Anahtar kelimeler: Esaskarar Düştüğünü Yazildiği Rücuen Katip Müracaat İşçiye Adana Kalmak Ödemesi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINAT.C.ADANA2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████HAKİM
: ...KATİP
: ...DAVACI
: ...VEKİLİ
: ...DAVALI
: ...VEKİLİ
: ...DAVA
: Tazminat (Rücuen Tazminat)DAVA TARİHİ
: 13.10.2021KARAR TARİHİ
: 10.05.2023GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: ...Davacı tarafından açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;DAVANIN ÖZETİDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı işçi tarafından işçilik alacaklarının tahsili için müvekkili kuruma müracaat edildiğini ve dava dışı işçi ile yapılan anlaşma sonucu işçilik alacaklarının işçiye müvekkili kurum tarafından ödendiğini, davalı şirketler nezdinde çalışan dava dışı işçi ... için 13.01.2020 tarihinde 16.429,79-TL tazminat ödemesi yapıldığını, davalının sorumluluğuna 5.108,59-TL düştüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla müvekkili şirketin davalı şirketten olan alacağı olan şimdilik 5.108,59-TL'nin rücuen tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.SAVUNMANIN ÖZETİDavalı vekili mahkememize sunmuş olduğu dilekçesinde, öncelikle açılan işbu davanın müvekkili şirketin taraf sıfatını haiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, dava dışı işçinin esasen davacı kurumun işçisi olduğunu, davacı kurum tarafından işe alındığını, emir ve talimat verilerek çalıştırıldığını ve çıkarıldığını, dava dışı işçinin müvekkil şirketin işçisi olmadığını, davacı kurumun işçisi olduğunun ortada olduğu, bu açıdan davanın husumet yokluğu nedeniyle müvekkili şirket yönünden reddedilmesi gerektiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, hizmet alım sözleşmesi gereğince dava dışı işçi için yapılan ödemenin taraflar arasındaki sözleşmeye göre davalı alt işverenlere rücu talebine ilişkindir.Davacı kurum tarafından dosyaya sunulan davalı şirketlerle yapılan sözleşmeler, ihale sözleşmeleri, şartnameler, banka dekontları ve Sgk kaydı mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.Bilirkişi ...'e ait 20.06.2022 tarihli raporunda; dava dışı işçi ... ile ilgili olarak davacı kurum ve bağlı alt işverenler nezdinde yapılan çalışmasüreleri karşılığı olarak yapılan Kıdem Tazminatı hesaplaması sonucunda;¸Tabloda yazılı tutarların Rücuen Tazmininin talep edilebileceği,dosya arasında davalılardan dava öncesi rücu talebine ilişkin tebliğ evrakı bulunmaması nedeniyle faizbaşlangıç tarihinin dava tarihi olabileceği, faiz türü hususunda takdirin sayın mahkemede olduğu yönünde rapor sunulmuştur.Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.Yıllık izinler kullanılmadığı takdirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatili ücreti, UBGT, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir (Yargıtay Hukuk 15.Dairesi'nin 31.05.2021 Tarih ve █████████ E.-█████████ K.).Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; dava dışı işçi ... 'nın 14.12.2016, 03.05.2017 ila 04.05.2017 ve 31.03.2018 tarihleri arasında davalı alt iş verenin ihale dönemleri kapsamında çalıştığı, dava konusu olayda davacı ile davalı arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenlerin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak 4857 sayılı İş Kanunu 2/6. maddesinden kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenlerle birlikte müteselsilen sorumludur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise İş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği, bilirkişi tarafından kök raporda dava dışı işçi ... ile ilgili olarak davacı kurum ve bağlı alt işveren nezdinde yapılan çalışma süreleri karşılığı olarak yapılan kıdem tazminatı hesaplamasında 5.151,22-TL rücuen tazmininin olduğu, davalıdan dava öncesi rücu talebine ilişkin tebliğ evrakı bulunmaması nedeniyle faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olacağı kabul edilerek davanın kabuli ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Davanın kabulü ile;1-5.151,22-TL'nin dava tarihi olan 12.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 351,88-TL den peşin alınan 87,25-TL harcın mahsubu ile bakiye 264,63-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-AAÜT gereğince hesaplanan 5.151,22-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,4-Davacının yapmış olduğu 1.154,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,5-Ara buluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı kanuna göre davalıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına,6-Davacı tarafından yatırılan 87,25-TL peşin harç ve 59,30-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 146,55-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,7-Fazla yatan avans var ise Adalet Bakanlığı HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, karar kesinleştikten sonra talep sahibine elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise PTT aracılığı ile adreste ödemeli gönderilmesine, (gönderme masrafının avanstan karşılanmasına ),Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı KESİN açık olmak üzere karar verildi. █████/2023Katip ...e- imzalıdırHakim ...e- imzalıdır