Anahtar kelimeler: Eczanesinin Mesul Aksaray Teminine Yazısıyla İlaç İmzalamak Cevabi Müdürü Konya
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ███████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Konya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin ... Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, ilaç teminine ilişkin sözleşme imzalamak için 01.03.2023 tarihinde davalı Kuruma başvuruda bulunduğunu, davalı Kurumun 06.03.2023 tarihli cevabi yazısıyla sözleşme yapma talebinin uygun bulunmadığının bildirildiğini, müvekkili hakkında Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamada ████████ E., ████████ K. sayılı karar ile hükmün açıklamnmasının geri bırakılmasına dair verilen kararın kesinleştiğini, Kurumun sözleşme yapmama konusunda takdir hakkının bulunmadığını ileri sürerek; davalı Kurumca sözleşme yapmama şeklinde yaratılan muarazanın giderilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacı hakkında Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ███████ E. sayılı dosyasında yapılan yargılamada mahkumiyetine karar verildiğini, karara istinaden Aksaray Valiliği oluru ile Aksaray İl Sağlık Müdürlüğünce davacıya ait eczane ruhsatının iptal edildiğini ve eczanesinin kapatıldığını, sözleşmenin uygun bulunmadığına ilişkin Kurum işleminde hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının sözleşme yapmamasına gerekçe gösterdiği hususların kanun ve Protokol hükümleri kapsamında sözleşme yapma engeli olarak kabul edilmediği, davalının sözleşme yapmama yönündeki davranışının haklı ve hukuka uygun olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle; davanın kabulüne, taraflar arasındaki muarazanın meni ile davacı ile davalı Kurum arasında sözleşme yapılmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davacı hakkında verilen mahkumiyet ve meslekten men kararları uyarınca müvekkili Kurum tarafından sözleşme talebinin uygun bulunmadığına ilişkin verilen kararda sözleşme ve mevzuata aykırılık bulunmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol hükümleri uyarınca davalı Kurumun davacı eczacı ile sözleşme yapmaması şeklinde yöneltildiği ileri sürülen muarazanın meni istemine ilişkindir.
2020 yılı Eczane Protokolü'nün (7.1.) maddesi; "Kurumla eczane arasında bu protokol esaslarına göre her yılın Ekim ayında sözleşme yenilenir. Kurum ile ... arasında yapılacak ek protokol veya protokollerle düzenleme yapılması halinde, sözleşmeli eczacı bu düzenlemelere uymakla yükümlüdür. Kurum, Protokol hükümlerini kabul eden ve başvuru formunu getiren eczacı ile (feshi gerektirecek hususlar nedeniyle sözleşmeleri feshedilenlerin fesih süreleri boyunca ve muvazaalı olarak açıldığı kanıtlanan eczaneler hariç) sözleşme yapar."
(6.3.) maddesi ise; "Bu Protokol hükümleri ile ilgili olarak hakkında suç duyurusunda bulunulan ve açılan kamu davası sonucunda ceza mahkemesi tarafından beraat kararı verilen eczacının beraat kararından sonra talebi halinde sözleşme yapılır." şeklinde düzenlenmiştir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223. maddesinin ikinci fıkrasında beraat kararının;
a) Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması,
b) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması,
c) Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması,
d) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması,
e) Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hallerinde verileceği, hüküm altına alınmıştır.
Aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise, işlenen fiilin suç olma özelliğini devam ettirmesine rağmen;
a) Etkin pişmanlık,
b) Şahsî cezasızlık sebebinin varlığı,
c) Karşılıklı hakaret,
d) İşlenen fiilin haksızlık içeriğinin azlığı dolayısıyla, faile ceza verilmemesi hallerinde, ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceği düzenlenmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı eczacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan dolayı açılan ceza davası sonucunda, Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.12.2022 tarihli kararıyla; davacıya isnat edilen maddi eylemlerin sabit olduğu, yapılan yargılamada davacının suçlamaları kabul ettiği, sanığın ... Silahlı Terör Örgütü Aksaray İli ... eczacı yapılanmasında yer aldığı, bayan eczacı yapılanmasında ''istişare'' ve ''sohbet'' adı altında 2 adet toplantı grubunun oluşturulduğu, davacının tam manasıyla terör örgütünün hiyerarşisinde bulunan ve örgüt ideolojisini benimseyenlerin yer aldığı istişare grubu ve sohbet adı verilen örgütsel toplantılara katıldığı, Bank ... kurtarılmasına yönelik destek amacıyla para yatırılması hususunda sohbet hocaları tarafından telkinde bulunulduğu ve davacının bu doğrultuda hesabına para yatırdığı, dava dışı sohbet hocasına burs, bağış ve himmet adı altında düzenli olarak para verdiği, davacının örgüt içinden gelen talimat doğrultusunda finansal destek sağlamak adına Banka ... çeşitli tarihlerde para yatırdığı, bu haliyle örgüte mali açıdan destek verdiği, davacının örgüt hiyerarşisinde bulunduğu, faaliyetlerinin yoğunluğu, sürekliliği ve çeşitliliği dikkate alındığında Yargıtay uygulamaları gereği aranmakta olan örgüt üyeliği şartlarını taşıdığı gerekçesiyle; davacının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314/2 maddesi uyarınca cezalandırılmasına, davacının etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediği ve soruşturma aşamasında örgüt hiyerarşisinde bulunan örgütsel toplantı ve diğer faaliyetlere katılanlarla ilgili bilgi vermiş olduğu dikkate alınarak, hakkında aynı Kanunun 221/4 maddesinin uygulandığı ve sonuç olarak 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı, davacı hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, söz konusu kararın 16.12.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davalı Kurum, Protokol'ün yukarıda yer verilen maddeleri uyarınca, Protokol hükümleri ile ilgili olarak hakkında açılan kamu davası sonucunda ancak ceza mahkemesi tarafından hakkında beraat kararı verilen eczacının, işbu Protokol hükümlerini kabul etmesi ve başvuru formunu sunması halinde sözleşme yapmaktan kaçınamayacaktır. Ne var ki, davacı eczacı hakkında ceza mahkemesince beraat kararı verilmemiş, her ne kadar uzun süre silahlı terör örgütü içerisinde bulunduğu, örgüt yöneticileri tarafından verilen görevleri tartışmaksızın ve sorgulamaksızın yerine getirdiği, emir ve talimatlara uyduğu, bu yönüyle örgüt iradesini kendi iradesinin önüne ve üstüne koyduğu tespit edilmiş ise de, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmasına ilişkin yasal koşullar oluştuğundan, 52 37... sayılı Kanun hükümleri uyarınca hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Bu itibarla, davalı Kurumun davacı eczacı ile sözleşme yapmama şeklinde tezahür eden davranışının haklı nedene dayandığı anlaşılmaktadır. (Dairemizin 28.04.2025 tarihli ve █████████ E., █████████ K. sayılı ilamı da aynı yöndedir).
Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; davalı Kurumun, davacı ile sözleşme yapmamasının haklı bir nedene dayandığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!