Anahtar kelimeler: Esaskarar İhtiyari Ara Sürücü Sevk Ankara İhtiyati Mali Haciz Kayıtlı

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
: ████████ - ████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ
: 21.11.2025
NUMARASI
: ████████ Esas
DAVANIN KONUSU
: Tazminat
KARAR TARİHİ
: 10.02.2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ
: 10.02.2026
İlk derece mahkemesince verilen ara karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI;
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili; 09.11.2024 tarihinde davalı sigorta şirketine ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, davalı ...adına kayıtlı olan sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile kavşakta yolun karşısına geçmekte olan yaya ...'e çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını, olayda araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, davacının yaşının küçük olduğunu, anne babasının boşanmış ve babanın hükümlü olmasından dolayı velisinin ... olduğunu belirterek, 400.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle ile birlikte davalılardan tahsiline ve davalılar ...ve ...'un adına kayıtlı olan taşınmaz, taşınırlar ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece 21.11.2025 tarihli ara karar ile, ihtiyati hacizde amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihaî bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek olmadığı, alacağın varlığı konusunda mahkemeye kanaat getirecek kadar delil sunulması başka deyişle alacak yaklaşık delil ile ispat edilmesi gerektiğini, somut olayda dava dilekçesi ve dosya kapsamına göre, davacının yaklaşık delil ile dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacının yaklaşık delil ile alacağını ispatlayacak durumda olmaması yargılamayı getirmesi nedeniyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Zararın haksız eylemden kaynaklandığından tazminatın haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale geldiğini, alacağın muaccel olması ve yaklaşık ispat koşulunun sağlanması nedeniyle ihtiyati haciz talebinin kabulünün gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Davacı vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava trafik kazasında yaralanma nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
İİK'nın 257. maddesi hükmüne göre
: "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya
kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder. İİK.'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.
Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir.
(Ek fıkra
: 17.07.2003 - 4949 S.K./60. md.;Değişik fıkra: 02.03.2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.
2004 sayılı İİK'nın 258/1. madde metninden de anlaşıldığı üzere ihtiyati haciz kararı
verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' gereklidir.
Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değil, diğer hukuki himaye
tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir.
Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmaz. Ancak ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklının alacağın varlığı ve haciz sebepleri hakkında yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanaat getirecek deliller sunulması gerekir.
Dosya kapsamına göre; 09.112024 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle davacının yaralandığını ve maluliyetinin bulunduğunu belirterek 400.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine ve davalılar ...ve ...'un mal kaçırma ihtimaline karşı davalılar adına kayıtlı taşınır, taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan manevi tazminat talebine ilişkin olup davacının dava dilekçesi ile talep ettiği manevi tazminat miktarı dikkate alındığında alacak muaccel ise de kusur oranı, davacının maluliyetinin ve iş göremezlik süresinin belirlenmemiş olması, alacağın miktarına ilişkin yaklaşık ispat koşullarının gerçeklemediği, manevi tazminatın miktarının, kapsamının ve koşullarının hakimin takdirine bağlı olarak belirlenen bir tazminat türü olması, tazminat yükümlüsünün tutum ve davranışları olayın özelliği, kusurun varlığı, maluliyetin bulunup bulunmaması ve oranı, niteliği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları gibi benzeri pek çok subjektif etkene göre belirlenen bir tazminat türü olup, maddi tazminat gibi miktarı objektif koşullara göre belirlenecek bir tazminat türü olmaması bu nedenlerle alacağın muaccel olması yanında, ihtiyati hacze esas belirli bir miktar olması gerekmesi, bu aşamada manevi tazminat alacağının miktarının hakim tarafından toplanacak deliller, maluliyet oranı gibi hususlara göre belirleneceği, koşullar değiştiğinde yeniden ihtiyati haczin talep edilebilmesinin mümkün olması nedeniyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin ara karar yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davacı vekilinin 21.11.2025 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 106,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Karar tebliği, harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1(f) maddesi gereğince 10.02.2026 tarihinde KESİN olmak üzere tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!