Anahtar kelimeler: Satımdan Tahsilde Alışverişe Yıllardır Cari Niyetli Antalya Defter Kötü Durdurulduğunu

T.C.

ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu aleyhine Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalı borçlu tarafından ... tarihli dilekçe ile itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, davalı borçlu şirketin itirazının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olduğundan iptaline karar verilmesini ve ayrıca müvekkili şirket borçlu ile yıllardır ticari ilişki içerisinde olmakla borçlunun borcunu kanıtlar şekilde cari hesaplar, alışverişe ait ticari defter kayıtları her türlü fatura vs delil bulunduğunu, bu ticarete ilişkin müvekkili şirketin tahsilde tekerrür olmamakla aynı zamanda bono alacağı olduğunu, bono alacağına ve cari hesaplara ilişkin (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) hem borç miktarı düşünüldüğünde hem bono alacağına ilişkin olarak ... tarihinde açılmış Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas sayılı takipten yalnızca bir gün önce yani ... tarihinde tüm malvarlığını oluşturan ... İli ... İlçesi ... Mah ... Ada ... Parselde kain ... Kat ... nolu bağımsız bölüm ve ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parselde kain ... ve iki katı betonarme iş yeri vasıflı taşınmazlarını öz kardeşine devrettiğinden borçlunun mal kaçırdığı sabit olmakla ihtiyati haciz talebi hukuki şartlarını oluşturduğunu, buna ilişkin Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi .../... Esas sayılı dosya üzerinden tasarrufun iptali davası da açıldığını belirterek hem borç miktarı hem davranışlarıyla borçtan kaçınmak için mal kaçırma gayesi göstermiş bulunan borçlu hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... olan müvekkilinin ile alacaklı olduğunu iddia eden davacı ... ... arasında geçmiş dönemlerde ticari ilişki yaşandığını, her ne kadar ticari ilişki yaşanmış ise de bu ilişkiden kaynaklı müvekkilinin bir borcu olmadığını, davaya konu Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyası ile yapılan ilamsız takipte belirtilen cari hesap listesindeki malları müvekkilinin davacı şirketten almadığını, müvekkiline tebliğ olunan örnek 7 ilamsız takipte ödeme emrinde borcun sebebi olarak cari liste gösterildiğini, ancak davacı ile müvekkilinin arasında takipte belirtildiği gibi bir cari hesabı oluşturan malların listelendiği ticari bir faaliyeti olmamış, belirtilen mallar müvekkiline teslim edilmemiş, teslim edildiğine dair bir belge de bulunmadığını, belirtilen nedenle de alacaklı olduğunu iddia eden ... ...na takip dosyasında belirtilen listeyle ilgili herhangi bir borcu mevcut olmadığını, zaten takibe itirazımızda da bu husus belirtildiğini, davacı taraf kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin herhangi bir imzasının bulunmadığı, hiç ilgisi olmayan belgelerle (cari hesap listesi) müvekkilinin aleyhine hukuka aykırı haksız ve mesnetsiz icra takibine girişilmiş ve kendisine ödeme emri çıkarıldığını, bu nedenle itirazın iptali davasının reddi ile % 20’den aşağı olmamak üzere davacının Kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve cevap vermiştir.
Dava itirazın iptali davasıdır.
İİK'nın 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davası açmak için, borçlunun itirazının alacaklıya ya da vekiline tebliğinden itibaren 1 yıl içerisinde açılması için hak düşürücü süre öngörülmüştür. Somut davada davalının itirazı davacı vekiline tebliğ edilmemiş olmakla hak düşürücü sürenin işlemeye başlamadığı anlaşıldığından davanın süresinde açıldığı kabul edilerek esastan incelenmesine geçilmiştir.
İcra dosyası kapsamında borçlu vekili tarafından sunulan itiraz dilekçesi ve cevap dilekçesi kapsamında davalı tarafından akti ilişki inkar edilmediğinden taraflar arasında bir ticari ilişkinin varlığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyasının uyaptan incelenmesinde; alacaklının ... A.Ş., borçlunun ..., toplam alacağın ... TL olduğu görülmüştür.
Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasının uyaptan incelenmesinde; davacının ..., davalının ... A.Ş., davanın imzaya itiraz olduğu, yapılan yargılama sonucunda ... tarihinde davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür.
Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyasının uyaptan incelenmesinde; alacaklının ... A.Ş., borçluların ... ve ..., toplam alacağın ... TL olduğu görülmüştür.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının .../... soruşturma sayılı dosyasının uyaptan incelenmesinde; müştekinin ... A.Ş., müşteki şüphelinin ... ..., şüphelilerin ..., ..., ..., ..., ..., suçun ... yılında meydana geldiği iddia edilen Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık olduğu ve yapılan soruşturma sonucunda ... tarihinde takipsizlik kararı verildiği görülmüştür.
Ticari davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde) yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılayacağı ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Muhasebe bilirkişisi ... ...'ın ... tarihli raporunda özetle; Davacı ... A.Ş.'nin yasal defter kayıtlarında Davalı ...'e düzenlen faturalar ve yapılan tahsilatların dökümünün raporun ... bölümündeki gibi olduğu, bu kapsamda; Davacının, davalıdan icra takibini başlattığı ... tarihindeki asıl alacağının ... TL olduğu, raporun ... bölümünde yer verilen faiz hesaplamaya ilişkin mevzuat gereği, Davacı ... A.Ş.'nin Davalı ... hakkında icra takibini başlattığı ... tarihindeki ... TL asıl alacağının üzerinden işlemiş faizinin ... TL olduğu, Asıl alacak ve faiz toplamının ... TL olduğu, raporun ... bölümünde beli iği üzere; Davalı ...'ün yasal defter kayıtlarının temin edilememesi nedeniyle inceleme yapılamadığı rapor edilmiştir.
