Anahtar kelimeler: Maçka Devrettiğini Kaçırma Mirasbırakan Trabzon Oğlu Niyetli Düşük Doğurmaması İyi
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Maçka Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; mirasbırakan ...ün maliki olduğu 14 04... parsel (eski 1 30... parsel) sayılı taşınmazı mirasçılarından mal kaçırma amacıyla çok düşük bedelle davalı oğlu ...'e devrettiğini, sonrasında davalı ...'ın bu devir işleminin aleyhine sonuç doğurmaması amacıyla taşınmazı oğlu ...'e devrettiğini, taşınmaz bedelinin ödenmediğini, davalı ...'nın iyi niyetli olmadığını ileri sürerek taşınmazın tapusunun iptali ile miras payı oranında davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın kadastro tespitinin 2003 yılında kesinleştiğini ve miras bırakanın 2002 yılında öldüğünü, davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını, taşınmazın hiçbir zaman miras bırakan adına kayıtlı olmadığını ve esasen ...'ün baba tarafından intikal eden tapulu taşınmazı olduğunu, mirasbırakan ...ün sözlü olarak kendisine verilen taşınmazı davalı ...'e kendisine yıllarca yaptığı maddi yardım ve hastalık dönemlerinde ilgilenmesi nedeniyle minnet duygusuna binaen verdiğini ve zilyetliğini devrettiğini, bu hususta kardeşlerinden bir kısmının ileride hak talep etmeyeceklerine dair belge düzenlediklerini, miras bırakana ait tapulu bir başka taşınmazın mirasçılarına intikal ettiğini, davalı ...'ün ticari borçlarının ... tarafından ödenmesi nedeniyle taşınmazın davalı ...'ya devredildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın muris muvazaasına dayalı olduğu, tapulu taşınmaz yönünden mirasbırakanın kadastro tespitinden önce ölmesi hariç muvazaa iddiasına dayalı davaların herhangi bir zamanaşımına ve hak sürücü süreye tabi olmaksızın her zaman açılabileceği, taşınmazın 1980 yılında devredildiği, kadastro tespitinin 28.01.2023 tarihinde kesinleştiği, mirasbırakanın tespitin kesinleşmesinden önce 23.03.2002 tarihinde öldüğü, davanın açıldığı 25.04.2023 tarihinde 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın mirasbırakan ...ten intikal eden miras payına yönelik olarak dava açtığı, taşınmazın mirasbırakanın terekesine göre üçüncü kişi konumunda olan davalı ... adına kayıtlı olduğu, terekeye göre 3. kişiye karşı miras payına yönelik olarak tapu iptali ve tescil talebinde bulunulamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; muris muvazaasına yönelik iddianın araştırılmadığını, delillerin toplanmadığını, ...'ün kötü niyetli olduğunu ve terekeye karşı 3. kişi konumunda olmadığını, muris muvazaasına dayalı davanın zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi olmadığını, miras bırakanın kadastro tespitinin kesinleştiği tarihten önce ancak kadastrodan tespit tarihinden sonra öldüğünü, HMK'nın 125. maddesi uyarınca davalı ... yönünden tazminat talebiyle davaya devam edilip edilmeyeceği hususunda mahkemece süre verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine istemine ilişkindir.
1. Dosyanın incelenmesinden; miras bırakan ...ün 23.03.2002 tarihinde ölümüyle mirasçıları olan eşi ..., davacı çocuğu ........., davalı çocuğu .......... ve dava dışı çocukları ......................'ı terkettiği, davalı ...'ün davalı ...'ın oğlu olduğu, davaya konu 14 04... parsel sayılı taşınmazın geldisi olan 1 30... parsel sayılı taşınmazın evvelce bir bütün olarak 05.08.19 80... sıra ve Mayıs 13 27... sıra nolu tapu kayıt maliklerine aitken 1940 yılında haricen ve rızaen 5 parçaya ifraz edildiği, ifrazen oluşan 1 30... parselin müstakilen ............kızı ... hissesine isabet ettiği, ...'nin 1960 yılında haricen ve rızaen ... oğulları ..., ...lere satarak zilyetliğini devrettiği, bunların da 1970 yılında haricen ve rızaen ...e satarak zilyetliğini devrettiği, zilyet ...ün de 1980 yılında haricen ve rızaen ...'e satarak zilyetliğini devrettiği belirtilerek 12.01.2000 tarihinde ... adına tespit edildiği, kadastro tespitinin 29.01.2003 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın 25.07.2016 tarihinde davalı ...'e satıldığı ve 11.11.2021 tarihinde kesinleşen 22/a çalışması nedeniyle 14 04... parsel numarasını aldığı, davanın 25.04.2023 tarihinde mirasbırakan ...'den ............'a yapılan devrin mal kaçırma amacıyla muvazaalı olduğu iddiasına dayalı olarak açıldığı anlaşılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesince terekeye göre üçüncü kişi konumunda olan davalıya karşı miras payına yönelik açılan davanın dinlenemeyeceği gerekçesiyle davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ise de bilindiği üzere, mirasbırakanın ölüm tarihi itibariyle terekesi elbirliği mülkiyetine tabidir. Ehliyetsizlik, hile, vekâlet görevinin kötüye kullanılması gibi davalarda terekeyi temsil eden tüm mirasçıların bir arada hareket etmek suretiyle davayı birlikte açmaları, ayrıca, mirasçılardan birisinin terekeye iade şeklinde dava açması halinde de tüm mirasçıların muvafakatlarının sağlanması, aksi takdirde terekenin atanacak temsilci marifetiyle davada temsil edilmesi ve yürütülmesi gerekmekte ise de mülkiyet hakkına ilişkin olarak terekeye karşı yapılan haksız fiil niteliğindeki muris muvazaası ve elatmanın önlenmesi gibi davalarda böyle bir gereklilik bulunmamaktadır. Dolayısıyla Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi yerinde değildir.
Somut olayda; davaya konu taşınmaz kadastro tespitinden önce 1980 yılında davalı ...'a devredilmiş, mirasbırakan ... ............ ise kadastro tespit tarihi olan 12.01.2000 tarihinden sonra, kadastro tespitinin kesinleşme tarihi olan 29.01.2003 tarihinden önce 23.03.2002 tarihinde vefat etmiştir. O halde tespitin miras bırakanın kadastro tespitinden sonra ölmesi nedeniyle muris muvazaasına dayalı dava açma hakkının davacılar yönünden kadastro tespitinden sonra doğduğu nazara alındığında, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin somut olayda uygulama olanağı bulunmamaktadır.
Ne var ki; davaya konu devir işleminin kadastrodan önce yapılmış olduğu, davaya konu taşınmazın edinme sebebinde taşınmazın geldisi olan 1 30... parsel sayılı taşınmazın evvelce bir bütün olarak 05.08.19 80... sıra ve Mayıs 13 27... sıra nolu tapu kayıtları kapsamında olduğu belirtilmiş ise de devamında yapılan ifraz ve harici satışlar nedeniyle zilyetliğinin mirasbırakan ...e devredildiği ve mirasbırakanın da taşınmazı haricen ve rızaen davalı ...'e satarak zilyetliğini devrettiği belirtildiğine göre mirasbırakan tarafından davalı ...'e resmi şekilde kayden devredilen bir tapu kaydı bulunmamaktadır.
Hâl böyle olunca; Mahkemece davaya konu haricen devir ve zilyetliğin teslimi işleminin 01.04.19 74... /2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulması isabetsiz ise de verilen karar netice itibarıyla doğru olduğundan hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!