Anahtar kelimeler: Sebze Meyve Toptan Elemanı Ücretli Yaş Şubesinde İşten Anadolu Tatili

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 11. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 11.07.2016 tarihinden haksız olarak işten çıkartıldığı 03.09.2019 tarihine kadar davalının ... Yaş Sebze ve Meyve Hâlinde bulunan şubesinde toptan satış elemanı olarak çalıştığını, son ücretinin 7.300,00 TL olduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile haksız kesintiler nedeniyle ödenmeyen ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığını, işverenin yeniden organizasyon ve daha rekabetçi ortamın gerektirdiği dinamik çalışan ihtiyacından dolayı davacı ile anlaşarak ikale yoluyla iş sözleşmesine son verilmek istendiğini ancak davacının fâhiş talepleri yüzünden anlaşmanın gerçekleşmediğini, davacının çalışma saatlerini kendisinin belirlediğini, fazla çalışma yapması hâlinde imzalı bordrolardan da görüleceği üzere karşılığının banka hesabına ödendiğini, davacıya çalıştığı süre boyunca tüm yasal haklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bordrolardaki ücretin gerçek ücreti yansıttığı, davalı tarafça davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshine ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının kullandırılmayan 54 gün yıllık ücretli izninin bulunduğu, davalı tarafça ücret alacaklarının eksiksiz olarak ödendiğine ilişkin delil sunulmadığı, davacının satış elemanı olarak çalıştığı, çalışmasının kendisi tarafından belirlenmediği, dosya kapsamında davacının işyerindeki çalışmalarını gösterecek puantaj kayıtlarının bulunmadığı, 2018 Nisan ayından itibaren ücret bordrolarında yapılan fazla çalışma ücret tahakkuklarının bulunduğu ancak davacı tanıklarının anlatımına göre ve davacı iddiası ile bağlı kalınarak yapılan değerlendirmede, imzalı ücret bordrolarındaki fazla çalışma tahakkuklarının 406,50 TL olarak aynı tutarla sembolik şekilde bordroda yer aldığının anlaşıldığı, ödenen tutar mahsup edilmek suretiyle fazla çalışma ücretinin belirlendiği, dosya kapsamında çalışma gün ve saatlerini gösteren kayıtlar ile ücret bordrolarında hafta tatili ve genel tatil ücret tahakkuku bulunmadığı, bu durumda tanık beyanlarına göre, davacının haftada 7 gün ve dinî bayramların birinci günleri hariç diğer genel tatil günlerinde çalıştığının kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunmadığından ve böylelikle belirsiz alacak talepleri bakımından ıslah edilen alacak kalemleri de zamanaşımından etkilenmediğinden davalının bu yöne ilişkin itirazına değer verilmediği, davacıya harcırah ödemesi yapılmasının tek başına bordro hilesini göstermediği, tanıkların veya davacının kayıt dışılık ve elden ödeme itirazı bulunmadığı, davacının iddiasının ispatı bakımından emsal ücret yazı cevabı da olmadığı gözetildiğinde Mahkemece ücret tespitine ilişkin varılan sonucun hukuken doğru olduğu, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin ██████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilâmında ve benzer birçok kararında belirtildiği üzere kıdem tazminatı da dâhil tüm işçilik alacaklarıyla ilgili belirsiz alacak davası açılabileceğinin kabul edildiği, Yargıtay 9. ve 22. Hukuk Dairelerinin birleşmesinden sonra Yargıtay 9. Hukuk Dairesince bu hususta görüş değişikliğine gidilmiş ise de Daire tarafından daha önce verilen kararlarda hukuki yarar yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğuna bağlı davanın reddi kararları verilmediğinden Dairenin önceki görüşüne güvenilerek belirsiz alacak davası şeklinde açılan bu davada davalı vekilinin belirsiz alacak davası açılamayacağı yönündeki istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti alacakları yönünden davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı ve bu alacaklar bakımından dava açılmakla zamanaşımının kesildiği ve faiz başlangıcının da dava tarihi olduğu gözetilmeksizin hüküm kurulmasının hatalı olduğu, davacının hâl işyerinde çalıştığı ve davacı tanıklarının da aynı sektörde çalıştıklarının anlaşıldığı, yapılan işin mahiyeti gereğince hâl işyerlerindeki çalışma saat ve koşullarının bilinebilecek nitelikte olduğu, tanıkların yalan söylediğine ilişkin somut bir itiraz da ileri sürülmediği, tanıkların beyanlarının hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, her iki tanık beyanı birlikte değerlendirildiğinde hesaplamaya alınan dönemlerde hata olmadığı, bilirkişi raporunun gerekçeli, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli seçenekli olarak hesaplandığı, raporda fazla çalışma tahakkuklarının tespit edilen çalışma saatlerine göre sembolik nitelikte olduğu kanaatiyle hesaptan mahsup edilmesinde hata bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Alacakların zamanaşımına uğradığını,2. Davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık ücretli izin, hafta tatili ücreti alacakları bakımından davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yararı bulunmadığını,3. Dosyaya sunulan ücret bordroları incelendiğinde fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili tahakkuku bulunduğunun görüleceğini, tanık K.K'nin müvekkilinin çalışanı olmadığını, tanık M.Y'nin 2018 yılının Mayıs ayında işten ayrıldığını, işten ayrıldığı tarihe kadar olan çalışmalar bakımından beyanda bulunabileceğini,4. Davacının çalışmış olduğu hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmaları ile fazla çalışmalarının karşılığı olan ücetin imzalı ücret bordroları ile tahakkuk ettirilerek ödendiğini,5. Davacının dava dilekçesinde hangi günlere ilişkin ücret alacağı olduğunu belirtmediğini, somutlaştırma yükümlülüğünün yerine getirilmediğini,6. Davacının iddialarını ispat edemediğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispat ve hesaplanması ile zamanaşımına ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.