Anahtar kelimeler: Kaçınamayacağını Eczane Eczacı İstemli Yapmaktan Ruhsatının Açma Yapmak Kuruma İzmir

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteminin nitelikten reddine, temyiz incelemesinin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;I. DAVADavacı vekili; eczacı olan müvekkilinin davalı Kuruma sözleşme yapmak üzere yaptığı başvurunun reddedildiğini, müvekkilinin yargılandığı ceza dosyasında hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğini, davalı Kurumun sözleşme yapmaktan kaçınamayacağını, müvekkilinin eczane açma ve işletme ruhsatının bulunduğunu belirterek, davalı Kurumun sözleşme yapmayarak yarattığı muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; davacı hakkında ... silahlı terör örgütü kapsamında yapılan soruşturmaya istinaden açılan davada Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.03.2022 tarihli ve ███████ E., ████████ K. sayılı kararıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemin mevzuat, SUT ve protokol hükümlerine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı Kurumun hakkında yürütülen ceza dosyası göz önünde bulundurularak sözleşme serbestisi kapsamında davacı ile sözleşmenin yenilenmesi talebini usulüne uygun şekilde reddettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokolün "Cezai Şart ve Feshe İlişkin Genel Hükümler" başlıklı (6.3.) maddesine göre, hakkında kamu davası açılan ve beraat eden eczacılar ile talebi halinde sözleşme yapılabileceği, davacı hakkında açılan kamu davasının beraat ile sonuçlanmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; davalı Kurum işleminin keyfi olduğunu, Anayasa'nın kanun önünde eşitlik ilkesine, ayrımcılık yasağına, çalışma hürriyetine, özel hayata saygı hakkını ihlal ettiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Gerekçe ve DeğerlendirmeUyuşmazlık; Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol hükümleri uyarınca davalı Kurumun davacı ile sözleşme yapmaması şeklinde yaratıldığı ileri sürülen muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.2020 yılı Eczane Protokolü'nün (7.1.) maddesi; "Kurumla eczane arasında bu protokol esaslarına göre her yılın Ekim ayında sözleşme yenilenir. Kurum ile TEB arasında yapılacak ek protokol veya protokollerle düzenleme yapılması halinde, sözleşmeli eczacı bu düzenlemelere uymakla yükümlüdür. Kurum, Protokol hükümlerini kabul eden ve başvuru formunu getiren eczacı ile (feshi gerektirecek hususlar nedeniyle sözleşmeleri feshedilenlerin fesih süreleri boyunca ve muvazaalı olarak açıldığı kanıtlanan eczaneler hariç) sözleşme yapar.",(6.3.) maddesi ise; "Bu Protokol hükümleri ile ilgili olarak hakkında suç duyurusunda bulunulan ve açılan kamu davası sonucunda ceza mahkemesi tarafından beraat kararı verilen eczacının beraat kararından sonra talebi halinde sözleşme yapılır." şeklinde düzenlenmiştir.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2 maddesinde beraat kararının;a) Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması,b) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması,c) Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması,d) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması,e) Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hallerinde verileceği, hüküm altına alınmıştır.Aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise, işlenen fiilin suç olma özelliğini devam ettirmesine rağmen;a) Etkin pişmanlık,b) Şahsî cezasızlık sebebinin varlığı,c) Karşılıklı hakaret,d) İşlenen fiilin haksızlık içeriğinin azlığı dolayısıyla, faile ceza verilmemesi hallerinde, ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceği düzenlenmiştir.Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı eczacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan dolayı açılan ceza davası sonucunda, davacının Manisa ili ... ilçesinde ikamet ettiği ve eczacılık yaptığı, kendi beyanlarından ve aşamalarda alınan beyanlardan lise ve üniversite eğitimi aldığı dönem örgüte ait evlerde kaldığı, örgüte mensup kişilerle çeşitli görüşmeler yaptığı, kendi adına kayıtlı GSM hatları üzerinden bylock kullandığı, davacının kendi beyanlarında da örgüte ait bylock programını kullandığını ikrar ettiği, aşamalarda alınan beyanlarına ve tanık anlatımına göre örgütte bir dönem ev ablalığı yaptığı, süreklilik çeşitlilik ve yoğunluk gösteren örgütsel faaliyetler içerisinde yer almak suretiyle ... silahlı terör örgütü içerisinde yer aldığının anlaşıldığı, davacının eylemine uyan üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçu sübut bulduğundan örgüt içerisinde bir dönem ev ablalığı yapan sanığın eylemini uygun düşen 5237 sayılı TCK'nın 314/2 maddesi uyarınca cezalandırılmasına, davacının etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemesi ve soruşturma aşamasında örgüt hiyerarşisinde bulunan örgütsel toplantı ve diğer faaliyetlere katılanlarla ilgili bilgi vermiş olduğu olduğundan hakkında TCK'nın 221/4 maddesinin uygulanmasına ve 1 yıl 8 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, davacı hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, söz konusu kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davalı Kurum, Protokol'ün yukarıda yer verilen maddeleri uyarınca, Protokol hükümleri ile ilgili olarak hakkında açılan kamu davası sonucunda ceza mahkemesi tarafından hakkında beraat kararı verilen eczacının, işbu Protokol hükümlerini kabul etmesi ve başvuru formunu sunması halinde sözleşme yapmaktan kaçınamayacaktır.Ne var ki, davacı eczacı hakkında ceza mahkemesince beraat kararı verilmemiş, her ne kadar uzun süre silahlı terör örgütü içerisinde bulunduğu, örgüt yöneticileri tarafından verilen görevleri tartışmaksızın ve sorgulamaksızın yerine getirdiği, emir ve talimatlara uyduğu, bu yönüyle örgüt iradesini kendi iradesinin önüne ve üstüne koyduğu tespit edilmiş ise de, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmasına ilişkin yasal koşullar oluştuğundan, 52 37... sayılı Kanun hükümleri uyarınca hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. (Dairemizin 28.04.2025 tarihli ve █████████ E., █████████ K. sayılı ilamı da aynı yöndedir.)Bu itibarla, davalı Kurumun davacı eczacı ile sözleşme yapmama şeklinde tezahür eden davranışının haklı nedene dayandığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.01.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.