Anahtar kelimeler: Tvyi Kargodan Eticaret Firmayı Online Mağazası Platformu Platformdan Çağırdığını Kurulum

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: 2024/
KARAR NO
: 2026/
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
: Av.
DAVALI
:
VEKİLLERİ
: Av.
Av.
DAVA
: Tazminat (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin internet üzerinden e-ticaret platformu ... adresinde ... Tic. ünvanlı online mağazası bulunduğunu, burada ağırlıklı olarak elektronik ürünler sattığını, bu platformdan sattığı ... ... marka televizyonu alıcı ... isimli kişiye davalı ... Kargo firmasının ... takip nolu gönderisi ile gönderdiğini, alıcının kargodan TV’yi teslim aldığını, kurulum için 11.05.2023 günü yetkili firmayı çağırdığını, ... ünvanlı yetkili servisin TV’lerde nakliye sırasında oluşan darbelerden kaynaklı hasarlar sebebiyle kurulumu yapamadığını, uyuşmazlık konusu televizyonun hasarlı ve kullanılmaz şekilde müvekkiline iade edildiğini, akabinde davalı şirketin ... Kargo Sevisine yapılan başvuruda televizyonun güncel bedelini tazmin etmesini talep ettiklerini, davalı şirketin bu talebi kabul etmediğini, bunun üzerine ... Başkanlığı'na 22.11.2023 tarihinde verdikleri dilekçe ile öncelikle kullanılmaz hale gelen televizyonun TKHK m.11/ç maddesi gereği ayıpsız misliyle değiştirilmesi; bu mümkün olmadığı takdirde televizyonun o tarihteki güncel değerinin ödenmesini talep ettiklerini, ancak ... İlçe ... Başkanlığının davacı müvekkilinin ticari faaliyet gösterdiği ve tacir olduğunu bu nedenle dosyanın ticari olduğu gerekçesiyle görevsizlik nedeniyle başvurunun reddine karar verildiğini, davalı kargo şirketinin taşıma sözleşmesindeki edimini kusurlu ifa ettiğini ve taşınan malın kullanılmaz hale gelmesine sebep olduğunu, bu hususu kendileri tarafından da kabul edilen bir durum olup 11.05.2023 tarihli hasar tutanağı ile sabit olduğunu, dava öncesi dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinin yürütüldüğünü ve 2023/... nolu arabuluculuk dosyasındaki sürecin anlaşamama ile sonuçlandığını, söz konusu TV'nin davalı kargo firması tarafından ... adresinde hasarlı olarak teslim edildiğini, sözleşmenin ifa yerinin ... olduğunu, açıklanan nedenlerle ve fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davalının 34.000 TL TV bedelini dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont avans faiziyle birlikte müvekkiline ödemesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun md. 6 hükmüne göre huzurdaki davada davalının yerleşim yeri Mahkemesi olan ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının ... sitesinde mağazası bulunduğunu, ... isimli bir şahsa televizyon sattığını, ... kodlu gönderi ile kargoya verdiğini, kargonun alıcısına hasarlı ulaştığını ve kırıldığı iddiası kargonun iade edildiğini beyan ettiğini ve 34.000,00 TL tazminat bedelinin ödenmesi talebinde bulunduğunu, ancak davacının hasara, hasarın taşıma esnasında oluştuğuna ve onarım bedeline ilişkin delil niteliğinde bilgi veya belge sunmaksızın afaki bedel ile tazmin talep ettiğini, ... isimli şahıs tarafından müvekkili şirkete taşımaya verilen ... kodlu gönderinin taşımasının sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilerek 15.05.2023 tarihinde ... Ticaret adresinde sağlıklı bir şekilde teslim edildiğini, davacının ... isimli bir müşterisine televizyon sattığını ve ... kodlu gönderi ile televizyonu kargoya verdiğini beyan ettiğini, ancak ilgili gönderinin ... tarafından ... Ticaret'e gönderilen bir