Anahtar kelimeler: Zmmssi Çarpışması Orijinal Parça İkame Esaskarar Plaka Kayseri Yazildiği Kazasından

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:...
KARAR NO
:...
HAKİM
: ...
KATİP
:...
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av....
DAVALI
: 1- ...
VEKİLİ
: Av....
DAVALILAR
: 2-...
3- ...
DAVA
: Tazminat ( Trafik Kazasından Kaynaklı Orijinal Olmayan Parça Fark Bedeli, Değer Kaybı ve İkame Araç Bedeli)
DAVA TARİHİ
: ...
KARAR TARİHİ
: ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: ...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat ( Trafik Kazasından Kaynaklı Orijinal Olmayan Parça Fark Bedeli, Değer Kaybı ve İkame Araç Bedeli)
davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2024 tarihinde davalı şirket tarafından ... poliçe numarası ile ZMMS'si yapılmış bulunan davalı ... adına kayıtlı ... plaka numaralı araç ile müvekkil adına kayıtlı ... plaka numaralı aracın çarpışması sonucu trafik kazası gerçekleştiğini, gerçekleşen bu kazada kaza tespit tutanağına göre davalı sürücü ...'ın tam kusurlu olduğunu, müvekkiline herhangi bir kusur atfedilmediğini, meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkilinin aracının hasar gördüğünü, davalı şirket tarafından aracın onarım bedelinin karşılandığını, ancak kaza öncesinde orijinal olan aracın iş bu kaza nedeniyle orijinalliğinin bozulduğunu, bir çok parçasının değiştirildiğini veya boyandığını, bununla birlikte aracın değişen parçalarının tamamının eşdeğer (yan sanayi) parça ile değiştirildiğini, müvekkilinin aracı onarıldıktan sonra, değer kaybı ve hasar farkı tazminatının (orijinal parça fark bedelinin) müvekkiline ödenmesi için sigorta şirketine başvuru yapıldığını, ancak şirket tarafından müvekkiline yalnızca 13.140,07 TL ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemenin kazasız bir emsal araç ile kazalı emsal araç arasındaki farktan fazlaca düşük olduğunu, mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde objektif kriterlere göre piyasa koşulları dikkate alınmak suretiyle hesap yapılması halinde araçta meydana gelen değer kaybı miktarı ile hasar farkı tazminatı (orijinal parça fark bedelinin) daha da yüksek olacağını, zira başlı başına araçta oluşan hasar kaydının bile aracın değerini düşürmeye yetecek mahiyet olduğunu, müvekkilinin aracı onarılırken orijinal parça kullanılması gerekirken eşdeğer parça kullanıldığını, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereğince orijinal parça bedeli ile yan sanayi parça bedeli arasındaki farkın hasar farkı tazminatı olarak müvekkiline ödenmesi gerektiğini, yine yaşanan bu kaza nedeniyle aracından mahrum kalan müvekkilime ikame araç bedeli de ödenmesi gerektiğini belirterek, davanın kabulü ile; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500 TL araç değer kaybı bedelinin, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50 TL hasar farkı tazminatının, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 450 TL ikame araç bedelinin, değer kaybı ve hasar farkı tazminatı bakımından tüm davalılardan (sigorta şirketi bakımından teminat limiti ile sınırlı olmak koşuluyla) müştereken ve müteselsilen; ikame araç bedelinin ise araç sürücüsü ve sahibi davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduğunu, hasarın müvekkili şirkete ihbar edilmesi akabinde müvekkili sigorta şirketi nezdinde hasar dosyası açıldığını, başvuran tarafın müracaatı üzerine hazırlanan maddi hasar ekspertiz raporunda parça ve malzeme bedeli 12,566.74–TL, İşçilik bedeli 12,500.00-TL olmak üzere 5,013.35-TL KDV ile beraber toplamda 30,080.09-TL maddi hasar tespit edilmiş olup ilgili bedelden 15.000,00-TL Optimum tedarik hesabına 07-08-2024 tarihinde, 15.000,00-TL mağdur hesabına 16-07-2024 tarihinde ödendiğini, başvuran tarafın müracaatı üzerine, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında