Anahtar kelimeler: Kesilerek Yetim Eşiyle Toplamda Yaşadığı Yersiz Boşandığı Babasından Aylıklar Vefat
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 9. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; vefat eden babasından yetim aylığı almakta iken boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle yetim aylığının kesilerek yersiz ödenen 45.194,23 TL'nin Kurum tarafından iadesinin talep edildiğini beyanla yersiz ödenen aylıklar sebebiyle tahakkuk ettirilen toplamda 45.194,23 TL borcunun bulunmadığının tespiti ile ölüm aylığını iptal eden Kurum işlemi ve bu işlemden kaynaklı müvekkil adına 45.194,23 TL borç tahakkuk ettiren Kurum işleminin iptaline, müvekkilinin ölüm aylığının yeniden bağlanmasına ve müvekkiline 07.08.2019 tarihinden bu yana ödenmemiş ölüm aylıklarının mutad ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek mevduat alacaklarına uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 5510 sayılı Kanun'un 56. maddesinin 2. fıkrası çerçevesinde boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının tespit edilmesi üzerine yersiz ödenen aylıkların iadesi için talepte bulunulduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla yersiz aylığa ancak yasal faiz uygulanabileceğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının boşandığı eşi ... ile 12.05.2006 tarihinde evlendiği, 03.04.2012 tarihinde boşandığı, davacının babasından dolayı 15.04.2012 tarihinden itibaren ölüm aylığı aldığı, müşterek çocukları ...'ın 10.06.2014 tarihinde doğduğu, 10.07.20 14... numaralı tanıma senedi belgesi ile babası ... tarafından tanındığı, tanık ...'in Sosyal Güvenlik denetmeni tarafından alınan 07.07.2019 tarihli imzalı beyanında, 5 yıldır apartman yöneticisi olduğu, daire 1 de ... isminde birinin yaklaşık 1 yıldır ailesi, eşi, kayınvalidesi ve 2 çocuğu ile birlikte yaşadığını belirttiği, tanık ... Sosyal Güvenlik denetmeni tarafından alınan 07.07.2019 tarihli imzalı beyanında, eşinin 5 yıldır apartman yöneticiliği yaptığını, daire 8 de ...'un 2016-2017 yıllarında kızı, damadı ve torunlarıyla birlikte kaldığını daha sonra buradaki evi satıp bir alt sokakta yeni bir ev aldıklarını beyan ettiği, tanık ... Sosyal Güvenlik denetmeni tarafından alınan 07.07.2019 tarihli imzalı beyanında, eşinin 2 yıldır apartman yöneticiliği yaptığını, ... ve ... çiftini tanıdığını, 10 numaralı dairede 2-3 yıl önce kısa bir süre oturduklarını onlarla birlikte ...'ın annesi ve çocuklarının da ikamet ettiğini kendilerinin evli olduklarını oturdukları dairenin kendilerine ait olup hep birlikte yaşadıklarını belirttiği, ...'ın 20 13... yılında tedavi olduğu çeşitli hastanelerde ...'ın ikamet adresi olarak görünen adresleri ikamet adresi olarak beyan ettiği, ...'ın ikamet adresi olarak beyan edilen ... Mahallesi 9003 Sokak No:4 İç Kapı No:1 .../... adresinde babası ...'ın alınan beyanında oğlu ...'ın 3-4 ay önce yanına taşındığını belirttiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığının cevabı yazısı ve eklerinde ...'ın 20.01.2015 - 03.11.2015 tarihleri arasında... Mahallesi 1271 Sokak No:18 Daire:1 .../... adresini ikamet adresi olarak ve yine 09.08.2017 - 06.03.2018 tarihleri arasında ise ... ... Mahallesi 1252 Sokak No:17 Kat:1 Daire:8 .../... adresini yerleşim yeri olarak bildirdiği bu adreslerin ...'un ikamet adresleri ile aynı olduğu anlaşılmakla davacının boşandığı eşi ... ile boşandıktan sonra birlikte yaşadıkları, davacı tanıklarının anlatımları ile 5510 sayılı Kanun'un 59/2. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin aksinin ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesine dayalı olarak davacının davasının reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olay bu kapsamda değerlendirildiğinde, denetmen tarafından beyanlarına başvurulan tanıkların yargılama sırasında denetmene verdikleri beyanların doğru olduğunu ifade etmeleri, çekişmeli dönemde eski eşlerin müşterek çocuklarının doğmuş olması ve eski eşin hastane kayıtlarına adresi olarak davacının adresini bildirmiş olması karşısında boşanan eşlerin birlikte yaşadığına dair kabulün isabetli olduğu görülmüş, davacının bildirdiği ve davacı lehine beyanda bulunan tanıkların davacı ile yakınlıkları göz önünde bulundurulduğunda beyanlarının şüpheli görülmesinden dolayı esas alınmamasında, bir isabetsizlik görülmemiş olup belirtilen sebeplerle ve ilk derece mahkemesi gerekçesine göre istinaf başvurusu yerinde görülmemiş olduğundan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, dinlenen kamu tanıklarının hiçbirinin müvekkilinin eski eşi ile boşandıktan sonra eylemli olarak birlikte yaşadıklarını belirtmediklerini, gerek dava dilekçesinde gerekse yargılama esnasında sundukları dilekçeler ile talep etmelerine rağmen İlk Derece Mahkemesi tarafından ne boşanma dosyasının ne de eski eşinin karıştığı suçlarla cezaevinde geçirdiği sürelere ilişkin bilgi ve belgelerin celp edilmediğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık boşandığı eşi ile fiili birliktelik gerekçesi ile ölüm aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptaline, borçlu olmadığının tespitine ve aylığın tekrar tahsisi istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!