Anahtar kelimeler: Esans İnternationalnin Distribütör Dünya Çapında Kadıköy Üreticilerinden Yıllardır Tanınan Aşnin

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ Karar
DAVA
: İFLAS (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156))
KARAR TARİHİ
: █████/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı ... AŞ'nin dünya çapında tanınan... ve esans üreticilerinden biri olan International...'nin iştiraki olduğunu, davacı ... AŞ ile dava dışı .... AŞ'nin... üretimi ve satışında uzun yıllardır Türkiye'de faaliyet gösterdiğini, dava dışı .... AŞ ile ... A.Ş. arasındaki █████/2011 tarihli Distribütör Sözleşmesi'nin Kadıköy .... Noterliği'nin █████/2019 tarih... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedildiğini, eldeki dosyanın taraflarının hükümlerine tabi oldukları işbu sözleşmenin sona ermesinin ardından, davalının elinde bulunan ve dava dışı .... AŞ'nin ürettiği ve davacı ... AŞ'nin davalıya satışlarını gerçekleştirdiği ürünlerin davacıya iadesi gerektiğini, bu kapsamda davalının iade edilen ürünler için 07.04.2020 tarihli 2.575.366,69 TL tutarında fatura düzenlediğini, ancak davalının kendisine satılan birim fiyatlar üzerinden iade faturası düzenlemesi gerekirken, 10 adet üründe birim fiyatlarını fahiş belirlediğini, davalının iade edeceği ürünlerin birim fiyatlarını gerçek dışı ve fahiş bir şekilde belirleyerek cari borcunu azaltmayı amaçladığını, bu nedenle oluşan fiyat farkına ilişkin davalının mutabakatı ile 12.05.2020 tarih ve 1.657.562,52 TL tutarlı iade faturası düzenlediklerini, gerek vadesi gelen ödemeler gerekse iadeye konu ürünlere ilişkin olarak davalı şirkete gönderilen Kadıköy .... Noterliği'nin ....06.2020 tarihli ihtarname ile davalının temerrüde düştüğünü, davalının cari bakiye ve ürün iadesine ilişkin borcunu ödememesi nedeniyle davalı aleyhine İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında iflas yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durdurulduğunu ileri sürerek itirazın kaldırılmasına, haksız itiraz nedeniyle % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, depo emri verilmesine ve depo emrine rağmen borcun ödenmemesi halinde davalının İİK 156/3 hükmü uyarınca iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında; davacı vekilinin vekaletnamesinde iflas talebinde bulunması için özel yetki bulunmadığını ve verilen kesin sürede de özel yetkili vekaletname sunmadığını, müvekkili şirketin davacıya; haksız rekabet eylemlerinin tespiti ve meni, haksız rekabet eylemleri sebebiyle maddi ve manevi zararlarının tazmini, tek satıcılık ilişkisinin haksız ve kötü niyetli feshi nedeniyle uğradıkları zararların tazmini için açtığı davalar bulunduğunu, ayrıca haksız rekabet suçlarından şikayetçi olduklarını, davacının misilleme yapmak ve zarar vermek amacıyla müvekkili hakkında iflas takibi başlattığını, davacının iade edilen ürünler için düzenledikleri ....04.2020 tarihli 2.575.366,69 TL tutarında faturaya 8 günlük yasal süresinde itiraz etmediğini, faturaya itiraz etmeyen davacının fatura içeriğini ve fatura içeriğinde yer alan birim fiyatları kabul etmiş sayılacağını, davacının 1.657.562,52 TL tutarlı iade faturasının mutabakat ile düzenlendiği iddiasının gerçek dışı olup, bu iddiasını ispatlaması gerektiğini, davacının, düzenledikleri faturadan uzun bir süre geçtikten sonra, taraflar arasında anlaşma olmadığı ve ürün teslim etmediği halde gerçek dışı faturalar düzenlediğini, bu faturaları kabul etmemeleri üzerine neredeyse aynı bedele ilişkin 12.05.2020 tarihli 1.657.562,52 TL bedelli iade faturası düzenlediğini, iade faturasını kabul etmemeleri üzerine davacının bu kez 19.05.2020 tarihli 1.657.562,52 TL bedelli ürün satışı faturası düzenlediğini, ürün teslim almadıklarından bu faturaya da yasal süresinde reddediklerini, davacı icra dosyasında bakiye cari hesap alacağına dayanmış olup, icra dairesine sunulan cari hesapta, cari hesap alacağının dayanağının 19.05.2020 tarihli ürün satışı faturası olduğunun anlaşıldığını, oysa davacının iflas davasında 12.05.2020 tarihli 1.657.562,52 TL bedelli fiyat farkı faturasına dayandığını, itirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı olup, icra dosyasında cari bakiye alacağına dayanan davacının iflas davasında fiyat farkı faturasına dayanmasının mümkün olmadığını, davacının dürüst davranma ve doğruyu söyleme yükümlülüğünü ihlal ettiğini ve hiçbir hakkı olmadığı halde kötü niyetli olarak huzurdaki davayı açtığını savunarak davanın