Anahtar kelimeler: Tedariği Aracılardan İlinden Sebze Çiftçilerden Dışarıdan Meyve Anlaştıklarını Yaş Hatay

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2026 (Ara Karar)
NUMARASI
: █████████ Esas (Derdest)
TALEP
: İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ... Halinde faaliyet göstermekte olduğunu, işyerine satış yapmak amacıyla dışarıdan, çiftçilerden ve aracılardan sürekli olarak mal almakta olduğunu, davalı ile yine Hatay ilinden yaş sebze ve meyve tedariği için anlaştıklarını, müvekkili şirket ile davalı arasındaki ticari ilişki sebebiyle, taraflar arasında mal alım satımı konusunda anlaşıldığını, ürünlerin teslim edileceği konusunda davalı tarafından taahhütte bulunulduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği müvekkili şirket tarafından, davalı tarafından teslim edileceği ifade edilen ürünlere karşılık; ... Seri numaralı 31.01.2025 tarihli 500.000,00 TL bedelli, ... Seri numaralı 22.02.2025 tarihli 500.000,00 TL bedelli , ... Seri numaralı 26.02.2025 tarihli 500.000,00 TL bedelli, ... Seri numaralı 01.03.2025 tarihli 500.000,00 TL bedelli, ... Seri numaralı 08.03.2025 tarihli 500.000,00 TL bedelli, ... Seri numaralı 15.03.2025 tarihli 500.000,00 TL bedelli, ... Seri numaralı 12.04.2025 tarihli 500.000,00 TL bedelli, ... Seri numaralı 05.04.2025 tarihli 500.000,00 TL bedelli, ... Seri numaralı 30.03.2025 tarihli 500.000,00 TL bedelli, ... Seri numaralı 24.01.2026 tarihli 500.000,00 TL bedelli, ... Seri numaralı 17.01.2026 tarihli 500.000,00 TL bedelli, ... Seri numaralı 10.01.2026 tarihli 500.000,00 TL bedelli, ... Seri numaralı 03.01.2026 tarihli 500.000,00 TL bedelli sıralı çeklerin (13 adet 500.000,00 TL bedelli olan toplamda 6.500.000,00 TL bedelli çekler) keşide edildiğini ve davalıya çeklerin teslim edildiğini, müvekkilinin sezon başlamadan tedarikçi davalıya malları başkasına vermemesi amacıyla peşinen sıralı çek verdiğini, bu çeklerden ödeme tarihi gelen 9 adet 500.000,00 TL olan toplamda 4.500.000,00 TL bedelli çeklerin bedelini ödediğini ancak davalı tarafından davacı işyerine hiç bir şekilde bir tedarik, mal-ürün yapımı sağlanmadığını, kaldı ki; anlaşılan yaş sebze ve meyvelerin mevsimi de geçtiğini, sezon bitmesine rağmen müvekkili firmaya herhangi bir mal-ürün tedariği yapılmadığını, ileri tarihli olarak keşide edilen bu çeklere karşılık, davalı ürünleri, çekler kendisine teslim edildiği sezon içerisinde teslim etmesi gerekirken, sezon bitmesine rağmen ürünler teslim etmediğini, davalının, taraflar arasındaki sözleşme gereği ürünleri teslim etmediğini, buna karşın ödemesi gelmeyen çekler halen davalıda olduğunu ve müvekkili şirket yetkililerince sürekli olarak görüşmelerine rağmen ve sözlü olarak defaten kendilerine söylenmesine rağmen, çekleri iadeye de yanaşmadıklarını tüm bu nedenlerle davalı yedinde bulunan çeklerin, şekli esasları tamam olduğundan, dava esnasında yakın tehlike olan ve tezahürü halinde telafisi namümkün olan icra takibine konulmaması için taleplerinin haklılığı ve beyanın samimiyeti nazarı itibara alınarak teminatsız ve/veya asgari miktar teminat tayini ile İhtiyati Tedbir kararı ile ödemeden men talimatı verilmesini, talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
: Mahkemece; "HMK'nın 389. maddesi, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklindedir. Aynı yasanın 390/3 maddesi, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.'' düzenlemesini içermektedir. Çek, Kanun’un öngördüğü belirli şekil şartlarına bağlı, soyut ve kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi konusunda sadece bankalar üzerine düzenlenebilen, kıymetli evraktan sayılan özel bir havaledir. Bu havalenin yazılı şekilde yapılması, belli şekil şartlarını içermesi ve kayıtsız şartsız bir ödeme yetkisi biçiminde olması gerekir. Çek düzenleyen, muhataba belirli bir bedeli lehtara ödeme, lehtara da tahsil yetkisi veren bir kambiyo senedidir. Çek bir ödeme aracıdır. Somut olayda; davacı vekili, tarafından davalı tarafa, aralarındaki alım satım ilişkisi uyarınca çeklerin verildiği, ancak davalı tarafın ürünleri teslim etmediği, dolayısıyla çeklerin bedelsiz kaldığını ileri sürmüş ise de; dosya kapsamı, davacı