Anahtar kelimeler: Kavuşmasını Esaskarar Kayseri Cari İlamsız Yazim Taşıma Katip Bakırköy Takibi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:...Esas - ...
T.C.KAYSERİ1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ...KARAR NO
: ...HAKİM
: ...KATİP
: ...DAVACI
:...VEKİLİ
: Av. ...DAVALI
: ...VEKİLİ
: Av....DAVA
: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ
: ...KARAR TARİHİ
: ...KARAR YAZIM TARİHİ
:...Mahkememize açılan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan yargılaması sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin alacağının tahsili amacıyla Bakırköy 15. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden borçlu hakkında cari hesap alacağına dayanarak ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun yaptığı yetki itirazı üzerine dosyanın İstanbul 3. İcra Dairesine gönderilerek ... esas sırasına kaydının yapıldığını, davalı tarafın yaptığı itirazların müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla yapıldığını, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden bir sonuç alamadıklarından bahisle davanın kabulü ile davalının haksız ve mesnetsiz itirazlarının iptali ile İstanbul 3. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasının takip tarihi itibariyle işleyecek avans faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde: davacı şirketin talep ettiği alacağın taşıyıcının sözleşme ile üzerine aldığı yükümlülüğü gereği gibi ifa ettiği takdirde hak edeceği miktar olduğunu, davacı tarafın sözleşmeye uygun hareket etmediğini, takibe konu alacağın yasal dayanağının bulunmadığını, müvekkilinin sattığı malın müşterisine geç ulaşması neticesinde müşterinin malı kabul etmediğini ve müvekkili firmanın hem maddi hem manevi zarara uğradığını, sözleşmeye uygun davranmayan davacı şirketin söz konusu alacağa hak kazanmadığından bahisle haksız ve yersiz davanın reddine, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:İstanbul 3. İcra Müdürlüğü'nün...esas sayılı dosyasının uyap kayıtları, tarafların ticari defter kayıtları, arabuluculuk son tutanağı, vergi dairesi kayıtları ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.İstanbul 3. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında: alacaklının ...i Anonim Şirketi, borçlunun ... İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, 14.561,13-TL toplam alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinden talimat yoluyla alınan █████/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda: davacı ... Anonim Şirketi'nin 2023 yılı ticari defterler yönünden borç-alacak ilişkisinin tespiti ve tutarının belirlenmesi noktasında, tüm yasal defterlerinin (tarafımızca yapılan yerinde inceleme işlemi ile) ve █████/2023 tarihli sözleşme, cari hesaplar, BA/BS Formları, alım, satım faturaları ile diğer belgeler üzerinden yapılan sınırlı tetkik, inceleme, değerlendirme ve yapılan tespitler sonucunda; ...i Anonim Şirketi'nin, takip borçlusu olan ...İhracat Sanayi ve Ticaret. Ltd. Şti. ile arasında 2023 yılında ticari ilişkilerinin mevcut olduğu, taraflar arasında Türk Ticaret Kanunu'nun 89. maddesi kapsamında cari hesap ilişkisinin mevcudiyetinin olduğu, davacı firmanın (... Servisi Anonim Şirketi'nin), davalı firmadan dava açılış tarihi olan 25 Kasım 2024 tarihi itibari ile 14.490,13-TL'lik ticari alacağının mevcut bulunduğu, davacının davalıdan alacaklı olduğu, icra takibi kaynaklı bu alacağa şüpheli ticari alacak karşılığı ayrıldığı ve defterlere kayıtlı olduğu, davacı firmanın, davalı firmadan 25 Kasım 2024 tarihi itibari ile 14.490,13-TL lik ticari alacağı için açılmış olan davalar nedeni ile (icra takibi yapıldığından) alacak tutarlarının tamamı için 128-Şüpheli Ticari Alacaklar hesabına aktarımının yapıldığı, mahkemenin davaya konu taşıma hizmetini gecikmeli teslimat olarak teslim edildiği kanaatine varması ve bu durumu takdir etmesi hallerinde; davacı taşıyıcıya, CMR Taşımacının Sorumluluğu Madde 23/5'e göre taşıma ücretini geçmemek üzere (14.490,13-TL'yi) tazminat yükletilebileceği ile CMR Konvansiyonunun IV. Bölüm/Taşımacının Sorumluluğu madde 27'ye göre ise davalı hak sahibinin ödenecek tazminat için yıllık %5 faiz isteyebileceği, işlenmiş bu faiz tutarının ise (14.490,13-TL x 0,05) 724,51-TL'ye tekabül edeceği, bu durumun bir sonucu olarak ise davacının dava konusu alacağını talep edemeyeceği, tersi durumda ise; mahkemenin eşyanın makul sürede taşındığı ve teslim edildiği veya CMR'nin 17. maddesi kapsamına göre taşıyıcının sorumlu görülmemesi halleri ve/veya gecikmenin önlenmesine olanak bulunmayan olay(lar)dan kaynaklanması kanaatine varması ve takdir etmesi hallerinde ise; davacı taşıyıcının sorumluluğu ol(a)mayacağı, bu durumun bir sonucu olarak ise, davacının dava konusu 14.490,13-TL'lik alacağını/taşıma ücretini talep edebileceği görüş ve kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.█████/2025 tarihli bilirkişi raporunda: davalıya ait ticari defter ve kayıtların incelenmesi neticesinde; ticari defterlerin usulüne uygun tutulmadığı, bu nedenle sahibi lehine delil olarak gösterilemeyeceği, davacı ile davalı arasındaki alacak borç ilişkisinde davalı Nice4 Home İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin davacı ... Servisi Anonim Şirketi'ne █████/2023 tarih ve ... numaralı 14.490,13-TL tutarlı fatura karşılığı olarak 14.490,13-TL borçlu olduğu yönünde görüş bildirmiştir.YARGILAMA VE GEREKÇE