reddine ve davacının alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, davacının HMK'nın 329/1 fıkrası uyarınca müvekkili ile kararlaştırılan vekalet ücretini ödemeye ve disiplin para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; hakkında iflas talebinde bulunulan borçlunun itirazı nedeniyle takip durduğundan, öncelikle itirazın kaldırılması koşullarının bulunup bulunmadığı, başka ifadeyle iflas istemine dayanak olarak gösterilen alacağın bulunup bulunmadığı ve mevcutsa miktarının tespitinin gerektiği, 6100 Sayılı HMK'nın 200. ve devamı maddeleri uyarınca kural olarak iddia sahibinin iddiasını ispatlaması gerektiği, somut olayda davacının taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona ermesinden sonra stoklarında bulunan ürünlerin kendisine fahiş fiyattan fatura edildiğini tespit ettiği ve bu nedenle cari hesaba alacak kayıt ederek davalıya bildirdiğini beyan ettiği, davacının, sözleşmenin feshinden sonra kendi yaptığı hesaplamaya göre cari alacak kaydı oluşturduğu ve davalıdan talep ettiği, ancak davalının ticari kayıtlarında veya kabulünde bu yönde bir alacak kaydı bulunmadığı gibi taraflar arasındaki sözleşmeden de böyle bir sonuca ulaşmanın mümkün olmadığı, bilirkişi heyeti raporunun da aynı yönde olduğu, buna göre davacının alacağın varlığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, talep yargılamayı gerektirdiğinden davalı borçlunun kötü niyet tazminatı ödenmesi talebinin de reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; bilirkişi raporlarına itirazlarının değerlendirilmediğini, bilirkişi raporu dışındaki diğer deliller tartışılmadan karar verildiğini, müvekkilinin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu ve lehine delil teşkil ettiğini, 19.05.2020 tarihli faturanın satış faturası gibi değerlendirildiğini, oysa bu faturanın distrübitürlük ilişkisinin sona ermesinden doğan iade ve mahsuplaşmaya ilişkin olduğunu, davalının düzenlediği ...04.2020 tarihli faturadaki fahiş fiyatlandırmanın dikkate alınmadığını, heyette gıda mühendisi olmasına rağmen bu hususun hiçbir şekilde değerlendirilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; alınan raporlarda takibe dayanak ....05.2020 tarihli faturanın var olmayan bir satışa, itirazın iptali ve iflas davasının takibe sıkı sıkıya bağlı olması kuralına ilkesine aykırı olarak, takip konusu alacak dışında 12.05.2020 tarihli faturaya dayandığının tespit edildiğini, davanın müvekkilinin açtığı davalara misilleme amacı ile açıldığını, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra iade ettikleri ürünlere ilişkin düzenledikleri 2.575.366,69 TL'lik faturayı davacının itiraz etmeden defterlerine işlediğini, sonrasında müvekkilini borçlandırabilmek için üç kez fatura düzenlediğini, takibin dayanağının bu faturalardan 19.05.2020 tarihli faturadan kaynaklı cari hesap alacağı olduğunun belirtildiğini, faturanın taraflar arasındaki ilişki sona erdikten sonra düzenlendiğini, taraflar arasında ilişki sona erdikten sonra ürün satılmış gibi fatura düzenlendiğini, 19.05.2020 tarihli fatura konusu ürünleri teslim almadıklarını, davanın ise fahiş fiyat farkı için düzenlendiği ileri sürülen 12.05.2020 tarihli iade faturasına dayanılarak açıldığını, takibe sıkı sıkıya bağlı olması ilkesine aykırı olarak itirazın iptali davası açıldığını, bu faturanın davacının kendi defterlerinde dahi yer almadığını, ayrıca itirazın iptali ve iflas taleplerinin her biri hakkında ayrı ayrı ret kararı verilmesi ve reddedilen itirazın iptali talebi yönünden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tek maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek davalı müvekkil lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmemesi ve müvekkili lehine eksik vekalet ücretine takdir edilmesi yönlerinden hükmün kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava, itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından; davacının 1.657.562,52 TL alacağın tahsili için davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında iflas yolu ile icra takibi başlattığı, ödeme emrinin 23.09.2020 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, davacının ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde 21.12.2020 tarihinde itirazın kaldırılması ve iflas talebi ile bu davayı açtığı anlaşılmıştır.
Mahkemece; davacının alacağının varlığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı borçlunun kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir.
