığını, ödemenin 500,00 TL'sinin davalı hesabına, geri kalan kısmının ise davalının annesine ait hesaba yatırıldığını, 04.01.2018 tarihinde davalının muayenehanesinde lokal anestezi ile işlemin gerçekleştirildiğini, operasyon sırasında gergin olan davalıya işlem hakkında bilgi sorulduğunda sorun olmadığının bildirdiğini, açık yara ile eve giden müvekkilinin burnunun altında kesileri ve açık yarayı ve burun deliklerindeki asimetriyi görünce gerek doktor gerek orada çalışanlarla konuştuğunda “bekleyin” dendiğini, süreç içinde iyileşme gerçekleşmemesi üzerine müvekkilinin başkaca KBB uzmanı ve Plastik Cerraha giderek muayene olduğunu, muayene sonrası müvekkiline yanlış işlem uygulandığının, kesilmemesi gereken burun altı kıkırdağının kesildiğinin, dikişlerin eğri atılması nedeniyle asimetri oluşmuş olduğunun, açık yara ile göndermenin hata olduğunun, yapılan hatalı işlem sonucu oluşan durumun ve asimetrinin düzeltilmesi için 6 aylık bir tedavi sürecine ve 2 operasyona ihtiyaç olduğunun, buna rağmen tam düzelme olmayacağının söylendiğini, müvekkilinin hatalı kıkırdak kesilmesi, eğri dikiş atılması nedeniyle yüzünde asimetri meydana geldiğinden ruhsal çöküntü yaşadığını belirterek, hatalı işlemin neden olduğu hasarın giderilmesi için yapılacak yeni tedavi masrafları için şimdilik 1.000,00 TL, iş gücü kaybı için şimdilik 1.000,00 TL ve 40.000,00 TL manevi tazminatının 04.01.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; estetik operasyonun iyileşme sürecinin 6 ay ila 1 yıl arasında olduğunu, müvekkili tarafından davacıya gerekli bilginin verildiğini, davacının bu bilgilendirmeler ışığında operasyonu talep etmesi üzerine davacıdan onam formu alındığını, onam formunda operasyona ilişkin muhtemel tüm risk ve komplikasyonlar ile sonuçlar konusunda davacının bilgilendirildiğini ve davacı tarafından bu hususların kabul edildiğini, operasyon sırasında hiçbir olumsuz durumun meydana gelmediğini, operasyonun müvekkilince planlanan şekilde, tıbbi kural ve tekniğe uygun olarak tamamlandığını, operasyon sonrasında davacıya iyileşme süreci ve kontrollere gelmesi gerektiği hususunda gerekli uyarılar yapılarak uğurlandığını, davacının gerekli talimatlara ve kontrol yükümlülüğüne uymayarak operasyon sonrasında kontrole gelmeyerek 25 gün sonrasında dava açtığını, davacınının soyut ve mesnetsiz iddialarını kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının üst dudak mesafesinin yüksek olduğu, yüksek olan üst dudağını estetik kaygı ile yukarı aldırma isteği nedeniyle üst dudak kaldırma (liplift) ameliyatının endikasyonun olduğu, ameliyat sonrası fotoğrafları ve yapılan muayene bulguları birlikte değerlendirildiğinde; ameliyat izinin doğru yere yerleştirildiği, dudak yükseklik mesafesinin kısmen azalmış olduğu dikkate alındığında 04.01.2018 tarihinde yapılan ameliyat tekniğinin uygun olduğu, tespit edilen izin liplift (dudak kaldırma) ameliyatlarının doğal bir sonucu olduğu, sonucun başarılı bir sonuç olduğu dolayısıyla davalının uygulamalarının tıbbın genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, sağlık hizmetinin yürütülmesinde organizasyon hatası olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece davalının kusurlu olmadığı ve onam alındığı yönündeki tespit ile verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya kapsamındaki iki bilirkişi raporunda da aslen ameliyat nedeniyle hastanın suratındaki hatalardan bahsedildiğini ancak bir takım tahmini ilaç kullanımı, olmayan onam alınması ve başka operasyonlar yapılmış olması gibi ispat edilmeyen hatta dosya içerisinde dahi bulunmayan belge bilgi ve nedenlerle doktora kusur atfedilmediğini, müvekkilinin dava konusu ameliyatı 2018 tarihinde olduğunu, 4 yıl sonra yapılan durum tespitinin tam sonucu vermeyeceğini, burada yapılması gerekenin davacının dosya içerisinde bulunan fotoğraflarından ve revizyondan önce düzenlenen 21.10.2021 tarihli rapordaki tespitlere göre davalı kusuru belirlenmesi olduğunu, geçerli bir onam formu bulunmadığını, davalı doktor müvekkiline