Anahtar kelimeler: Sakarya İftira Dolduğu İtirazda Şüpheli Adalet Evrakı Diş Görüşü Hakimliği

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI
: ██████████ D.İşSUÇ
: İftiraİNCELEME KONUSUKARAR
: Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılan itirazın reddiKANUN YARARINABOZMA YOLUNABAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıSakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 30.10.2024 tarihli kararı ile şüpheli hakkında iftira suçundan, 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığı kararının verildiği, bu karara şikayetçinin itirazda bulunması üzerine Sakarya 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 31.01.2025 tarihli kararı ile kararın usul ve kanuna uygun olduğundan itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 27.05.2025 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.06.2025 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;“Dosya kapsamına göre, adı geçen şüphelinin muhtelif suçlardan Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılaması sonunda, anılan Mahkemenin 10.03.2016 tarihli ve ███████ esas, ████████ sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiği, şüphelinin Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak görev yapan müşteki ... ile aynı Mahkemenin üye hakimleri ... ve ...'in, "Fetö/Pdy yasa dışı terör örgütü ile iltisaklı" olduğuna dair █████/2016 tarihinde CİMER'e suç isnadında bulunmasını takiben, 08.09.2016 tarihinde de Ulusal bir televizyon kanalında yine anılan Mahkeme başkanı ve üye hakimlere yönelik iftira niteliğinde beyanlarda bulunduğu iddialarına ilişkin olarak;Müştekilerin 17.05.2016 tarihinde CİMER aracılığıyla kendilerine yönelik ithamlarda bulunduğunu iddia ederek adı geçen şüpheli hakkında iftira suçundan Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmaları üzerine, yapılan soruşturma evresi sonunda inceleme dışı Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca 18.12.2019 tarihli ve ██████████ soruşturma, ██████████ sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, anılan karara karşı yapılan itirazın da mercii Sakarya 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 02.06.2020 tarihli ve ████████ değişik iş sayılı kararı ile reddedildiği,Mercii Sakarya 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 02.06.2020 tarihli tarihli kararının, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 07.04.20 21... 52-105-54-15270- 2020-Kyb sayısıyla talepte bulunulması üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 20.02.2023 tarihli ve ██████████ esas, ████████ karar sayılı ilamıyla kanun yararına bozulmasın takiben, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 02.05.2023 tarihli ve ██████████ soruşturma, █████████ esas sayılı sayılı iddianamesiyle sanık ...'in 17.05.2016 tarihli iftira eylemine ilişkin olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 267/1 ve 43/2 maddesi yollamasıyla 43/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Sakarya 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ████████ esasına kayden kamu davası açıldığı,Anılan yargılama esnasında müşteki ...'in talebi üzerine, şüphelinin 08.09.2016 tarihinde televizyon kanalında yayınlanan programda da atılı iftira suçunu yeniden işlediğinden bahisle Sakarya 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10.10.2024 tarihli ve ████████ esas sayılı yazısı ile suç duyurusunda bulunulmasını takiben yürütülen soruşturma neticesinde, 08.09.2016 tarihinde işlendiği iddia edilen iftira suçuna ilişkin olarak 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı süresinin 08.09.2024 tarihinde dolduğundan bahisle, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca 30.10.2024 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,Şüphelinin eylemine uyan iftira suçu için Kanun'da öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu, şüphelinin Sakarya 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyasına konu 17.05.2016 iftira eylemi ile Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 30.10.2024 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına konu 08.09.2016 tarihli eyleminin her ikisinin de Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 02.05.2023 tarihli ve ██████████ soruşturma, █████████ esas sayılı sayılı iddianamesinden önce işlenmesi ve bu itibarla iki eylem arasında hukuki kesinti oluşmaması nedeniyle, bahse konu iftira iddialarının zincirleme suç kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu haliyle 17.05.2016 tarihli ilk eylemine ilişkin olarak 02.05.2023 tarihinde iddianame düzenlenerek anılan Kanun'un 67/2-c maddesi uyarınca dava zamanaşımı süresinin kesildiği nazara alındığında, zincirleme suça konu 08.09.2016 tarihli eylemine ilişkin 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı gözetilmeden, itirazın bu yönüyle kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE1. Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyası ile yargılanıp 10.03.2016 tarihli kararı ile cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları ile mahkumiyetine karar verilen şüphelinin, 17.05.2016 tarihinde CİMER'e sunduğu dilekçesinde, Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin başkanı ... ve üyeleri ... ile ... hakkında FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantılarının olabileceğine dair şüpheler bulunduğunu, söz konusu dava dosyasında dinlenmesine karar verilen tanıklar varken ara kararlardan vazgeçilip aniden yargılamanın bitirilerek hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğunu, hakkında mahkumiyet hükmü kuran hakimlerin FETÖ/PDY terör örgütü dosyasında şüpheli olan emniyet mensupları ile ilişkisi olduğundan şüphelendiğini belirterek gerekli tahkikatın yapılması talebi üzerine şikayet dilekçesinde adı geçen başkan ve üyelerin Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğu, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2019 tarihli kararı ile şüphelinin kesin bir bilgi iddiasıyla hareket etmediği, şüphe üzerine başvuruda bulunduğu, alınan ifadesinde ve 17.05.2016 tarihinde CİMER'e yazdığı dilekçesinde yargılama aşamasında gerçekleşen gelişmeler nedeniyle kendisinde şüphe uyandığını açıkça belirttiği, bu itibarla şüphelinin müştekilere iftira kastıyla hareket etmediği, bu kasıtla hareket ettiğini gösterir somut bir delilin dosyaya yansımadığı belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, şikayetçi ...'in itirazı üzerine Sakarya 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 02.06.2020 tarihli kararı ile etkin soruşturma yürütülerek delillerin toplandığı, suçun unsurlarının değerlendirilerek verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek itirazın reddine karar verildiği, bu kararın "şüphelinin, hakkında görülen davanın hakimleri olan müştekilerin, aleyhine karar vermeleri sebebiyle, terör örgütü ile irtibatlı olduklarını belirterek başkaca hiçbir somut delille desteklenmeyen şikayetinden ibaret eylemine ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin mahkemesince yapılması gerektiği gözetilmeden, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi" nedeniyle kanun yararına bozulması talebinde bulunulduğu, Dairemizin 20.02.2023 tarihli ve ██████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile "şüphelinin, hakkında görülen davanın hakimleri olan şikayetçilerin FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı olduklarını belirterek başkaca hiçbir somut delille desteklenmeyen 17.05.2016 tarihinde Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezine ihbarda bulunma şeklindeki eylemine ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin mahkemesince yapılması gerektiği gözetilmeden, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu" gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, bozma kararı üzerine Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 02.05.2023 tarihli iddianamesi ile şüpheli hakkında 5237 sayılı Kanun'un 267/1, 43/2. maddesi delaletiyle 43/1. maddeleri uyarınca Sakarya 5. Asliye Ceza Mahkemesine dava açıldığı ve halen ████████ Esas sırasında dava dosyasının derdest olduğu, yargılama devam ederken şikayetçi ...'in 26.05.20 23... .09.2024 tarihli dilekçeleri ile şüphelinin 08.09.2016 tarihinde bir televizyon kanalında şahsını hedef alır şekilde FETÖ'cü olduğu algısını uyandıracak haksız suçlamalarını sürdürdüğünü belirttiği, şikayetçinin dilekçeleri ile ilgili olarak Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 30.10.2024 tarihli kararı ile şüpheli hakkında iftira suçundan, 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığı kararının verildiği, bu karara şikayetçinin itirazda bulunması üzerine Sakarya 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 31.01.2025 tarihli kararı ile kararın usul ve yasaya uygun olduğundan itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir.2. 5237 sayılı Kanun'un "Dava zamanaşımı" başlıklı 66. maddesinin birinci fıkrasının inceleme konusu ile ilgili olan (e) bendi;"(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;...(e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,Geçmesiyle düşer....Aynı Kanun'un 67. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan dördüncü fıkrası;"(4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar."Şeklinde düzenlenmiştir. Şüphelinin yargılamaya konu 5237 sayılı Kanun'un 267/1. maddesinde düzenlenen iftira suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; şüphelinin 17.05.2016 tarihinde CİMER üzerinden ve 08.09.2016 tarihinde ise bir televizyon programı aracılığıyla gerçekleştirdiği eylemlerinin, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 02.05.2023 tarihli iddianamesinden önce olduğu, iki eylem arasında hukuki kesintinin oluşmadığı, söz konusu iftira iddialarının zincirleme suç kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu haliyle de 17.05.2016 tarihli eylemine ilişkin olarak düzenlenen 02.05.2023 tarihli iddianame ile 5237 sayılı Kanun'un 67/2-c maddesi uyarınca dava zamanaşımının kesildiği nazara alındığında, zincirleme suç kapsamında 08.09.2016 tarihli eylemine ilişkin olarak da 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleşmediği gözetilerek atılı suçun unsurları yönünden değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.III. KARAR1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. Sakarya 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 31.01.2025 tarihli ve ██████████ değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2025 tarihinde karar verildi.