tarafça ibraz edilen deliller ve dosyanın bulunduğu aşama itibariyle, HMK'nın 390/3. maddesinde düzenlenen yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğinden ve davanın bulunduğu aşama itibariyle davacının iddiaları yargılamayı gerektirdiğinden, aynı doğrultudaki İstanbul BAM 12. HD'nin ████████ E. ████████ K. sayılı ilamı ve İstanbul BAM 15. HD'nin ████████ E. ████████ K. sayılı ilamı da dikkate alınarak davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin de reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; her ne kadar davalının tarım ürünlerini teslim etmediği, çeklerin bedelsiz kaldığı yönünde İhtiyati Tedbir için gereken yaklaşık ispat koşulu sağlanmadığı yönünde karar verilmişse de, bu çek bedelleri olan tarım ürünlerini teslim edilmediğinden teslim etmediği yönündeki ispat koşulunun taraflarınca sağlandığını, teslim edildiği yönünde bir beyan veya iddia var ise bunun ispat külfetinin davalı lehtarda olduğunu, davalının teslim noktasında bir iddiasının olmadığını, bu sebeple yaklaşık değil, kesin ispat sağlandığını, ileri tarihli olarak keşide edilen bu çeklere karşılık, davalı ürünleri, çekler kendisine teslim edildiği sezon içerisinde teslim etmesi gerekirken, sezon bitmesine rağmen ürünleri teslim etmediğini, davalı, taraflar arasındaki sözleşme gereği ürünleri teslim etmediğini, buna karşın ödemesi gelmeyen çeklerin halen davalıda olduğunu, davacı şirket yetkililerince sürekli olarak görüşmelerine rağmen ve sözlü olarak defaten kendilerine söylenmesine rağmen, çekleri iadeye de yanaşmadığını, tarafların arasında yaptıkları mal alım satıma dair ticari ilişki sebebiyle, davalıya teslim edilen bu 13 adet çekin iptali gerektiğini, malların teslim edilmediğine dair tanıklarının dinlenmesi gerektiğini, ayrıca malların teslim edilmediği, teslimata dair hiçbir belgenin olmaması ile de ortada olduğunu, davalı şu aşamaya kadar malları teslime yanaşmadığı gibi, şu aşamadan sonra da yanaşmayacağını, davacı şirket yetkilileri davalı ile defalarca görüşmüş ve hiçbir şekilde netice alamadığını, malın teslim edileceği de davacı şirkete söylenmediğini, açıkçası, davalı, çekleri aldıktan sonra kesinlikle mal teslimine de yanaşmamış çekleri de iade etmediğini, çeklerin vadeleri yaklaşmakta olduğunu, vadeleri gelmeden dahi davalı şirket tarafından çeklerin bankaya ibrazı tehlikesi olduğunu davalı şirket tarafından çek bankaya ibraz edildiği anda ödenmesi söz konusu olabileceğini dolayısıyla bu tehlikenin varlığı söz konusu olduğunu beyanla ilk derece mahkemesince verilen ara kararın kaldırılmasını ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
:Talep,derdest İİK 72 maddesi uyarınca avans çeki olarak verilmesi nedeniyle bedelsiz kaldığı iddia edilen çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin davada çekler yönünden ödemeden men ihtiyati tedbiri istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi yukarıda açıklanan gerekçelerle ihtiyati tedbir talebin reddine karar vermiş karar karşı davacı talep eden vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. 6100 Sayılı HMK 389 . Maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. " Aynı yasanın 390/3 Maddesi "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenlenmiştir.Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.Somut olayda davaya konusu çeklerin davalıdan alınacak mallara karşılık avans olarak verildiğini, ancak davalı tarafından malların teslim edilmediğini, bu sebeple çeklerin bedelsiz kaldığını ileri sürmüş, davalı ise, davaya konu çeklerin avans olarak verilmediğini,malların teslim edilmediği olgusunun gerçeği yansıtmadığını ispat yükünün davacıda bulunduğunu savunmuştur. Tahkikat aşamasında olan dava dosyanın geldiği aşama itibariyle davacı haklılığının yaklaşık olarak ispatı ölçüsünde delil bulunmadığından mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle istinaf sebepleri yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR
: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1- İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2- İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3- İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!