tespit edilen 13.140.07-TL başvuran vekilinin hesabına 08.08.2024 tarihinde ödendiğini, her durumda değer kaybı bedeli belirlenirken aracın somut özelliklerinin dikkate alınması gerektiğini, bilindiği üzere KZMSS sigortası ile işletenin veya araç sürücüsünün kusurlu davranışı bu tür sigorta ile teminat altına alındığını, maddi giderler için geçerli olan teminatın her halükârda verilecek bir teminat olmadığını, KZMSS sigortası kapsamında müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, davacının değer kaybı bedeli müvekkili sigorta şirketi tarafından layıkıyla karşılandığını, bu sebeple iş bu davanın açılmasına müvekkili sigorta şirketinin sebebiyet vermediğini, dolayısıyla huzurdaki davanın reddi gerektiğini belirterek müvekkili şirketin temerrüde düşmediği dikkate alındığında yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve Görken Furat tarafından sunulan █████/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının haksız ve kötü niyetli olduğunu, aleyhlerine açılmış olan davanın öncelikle görevsiz mahkemede açılmış olması nedeniyle reddi gerektiğini, ortada davacının herhangi bir mağduriyeti kalmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte yargılama sonunda tam kusurlu olarak kabul edilseler bile ve davacının da eksik karşılanmış bir talebi olduğu ortaya çıksa da diğer davalı ... Sigorta A.Ş tarafından KASKO poliçesi kapsamında taleplerinin tamamından sorumlu olduğunu, poliçe kapsamında mahkeme kararını yerine getirmekle mükellef olduğunu, hal böyle iken davacının alacağını diğer davalı sigorta şirketinden alabilecek iken aleyhlerine huzurdaki davanın açılmasının da tamamen davacının kötü niyetinin göstergesi olduğunu belirterek açılan davanın öncelikle mahkemenin görevsiz olması nedeniyle görevsizlik nedeniyle reddine, mahkeme tarafından dosyanın esasına girilecekse davanın kendileri yönünden esastan reddine, tüm yargılama giderlerinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı tarafça; Kaza tutanağı, SBM ve tramer kayıtları, ekspertiz raporu, fotoğraflar, hasar dosyası, arabuluculuk son tutanağı, tanık, bilirkişi incelemesi, keşif incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından; KTK ZMS Poliçesi, dekontlar, Ekspertiz raporu, Fatura, Kazaya dair tutanaklar, Gerektiğinde bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Davalılar ... ve Gökmen Furat; Tanık beyanları, bilirkişi incelemesi, sigorta poliçesi, kasko poliçesine delil olarak dayanılmıştır.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'ne müzekkere yazılarak davacı sigortalı Samet Kanukuru'ya ait, ... plakalı araç ile davalı ... adına kayıtlı, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç arasında █████/2024 tarihinde meydana gelen kaza sonucu davacının aracında oluşan hasarınaraç değer kaybı ve araç hasar zararı ve/veya hasar farkı tazminatının tazmini için ... Sigorta A.Ş.'ne hangi tarihte başvurduğunun ve akıbetinin sorulmasına, ZMMS sigorta poliçesinin, davacının başvurusunu ve başvuru tarihini gösterir kayıt ve belgelerin tamamının evrak kayıt havalesi ile birlikte, yine ekleriyle birlikte davacının başvuru evraklarının, alınmışsa ekspertiz raporu, servis iş emirleri, servis faturası, aracın hasarını gösterir tutanak, belge örnekleri ile hasar dosyasının örneğinin, yine araç hasarına ilişkin fotoğraf ve görüntü kayıtlarının CD formatında örneğinin, bu kaza ve kasko sigorta poliçesi nedeniyle yapılan ödemeler varsa ödemelere ilişkin kayıt ve belge örneklerinin, ZMMS poliçesi nedeniyle yapılan ödemeler varsa ödemelere ilişkin kayıt ve belge örneklerinin ivedi olarak gönderilmesinin, yine davacının başvuru tarihinin hangi tarih olduğunun açıkça bildirilmesinin, sadece evrak gönderilmekle yetinilmemesi istenmiş, █████/2025 tarihli beyan dilekçesi ekinde müzekkeremize cevap verildiği bildirilmiştir.