:Dava, cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219, 223). İcra dosyasında itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edildiğine ilişkin bir belge bulunmadığı gibi, eldeki davanın bir yıllık yasal süre içinde kısmi dava olarak açıldığı anlaşılmıştır.Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur.HMK’nun "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. maddesi;"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir.7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi" ibaresi "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirilmiştir.Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nun 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK'nun 222/1). Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanununa göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK'nun 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK'nun 222/4). Ticari defterler usulüne uygun tutulsun tutulmasın aleyhe olan kayıtlar delil olur (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin, █████/2009 gün ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı).Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ... Servisi A.Ş tarafından davalı ...İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine İstanbul 3. İcra Dairesi'nin 2... Esas sayılı icra takip dosyası üzerinden 14.490,13 asıl alacak ve 71,00-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 14.561,13-TL alacak talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, alacaklının yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde eldeki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.Davalı vekili cevap dilekçesinde taşıma işleminin anlaşmaya aykırı şekilde 3 ay gibi bir sürede yapıldığını, bunun üzerine müşterinin kargoyu iade ettiğini, bundan dolayı zarar gördüklerini, oysa taşımanın minimum 1 maksimum 2 gün içerisinde yapılması gerektiğini, davacı sözleşmeye aykırı davranmadığı için ödemenin yapılmadığını savunmuştur.Mahkememizin taraf ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Davacı ticari defterlerinin yerinde incelenmesini için talep etmiş, bu hususta mahal mahkemesine talimat yazılmıştır. Mali müşavir ve taşıma bilirkişisinden oluşturulan bilirkişi heyetinden alınan █████/2025 tarihli rapora göre davacı ticari defterlerinin usulüne uygun olduğu, davacının davalı aleyhine düzenlediği █████/2023 tarihli ve 14.490,13-TL tutarlı faturanın mevcut olduğu, cari hesap dökümüne göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 14.490,13-TL alacaklı olduğu, TTK ve CMR Konvansiyonu hükümleri uyarınca davalı tarafın malın iade olduğu ve yurt dışından geri geldiğine yönelik veya yurt dışı alıcı tarafından kargonun kabul edilmediğine yönelik veya eşyanın iade edildiğine dair her hangi bir yazılı delil sunamadığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 4.13 maddesinde müşterinin tazmin alacağı iddiasını ileri sürerek yurt içi kargoya olan borcunu ödemekten imtina edemeyeceği düzenlenmiştir. Öte yandan konvansiyonun 17. Maddesine göre taşıyıcının sorumluluğunun doğabilmesi için gerekli olan tek koşul gecikmenin varlığı değil, gecikme ile birlikte bir zararın doğmuş olması gerekmektedir. Bu zararı ispat yükümlülüğü gönderendedir. Davalı bu yönde de yazılı bir delil sunamamıştır.Davalı ticari defterleri üzerinde de inceleme yapılmıştır. Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli rapora göre davalının ticari defterlerinin kapanış onayı geç yaptırılmış olmakla usulüne uygun tutulmadığı, 14.490,13-TL tutarı fatura defterlerde kayıtlı olmakla birlikte ödenmiş olarak kaydedildiği, ancak davalı tarafça ödemeye ilişkin delil sunulmadığı gibi cevap dilekçesinde ödeme iddiasına da dayanılmadığı, dolayısıyla fatura tutarı kadar davacıya borçlu olduğu tespit edilmiştir. Davalının ödemeye ilişkin kayıt sunamaması, davacı defterleri ile usulüne uygun tutulmamakla birlikte davalı defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu görülmekle davacının davasının fatura tutarı kadar 14.490,13-TL üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davacı takip talebinde 71,00-TL ihtarname masrafı talebinde bulunmuş ise de verilen kesin süre içerisinde ihtarname giderini gösterir yazılı delil sunulmadığından bu talebin ispatlanamamakla reddi gerekmiştir.Davacı taraf dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur.İİK'nun 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Takibe konu edilen alacak taraflar arasındaki alım satıma dayalı ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturanın içeriğinden, taraflar arasındaki icra takibinden, tarafların ticari defter ve kayıtlardan tespiti ve hesabı mümkün olduğundan ve davacının davalıdan alacaklı olduğu da sabit olduğundan alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle itiraza konu alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmiştir.Davalı taraf cevap dilekçesinde kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuştur.İcra İflas Kanunun 67/2.maddesi uyarınca itirazın iptali davasının kısmen veya tamamen reddi halinde, borçlu lehine hükmedilecek tazminat kötü niyet tazminatı olup, borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının kötü niyetli olması gerekir. Alacaklı icra takibi başlatmakta kötü niyetli değilse aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilemez.Somut olayda reddedilen kısım açısından alacaklının kötü niyetli olduğuna ilişkin dosya kapsamına yansıyan bir delil bulunmadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;DAVANIN KISMEN KABULÜ ile,1-İstanbul 3. İcra Müdürlüğü'nün...esas sayılı icra takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın 14.490,13-TL yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden kaldığı yerden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına, fazlaya dair istemin reddine,2-İİK'nın 67. maddesi uyarınca alacağın %20'si tutarında (2.898,02-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,3-Şartları oluşmamakla davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine,4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 989,82-TL ilam harcından, tahsil edilen 427,60-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 562,22-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul - ret oranına göre hesaplanan: 17,55-TL'lik kısmının davacıdan, 3.582,45-TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafın yaptığı 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç, 14.000,00-TL bilirkişi ücreti, 1.180,00-TL posta ücreti olmak üzere toplam 16.035,20-TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre hesaplanan: 15.957,01-TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca 14.490,13-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca 71,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davalıya ödenmesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341/2. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...Hakim ...