Anahtar kelimeler: Satımdan Emrine Ferilerine Durduğunu Ödemediğini İlamsız Faize Satışı Usd Geçtiğini

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil şirketin davalıya 10.01.2025 tarih ve --------- sayılı fatura ile --------- ve gümrük/navlun hizmeti satışı gerçekleştirdiğini, toplam 1.183,92 USD bedelli fatura olduğunu, fatura bedelinin süresinde ödemediğini, bunun üzerine müvekkilin,-------- İcra Dairesi’nin -------- E. sayılı dosyası ile ilamsız haciz yolu ile takibe geçtiğini, davalının ödeme emrine yasal süresi içinde haksız ve dayanaksız şekilde borcun tamamına, faize ve tüm fer’ilerine itiraz ettiğini, bu itiraz neticesinde takibin durduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu gereğince dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulduğunu, -------- dosya numaralı arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşamadığını ve 08.07.2025 tarihli son tutanak düzenlendiğini, davalının itirazının tamamen kötü niyetli olduğunu, ödeme yükümlülüğünü geciktirmekten başka bir amacı bulunmadığını,-------- İcra Dairesi --------- E. sayılı dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın iptalini, takibin kaldığı yerden devamını, davalının haksız itiraz etmiş olduğundan İİK m. 67/2 gereğince alacak miktarı üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafça müvekkil şirket aleyhine yöneltilen ilamsız icra takibi usulüne uygun şekilde başlatılmamış olduğunu, usulsüz takibin iptali gerektiğini, icra takibine yöneltilen itirazın yerinde olduğunu, Türk Borçlar Kanunu madde 99- "Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir.
Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." hükmünü amir olduğunu, bununla birlikte İcra ve İflas Kanunu'nun 58. Maddesine göre alacağın Türk parası ile tutarının takip talebinde gösterilmesi zorunlu olduğunu, aynı zorunluluk İcra ve İflas Kanunu'nun 41. Maddesi ile ilamlı takiplerde çıkartılacak olan icra emri için de geçerli olduğunu, dava konusu icra takibine konu takip talebi ve ödeme emrinde toplam 1.183,92-USD alacağın tahsili istenmiş olup yabancı para alacağının TL karşılığı gösterilmediğini, ilgili takip talebi ve ödeme emrinde yabancı paranın TL karşılığının gösterilmemesi kamu düzeni ile ilgili olan İcra ve İflas Kanunu'nun 58. Maddesi gözetilmek suretiyle yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden, ilgili icra takibi usulsüz olarak yöneltilmiş olup ilgili takibe itiraz yerinde olmakla, huzurdaki davanın öncelikle bu yönden reddi gerektiğini, davaya konu faturaların tebliğine dayalı itiraz süresi başlamamış olduğunu, dava konusu olayda TTK m. 21 kapsamında 8 gün içinde itirazda bulunulmayan faturaların kabul edilmiş sayılacağına dair düzenleme, uygulama alanı bulamayacağını, davacının iddialarını kesinlikle kabul anlamına gelmemekle dava konusu faturalar, müvekkil şirkete usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemiş ve bu nedenle faturalara itiraz süresi başlamadığını, davanın müvekkil şirket yönünden usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE
: Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki ticari hizmet ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.-------- İcra Dairesi --------- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine █████/2025 tarihinde asıl alacak 1.183,92USD nin fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından verilen 7 günlük süre içerisinde itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. TBK'nın 99 uncu maddesinin üçüncü fıkrası; "Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." hükmünü içermektedir. Yine 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ise; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir.Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup, takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır .Eldeki dosyada, hem takip talebinde hem de ödeme emrinde takip konusu borç yabancı para cinsinden belirtilmiş, TL karşılığının gösterilmediği tespit edilmiştir. Bu noksanlık kamu düzenine ilişkin olup, takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmasının gerektiği ve Devletin hükümranlık hakları ile ilgili olduğu, bu haliyle ortada usulen yapılmış bir takip, dolayısıyla dava şartı bulunmadığı, bu eksikliğin tamamlanabilen bir eksiklik olmadığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan gerekçeler kapsamında davanın 6100 sayılı HMK 114/2 ve HMK 115/2 maddeleri gereği usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın 6100 sayılı HMK 114/2 ve HMK 115/2 maddeleri gereği usulden reddine,
2-Alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3- Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı yargılamada vekil ile temsil edildiğinden yürürlükteki AAÜT gereği 41.921,08TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
Dair, Davacı Vekilinin ve Davalı Vekilinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!