Davalı ...'a ait ... plakalı araç ve davacı Samet Kanıkuru'ya ait ... plakalı aracın █████/2024 tarihinde ve halen kime ait olduğunu gösterir araç sahiplik sorgulaması Uyap sisteminden yapılarak sorgulama raporu dosyaya eklenmiştir.
Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak; davacıya ait ... plaka sayılı aracın kaza tarihi olan █████/2024 tarihinden öncesine ait başkaca bir trafik kazası olup olmadığı hususunun tespiti ile varsa kaza tarihi itibariyle sigorta şirketi bilgilerinin gönderilmesinin, yine davacıya ait ... plaka sayılı aracın dava konusu edilen kaza tarihi olan █████/2024 tarihindeki hasar ilişkin açılan kasko ve ZMMS hasar dosyası bilgileri istenmiş, █████/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Sahibinden Bilgi Teknolojileri Pazarlama Ve Ticaret A.Ş.'ne (Değirmen Yolu Cad. No:28, Asia Ofispark, A Blok, Kat:2, Ataşehir/İstanbul) müzekkere yazılarak Peugeot 3008 marka, 2020 model, Activelife 1.5 Blue HDİ 130 Eat6 Primeediti paket, 55599-Km'deki araçların █████/2024 tarihi ve bu tarihine yakın tarihlerdeki ikinci el araç satış ilanlarının gönderilmesi istenmiş, █████/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Dava dilekçesinin ekinde yer alan eksper raporunun bir örneği de müzekkereye eklenerek İstanbul Oto Galericiler Oto Alım Satım Yıkama Ve Yağlama Esnaf Odası'na (Eyüpsultan Mah. Yadigar Sokak, Otomer Galericiler Sitesi, B Blok, No:38, Sancaktepe/İstanbul) müzekkere yazılarakPeugeot 3008 marka, 2020 model, Activelife 1.5 Blue HDİ 130 Eat6 Primeediti paket, 55599-Km'deki aracın hasarsız haldeki değerinin, █████/2024 tarihi ve bu tarihine yakın tarihlerdeki ikinci el satış değeri sorulmuştur.
Dava dilekçesiyle birlikte sunulan trafik kaza tespit tutanağının örneğinin eklenerek Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak █████/2024 tarihinde ... ve ... plakalı araçlar arasında Kocasinan İlçesi, Erciyesevler Mahallesi, Tuna Caddesi Fundalık Sokak civarında gerçekleşen trafik kazasına ilişkin, görüntü, fotoğraf, mobese kamerası kaydı, trafik kaza tespit tutanağı vs. tüm belgelerin gönderilmesi istenmiştir.
Dosya içindeki trafik kaza tespit tutanağının okunaklı örneğinin eklenmesi suretiyle, Kayseri Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, ekli kaza tespit tutanağında yazılı kazanın oluşumuna ilişkin kamera kayıtları ve / veya fotoğrafların varsa CD formatında örneğinin istenilmesine, ayrıca kaza yerine ilişkin trafik sinyalizasyon krokisinin ve kavşak planı istenmiş, █████/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Davalılar tanığı Burat Furat duruşmada; "Davalılardan ... annem, ... ise kardeşim olur. Ben bu davaya konu █████/2024 tarihli trafik kazası anını görmedim. Kazadan yaklaşık 10 dk sonra olay yerine gittim. Gittiğimde davacı Samet Kanıkuru olay yerinde yoktu. Numarasını bırakmış daha sonra görüşürüz demiş. Telefon numarasından kendisiyle görüştüm. Ben davacıya Samet Bey rapor tutmamız lazım bu şekilde olmaz dedim. Davacı bana şuan da gelemem dedi. Yaklaşık 3 - 4 dk konuştuk benimle gergin konuştu. Bana sen kimsin tarzında sözler söyledi. Ben ona siz gelmiyorsanız ben karakola gideceğim dedim. Bir süre sonra Aygıncık Karakoluna gittim. Yaklaşık karakola aynı anda girdik. Durumu polislere anlattık. Poliseler iki tarafta burada olduğu için siz kendiniz tutanak tutun dedi. Davacı Samet bey biraz gergindi. Polislerin yanında aramızda ufak atışmalar oldu. Samet Bey ben bu raporu tutacağım ondan sonra sizi mahkemelerde süründüreceğim dedi. Sonrasında komiser eşliğinde kaza tespit tutanağı tutuldu, biz karakoldan çıktık. Bşzim fotoğraflarımız da davacının arabasında sadece ufak bir tampon hasarı vardı. Davacı 4-5 ay içerisinde aracını tamir ettirdiğinde hasar tutarı çok fazlaydı bir de far değişimi olduğunu gördük. Benim ilk kaza gününde gördüğüm de far hasarı yoktu. Bizden istenilen ikame bedeli ile ilgili olarak arabulucu ile bir görüşme yapıldı. Davacı