komplikasyonlar ile ilgili bir bilgi vermeden güzel sonuçlar vaad ettiğini, müvekkiline bilgi verilmediği gibi onam formu da imzalatılmadığını, şayet apar topar imza alınan bir belge varsa bu belgenin içeriğinden müvekkilinin haberi dahi bulunmadığını, onama formunun ilk sayfasında imza olduğunu, imza olamayan diğer sayfaları müvekkilinin kabul ettiği sonucuna asla varılamayacağını, onam formu kabul edilse dahi tek sayfası imzalatılmasının yeterli bir aydınlatma olarak kabul edilemeyeceğini, kaldı ki o imzanın müvekkiline ait olup olmadığının dahi incelenmediğini, davalının onam ile aydınlatma yaptığını ispatlayamadığını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Davacının tüketici olması nedeniyle peşin alınan temyiz harcının talep halinde temyiz edene iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.11.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.-MUHALEFET ŞERHİ -Davacı vekili dava dilekçesinde Müvekkilinin dudak asma/kaldırma operasyonu yaptırmak istemesi üzerine instagram sitesinde paylaşımlarını beğendiği davalıya başvurarak işlem hakkında bilgi aldığını, davalı tarafından işlemin basit bir işlem olduğu, yatış dahi yapılmadan lokal anestezi ile işlemin bitirilip bir kaç gün içerisinde iyileşeceğini vaat ederek benzer işleme ilişkin fotoğraf gösterdiğini, müvekkilince davalıya güvenilerek anlaşma sağlanarak 5.000,00 TL ile anlaşma sağlandığını, ödemenin 500,00 TL sini davalı hesabına, geri kalan kısmı ise davalının annesine ait hesaba yatırıldığını, 04.01.2018 tarihinde davalı doktorun muayenehanesinde lokal anestezi ile işlemin gerçekleştirildiğini, eve giden müvekkilinin burnunun altında kesileri, açık yarayı ve burun deliklerindeki asimetriyi görünce gerek doktor gerek orada çalışanlarla konuştuğunda “bekleyin” dendiğini,süreç içinde iyileşme gerçekleşmemesi üzerine müvekkilinin başka ... uzmanı ve Plastik Cerraha ayrı ayrı olduğu muayene sonrası her iki doktorun da müvekkiline yanlış işlem uygulandığını, kesilmemesi gereken burun altı kıkırdağının kesildiğini, dikişlerin eğri atılması nedeniyle asimetri oluşmuş olduğunu, açık yara ile göndermenin hata olduğunu, yapılan hatalı işlem sonucu oluşan durumun ve asimetrinin düzeltilmesi için 6 aylık bir tedavi sürecine ve 2 operasyona ihtiyaç olduğunu, buna rağmen tam düzelme olmayacağını belirttiklerini, hatalı olarak kıkırdak kesilmesi, eğri dikiş atılması nedeniyle yüzde asimetri meydana geldiğinden davacının ruhsal çöküntü yaşadığını belirterek, hatalı işlemin neden olduğu hasarın giderilmesi için yapılacak yeni tedavi masrafları için şimdilik 1.000 TL., iş gücü kaybı için şimdilik 1.000 TL ve 40.000 TL manevi tazminatının 04.01.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde estetik operasyonun iyileşme sürecinin 6 ay ila 1 yıl arasında olduğunu, operasyon sonrasının sıkı takip gerektirdiği, belirlenen tarihlerde kontrole gelmesi gerektiği ve benzeri her türlü konuda müvekkili tarafından davacıya gerekli bilgiler verildiğini, davacının bu bilgilendirmeler ışığında operasyonu talep etmesi üzerine davacıdan onam formu alındığını, onam formunda operasyona ilişkin muhtemel tüm risk ve komplikasyonlar ile sonuçlar konusunda davacının bilgilendirildiğini ve davacı tarafından bu hususların kabul edildiğini, operasyon sırasında hiçbir olumsuz durumun meydana gelmediği, operasyonun müvekkilince planlanan şekilde, tıbbi kural ve tekniğe uygun olarak tamamlandığını, operasyon sonrasında davacıya iyileşme süreci ve kontrollere gelmesi gerektiği hususunda gerekli uyarılar yapıldığını, davacının, gerekli talimatlara ve kontrol yükümlülüğüne uymayarak operasyon sonrasında kontrole gelmeyerek 25 gün sonrasında dava açtığını, davacının soyut ve mesnetsiz iddiaları ile fahiş miktarda tazminat talebinde bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi davacının üst dudak mesafesinin yüksek olduğu, yüksek olan üst dudağını estetik kaygı ile yukarı aldırma isteği nedeniyle üst dudak kaldırma (liplift) ameliyatının endikasyonun olduğu, ameliyat