gönderi olmakla birlikte davacı iddiaları ile gönderi bilgilerinin uyuşmadığını, davacının öncelikle taşıma konusu gönderinin hangi gönderi olduğunu ispat etmesi gerektiğini, bir an için davacının gönderiyi daha önce ...'e gönderdiği ve gönderinin ... tarafından davacıya iade edildiği düşünülse dahi müvekkili şirket kayıtlarında yapılan araştırmada davacı tarafından ... veya ...'e gönderilmiş herhangi bir gönderinin tespit edilemediğini, tüm bunlar gözetildiğinde davacının taşımayı belgelendiremediğini, başka bir kargo firması aracılığıyla ürünü müşterisine gönderdiğinin anlaşıldığını, iddia edilen hasarın müvekkili şirketin taşıma hizmetinden kaynaklanmadığının açık olup ispatlanamayan davanın reddi gerektiğini, ... kodlu gönderinin hasarlandığı iddiası değerlendirilmeye alınsa dahi müvekkili şirkete teslim edilen kargoların geçtikleri tüm birimlerde kontrol edildiğini, ambalajında herhangi bir olumsuzluk gözlendiğinde ve hasar tespit edilmesi halinde tutanak düzenlendiğini, bu konuda kargonun geçtiği aktarma merkezlerinin ve şube kayıtlarının incelendiğini, ancak herhangi bir hasar tespit formuna da rastlanmadığını, müvekkili şirket tarafından verilen taşıma hizmeti nedeniyle gönderi muhteviyatının hasar gördüğünün kabulünün ancak dış ambalajının zarar görmesi halinde mümkün olduğunu, davacının gönderi içeriğindeki ürünün hasarlandığını beyan etse de alıcının gönderiyi inceleyip gönderinin veya dış ambalajının hasarlı olduğuna ilişkin teslim esnasında veya sonrasında herhangi bir beyanda bulunmadığını, bu konuda da herhangi bir durum tespit tutanağı düzenlenmediğini, dolayısıyla iddia edilen hasarın taşıma esnasında oluşup oluşmadığı hususu ispat edilmeden müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, mevcut durumda söz konusu gönderi muhteviyatı ürünün göndericisi tarafından sağlam, ezik bulunmaksızın taşınmak üzere teslim edildiği, yeterli koruyucu ambalajlamanın yapıldığı, alıcı tarafından teslim alındıktan sonra herhangi bir şekilde hasarlanmadığı hususlarının belgelenmesi gerektiğini, zira kargo ambalajının yetersiz olması ve dış ambalajda hiçbir hasar olmamasına rağmen meydana geldiği iddia edilen hasarların taşıma sebebiyle oluştuğunun düşünülemeyeceğini, dolayısıyla söz konusu hasarın ve bu hasarın taşımadan kaynaklandığının ispatı gerekmekte olup müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirkete TTK 889'a uygun olarak yapılmış bir ihbar olmayıp, bu halde kargonun sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği sonucunun ortaya çıktığını, müvekkilinin kanuna ve mevzuata uygun bir şekilde ürünün teslimatını gerçekleştirmiş olup kayıtlarında hiçbir hasar tutanağı bulunmadığını, bu nedenle davacının afaki iddiasının ancak yazılı delil ile mümkün olabileceğini, kargo alıcısına ihtirazi kayıtsız bir şekilde teslim edildikten sonra akıbeti belirli olmayıp, alıcı uhdesinde gerçekleşen hasarlardan ya da kargonun iade sürecinde bir başka taşıyıcı firma ile gerçekleşen taşıma işinden müvekkili şirketin sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını, teslimatın sağlıklı yapıldığı kanunen belirlenen kriterlerle de sabit iken davacının sorumlu tutulmaya çalışılmasının kabul edilmediğini, ambalaj sorumluluğunun gönderici tarafta olduğunu, hiçbir surette kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için gönderinin taşıma esnasında hasarlandığı düşünülse dahi ambalajlama işleminin kural olarak gönderenin hâkimiyetinde ve dolayısıyla sorumluluk sahasında gerçekleştirilen