avukatına biz araç kiralandığı ise faturası var mı diye sorduk. Bunun bir önemi olmadığını, kiralanmasa bile ikame araç bedelinin istenileceğini söyledi. Daha sonra arabuluculuk görüşmesinde anlaşılamadı. İkinci görüşmede ben yoktum o görüşmeye katılan babam belli bir miktar konusunda anlaşılması üzerine ben bu parayı öderim ama hakkımı helal etmem demiş. Davacı avukatı da o zaman babama mahkemeye dava açacaklarını söylemiş. tanıklık ücreti talebim yoktur. Benim bildiklerim bunlardır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce HMK'nun 266. maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir trafik-makine mühendisi bilirkişiye tevdine, HMK'nun 273. Maddesi uyarınca iddia, savunma, trafik kayıt örneği, sigorta bilgi ve gözetim merkezi hasar sorgulama kayıtları, ZMMS ve genişletilmiş kasko sigorta poliçesi, hasar dosyaları, trafik kaza tespit tutanağı, faturalar, tanık anlatımı, ekspertiz raporu, fotoğraflar, emsal araştırmaları ve diğer tüm deliller incelenmek sureti ile, A- █████/2024 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu oldukları, hangi kuralları ihlal ettikleri konusunda kaza anına ilişkin basit krokinin de çizilerek kural ihlallerinin tespit edilmesi, B- Davacıya ait ... plakalı sayılı araçta bu kazadan dolayı değer kaybı zararı varsa yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre aracın markası, model yılı, özellikleri, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın km'si , metal kompanentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve varsa önceye dair hasar nedeniyle orjinalliğini yitirip yitirmediği, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliğini, bu parçaların orjinal olup olmadığı hususlarının göz önüne alınarak aracın █████/2024 tarihli trafik kazasından önceki hatasız ikinci el serbest piyasa rayiç değerinin kaç TL olduğu, bu kaza meydana geldikten ve aracın tamiri yapıldıktan sonraki ikinci el serbest piyasa rayiç değerinin kaç TL olduğu, bu iki değer arasındaki farka göre varsa davacının aracındaki değer kaybı zararının kaç TL olduğu, bu belirleme yapılırken kurumsal olarak araç alım satımına aracılık eden internet sitelerinden ve dosya içerine alınan emsal araştırmalarından davacılara ait araç markası, model yılı, motor hacmi, km ve donanımı aynı veya benzer araçlarla hasarlı ve hasarsız birçok aracın karşılaştırılması suretiyle değerlendirme yapılması ve buna göre değer kaybı zararının hesaplanması varsa daha önce ödenen değer kaybı tazminatının hesaplanan miktardan düşülmesi, C- Davacıya ait aracın gördüğü hasarın niteliği, hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların orjinal olup olmadığı hususların göz önüne alınarak davacının tazmin edilmeyen araç hasar zararı olup olmadığı, varsa miktarının kaç TL olduğu, bu belirleme yapılırken araç hasar zararından varsa daha önce ödemeden hasar zararı tazminatının düşülmesi, D- Bu kaza nedeniyle talep edilen araç mahrumiyet (ikame araç) tazminatı talebine ilişkin zararın belirlenmesinde davacıya ait aracın markası, model yılı, özellikleri ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasar gören bölgeleri ve hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli makul süre ve emsal araçların ikamesinin kullanımı için ödenecek ücret ile bu aracın kullanılmadığı süre içerisinde elde edilen yararların belirlenerek varsa ikame araç (araç mahrumiyeti) zararının kaç TL olduğunun, belirlenmesi konularında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi Makine Mühendisi Ahmet Ciner tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle, "Delillerin takdir, tahlil ve tartışılması Sayın Mahkemeye ait olmak üzere;A) ... plakalı araç Sürücüsü Davalı ...'ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 53.maddesinde belirtilen kuralları ihlal ettiği, kaza olayında gereken dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği için kazanın meydana gelmesinde %100 (Yüzde yüz) kusurlu olduğu, Davacı Sürücü Samet KANIKURU'nun kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, B) ... plakalı aracın █████/2024 tarihli trafik kazasından önceki hasarsız ikinci el serbest piyasa rayiç değerinin 1.425.000,00 TL olduğu, hasarının tamir edildiğinde 2.el piyasa değerinin 1.400.000,00 TL olduğu, araçta oluşan değer kaybının 25.000,00 TL (Yirmibeşbin Türk Lirası) olduğu, C) Araçta oluşan hasar ve değer kaybı toplamının 51.549,68 TL olduğu, 37.220,89 TL'nin tahsil edildiği, tanzim edilmeyen araç hasar zararının 14.328,79 TL (Ondörtbinüçyüzyirmisekiz Türk Lirası yetmişdokuz Kuruş) olduğu, D) ... plakalı aracın 10 gün içerisinde tamir edilebileceği, 16.000,00 TL (Onaltıbin Türk Lirası) araç mahrumiyet bedelinin olabileceği" belirtilmiştir.
Davacı vekili █████/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile "...16.000 TL ikame araç bedelinin davalı ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen hakkın doğumundan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, 11.859,93 TL değer kaybı bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketinden teminat miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla) hakkın doğumundan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı yana tahmiline karar verilmesini" talep etmiş, talep edilen alacaklar yönünden eksik nispi harcı yatırıldığı ve dilekçenin bir örneği davalılara tebliğ edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2024 tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS sigorta poliçesi bulunan, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ve davalı ... adına kayıtlı ... plakalı araç ile kendisine ait ... plakalı aracın trafik kazasına karıştığını, kusurun karşı tarafta olduğundan bahisle 10,00-TL orijinal olmayan fark parça bedeli, 10,00-TL değer kaybı ve 10,00-TL araç mahrumiyet tazminatı talep ettiği görüldü.
Sigorta poliçesi incelenmesinde, ... plakalı aracın ZMSS'in davalı sigorta şirketi bünyesinde sigortalandığı, kaza tespit tutanağı uyarınca sürücüsünün ise davalı ... olduğu ve tescil kayıtlarına göre malikinin ... ve ... plakalı aracın davacıya ait olduğu olduğu anlaşılmıştır.
-Mahkememizin görevine ilişkin değerlendirmede;
Ticaret mahkemelerinin görevi TTK'nun 5. maddesinde düzenlenmiş ve maddenin 1. bendinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." denilmiştir.
Bir davanın ticari dava olup olmadığı ise TTK'nun 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup bu maddeye göre:
"(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır."
Bu düzenlemeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent hâlinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Somut olayda, dava davalı sigorta şirketi yönünden sigorta hukukundan kaynaklanan mutlak ticari dava olduğundan ve diğer davalılarla birlikte görülmesi gerektiğinden davalı tarafın görev itirazı █████/2024 tarihli ön inceleme duruşmasının (1) nolu ara kararı ile reddedilmiştir.
-Yetki ilk itirazının değerlendirmesinde;
Davalı sigorta vekili yasal süresi içinde yetki ilk itirazında bulunmuştur.
6100 Sayılı HMK 'nun 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır.
Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir" hükmü yer almaktadır.
Uyuşmazlık Karayolları Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinden kaynaklandığından ve bu sigorta türü 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinde düzenlendiğinden diğer bir yetki kuralı da bu yasada yer almakta olup, "Motorlu araç kazalardan dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının merkez veya şubesinin, veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinin birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir" hükmü ile sigortanın merkez ve şubeleri, sigorta sözleşmesini yapan acenta veya kazanın meydana geldiği yerin yetkili kabul edilmesine, Aynı hüküm ZMSS genel şartlarının C.7. maddesinde de tekrar niteliğinde yer almaktadır.
