Anahtar kelimeler: Murisndan Çaykara Babası Samsun İntikal Miras Mahallesinde Payı Kesinlik Şartı

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Çaykara Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; ...Mahallesinde bulunan 2 16... , 2 36... , 4, 8, 9 parsel sayılı taşınmazların davacının babası muris..................ndan intikal ettiğini ve taşınmazlarda davacının da hak sahibi olduğunu belirterek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında davacı adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar ... ve müşterekleri vekili; dava konusu taşınmazların rızai taksim sonucunda davalılara intikal ettiğini, taksimden beri herkesin kendi yerini kullandığını, kadastro tespitinin de buna göre yapıldığını, davacının sadece kendisine ait yerler olduğunu, o yerleri kullandığını ve o yerlere ilişkin tarımsal destekleme geliri bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesinin 18.07.2019 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazların muristen intikalen geldiği, bu taşınmazların murisin sağlığında yaptığı paylaşım ile davalıların payına isabet ettiği, davacının payına da 2 16... parsel ve 2 36... parsel sayılı dava dışı taşınmazların düştüğü ve davacının payına düşen o taşınmazlara ilişkin aldığı tarımsal destek gözönünde tutularak murisi tarafından yapılan taksimi bildiği ve payına düşen taşınmazları bu şekilde kullanmak suretiyle murisi tarafından yapılan taksime muvafakat ettiği/itirazının olmadığı yönündeki iradesinin var olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili ve davalılar vekili istinaf yoluna başvurmuştur. Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin 18.09.2020 tarih ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla yapılan araştırmanın eksik olduğu belirtilmiş, mahallinde yeniden keşif yapılarak yerel bilirkişi ve tanıklardan, öncesinde tarafların ortak mirasbırakanı ... 'a ait olan çekişmeli taşınmazları murisin sağlığında davalılara bağışlayıp bağışlamadığı, bağışlamış ise bağışlamanın hangi tarihte olduğu, taşınmazların zilyetliğini de bağışladığı mirasçısı oğluna devredip etmediği, bağışlama tarihinden itibaren taşınmazları kimin kullandığı, taşınmazlar üzerinde mirasbırakanın bağışlama tarihinden sonra kullanımı varsa bu kullanımın niteliğinin ne olduğu, murisin terekeden gelen başka taşınmazları bulunup bulunmadığı, var ise bu taşınmazların mirasbırakan ... adına mı yoksa mirasçıları adına mı tespit edildiği, mirasçıları adına tespit edilmiş ise dayanağı hukuki sebebin ne olduğu, bir başka deyişle murisin diğer mirasçıları adına da taşınmaz bağışlanıp bağışlanmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı somut bilgi alınması gereğine değinilmiş; kabule göre de davalılar lehine davacının miras payının değeri üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının isabetsiz olduğu açıklanarak İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılmış, dosya Mahkemesine gönderilmiştir.Gönderme kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; muristen kalan taşınmazların kadastro döneminde tapulama işleminde ortak murisin hayatta olduğu, taşınmazları çocukları arasında paylaştırdığı ve bu paylaşıma göre arazilerin kullanıldığı, davacı adına 2 16... parsel ile 2 36... parsel sayılı taşınmazların babasından intikal ederek kadastro döneminde adına tapulandığı, davalı tanığı ............. beyanlarından; murisin sağlığında taşınmazı davalılara bağışlayıp ve zilyetliğini devrettiği, bu tarihten sonra da davalıların zilyetliğinde kaldığı ve bu şekilde taşınmazların kök murisin terekesinden çıktığının anlaşıldığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz NedenleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının dava konusu taşınmazlarda miras hakkı bulunmasına rağmen kadastro sırasında davalıların taşınmazları kendi adlarına kaydettirmiş olmaları nedeniyle hakkı olan kısımları mülkiyetine geçiremediğini, taşınmazların muristen intikal ettiği hususunda ihtilaf bulunmadığını, davalıların taksim iddialarını ispat edemediklerini, olayda davalıların iddia ettikleri gibi bir rızai taksimin söz konusu olmadığını, davacının muristen kendisine kalan taşınmaza ilişkin Devlet desteği alıyor olmasının mal paylaşımını göstermediğini, davacı adına kayıtlı olan taşınmazların değerinin dava konusu taşınmazlardan düşük olduğunu, davacının mirastan hak ettiği oranı almak istediğini, haksız gerçekleşen paylaşımı davacının kendi hakkı oranında almak istediğini, dava konusu taşınmazları murisin ölene kadar kendisinin kullandığını, dava konusu taşınmazların elektrik aboneliklerinin davacı adına olduğunu, taşınmazlarda geçerli bir bağış bulunmadığını, dava konusu taşınmazların davalıların zilyetliğinde olmadığını, zilyetliği devredilmeyen bir taşınmazların davalılara tespit edilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Kadastro sonucunda; ............... mahallesinde bulunan 2 16... , 2 36... , 4, 8, 9 parsel sayılı taşınmazlar eşit hisselerle ............ ve ... adlarına kayıtlanmıştır.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.