bir işlem olduğunu, gönderenin bu işlemi taşınacak olan eşyanın sonraki süreçlerde taşıyıcıya zarar vermesini önleyecek şekilde eksiksiz ve ayıpsız bir şekilde gerçekleştirmekle yükümlü olduğunu, ambalajlamanın taşınacak olan eşyanın onu dış etkilere karşı korumak ve ilgili eşyanın dışarıya tesirini önlemek amacıyla kap ve zarf gibi araçların içine konulmasını veya sarılmasını ifade ettiğini, bu gerekliliği sağlamayan diğer bir ifadeyle taşınan eşyanın ambalajından akmasına, sızmasına, taşmasına, ya da eşyanın kırılmasına, dökülmesine veya herhangi bir şekilde hasara veya zıyaa maruz kalmasına ya da yol açmasına neden olacak ambalajlamanın yetersiz bir ambalajlama olacağını, ne tür bir ambalajlamanın yeterli olacağı sorusunun cevabının elbette izafi olacağını ve ambalajlanacak eşyaya, eşyanın taşınacağı güzergâha, taşıma süresine ve hava koşulları gibi değişkenlere bağlı olarak değişiklik göstereceğini, bu çerçevede gönderenin eşyayı zıya ve hasardan koruyacak ve taşıyıcıya zarar vermeyecek şekilde belirtilen değişkenleri de göz önünde bulundurarak ambalajlamak ile yükümlü olduğunu, bu noktada "Yetersiz" ifadesinin "ayıplı" ambalajlama da dâhil olmak üzere ambalajlamanın hiç ya da gereğince yapılmamış olması durumlarının tamamını kapsadığını, Türk Ticaret Kanunu (TTK) md. 862'nin ''Eşyanın niteliği, kararlaştırılan taşıma dikkate alındığında, ambalaj yapılmasını gerektiriyorsa, gönderen, eşyayı zıya ve hasardan koruyacak ve taşıyıcıya zarar vermeyecek şekilde ambalajlamak zorundadır.'' hükmüne havi olduğunu, TTK 878. maddesinde taşıyıcının hasar ve zıyadan mesul olmayacağı hallerin sayılmış olup; TTK md. 878'in ''(f1) Zıya, hasar veya teslimdeki gecikme, aşağıdaki hâllerden birine bağlanabiliyorsa taşıyıcı sorumluluktan kurtulur: b) Gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlama. (f2) Herhangi bir zararın hâl ve şartlara göre birinci fıkrada öngörülen bir sebebe bağlanmasının muhtemel bulunduğu durumlarda, o zararın bu sebepten ileri geldiği varsayılır.'' şeklinde olduğunu, anılan hükümden görüleceği üzere hasarın yetersiz ambalajdan kaynaklanması halinde taşıyıcının sorumlu olmayacağının açıkça belirtildiğini, ilgili maddenin 2. fıkrasında da Kanun koyucu bir Karinenin getirmiş olup zararın ambalaj yetersizliğine bağlanmasının muhtemel olduğu hallerde zararın bu sebepten ileri geldiğinin varsayıldığını, ambalajlama sorumluluğunun göndericide olduğundan davacının bu yöndeki taleplerinin reddi gerektiğini, taşımaya verilen gönderi içeriği kayıtlarında davacının belirttiği detayları içermediğini, dolayısıyla kargo içeriğinde bulunduğu iddia edilen gönderinin nevi hakkında hiçbir detay bilginin mevcut değilken salt davacı beyanlarına itibar edilmesinin hakkaniyete uygun olmayacağını, öte yandan bu durumla bağlantılı olarak da ürün bedelinin ürüne ait hak sahipliğini ispat eder belge de ibraz edilemediğinden davacının afaki beyanları ile müvekkili şirket aleyhine kurulacak hükmün hukuka da aykırılık teşkil edeceğini, müvekkili şirketin kanunda belirlenen limitle sınırlı olarak sorumlu olduğunu, TTK 880 hükmünde hasardan taşıyıcının mesul olduğu hallerde tazminatın nasıl tayin edileceğinin belirtildiğini, eşyada davacının da belirttiği üzere hasarın mevcut olup tamamen zayi olmadığına göre taşıyıcının yalnızca eşyada meydana gelen değer kaybını ödemekle mükellef olduğunu, tamir masraflarının değer kaybını karşılayacağının karine olarak kabul edildiğini, davacının eşya değerinin tazminini