Anahtar kelimeler: Esaskarar Başkan Yazim Katip Üye Hmk Eksiklik Ankara Özetle Kooperatifin

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
: ... ...
ÜYE
: ... ...
ÜYE
: ... ...
KATİP
: ... ...
İNCELENEN KARARIN
:
MAHKEMESİ
: Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ
: 05.03.2021
ESAS-KARAR NUMARASI
: ████████ E., ████████ K.
DAVA
: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ
: 05.02.2026
YAZIM TARİHİ
: 06.02.2026
Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili özetle
: Davalının müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu, davalının tüm genel kurullara davet edildiğini, ayrıca davalının 2013 yılından 31.05.2015 tarihine kadar kooperatifin üyelik aidatlarını ödediğini, ancak daha sonra 2015-2016-2017 ve 2018 yılına ait üyelik aidatlarını ödememesinden dolayı hakkında Ankara 1. İcra Dairesi'nin █████████ sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu iddia ederek, Ankara 1. İcra Dairesi'nin █████████ sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile durdurulan takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Somut olayda; davacı kooperatif üyeliği nedeniyle ödenmeyen aidat alacakları için davalı aleyhine icra takibine başlandığı, davalının borca ve yetkiye itirazı üzerine takibin durduğu, davalının kooperatif üyeliğinin sona erdiği, noter marifetiyle bildirimi yapılarak üyelikten istifa ettiği yahut çıkarıldığına yönelik kooperatif kayıtlarında ve dosyada somut bilgi-belge bulunmadığı, dolayısıyla davalının halen üyeliğinin devam ettiğinin kabulünün gerektiği, bilindiği üzere davacının aidat borcunu yerine getirmeyen üyelerine karşı icra takibi başlatabileceği gibi ortaklıktan da çıkarma hakkı olduğu, somut hadisede ise icra takibi yolunun seçildiği, davacının icra takibinde 2015-2016-2017 ve 2018 yılına ait ve dava tarihine kadarki aidatları ile bunların gecikme bedellerini talep konusu ettiği, bilirkişi marifetiyle kooperatif genel kurulu toplantılarında belirlenen aylık aidatlar ve aylık gecikme faiz oranları, yargıtay içtihatları, uygulanması gerekli faiz oranı dikkate alınarak yapılan hesaplama neticesinde davacının davalıdan 19.200,00-TL aidat asıl alacağı ve 4.125,75-TL gecikme faizi olmak üzere toplam 23.325,75-TL alacağının bulunduğu sabittir.
Dosya içerisinde toplanan deliller, icra dosyası, davacı kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre, davacı tarafın kooperatif üyeliğinden kaynaklanan ve bilirkişi raporu ile hesaplanan aidat alacakları için icra takibi yapmakta haklı olduğu anlaşıldığından taleple bağlılık ilkesi ile davanın dava dilekçesinde belirtilen ve talep konusu edilen miktar dikkate alınarak kısmen kabulüne, bilirkişi raporunda hesaplanan alacak miktarı üzerinden itirazın iptaline, icra takibinin devamına, asıl alacak likit olduğundan hesaplanan %20 icra inkar tazminatı ve davanın kabul edilen miktarı oranında yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline..." karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkilinin kooperatife hiçbir şekilde üyelik başvurusu bulunmadığını ve kooperatif tarafından tek taraflı olarak üye kaydedilmesinin hukuken ortaklık sıfatı kazandırmayacağını, HMK hükümleri gereğince taraf ve dava ehliyetine ilişkin husumet itirazının yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceğini ve bu itirazın mahkemece araştırılmadığını, ortaklık sıfatının kazanılabilmesi için icap ve kabulün, yönetim kurulunun ortaklığa kabul kararının ya da zımni ortaklık hallerinin gerçekleşmesi gerektiğini, somut olayda bu koşulların hiçbirinin mevcut olmadığını, müvekkilinin aidat ödemediğini, genel kurul toplantılarına çağrılmadığını ve katılmadığını, kooperatifle herhangi bir hukuki ilişki kurmadığını, müvekkiline ve eşine devredilen iki dairenin kooperatifle ortaklık ilişkisi nedeniyle değil, müvekkilinin eşi ile kooperatif müteahhidi arasında yapılan taşeronluk sözleşmesi kapsamında yapılan imalat bedeline karşılık verildiğini, tapu kayıtlarında “ferdileşme işleminden” ibaresinin yer almasının müvekkiline ortaklık sıfatı kazandırmayacağını, bunun kooperatifin müteahhide vereceği dairelerin devrine hukuki kılıf oluşturmak amacıyla kullanıldığını, müvekkilinin eşi ile kooperatif arasındaki ilişkinin dolaylı ticari ilişki niteliğinde olduğunu ve bu ilişkinin müvekkiline ortaklık yükümlülüğü doğurmadığını, kooperatifin müteahhitle yaşadığı uyuşmazlık nedeniyle müvekkiline yönelik haksız şekilde icra takibi başlatıldığını ve bunun müvekkilini cezalandırma amacına yönelik olduğunu, husumet itirazı doğrultusunda gerekli belgeler getirtilmeden ve imza incelemesi yapılmadan hüküm kurulmasının eksik inceleme teşkil ettiğini, beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, kooperatif aidat borcundan kaynaklanan icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,
2-) Alınması gereken 1.593,38 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 398,35 TL harcın düşümü ile kalan 1.195,03 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına.
3-) Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 05.02.2026
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!