Anahtar kelimeler: Caddesinde Aracında Fiilden Hasarlı İlçesinde Seyir Çarpması Kazaya Kazada Plaka

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2025 günü davalı ... adına kayıtlı ve davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... Sigorta Anonim Şirketi’ne ... poliçe numarası ile sigortalı .... plakalı sayılı aracın İstanbul İli ... İlçesinde .... Caddesinde seyir halinde iken, müvekkili adına kayıtlı, ... plaka sayılı araca çarpması sonucu maddi hasarlı kazaya sebebiyet verdiğini, kazada davalı ...'a ait ... plakalı aracın (%100) kusurlu olup sürücü ... İle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, bu kaza nedeniyle müvekkili şirketin aracında maddi hasar meydana geldiğini, iş bu kaza ile ilgili olarak kaza tespit tutanağında görüldüğü üzere maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle huzurdaki davanın ikame edilmesi zarureti doğduğunu, nitekim müvekkili şirketin ... plakalı aracının bu kaza nedeniyle onarımda kaldığını ve bu onarım süresince de müvekkili şirketin kardan mahrum kaldığını, ... plakalı aracın sürücüsünün %100 kusurlu hareketle müvekkilinin aracına çarparak müvekkilinin aracında hasar oluşmasına, bu hasar nedeniyle aracın serviste kalmasına ve aracın serviste kaldığı gün boyunca kazanç elde edilememesine sebep olduğundan, müvekkiline ait aracın serviste kaldığı gün boyunca müvekkilinin elde edemediği kazancın faiziyle birlikte davalılardan tahsil edilmesi gerektiğini, Arabuluculuk şartının yerine getirildiğini iddia ederek; davanın kabulüne, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile, davalı ...'ın .... plakalı aracına ve davalıların mal varlığı sorgusu yapılarak, tespiti halinde menkul ve gayrimenkul malvarlığının aynına ve kaydına 3. Kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir şerhi işlenmesine, █████//2025 tarihli kaza sebebiyle müvekkilinin .... plakalı aracında meydana gelen iş durması - ticari kazanç kaybı bedelinin bilirkişi marifetiyle tespitine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik belirsiz alacak olarak açtığımız 100,00.-TL iş durması- ticari kazanç kaybı bedelinin █████/2025 olan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin ve arabuluculuk ücretinin davalılara müştereken ve müteselsilen yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:Dava; trafik kazası nedeniyle kazanç kaybı bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.Bunun yanında TTK'nın 21. maddesi gereğince her iki tarafın tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan davalar, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla Borçlar Kanunu'nun havale hakkındaki 457-462 ve vedia hakkındaki 463-482. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan nispi nitelikteki ticari davalar yönünden de Ticaret Mahkemesi görevlidir.Türk Ticaret Kanununun 3. maddesi ise, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir.6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır.HMK 2/1. maddesine göre, "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir."6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/3. maddesinde ki "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır" yönündeki düzenlemeyle Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisine dönüştürülmüştür.HMK'nın 1.maddesine göre görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir.İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü ile Silivri ve Beylikdüzü Vergi Dairesi Müdürlüklerine ve Erzurum Gelir Kanunları Grup Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; tarafların gerçek kişi ya da şahıs firması olarak tacir kaydının bulunup bulunmadığı, vergi mükellefi olup olmadığı, hangi defterleri tuttuğu, işletme hesabına göre mi bilanço usulüne göre mi defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 176-177.maddeleri kapsamında esnaf mı yoksa tacir mi olduğu hususlarının araştırılarak mahkememize bu hususla ilgili bilgi verilmesi istenmiş, cevabi yazılar ve ekleri dosyaya kazandırılmıştır.İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta, davalılar ... ve ...'ın gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunamadığı, davacı ...'in ise ... unvanı ile gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunduğu hususunun bildirildiği görülmüştür.Beylikdüzü Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davalı ...'ın potansiyel vergi kimlik numarasına haiz potansiyel mükellef olduğu ve herhangi bir vergi sicil kaydına rastlanılmadığının bildirilmiş olduğu görülmüştür.Erzurum Gelir Kanunları Grup Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davalı ...'ın herhangi bir mükellefiyet kaydının bulunmadığının bildirilmiş olduğu görülmüştür.Silivri Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davacı ...'in 1. Sınıf tacir olduğu ve bilanço esasına göre defter tuttuğunun bildirilmiş olduğu görülmüştür.Somut uyuşmazlıkta; Davacının kendisine ait araç ile davalı ...'a ait aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda, davacıya ait araçta hasar meydana geldiğini belirterek kazanç kaybının davalılardan tahsilini talep etttiği, davacı tarafça, kazaya neden olan aracın maliki ve sürücüsüne karşı davanın açıldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari ilişkiden kaynaklanmadığı, davacının aracı ile davalıya ait aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklandığı, davacının tacir olduğu ancak davalıların gerçek kişi olup, Beylikdüzü ve Erzurum Gelir Kanunları Grup Müdürlüğünün cevabi yazılarından anlaşılacağı üzere davalı ...'ın potansiyel vergi kimlik numarasına haiz potansiyel mükellef olduğu, davalı ...'ın herhangi bir mükellefiyet kaydının bulunmadığı, davalıların tacir olmadığı, davacıya ait aracın ticari araç olmasının ve davacının tacir olmasının tek başına uyuşmazlığı ticari dava yapmaya yetmeyeceği, kaldı ki davalıya ait aracın hususi araç olduğu, bu haliyle uyuşmazlığın haksız fiile dayalı tazminat davası olduğu anlaşıldığından, davanın genel hükümler çerçevesinde çözümünde Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirlendiğinden bu hususun mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliğine, dava dilekçesinin HMK 114/1-c maddesine istinaden 115/1-2 gereğince görev yönünden usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin görevli mahkeme olan BAKIRKÖY NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,3-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine,4- 6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına)5- 6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin tedbir talebi, harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemede değerlendirilmesine,6- Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde tarafların/ vekillerinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...¸¸Hakim ...¸¸