Karar yasal süresinde taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
1-Davacı vekili, bilirkişi raporu ile yetinilerek eksik inceleme ile karar verildiğini, davalının düzenlediği ...04.2020 tarihli faturadaki fahiş fiyatlandırmanın dikkate alınmadığını belirterek hükmü istinaf etmiştir.İlk derece mahkemesinde alınan bilirkişi heyeti raporunda; tarafların ticari defterleri usulüne uygun tutulduğu ve sahipleri lehine delil gücüne sahip olduğu, davacının ticari defterlerine göre davacının davalıdan ....09.2020 takip tarihi itibari ile 1.757.562,52 TL tutarında alacaklı alacağı olduğu, yine davacı kayıtlarında davalının 100.000,00 TL'lik ödemesi kayıtlı olduğu nazara alındığında, davacının geriye kalan alacağının 1.657.562,21 TL olduğu; davalının ticari defterlerine göre davacıya 18.09.2020 takip tarihi itibari ile 100.000,00 TL'lik borcun bulunmakta olup, borcun davacıya yapılan ödeme ile kapatıldığı; taraf cari hesapları ve defterleri karşılaştırıldığında aralarındaki hesap farkı 1.657.562,21 TL olup, farkın davacı ticari defterlerinde yer alan fakat davalı ticari defterlerinde yer almayan kayıttan kaynaklandığı, farkın nedeni olan 19.05.2020 tarihli ve KDV dahil 1.657.562,52 TL bedelli fatura içeriğinde; “Mal Hizmet: ..., Miktar: 2.500 kg, Birim Fiyat: 561,8856 TL” açıklaması bulunduğu, dolayısıyla bu faturaya göre davacı davalıya aralarındaki akdi ilişkiye istinaden 25.000 kg ... ürününü 561,8856 birim fiyat üzerinden göndermiş olup, davalıya göndermiş olduğu bu ürünlerden dolayı davalıdan, cari hesap kapsamında KDV dahil 1.657.562,52 TL ürün bedeli alacağı bulunduğu, ancak bu faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, bu durumda davacının bu faturada belirtilmiş olan türde ve miktarda ürünü davalıya teslim ettiğini ispat etmekle yükümlü olduğu, ancak ürün teslimine yönelik delil sunulmadığı belirtilmiştir.Bilirkişi heyeti 1 ve 2 ek raporlarında da aynı görüşü tekrarlamıştır. Davacı; distribütörlük sözleşmesinin sona ermesinden sonra davalının müvekkiline iade ettiği ürünler için düzenlediği 07.04.2020 tarihli 2.575.366,69 TL tutarındaki faturada bazı ürünlerin birim fiyatı üzerinde düzenlenmesi nedeniyle 12.05.2020 tarihli 1.657.562,52 TL bedelli iade faturası düzenlediklerini, bu nedenle davalıdan alacakları olduğunu savunmuştur.TTK'nın 8. maddesi "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmünü düzenlemiştir. Buna göre bir faturayı alan tacir 8 günlük süre içinde faturaya itiraz etmezse satılan malın veya hizmetin cinsi, miktarı ve birim fiyatı kesinleşmiş sayılır. Somut olayda davacı, iade edilen ürünlere ilişkin davalının düzenlediği ....04.2020 tarihli ve 2.575.366,69 TL bedelli faturaya itiraz etmeden defterlerine işlediğine göre, faturada belirtilen ürünün miktarı ve birim fiyatı kesinleşmiş sayılır. Davacı, bazı ürünlerin satış birim fiyatının üzerinde ve fahiş belirlendiği gerekçesiyle iade faturası düzenlemişse de, davalı anılan faturaya itiraz ederek defterlerine kaydetmemiştir. Davacının iade faturası düzenlenmesi ve bu faturayı defterlerine kaydetmesi, davacının iade faturası nedeniyle davalıdan alacağı bulunduğunu ispata yeterli değildir. Hal böyle olunca ilk derece mahkemesinin alacağın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermesinde isabetsizlik görülmemiştir.
2-Davalı, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini ve ayrıca itirazın iptali yönünden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek hükmü istinaf etmiştir.Dava, itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkindir. Yargıtay 19. HD'nin 24.09.1998 tarih, █████████ sayılı kararında belirtildiği üzere İİK'nın 156 ve devamı maddelerine göre borçlunun itirazları yerinde görülmezse kaldırılır ve borçluya depo emri tebliğ edilir. Depo emrinde belirtilen borcun ödenip ödenmemesine göre iflas davası kabul edilir veya reddedilir. Her iki halde de alacaklı ve borçlu lehine tazminata hükmedilmez. Zira iflas davası ile ilgili İİK'nın 156 ve devamı maddelerinde İİK'nın 67 maddesindeki gibi bir tazminat öngörülmemiştir. Bu nedenle davalının lehlerine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğine dair istinaf nedeni yerinde değildir.Yine Yargıtay 19. HD'nin █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararında açıklandığı üzere iflâs takibine itiraz edilmesi nedeniyle itirazın kaldırılarak iflâsa karar verilmesi talebine ilişkin dava, bir iflâs davası olup, itirazın iptali ve iflâs şeklinde istemlerin bölünmesi veya terditli olarak ileri sürülmesi mümkün değildir. Ayrıca iflas davalarında vekalet ücreti nispi değil, maktudur. Bu nedenle mahkemece davalı yararına tek bir maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de yerindedir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/... Esas, ████████ Karar ve .../███████ tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı ve davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde BIRAKILMASINA,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 164. fıkrası gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu Açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!