Somut olayda olduğu üzere bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacılar bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacılar, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir (aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████/2013 tarih █████████ Esas ██████████ Karar sayılı ilamı).
Dava konusu uyuşmazlıkta haksız fiile ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde yer alan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi kuralı dikkate alındığında; dava dilekçesine ve dosyamız içindeki diğer kayıtlara göre davacının yerleşim yeri Kayseri'dir ve yine dosya içinde mevcut trafik kaza tespit tutanağına göre davaya konu trafik kazası Kayseri İli, Kocasinan İlçesi'nde gerçekleşmiştir. Buna göre yetkili mahkememiz yetkilidir. Dolayısıyla yukarıda anlatılan yasal hükümlere ve kanunda belirlenen yetki kurallarına göre; kazanın meydana geldiği yer bir başka deyişle haksız fiilin meydana geldiği yer kuralına göre mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmış ve davalı ... Sigorta A.Ş.'nin yetki ilk itirazı █████/2024 tarihli ön inceleme duruşmasının (2) nolu ara kararı ile reddedilmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık konuların değerlendirmesinde;
█████/2024 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu olduğu , bu kazada davacıya ait ... plakalı aracın hasarlanması nedeniyle davacının bakiye araç değer kaybı zararı ve hasar farkı zararı oluşup oluşmadığı , varsa tüm davalılarının bu zararlardan sorumlu olup olmadıkları, yine davacının ikame araç zararı olup olmadığı varsa davalılardan ... ve ...'ın bu zarardan sorumlu olup olmadığı , davalılar ... ve ...'ın görev itirazının, davalı ... Sigorta A.Ş'nin yetki ilk itirazının, talep edilen tazminatın faiz başlangıç tarihine ve KDV'den sorumlu olup olmadığına ilişkin savunmalarının dinlenebilir olup olmadığı hususlarının olduğu tespit edilmiştir.
-Kusur ön soruna ilişkin değerlendirmede,
Mahkememiz olayla ilgili kural ihlallerinin tespiti noktasında, orijinal olmayan fark parça bedeli, değer kaybı ve ikame araç konusunda rapor almıştır. Kaza tespit tutanağı, kural ihlalleri tespiti uyarınca █████/2024 davalı Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Kayseri Park AVM istikametinden gelip Tuna Caddesini takiben Çevreyolu istikametine doğru orta şeritte ilerleyip sağ tarafta evinin bulunduğu Fundalık Sokağa dönmek isterken aracının sağ arka kısmı ile sağında yine aynı istikamette seyir halinde bulunan Davacıya ait ... plakalı aracın sol ön kısmına çarptığı anlaşılmıştır.
Kazanın meydana geldiği alanda trafik sinyalizasyonun bulunmadığı, kavşak, geçit, dönemeç şeklinde bir alan olmadığı tespit edilmiştir. Meydana gelen kazada davalı sürücü ... sağa dönüş yapmak isterken ilk önce dönüş sinyali vermesi, yolun sağ şeridinde gelen olup olmadığını kontrol etmesi, dönüşe başlamadan evvel yolun sağ şeridine girmesi, hızını azaltması ve dar bir kavisle dönmesi gerekirken sağ şeritte bulunan Davacıya ait aracın solundan sağa dönmeye çalıştığı, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 53.maddesinde belirtilen kuralları ihlal ettiği, kaza olayında gereken dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği için kazanın meydana gelmesinde %100 (Yüzde yüz) kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
- Orijinal olmayan parça fark bedeline ait değerlendirmede;
Yargıtay Yerleşik uygulamalarına uygun olarak, kazalı aracın markası, modeli, yaşı ve hasarın boyutu birlikte irdelenmek suretiyle, kaza tarihi itibariyle hasarlı aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise, hasar bedeli, ekonomik değil ise kaza tarihindeki ikinci el satış bedeli ile kazadan sonraki hurda (sovtaj) değerinin tespit edilmesi, belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle davacının gerçek zararının tespiti yapılır.