Muhasebe bilirkişisi ... ...'ın ... tarihli ek raporunda özetle; Davalı ... ...'ün yasal kayıtlarında yer alan ... tarih ve ... nolu yevmiye maddesinde; Davacı ... A.Ş.'ye olan borcunun ... TL tutarlık kısmının ...- ... virman edildiği, ... TL tutarlık kısmının ...- ... isimli hesaba virman edildiği görülmüş olup, söz konusu virman işlemine dayanak belgelerin mahkeme dosyasında olmadığı ve tarafımızdan değerlendirme yapılamadığı, davalı ...'ün yasal defter kayıtları üzerinde yapılan tespitler sonucunda; icra takibinin başladığı ... tarihindeki Davalı ...'ün yasal defter kayıtlarında yer alan asıl borcun ... TL olduğu, icra takibinin başladığı ... tarihinde Davalı ...'ün yasal defter kayıtlarında yer alan borç tutarı üzerinden işlemiş faizin ... TL olduğu, asıl borç ve faiz toplamının ... TL olduğu, davacı ... A.Ş'nin yasal kayıtları üzerinden yapılan incelemede tespit edilen hususlara ... tarihli raporumuzda (ana raporda) yer verildiği ve davacı ... A.Ş.'nin davalı ...'ten icra taki başlattığı ... tarihindeki asıl alacağının ... TL olduğu, icra takibini başlattığı ... tarihindeki ... TL asıl alacağının üzerinden işlemiş faizinin ... TL olduğu, asıl alacak ve faiz toplamının ... TL olduğu rapor edilmiştir.
Davacı ticari defterleri ile davalıya ait ticari defterlerinin karşılaştırılmasında; Davacı ... A.Ş.'ye olan borcunun ... TL tutarlık kısmının ...- ... virman edildiği, ... TL tutarlık kısmının ...- ... isimli hesaba virman edildiği görülmüş olup bu hususta davalının isticvap edilerek beyanları alınmış, söz konusu virmanın yapıldığı ...'nın davalının eski eşi olduğu söz konusu virmanın ne anlama geldiğini bilmediğini tüm ödemelerni banka kanalı ile yapıldığı için davacı tarafa herhangi bir borcu olmadığını ...'nın kendisinin şahıs şirketi olduğu ve davalının ürünlerini pazarlaması şekilde ticari ilişkisi olduğunu beyan etmiş olması karşısında söz konusu virmanın davacı şirkete yapılmadığı gibi davacının talimatı üzerine dava dışı ...'ya yapıldığı hususu davacı tarafça kabul edilmediği gibi bu durum davalı tarafından da ispat edilememiştir. Bu durumda virman davacıya yapılmış bir ödeme kabul edilemeyeceğinden davalı ticari defterlerine göre de ... TL davacının alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın asıl alacak yönünden kabulüne ancak davacının takipten önce davalıyı temerrüde düşürmediği anlaşılmakla takip tarihinden itibaren faiz talep edebileceği dikkate alınarak takipte istenen faiz alacağı yönünden talebin reddi gerekmiştir.
İcra İnkar tazminatı açısından ise; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunun 67/2 maddesi uyarınca İcra inkar tazminatına hükmedilmesi için öncelikle usulüne uygun olarak geçerli bir icra takibinin yapılması, borçlunun süresi içerinde ödeme emrine itiraz etmesi, itirazın iptali davasının 1 yıllık süre içerisinde açılması ve borçlunun haksızlığına karar verilmesi gerekir. Dosya kapsamında geçerli bir icra takibinin bulunduğu, 7 günlük itiraz süresi içerisinde davalının ödeme emrine itiraz etmiş olduğu ve yine itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Borçlunun haksızlığından kasıt ise alacak miktarının likit yani belirlenebilir olmasıdır. Borçlu şayet alacak miktarını belirlemek için bütün unsurları biliyor ise alacak likit sayılır. Ayrıca borçlunun icra takibine kötü niyetle itiraz etmesi şartı kanunda aranmamıştır. Somut davada alacağın fatura ve cari hesaptan kaynaklandığı anlaşılmakla alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
Davalının Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin asıl alacak ...TL üzerinden devamına,
Takip öncesi faiz isteminin Reddine,
Alacak likit olduğundan asıl alacağın ...TL'nin %20'ne tekabül eden ...TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Kabul edilen alacağın takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına,
2-Harçlar Kanunu ve Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan ... TL yargılama gideri (davetiye, müzekkere, bilirkişi gideri), ... TL peşin harç ve ... TL başvuru harcı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle kamu tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin 6325 sayılı HUAK'ın 18/A-13. maddesi gereğince davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Taraflarca Mahkememiz veznesine depo edilen ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026
Başkan ...
¸ e-imzalıdır
Üye ...
¸ e-imzalıdır
Üye ...
¸ e-imzalıdır
Katip ...
¸ e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!