sonrası fotoğrafları ve yapılan muayene bulguları birlikte değerlendirildiğinde; ameliyat izinin doğru yere yerleştirildiği, dudak yükseklik mesafesinin kısmen azalmış olduğu dikkate alındığında █████/2018 tarihinde yapılan ameliyat tekniğinin uygun olduğu, tespit edilen izin liplift (dudak kaldırma) ameliyatlarının doğal bir sonucu olduğu, sonucun başarılı bir sonuç olduğu dolayısıyla davalı doktorun uygulamalarının tıbbın genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, sağlık hizmetinin yürütülmesinde organizasyon hatası olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, bilirkişi raporlarıyla sonucun başarılı olarak nitelendirildiği, onam formuyla da davacının bilgilendirilmiş olduğu, dudak kısaltma ameliyatı için özel bir onam formunun bulunmadığı, hastanın ilk sayfası imzalanmış onam formu ve yapılan yazışmalarla bilgilendirildiği ve gerek ATK gerekse bilirkişi heyet raporlarıyla davalı hekimin komplikasyon yönetiminin uygun olduğunun belirlenmiş olması gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Somut olayda, davalı estetik ve plastik cerrahi uzmanı, davacı ise dudak burun mesafesinin uzunluğundan şikayetçi olup "estetik" amaçla davalıya başvurmuştur. Estetik ameliyat yapılmak suretiyle istenilen ve kararlaştırılan amaca uygun güzel bir görünüm sağlanması ve sürecin sağlıklı bir şekilde neticelendirilmesi hususlarının taraflar arasındaki eser sözleşmesinin konusu olduğu açıktır. Burada sözleşme yapılmasının nedeni belli bir sonucun ortaya çıkmasıdır. Eser, yüklenicinin sanat ve becerisini gerektiren bir emek sarfı ile gerçekleşen sonuç olup, yüklenici eseri iş sahibinin yararına olacak şekilde ve ona hiçbir zarar vermeden meydana getirmek yükümlülüğü altındadır.Müdahele sırasında operasyona özgülenmiş bir aydınlatmanın yapıldığı ve rızanın alındığına ilişkin yeterli, kanunda ve içtihatlarda tanımlanan bir onamın bulunmadığı "Küçük müdahale ameliyat formu" ile yetinildiği, operasyonu yapan hekimin imzasının okunamadığı, formun her sayfasının hasta tarafından okunarak imzalandığına ilişkin bir durumun dosya kapsamında yazılı olarak ispat edilemediği anlaşılmaktadır.Yine; davalının iddia ettiği gibi başka hekim veya hekimler tarafından birden fazla kez operasyon geçirdiğine dair operasyonlara ilişkin epikrizlerin dosyaya sunulması gerekmektedir. Sonrasında sonucun tıbbi uygulama hatası mı yoksa komplikasyon (beklenen ancak istenmeyen sonuç) mu olduğu hususunun ayrıntılı incelenmesi gerekmektedir.Davalı tarafından ibraz edilen belgeler bilgilendirmenin tam ve eksiksiz yapıldığını göstermediğinden davacı tarafın bu yönlü itirazları değerlendirilmeden hüküm kurulması hatalı olmuştur.Yüklenicinin edimini ifa edip etmediği değerlendirilirken, tıbbi bir müdahaledeki gibi doktorun yükümlülüğünden öte, taahhüt edilen sonucun gerçekleşip gerçekleşmediği aranmakta ve bu sonucun gerçekleşmemesindeki yüklenicinin kusuru dikkate alınmaktadır. Yüklenici işi kabul ederken, davaya konu olayda olduğu gibi, görüntü estetiği edimini üstlenirken sonucu taahhüt etmektedir. Bu sonucun gerçekleşmesi fen ve bilime, yasal kurallara göre mümkün değilse TTK nın 466. maddesine göre işi kabul ederken iş sahibini uyarma yükümlülüğü bulunmaktadır.Bu işi kabul ettiğine göre, sonucu taahhüt etmekte olup, edimin ifa edildiğinin kabulü için sonucun gerçekleşmesi gerekmektedir. Aksi takdirde edimin ifa edildiği kabul edilemeyeceğinden ücrete hak kazanılamayacağı gibi TBK'nın ilgili hükümleri gereği doğan zararın tazmini gerekir. Yukarıda açıklanan hususları kapsayan bilirkişi raporu alınmadan ve davacının aşamalarda birden fazla operasyon geçirdiğini belirtmesine rağmen bu işlemlere dair belge ve deliller toplanmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya uygun olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin, kararın bozulmasına, karar verilmesi kanaatinde olduğumdan kararın onanması gerektiği yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmadığımdan kararın bozulması gerektiğini düşünüyorum.