Bilirkişi raporu uyarınca dava konusu araçta kullanılan yedek parçaların orijinal kullanılıp kullanılmadığının araç üzerinde montaj esnasındaki tespiti ile anlaşılacağı, parça fiyatına göre yapılan tespit dikkate alındığında, araçta orijinal parça kullanıldığı kanaatinin oluştuğu ve bu nedenle fark bedeli doğmadığından talep reddedilmiştir.
-İkame araç bedeline ait değerlendirmede;
Davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği, davalılardan istenen araç mahrumiyet zararını yönünden talep edilen araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde hasara uğrayan aracın markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre ve emsal aracın ikamesinin kullanımı için ödenecek ücret ile bu aracın kullanılamadığı süre içerisinde elde edilen yararlar dikkate alınarak sözkonusu zararın kapsamı belirlenmesi gerekmektedir.
Davacının aracının 10 günde tamir edilebileceğinden günlük araç kira bedeli 1.600,00 TL kabul edilerek 16.000,00 TL bedel olduğu bilirkişi raporunun uygun olduğu görülmüştür. Davalının kasko şirketinden ikame araç temin edip etmediği hususunda yapılan incelemede SBGM yazı cevapları ve uyap sorgusu kapsamında davacının kaza tarihinde geçerli bir kasko poliçesi düzenlemediği görülmüştür.
-Değer kaybına dair değerlendirmede;
Yargıtay Yerleşik uygulamalarına uygun olarak, değer kaybının kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km'si, metal komponentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişiler tarafından hesaplanması gerekir.
Dosya kapsamında alınan rapor Yargıtay uygulamalarına uygun olduğundan davacının aracının 25.000,00 TL değer kaybı zararı bulunduğu ancak sigorta şirketince 13.140,07 TL ödeme aldığı anlaşılmakla davacının 11.859,93 TL zararı bulunduğu anlaşılmıştır.
-Davalı ... ve ...'ın sorumluluğuna dair değerlendirmede;
İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. █████████, K. ██████████)
Somut olayda, davalı ... işleten olması nedeni ile kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde ve davalı ... haksız fiil hükümleri (TBK'nun 49 ve devamı) uyarınca zarardan sorumludurlar.
- Faize ait değerlendirmede;
2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir.
Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalı gerçek kişi yönünden ise 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir.
Anılan açıklamalar uyarınca davalı sigorta şirketince kısmi ödeme bulunduğundan anılan tarihten faiz başlatılmıştır. Diğer davalılar yönünden ise temerrüt tarihi olay tarihi kabul edilmiştir.
-Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede;
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır. (Bkz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı)
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacının davalılar ... ve ...'a yönelik ikame etmiş olduğu ikame araç bedeline ilişkin talebinin kabulü ile 16.000,00-TL ikame araç bedelinin adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, alacağa kaza tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
2-Davacının değer kaybı talebine ilişkin talebinin kabulü ile 11.859,93-TL değer kaybı tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, sigorta şirketi yönünden kısmı ödeme tarihi olan █████/2024 tarihinden diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren alacağa yasal faiz uygulanmasına,
3-Davacının hasar bedeline ilişkin davasının reddine,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 1.903,11-TL harçtan davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin dava harcı, 460,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 887,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.015,51-TL harcın davalılardan ... tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, ( davalı sigorta şirketi bakiye harcın 810,15 TL'lik kısmından sorumlu olmak kaydı ile)
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin dava harcı, 460,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.315,20-TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ( davalı sigorta şirketi harcın 427,60 TL'lik kısmından sorumlu olmak kaydı ile)
7-Davacı tarafından yapılan; e-tebligat gideri, KEP gideri, tebligat gideri ve bilirkişi gideri olmak üzere toplam 5.836,50-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
9-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2. maddesi gereğince hesap ve taktir olunan 27.859,93-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketi vekalet ücretinin 11.859,93 TL'lik kısmından sorumlu olmak kaydı ile)
11-Davalılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
12-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ... ve ... 'ın yüzüne karşı miktar itibar ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!