Anahtar kelimeler: Gününün İstekli Geldiler Bittiği Usuli Salı Davetiye Günde Konya Sözlü
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usuli eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.10.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalı ... ve vekilleri Avukat ... ve temyiz edilen davacı vekili Avukat .......... geldiler, süresinde verilen ve kayıt olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen asil ve vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; davalı kayınbabası ... ile ortak iş yaptıkları dönemde işleri yürütmesi amacıyla davalıya vekaletname verdiğini, aralarında çıkan husumet nedeniyle vekaletten azlettiğini, ancak davalı tarafından azle rağmen maliki olduğu 21 87... parselde bulunan 1, 6 ve 7 nolu bağımsız bölümlerin diğer davalı eşi .........'ye devredildiğini, bu devir işleminden haberdar edilmediği gibi herhangi bir ödeme de yapılmadığını, davalıların azledilen vekaleti kötüye kullanarak taşınmazlarını elinden aldıklarını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmazsa taşınmaz değeri kadar zararın davalıdan yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; azilname ve dava dilekçesi tebliğinin davalı ...’nin okuma-yazma bilmediğinden usulsüz yapıldığını, davayı ve azli 11.01.2021 öğrendiğini, yapılan işlemlerim geçerli olduğunu, temlikte kullanılan vekaletten azlin söz konusu olmadığını, taşınmazların davalı ...’e ait olup emaneten davacı adına tescil edildiğini, 2016 yılında taşınmazların istenilmesi üzerine davacının, oturduğu daireyi vermeyeceğini diğerlerini vereceğini beyan ettiğini, davalının vermek istemediğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; devrin bedelsiz olduğu, kayıt malikinin iyiniyetli olmadığı, inançlı işlem savunmasına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; inanç sözleşmesinin ispatlanamadığı, devir nedeniyle ödeme yapılmadığı, temlik alanın vekilin eşi olduğu, davacının iradesine aykırı işlem yapıldığı gerekçesiyle 6100 HMK'nın 353/(1).b.1. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçelerinde; yargılama sırasında beyan edilmesine rağmen bulunamayan sözleşmenin araştırmalar sonucu bulunduğunu, sözleşmede vekaletname verilmesinin açıklandığı, taşınmazın emaneten davacıda olduğunun da taşınmazı devralmasında sorun olmadığını, hesap verme yükümlüğün ortadan kalktığını, davacı belgeyi gizlediğinden HMK 145. madde kapsamında kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; davacı ... .......’in maliki olduğu 21 87... parsel sayılı taşınmazda bulunan 1, 6 ve 7 nolu bağımsız bölümlerin....... Noterliğinin 25.02.20 10... yevmiye numaralı T.C hudutlarındaki adına kayıtlı taşınmazların satış yetkisini de içeren vekaletname ile kayınpederi vekil davalı ... tarafından diğer davalı kayınvalidesi .........'ye satış suretiyle 04.12.2018 tarihinde temlik edildiği, aynı akitte dava dışı 1 nolu bağımsız bölümün de dava dışı ...’e devredildiği, davacının davalı ...’ ........ Noterliğinin 07.09.20 17... yevmiye numaralı azilname ile “Tarih ve yevmiye numarası ile Noterliğini hatırlayamadığım vekaletnamelerle sizi vekil tayin etmiştim. Şimdi ise gördüğüm lüzum üzerine sizi bu günden itibaren vekaletlerdeki ve tüm yetkilerden azlettim...” tüm vekaletnamelerden azlettiği, azilnamenin muhatap çarşıda olduğundan bahisle eşi ... imzasına 12.09.2018 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle davalı vekil ..........in ....... Noterliğinin 07.09.20 17... yevmiye numaralı azilname ile vekaletnamelerle verilen tüm yetkilerden azledildiği, azilnamenin okur-yazar olmadığı belirtilen davalı ... tarafından 12.09.2018 tarihinde imza atmak suretiyle tebliğ alınmasının usulsüz olduğu belirtilmiş ise de dosyada dinlenen davacının kızı olan tanık...nin davalı ...’in vekaletnamenin iptal edildiğini öğrendiğinde davacıyı aradığını ve tehdit ettiğini, sonrasında taşınmazları diğer davalıya devrettiğini beyan ettiği, davalıların oğlu olan tanık ...’ın ise davacının vekaletnamelerden birini iptal etmesi üzerine babasının diğer vekaletname ile taşınmazları devrettiğini belirttiği, taraflar arasında çok yakın akrabalık ilişkisi olduğu da görülmekle davalıların azilden haberdar oldukları, davanın kabulüne karar verilmesi bu gerekçe ve sonucu itibariyle de doğru olduğundan, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Ancak, harç hususu kamu düzenine ilişkin olup re'sen gözetilmesi gerekmektedir. Dava konusu taşınmazların dava tarihi itibariyle keşfen saptan değeri 1.400.000,00 TL olup bu değer üzerinden karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken dava tarihi hatalı olarak belirlenen ilk rapordaki değer üzerinden daha az karar ve ilam harcı alınması isabetli değildir.
Ne var ki, değinilen hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
Re'sen yapılan inceleme neticesinde, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm kısmının 2. bendinin hükümden çıkarılarak yerine “Alınması gereken 95.634,00 TL harçtan peşin alınan ve tamamlanan toplam 14.826,40 TL’nin mahsubu ile 80.807,60 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine’ye gelir kaydına” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davalılara iadesine,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca temyiz eden davalılar vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!