Anahtar kelimeler: Kılındıklarını Vuku Müdürler Bulan Yapısı Huzurdaki İstemli Hissedarı Hissedar Hissedarlık

T.C.

İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: huzurdaki davanın davalı tüzel kişiliğe karşı yöneltilmekte olduğunu, davacının ..., ... vergi kimlik numaralı ...Ltd. Şti'nin %50 oranında hissedarı olduğunu, diğer %50 oranındaki sermaye payı ise, ... T.C. Kimlik numaralı ... adına kayıtlı olduğunu, davacı ..., istifa ettiği tarihe kadar şirket müdürü sıfatına da haiz olmuş olup, diğer hissedar ... da şirket müdürü ve müdürler kurulu başkanı sıfatına haiz olduğunu, şirketin idaresi yönünden ise hem ... ve ..., müşterek imza ile şirketi temsile yetkili kılındıklarını, davacı ile diğer ortak arasında vuku bulan ihtilaflar ve şirketin hissedarlık yapısı ile temsil hususundaki düzenlemeler hasebiyle şirket herhangi bir ticari-hukuki faaliyet icra edemez, karar alamaz ve diğer ifade ile iş yapamaz hale geldiğini, bu durumun limited şirketin esaslı unsurlarından olan “müşterek gaye”yi gerçekleştirme için birlikte çaba gösterme unsurunun (...) ortadan kalktığının da açık olduğunu, bu doğrultuda tarafımızca diğer ortak ...'ın muhatabı olduğu ... 30. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, işbu ihtarname sonrasında hukuka aykırı ve somut gerçeklikten uzak isnat ve iddialardan ibaret bir cevabi ihtarname tarafımıza gönderilmiş ise de sorunların çözümü ve şirketin geleceği hakkındaki görüşme çabalarının bir sonuç vermediğini, gelinen süreçte, diğer ortağın usul ve yasaya aykırı iş ve işlemleri ve ortaklık yapısı ve temsile ilişkin ana sözleşme düzenlemeleri nedeniyle fiilen işlemez hale gelen ve bu nedenle hukuki, ticari ve vergisel riskleri gün be gün artan bir şirketin söz konusu olması nedeniyle müvekkil ..., ... 30. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ŞİRKET MÜDÜRLÜĞÜNDEN İSTİFA edildiğini, işbu ihtarnamenin, 11.10.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, davacının davalı şirketteki müdürlük görevinden istifa etmiş olduğuna dair ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne de bildirimde bulunulduğunu, davacının Davalı şirketteki müdürlük görevinden istifa etmesi, Şirketin ortaklık yapısının, %50 ..., %50 ... şeklinde olması, Şirketin MÜŞTEREK İMZA ile temsil edileceğinin düzenlenmesi karşısında, şirketin artık ORGANSIZ kaldığı ve yeniden bir araya gelinerek karar alınabilmesinin mümkün olmadığının Mahkemece de değerlendirilebileceğini, TTK 636/2 maddesinin"Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir." hükmüne havi olduğunu, her ne kadar müvekkil yönünden "haklı neden" olgusu oluşmuş olsa da tarafımızca 636/2 maddesi kapsamında huzurdaki dava ikame edildiğini, işbu hükmün, organsız kalan şirketin feshine karar verilmesi gerektiğine işaret ettiğini, huzurdaki davada şirketin FESHİ ile TASFİYESİ de talep edildiğinden, davalı şirkete atanacak temsil kayyımının aynı zamanda TASFİYE MEMURU olarak görevlendirilmesini talep etmeleri gerektiğini, bu yönde uygulamaların sıklıkla yapıldığının Mahkemece de değerlendirilebileceğini, tasfiye memuru yönünden doğacak yargılama giderlerinin ise Şirketten tahsil edilmesini talep ettiklerini, atanacak tasfiye memurunca, özellikle diğer hissedar ...'ın şirkete ait banka hesaplarından otomatik olarak borcu ödenen şirketin ... Bankası kredi kartını kendi şahsi harcamaları için kullandığının ve bunların dava dışı ortaktan tahsil etmesi gerektiğinin göz önünde bulundurulmasını talep etmek gerektiğini, şirkete ilişkin İş Bankası hesap kayıtları ve kredi kartı hareketleri celp edildiğinde, dava dışı ortağın kişisel harcamaları için şirket kartını kullandığı da kolaylıkla görülebileceğini, diğer ortağın şirket nezdinde gerçekleştirdiği ve özellikle TCK kapsamında suç teşkil eder iş ve işlemlere ilişkin başvuru haklarımızın saklı olduğunu da bu noktada ifade ettiklerini belirterek TTK 636/2 hükmü doğrultusunda, organ yokluğu hasebiyle... Şti'nin FESHİNE, işbu davada davalı tüzel kişiliği temsil etmek üzere ve 636/2 maddesi uyarınca gerekli süreçleri icra etmek üzere davalı şirkete TEMSİL KAYYIMI atanmasına, davalı şirketin TASFİYESİNE ve atanan temsil KAYYIMININ, Tasfiye Memuru olarak görevlendirilmesine karar verilmesine, tasfiye Memuruna ilişkin giderlerin ŞİRKET tarafından karşılanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin ŞİRKET üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Dava, organ yokluğu nedeniyle davalı şirketin feshi ve davalı şirketi temsil etmek üzere TTK 636/2 uyarınca davalı şirkete temsil kayyımı atanması, davalı şirketin tasfiyesi ile temsil kayyımının tasfiye memuru olarak görevlendirilmesine ilişkindir.
Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş, davalı şirket ticaret sicil kayıtları, ... 21. ATM'nin ... Esas sayılı dosya UYAP sureti, hesap ekstreleri, Kurumlar Vergisi beyannameleri dosyamız içerisine alınmıştır.
Mahkememizin █████/2024 tarihli celsede şirket ortağı ...;" biz %50 ortaklı şirket kurduk, imza yetkimiz de ortaktır, 2 yıl boyunca çok büyük şirketlerle iş yaptık, şirketin faaliyet alanı dijital pazarlamadır, sosyal medya ve marka strateji konularında faaliyette bulunmaktayız, 2023 yılı Mayıs ayına kadar şirket çok karlı bir şekilde faaliyetteydi, aylık sabit müşterilerimiz vardı, hiçbir zararımız yoktu ancak davacı asil bir gün bana gelerek şirketleri ayırmak istediğini söyledi, ben de kendisini anlaşıyla karşıladım, şirketin şuanki değerini söyledim, bunun yarısını bana verirsen olabilir dedim, 2 yıl emek verdiğimiz ... da bulunan şirkete ait tüm işlemler burada bulunmaktaydı, ayrılırsan buradaki bilgileri de ikimiz alırız dedim, kendisi bana ben şirketi sana devredemem, şirketin sende olmasını kabul edemem, bu paranın yarısını sana ödeyeyim sen hisselerini bana ver ya da ben tasfiye davası açacağım dedi, bu şekilde beni tehdit etti, bu aşamaya kadar kötüye giden hiçbir işimiz yoktu, ben bunu kabul etmeyince ... tüm bilgiler ile muhasebesel bilgilerimizin silindiğini anladım, muhasebecimize karşı mahcup olduk, muhasebeciye olan 22.000,00 TL borcumuzu da ben ödedim, bizim sosyal medya hesaplarımızın, e-mail hesaplarımız ve web sitemizi kapatıp şifrelerini değiştirdi, bu nedenlerle ben şirketle ilgili hiçbir bilgiye erişemiyorum, kendisi daha sonra... adlı bir şirket kurmuş, ve bizim şirketin müşterileri olan ..., ... ve ...kendi müşteri bünyesine katmıştı, davacı asilin bu davranışları nedeniyle anlaşmak üzere olduğumuz... ile olan işi yapamadık, o günden sonra kendisi bana dava açtı, bana maddi - manevi zararı oldu, müştereken temsil olduğu için ve kendisi müdür olduğu için şirketle ilgili hiçbir resmi yapamamaktayım, para kazandığımda dahi imza yetkim olmadığından onu bile alamıyorum, vergileri ödeyemiyorum, ben şirketin devam etmesini istiyorum, şuan mevcut müşterilerimiz yok, gelirimiz yok ancak şirket kasasında paramız vardı, şuan hatırladığım kadarıyla 200.000 TL kadar paramız vardı, vergi borçlarımızı da yapılandırmak için başvurdum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dosyada Mahkememizce temsil Kayyumu olarak ... atanmış, düzenlenen █████/2025 tarihli Temsil Kayyumu raporunda; davalı şirketin iş bu davada ki ortak ve müşterek yetkilisi ile dava dışı diğer ortak ve müşterek yetkilisinin iş bu dava konusu şirket ile ilgili ayrı ayrı fesih ve tasfiyesine ilişkin taleplerinin olduğu, davalı şirketin mevcut durumda faaliyetlerine devam edip kar elde etme imkanının (ortakların birlikte çalışma ve karar alma imkanının mevcut durumda ortadan kalkmış ve bir araya gelme imkanının kalmadığı hususları bir arada düşünüldüğünde) kalmadığı, karşılıklı açılan davalar ve gönderilen ihtarlara rağmen hali hazırda bir araya gelip şirketi devam ettirme noktasında bir irade ortaya konmadığı nazara alındığında davalı şirketin diğer ortak ve müşterek yetkilisinin iş bu şirketin ana sözleşme kapsamında faaliyetine devam etmesinin ve ticari faaliyetini sürdürmesi imkansız hale gelmiş olup; fesih ve tasfiyesine karar verilmesi tarafımızca da kabul görmekle birlikte nihai karar ve değerlendirmesi mahkemeye ait olmak üzere menfaati gereği olduğu, bu nedenle davalı şirketin TTK m.636/2 gereği haklı sebeplerle feshine ve tasfiyesine karar verilmesi ve tasfiye memuru görevlendirmesini belirtmiştir.
Davacı vekili sulh için süre talep etmiş, üç celse süre verilmiş olmasına rağmen sulh gerçekleşememiştir. Davalı şirkete atanan kayyımın sunduğu raporda da şirket ortaklarının bu ortaklığı yürütemeyeceği rapor edilmiştir.
O halde şirketin zorunlu organlarının teşekkülü için makul sürede genel kurul yapılamaması da nazara alındığında TTK 636/2. Maddesine göre şirketin fesih ve tasfiyesine karar vermek ve aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
... Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde... sicil numarasıyla kayıtlı davalı...ŞTİ'nin TTK 636/2. maddesine göre fesih ve tasfiyesine,
2-Karar kesinleştiğinde temsil kayyumu ...'nun tasfiye memuru olarak atanmasına,
-Tasfiye memurunun ücreti için karar kesinleştiğinde ek karar verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 732,00-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 269,85-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 462,15-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13 İkinci Kısım İkinci Bölüm) göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Peşin/nisbi Harcı, 30.000,00-TL Kayyumluk ücreti, 1.034,75-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 31.304,60TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
7-Davalı şirket adına tebligatların kayyıma yapılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!