Anahtar kelimeler: Birisiyle Küs Ayvacık Kayınvalidesi Akrabası Aşkın Süredir Kaldıklarını Annesi Evlenmesi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ayvacık Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; davacının, muris annesi ...'in istemediği birisiyle evlenmesi nedeni ile 20 yılı aşkın süredir küs kaldıklarını, görüşmediklerini, murisin 1 70... parsel sayılı taşınmazı diğer kızı ...............nün kayınvalidesi ...’a mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak devrettiğini, ...’ın da yine muvazaalı olarak taşınmazı akrabası olan davalı ...’ye temlik ettiğini, davalının ...’ın eşinin kız kardeşinin eşi olduğunu, murisin ölünceye kadar dava konusu taşınmazdaki evinde oturduğunu, ............'nün bu taşınmazı alacak maddi gücü olmadığını, davalı ...’nin de Tarım Kredi Kurumundan emekli olup ancak geçindiğini, ekonomik gücünün bulunmadığını ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının davacının miras payı oranında iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, 12.05.2016 tarihli dilekçesi ile taşınmazda kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile davalıya isabet eden 7, 8, 9 ve 1 nolu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.II. CEVAPDavalı vekili; iddianın gerçeği yansıtmadığını, tapuda yapılan işlemlerin yasal çerçevede ve usule uygun olarak yapıldığını, herhangi bir mal kaçırma veya muvazaa olayının bahse konu olmadığını, bedelin elden davalı tarafından ödendiğini, davalının taşınmazı satın aldıktan sonra kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını, bu durumlardan davacı tarafın bilgisinin bulunduğunu, davalının ekonomik gücünün olmadığı ve emekli maaşı ile ancak geçindiği hususundaki ifadenin de gerçekle bağdaşmadığını belirterek davanın reddini istemiş, aşamada davalının ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil edilmişlerdir.Davaya davalı yanında müdahil olarak katılan ... vekili, 26.04.2016 tarihli dilekçesi ile kat irtifakı kurulması için ihtiyati tedbirin kaldırılmasını istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; muris ...'in hem ölen kocasından gelen emekli maaşını hem de oğlu Mustafa'nın engelli maaşını aldığı, taşınmazını satmasını gerektirecek bir durumun bulunmadığı, murisin davacı kızı ile arasının iyi olmadığı, 30 yıldır görüşmedikleri, ...'ın, murisin kızı dava dışı ...'ın eşi ...'ın annesi olduğu ve aile içi ilişkileri bildiği, dinlenen tanık beyanlarıyla da tarafların birbirinden haberdar olduklarının anlaşıldığı, ...'ın taşınmazı alabilecek maddi durumunun bulunmadığı, ikinci satışın da muris ...'in ölümünden çok kısa bir süre sonra davalı ...'e yapıldığı, davalının ilk satış yapılan ...'ın ölen kocasının kız kardeşinin eşi olduğu, mahal itibariyle küçük bir yerde tarafların birbirinden haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, dinlenen tanık beyanlarına göre de ilk satıştan buyana davalının aile içi ilişkilerden haberdar olduğu, iddianın kanıtlandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesi kararının dahili davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; murisin dava konusu taşınmazın dava dışı ...'a temlik etmekteki amacının taşınmazın gerçekte kızı olan dava dışı ...'a devredilmesini sağlamak olduğu, temlikin gerçek satış olmadığı, murisin arasının kötü olduğu davacıdan mal kaçırma amacına yönelik bağış niteliğinde olduğu, muris ile dava dışı ... ve ... ile davalı ... arasındaki temliklerin davalı ve dava dışı ...'ın el ve işbirliği ile söz konusu muvazaayı gizlemeye yönelik danışıklı olarak yapılan devirler olduğu ancak dava konusu bağımsız bölümlerde tapu kaydının davacının yasal miras payı oranında iptal edilerek yine davacının murisine ait veraset ilamındaki payı oranında adına tesciline karar verilmesi gerekirken, davalı adına tapu kaydının tamamı iptal edilerek ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDahili davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; murise diğer kızının baktığını, bu hususta gerek davacı ve gerekse davalı tanıklarının aynı şekilde beyanda bulunduklarını, davacının, annesinin hastalığı süresinde bir kere bile gelip annesinin hatırını sormadığını, davalı tanık beyanlarına itibar edilmesi gerektiğini, yeni göreve başlayan hâkimin dosya münderecatına tamamen vakıf olmadığını ve yeterli inceleme ve muhakeme yapılmadan karar verildiğini, davacı tanıklarının davacının yakınları olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris ...’in 26.06.2015 tarihinde öldüğü, geride davacı kızı .........ile dava dışı kızı .......... mirasçı olarak kaldığı, murisin 1 70... parsel sayılı taşınmazını 17.04.2015 tarihinde ...........nün kayınvalidesi olan dava dışı ...’a temlik ettiği, ...’ın da 06.07.2015 tarihinde taşınmazı görümcesinin eşi olan davalıya devrettiği, 14.09.2015 tarihinde kat irtifakı tesisi ile oluşan 1, 7, 8 ve 9 nolu bağımsız bölümlerin davalı adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dahili davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Dahili davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı 20.493,00 TL bakiye onama harcının temyiz eden dahili davalılardan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.