Anahtar kelimeler: Faturaya Adana Şirketten İstinaden Marka Aldığını Kesinlik Şartı Eksiklikleri Araç
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ███████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI
: 2025/8 E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Adana 3. Tüketici Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.05.2025 tarihli asıl kararı, davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine 12.06.2025 tarihli ek karar ile kararın davalı bakımından kesin olduğundan temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi asıl karar davacı vekili, ek karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının 11.05.2023 tarihinde davalı şirketten ... marka araç satın aldığını, araç bedelini 11.05.2023 tarihli faturaya istinaden 3.362.852,71 TL ödediğini, satım esnasında aksesuar ve .... Car Care adlı uygulamasını almaya zorlandığını, araç satımı gerçekleştikten bir hafta sonra davacıya, 18.05.2023 tarihli ... Car Care Uygulamaları içerikli 611.050,00 TL bedelli yeni bir fatura gönderildiğini, davacının aracı satın aldıktan sonra bir çok uygulamacı firmaya başvurarak aracına yapılan uygulamanın niteliği ve fiyatı konusunda araştırma yaptığını, netice olarak uygulamanın gerçek fiyatının 20.000,00 TL - 25.000,00 TL civarında olduğu sonucuna ulaşıldığını, bu sonuca ulaşır ulaşmaz davalı yana ... numaralı ve 06.11.2023 tarihli ihtarname ile ayıp ihbarında bulunularak, satış bedelinde ayıp oranında indirim yapılmasını ve yapılan indiriminin ihtarnamenin tebliğinden (Tebliğ Tarihi 09.11.2023) itibaren üç gün içerisinde iade edilmesinin talep edildiğini, davalı yan tarafından söz konusu ihtarnameye herhangi bir cevap verilmediğini, aracın bilirkişi marifeti ile incelendiğinde anlaşılacağı üzere söz konusu uygulamanın, faturadaki fiyata nazaran adi, basit kaldığını, gerçek fiyatından yaklaşık 20 kattan fazla fiyatla faturalandırıldığını tespit edileceğini, iş bu durumun açıkça ayıplı ifa teşkil ettiğini, araca yapılan uygulamanın 611.050,00 TL bedelinde olduğunun kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dava konusu araçta nitelik ve niceliğini etkileyen, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının beklediği faydaları ortadan kaldıran ve önemli ölçüde azaltan maddi, ekonomik ayıp bulunduğunu, davalı şirketin tüketicinin nihai mallara ulaşmasını engelleyici eylemlerde bulunduğunun açık olduğunu, bu eylemleri gerçekleştirirken kanun ve yönetmeliği dolanmak maksadı ile araç bedeli artırılmamış gibi gösterilip araca çeşitli uygulamalar adı altında birtakım aksesuar niteliğinde şeyler eklenerek araç bedelinin artırıldığını, ayrıca davacıya gönderilen ''ENA .... numaralı ve 11.05.2023 tarihli'' ''ENS ... numaralı ve 18.05.2023 tarihli'' faturaların miktarları toplamı 3.973.902,71 TL olduğunu, yapılan ödemeler toplamının ise 4.012.000,00 TL olduğunu, davacı tarafça fazla ödenen kısmın sebepsiz zenginleşme teşkil ettiğini, davalı şirkete gönderilen ihtar ile fazla ödenen bedelin iadesinin de talep edildiğini ileri sürerek, davacının ödemiş olduğu aksesuar bedelinden ayıp oranında indirim yapılarak, indirim bedelinin iadesini ve ayrıca faturalardaki toplam miktardan fazla ödenen kısmın iadesini talep etmiştir. Davacı vekili 17.10.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 587.050,00 TL artırmak suretiyle 625.147,29 TL çıkarmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının imzasını taşıyan virman yazısından da görüleceği üzere araca yapılan aksesuar, cam filmi, boya koruma vs işlemleri için bu hizmeti veren dava dışı 3. kişi ... Otoya ödendiğini, davalı şirketin otomotiv satış ve servis hizmeti verdiğini, aksesuar satış hizmeti vermediğini, araç aksesuar iş ve işlemleri yapmayan davalı şirkete dava açılmasının yasal olmadığını, bu sebeplerle husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davacının aracına aksesuar hizmeti verildiğini ve bu aksesuarların davacı tarafça kullanılmakta ve dava konusu aracın değerini arttırmakta olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu uyarınca, 18.05.2023 tarihli faturada belirtilen ... Car Care uygulamasının araç filmi