istemekte olup tamir edilebilecek eşyalarda bu talebin mümkün olmadığını, Yeni Türk Ticaret Kanununun Uluslararası Sözleşmelerdeki sorumluluk prensiplerine paralel olarak sorumluluk rejimini yeniden düzenlediğini ve köklü değişiklikler yapıldığını, bu kapsamda taşıyıcının tazminat sorumluluğuna bir sınırlama getirildiğini , yani taşıyıcının belirtilen usulle saptanacak zarardan ancak belli bir limit dahilinde mesul tutulabileceğini, zararın eğer bu limiti aşıyorsa aşan kısmın ödenmeyeceğini, 6100 sayılı Türk Ticaret Kanunun Sorumluluk sınırı başlıklı 882. maddede tazminatın tamamının değil belli bir limit dahilinde üst sınırın ödeneceğinin kabul edildiğini, özel çekme hakkının Türk Lirasına çevrilirken eşyanın taşıyıcıya teslimi tarihindeki TCMB kurların esas alınacağını, kanun koyucunun getirmiş olduğu bu sınırlamanın sebebinin taşıyıcıların yüksek sorumlulukları nedeni ile aşırı tazminat ödeme riski ile karşı karşıya kalmamaları olduğunu, zira taşıma işinin yapısı itibariyle sorumluluk rizikosunun yüksek olduğu bir alan olduğunu, bu yüksek riziko dolayısıyla taşıyıcıları tam sorumluluk hükümlerine tabi tutmak taşıma ücretlerinin yüksek olmasına, bu da taşınan eşyaların maliyetine yansımasına neden olacağını, bu durumun serbest piyasa ekonomisine ters bir durum olduğu gibi bu işin de yapılamaz hale gelmesine neden olacağını, TTK’nın 886/1 maddesinde ise sorumluluğu sınırlama hakkının istisnalarının düzenlendiğini, buna göre zarara kasten veya pervasızca sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcının bu hükümden yararlanamayacağının açıkça ifade edildiğini, ancak kanun koyucu maddede geçen ''pervasızca ve zararın gerçekleşebileceği bilinciyle hareket'' ibaresinin tek bir kavram olarak değerlendirilmesini ve kasta eşit bir kusur olarak yorumlanmasını gerektiğini de belirttiğini, burada kastedilenin davacıya karşı bilerek işlenen kötü niyetli hareket olduğunu, ancak müvekkili şirketin taşıma yapmak gibi olumlu bir amaca hizmet ettiği ve karşılığında ücret hak ettiği düşünüldüğünde somut vakıada kastının bulunmadığının aşikâr olduğunu, izah edilen bu sebeplerle kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sınırlı sorumluluk esaslarından faydalanabilmesi gerektiğini, arz ve izah olunan nedenler davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, kargo taşımacılığı sırasında hasar gördüğü iddia olunan taşımaya konu emtianın zararın tazmini talebine ilişkindir. Davacı taraf, internet üzerinden e-ticaret platformu ... adresinde ... Ticaret ünvanlı online mağazasından sattığı ... ... marka televizyonu (█████/2024 tarihli beyan dilekçesi ile ... olarak belirtilen) kişiye davalı kargo firmasının ( █████/2025 tarihli dilekçe ile ... takip numarası olarak belirtilen) gönderisi ile gönderdiğini, alıcının kargodan TV’yi teslim aldığını, kurulum için 11.05.2023 günü yetkili firmayı çağırdığını, ... ünvanlı yetkili servis TV’lerde nakliye sırasında oluşan darbelerden kaynaklı hasarlar sebebiyle kurulumu yapamadığını, televizyonun hasarlı ve kullanılmaz şekilde iade edildiğini belirterek zararın tazminini talep etmiştir.TTK 875/1.maddesi uyarınca taşıyıcı eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek sürede eşyanın ziyaından hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.Mahkememizce, ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak dava dosyası, ibraz edilen deliller ile tarafların iddia ve savunmaları kapsamında, dayaya konu televizyon üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak 6102 sayılı TTK'nin 855. maddesi uyarınca davalı tarafın eyleminin kast veya pervasızca bir davranışta gerçekleşip gerçekleşmediği, 6102 sayılı TTK'nin 886. maddesi uyarınca davalının sorumluluk sınırlamalarından yararlanıp yararlanamayacağı, davalının sınırlı sorumluluğa tabi olduğunun belirlenmesi halinde ise, TTK'nin 880. maddesine göre davaya konu emtianın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre tazminat tutarı hesaplanıp, TTK'nin 882. maddesi uyarınca taşıyıcının üst sorumluluk sınırı tespit edilerek davacının alacağı konusunda rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda yapılan keşif sonrası bilirkişinin █████/2025 tarihli raporunu ve █████/2025 tarihli ek raporunu dosyaya ibraz ettiği görülmüştür.Alınana bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; taşımaya konu gönderi kayıtlarında;... kodlu gönderinin █████/2023 tarihinde davalı kargo firmasınca kabul işlemi yapıldığı ve █████/2023 tarihinde herhangi bir ihtirazı kayıt olmadan teslim edildiği, █████/2023 tarihinde kurulum için gelen ... Servis Tic. Ltd. Şti. Yetkilisi tarafından tutulan "Üründe ... Elektronik Ticaret A.Ş. firması ve ... yetkili servisin sorumluluğu dışında, nakliyesi veya stoklanması esnasında aldığı darbeden/ darbelerden dolayı üründe hasar/ hasarlar meydana gelmiştir. " şeklinde tutanak tutularak, ürün kurulumu yapılmadan kutusuna yeniden yerleştirilerek müşteriye teslim edildiği anlaşılmaktadır.TTK md. 889- “(1) Eşyanın zıyaı veya hasara uğramış olduğu açıkça görülüyorsa, gönderen veya gönderilen en geç teslim anına kadar zıyaı veya hasarı bildirmezlerse, eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği varsayılır. Bildirimde, zararın gerekli açıklıkla belirtilmesi ve nitelendirilmesi şarttır. (2) Birinci fıkradaki karine, zıya veya hasarın açıkça görünmemesi ve eşyanın tesliminden sonra yedi gün içinde bildirilmemesi halinde de geçerlidir" düzenlenmiş olup, dosya kapsamına göre eşyanın kargo tarafından alıcısına teslimatı esnasında, ambalajında herhangi bir hasar olduğuna dair alıcı huzurunda, imzası alınarak tutulmuş bir tutanak bulunmayıp, davalı kargo şirketi tarafından teslimatın ambalaj hasarsız şekilde teslim edildiği, ayrıca davaya konu ürün üzerinde yapılan keşif alınan bilirkişi raporuna göre de, dava konusu televizyonda ekranın plastik türevi ön koruyucu plakasının kırık olmadığının görülmesi sebebiyle yarı iletken aktif panelde görülen hasarın kutusu dışına çıkarılırken yada çıkarıldığında ekranının aşırı şiddette bir basıya yada darbeye maruz kalması sonucu oluşmuş olabileceği, eşyanın üretici tesisinden hareket ile davalı tarafın gönderim yapan birimine ulaşıncaya kadar da pek çok kez elleçleme, transfer, sevkiyat/taşımaya maruz kaldığı, ambalajda hasar oluşumuna sebebiyet vermeyen bu darbenin, davalının taşıma süreçlerinde mi daha önceki taşıma süreçlerinde mi oluşmuş olabileceğinin tespit edilmesinin mümkün olmadığının tespiti karşısında davaya konu gönderinin taşıma sırasında hasara uğradığı dosya kapsamı itibariyle sübut bulmadığı, bu haliyle davalı taşıyıcının sorululuğunun söz edilemeyeceğinden, Mahkememizce davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE ,
2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 580,64-TL harcın mahsubu ile bakiye 151,36-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 800,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre belirlenen 34.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!