Anahtar kelimeler: Süreç Yaptırmamak Edenin Görüşü Hukukî Direnme Suçlar İstemi Neticesinde Edilebilir
4. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
SUÇLAR
: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER
: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; 5237 sayılı Kanun'un ██████. maddesi uyarınca sanık hakkında hükmedilen hapis cezalarının ertelenemeyeceğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2016 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların sanığın yokluğunda verildiği, kararın 7201 sayılı Kanun'un 1. maddesine uyarınca tebligatın, öncelikle muhatabın beyan ettiği en son adrese aynı Kanun'un 21/1. maddesine göre yapılması, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul ederek, aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca bu adrese yapılmasında zorunluluk bulunmasına rağmen somut olayda; sanığın en son beyan ettiği adresine tebligat çıkarılmaksızın bu adresten farklı olan başka bir adrese tebliğ edildiği ve anılan kanuni düzenlemelere uyulmadan yapılan bu tebligatın usulsüz olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın yöntemince kesinleşmediği ve denetim süresinin işlemeye başlamayacağının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04.10.2018 tarihli ve 2017/8-952 Esas, ████████ Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasının koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün açıklanmasına ilişkin ve Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararlarının hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkûmiyet kararlarının da dava zamanaşımını kesmeyeceği, bu nedenle dava zamanaşımını kesen son işlemin sanığın savunmasının olduğu anlaşıldığından, sanığın 14.03.2016 tarihli savunmasına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.12.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!