ve yan kapılarda, ön çamurluklarda ve kaputun seramikle kaplanmasından ibaret olduğu, verilen bu hizmetlerin piyasa rayicinin fatura tarihi itibariyle 24.000,00-TL olduğunu, 611.050,00 TL -24.000,300 TL =587.050,00 TL'nin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği davacı tüketiciye davalı tarafından iade edilmesi gerektiğini, yine bilirkişi raporu uyarınca 17.05.2023, 08.07.20 23... .07.2023 tarihli faturalarda yer alan bedelin kadri marufunda olduğu belirlendiğini, aynı şekilde beş ayrı faturadaki toplam bedelin 3.984.486,32 TL olduğu halde davalıya 4.012.000,00 TL ödeme yaptığı, fazla ödeme yapılan tutarın 27.513,68 TL olduğu, davalının bu oranda sebepsiz zenginleştiği, bilirkişi raporunda her ne kadar fazla ödenen bedel yönünden denkleştirici adalet ilkesi gereğince hesaplama yapılmışsa da davacı vekilinin o yönde bir talebi olmadığından bilirkişi raporundaki bu kısma itibar edilmediği gerekçesiyle; davanın kısmen kabul kısmen reddine, 614.563,68 TL'nin 15.11.2023 tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın, aşırı yararlanma iddiası ile uğranılan zararın tazmini ve fazla yapılan ödemenin iadesi istemine ilişkin olduğu, sözleşmenin taraflarından birinin, gabin hukuksal nedenine dayanarak sözleşmeyle bağlı olmamayı ya da sözleşmenin varlığını korumakla birlikte edimler arasındaki dengesizliğin giderilmesini istemesi halinde; gabinin objektif ve subjektif unsurlarının somut olayda varlığının irdelenmesi gerektiği, aşırı yararlanmadan (gabinden) söz edilebilmesi, objektif unsur olan edimler arasındaki aşırı oransızlık yanında, bir tarafın darda kalma, tecrübesizlik, düşüncesizlik (hafiflik) hallerinin bulunması, diğer yanın ise yararlanmak, sömürmek kastını taşıması biçiminde iki sübjektif unsurun gerçekleşmesine bağlı olduğu, somut olayda, davalı şirketten 11.05.2023 tarihli fatura ile 3.362.852,71 TL'ye araç satın alan davacının, 18.05.2023 tarihli fatura ile araca ... Care Care işlemleri için 611.050,00 TL ödeme yaptığı, davacının, davalı yanın teklifini/icabını kabul ederek sözleşme yaptığı, davacının kişiliği, yaşı, sağlık durumu, toplumdaki yeri, ekonomik gücü gibi subjektif unsurlar itibariyle tecrübesizliği, düşüncesizliği veya zor durumda kalması durumlarının iddia ve ispat edilemediği gözetildiğinde davacı aleyhine aşırı yararlanmadan bahsedilemeyeceği, bu durumda, gabinin subjektif şartları oluşmadığı, diğer taraftan dosyaya sunulan faturalara göre dava konusu araca ilişkin davacının toplam ödenmesi gereken miktarın 3.984.486,32 TL olduğu, banka dekontlarına göre, toplamda 4.012.000,00 TL ödeme yapıldığı, her ne kadar 10.05.2023 tarihli ve 20.000,00 TL miktarlı ödemede dava konusu araca ilişkin olarak yapıldığı açıklaması bulunmasa da, davalı tarafın ödemenin farklı bir borca ilişkin olduğuna dair savunması olmadığı, banka dekontları ve faturaların birlikte değerlendirilmesi neticesinde, Mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere davacı tarafça 27.513,68 TL fazla ödeme yapıldığı anlaşılmış olmakla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve esas bakımından hukuka uygun bulunmadığı gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkememesinin kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında yeniden hüküm kurmak suretiyle, davanın kısmen kabulüyle, 27.513,68 TL fazla ödemenin, 15.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
Bölge Adliye Mahkemesince 12.06.2025 tarihli ek karar ile ile kararın davalı bakımından kesin olduğundan davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş, ek karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; dosya içeriğinde tarafların aşırı yararlanma (gabin) hukuki müessesine değinilmemiş olmasına rağmen Mahkemece 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun'da (6098 sayılı TBK) düzenlenen aşırı yararlanmanın subjektif şartlarının sağlanamadığından bahisle talebin reddine karar verilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı yan tarafından istinaf dilekçesinde gabin hukuki müessesine değinilmemiş olduğunu, davacıya, gerçek bedeli 24.000,00 TL olan hizmetin davalı tarafça 611.050,00 TL karşılığında verilmesinin genel ahlak ve dürüstlük kurallarına ve tüketiciyi korumayı amaçlayan kanunların emredici hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, özel kanun ile ortaya konulan düzenlemelerin genel kanun ile çelişmesi durumunda özel kanun hükümlerinin uygulanacağını, satıcılar tarafından otomobil satımı yanında fahiş fiyatlarda ek ürünleri almayı zorunlu tutmak suretiyle, araç fiyatları artırılmamış gibi gösterilmekte ise de almaya zorladıkları ek ürünler neticesinde fahiş fiyatla satım konusunda amaçlarına ulaşarak tüketicileri mağdur ettiklerini, Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun ek 1/3. maddesi ile "Üretici, tedarikçi ve perakende işletmelerin fahiş fiyat artışına yönelik denetim ve incelemelerde bulunmak, idari para cezası uygulamak ve her türlü tedbiri almak amacıyla" Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu oluşturulduğunu, bu kurulun piyasada oluşan arz talep dengesini bozucu eylemleri, fahiş fiyat artışı ve stokçuluk uygulamalarını engellemek amacıyla kurulmuş olduğunu, bahse konu düzenlemelerin tüketicinin korunmasını amaçlayan özel nitelikte düzenlemeler olduğunu, tüketici hukukunun genel ilkelerinden tüketicinin ekonomik çıkarlarının korunması ilkesi dikkate alındığında satıcının tüketiciye sattığı yahut sunmuş olduğu hizmet bedelinde fahiş fiyat artışında bulunamayacağını, ahlak ve dürüstlük kurallarına aykırı nitelikte ve kamu düzeni ihlali teşkil eden dava konusu faturalandırma bedelinin davacıya iadesini talep ettiklerini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili; davanın tamamen reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının davalı şirketten hiçbir hak ve alacağı olmadığını, davanın süresi içinde açılmadığını, davanın görevli Mahkemede açılmadığını, davacı taleplerinin dürüstlük kurallarına ve hakkaniyet gereklerine aykırı olduğunu, davacının aracı ihtirazi kayıt koymadan aldığını ve kullanmaya devam ettiğini, davacı tarafın iddia olunan hizmetleri aldığını kabul ettiğini ve bu hususta kendisinden yazılı belge alındığını, araç aksesuar iş ve işlemleri yapmayan, davalı şirkete dava açılmasının yasal olmadığını, husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacının talebinin kabulü halinde sebepsiz zenginleşeceğini, davacının aracına aksesuar hizmeti verildiğini ve aracın değerini arttırdığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının davalı şirketten satın aldığı araca yapılan uygulamalara ilişkin düzenlenen fatura bedelinin fahiş olduğu iddiasına dayalı alacak ve düzenlenen faturalara istinaden fazla ödeme yapıldığı iddiasıyla alacak istemine ilişkindir.
1. Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez.
Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanunun 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352/1. maddesinin (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre, hüküm altına alınan ve davalı vekilince temyize konu edilen toplam miktar 27.513,68 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Temyiz dilekçesinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen 12.06.2025 ek karar, yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu 12.06.2025 tarihli ek kararın onanması gerektiği değerlendirilmiştir.
2. Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin incelemesinde, davalı şirkete ithafen, satın alınan araca ilişkin 3.992,000,00 TL araç bedeli haricinde, oto koruma ürünleri ile aksesuar detayları bildirilerek (... car care) yapılan uygulamalarına ilişkin bedellerin karşılıklı olarak kararlaştırılmış olduğuna dair davacının imza altına aldığı 11.05.2023 tarihli dilekçeye, 6098 sayılı Kanunun 28. maddesindeki aşırı yararlanmanın subjektif şartlarının oluşmamasına göre, 12.09.2024 havale tarihli bilirkişi raporuyla, aracın teknik ve mekanik aksamında, araca yapılan uygulamalarda ve uygulamaların yapımında da ayıptan söz edilemeyeceğinin tespiti karşısında, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 11. maddesinin uygulanmasının mümkün olmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 12.06.2025 tarihli ek kararın ONANMASINA,
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!