Anahtar kelimeler: Esaskarar Başkan Yazim Katip Üye Hmk Eksiklik Ankara Özetle Yoluna

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO
: ███████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
: ... ...
ÜYE
: ... ...
ÜYE
: ... ...
KATİP
: ... ...
İNCELENEN KARARIN
:
MAHKEMESİ
: Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ
: 03.11.2020
ESAS-KARAR NUMARASI
: ████████ E., ████████ K.
DAVA
: Alacak
KARAR TARİHİ
: 05.02.2026
YAZIM TARİHİ
: 06.02.2026
Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili özetle
: Müvekkili şirket ile davalı arasında 16.03.2017 tarihlinde imzalanan danışmanlık sözleşmesi gereğince, davalıya PTT Genel Müdürlüğü nezdinde üstlendiği “Milli Parklar ile Tabiat Parkları HGS, Kredi Kartı ve Nakit Giriş Ücretlerinin Tahsilatı Sistemi” işi ile ilgili işin yönetimi ve teknik gerekliliklerin temini hususlarında fikri ve teknik danışmanlık hizmeti verildiğini, danışmanlık hizmet bedelinin üstlenilen işe ait ilk faturanın davalıya ödenmesini müteakip 5 iş günü içinde müvekkili şirkete ödeneceğinin davalı tarafından kabul edildiğini, davalı tarafından ödeme yapılmaması üzerine alacağın tahsili istemiyle davalı yana ihtarname gönderildiğini ancak sonuçsuz kaldığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000 TL’nin hakkın doğum tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalından tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle
: Sözleşme kapsamında davacı tarafından taahhüt edilen hizmetin müvekkiline sunulmadığını, PTT'den kamu ihalesi ile alınan işe dair davacı şirketin katkısının bulunmadığını, PTT'den alınan işin 08.03.2017 tarihinde imzalanan sözleşme ile açık ihale usulü yöntemiyle alındığını, dava dilekçesinde ilgili idare nezdinde sözleşme akdedilmesi ve ilgili sözleşmenin uygulamaya geçişi ile birlikte davalıya danışmanlık hizmeti verildiğine karine teşkil edeceği ifadesinin davacının BK göre edimini yerine getirmediğinin en somut göstergesi olduğunu, müvekkilinin yazılım, ARGE ve teknik hususlarda faaliyet göstererek bünyesinde 30'a yakın profesyonel bir kadrosu bulunduğundan davacıdan hizmet almaya ihtiyacı bulunmadığını, sözleşme konusu edimlerin davacı tarafından ifasının imkansız olduğunu, bu halin sözleşmeyi geçersiz kıldığını, sözleşmenin yapıldığı tarih sonrasında davacı şirketin toplamda 3 personelinin bulunduğunu ve bu personellerin görevlerinin aşçı, satış ve muhasebe elemanı olduğunun anlaşılması karşısında sözleşme konusu iş ile ilgili fikir beyan edebilecek çalışanının bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere sözleşmeye göre ödenmesi gereken bedelin bu işten elde edilen karın % 14+ KDV şeklinde olmasına karşın müvekkili şirketin bu işten elde ettiği bir karının bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Taraflar arasında 16.03.2017 tarihinde "Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi" imzalandığı ihtilaf konusu değildir. Davalı tarafından davacı şirketin danışmanlık hizmetini yerine getirmediği, zaten bu hizmeti verebilecek elamanın bulunmadığı iddia edilmiştir. Sözleşmenin her iki tarafı da tacir olup sözleşme yapıldıktan sonra davacı şirketin sözleşme konusu hizmeti verebilecek yeterli elamana sahip olmadığını iddia etmek iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacağı gibi davalının basiretli bir tacir gibi davranmadığı anlamını da taşımaktadır. Tacirler arasındaki sözleşme hükümleri tarafları bağlar , sözleşmenin 2. Maddesine göre davacı davalının yükümlendiği "Milli Parklar ile Tabiat Parkları FİGS, Kredi kartı ve Nakit Giriş Ücretlerinin Tahsilatı sistemi" Projesi kapsamındaki Yönetimi, teknik gerekliliklerin temini hususlarında fikri ve teknik danışmanlık hizmeti verme işini yüklenmiş olup hizmetin ne şekilde ve hangi şartlarda verileceği konusunda sözleşmede hüküm bulunmamaktadır. Yine sözleşmenin 5. Maddesinde ....." Danışmanlık hizmeti verildiği hususu her türlü delille ispat edilebilir. İş Sahibi'nin İdare nez’dindeki sözleşmenin akdedilmesi ile uygulamasına geçişi danışmanlık hizmetinin verildiğine karine teşkil eder." hükmüne ve dosyada mevcut ve davalının da kabulünde olan E postalardan davacı şirketin sözleşme konusu olan iş ile ilgili olarak davalı şirkete görüş bildirdiği , danışmanlık yaptığı anlaşılmış olup davacının edimini yerine getirdiği kanaatine varılmış olduğundan bilirkişilerin bu konuda rapordaki görüşlerine itibar edilmemiştir.
Davalı vekili sözleşmenin 4. Maddesi gereğince kararlaştırılan ücretin sözleşme karı üzerinden % 14 + KDV olduğunu iddia etmiş ise de sözleşmenin 4. Maddesinde "Sözleşmeye konu hizmetlerin karşılığında İş Sahibi Danışmana % 14 (KDV hariç)'si danışmanlık hizmet bedeli ödeyecektir. Danışmanlık hizmet bedeli ilk faturanın tanzim ve ödenmesine müteakip 5 iş günü içerisinde ödenecektir.." hükmü mevcut olup bu maddede açıkça sözleşme karı üzerinden %14 ödeneceği yazılı olmadığından sözleşme bedelinin ( danışmanlık ücretinin ) davalının dava dışı PTT ile imzaladığı sözleşme bedeli üzerinden % 14 (KDV hariç) olduğu kanaatine varıldığından ve davacının talebi dikkate alınarak taleple bağlılık ilkesi gereğince davanın kabulüne 25.000,00TL' nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline...
"
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Taraflar arasında imzalanan 16.03.2017 tarihli danışmanlık sözleşmesi kapsamında davacı şirket tarafından müvekkiline fikri ve teknik danışmanlık hizmeti verilmediğini, dosyaya sunulan e-postaların da gerçek ve yeterli bir danışmanlık hizmetinin ifa edildiğini göstermediğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, davacının sözleşme ile üstlendiği edimini yerine getirmediğinin açıkça tespit edildiğini, bu rapora rağmen yerel mahkemece yeterli ve denetime elverişli bir gerekçe gösterilmeksizin bilirkişi raporuna itibar edilmemesinin hatalı olduğunu, danışmanlık verildiğine ilişkin ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının bu yükümlülüğünü somut delillerle yerine getiremediğini ve kendi yazılı beyanlarının dahi hizmetin sunulmadığını ortaya koyduğunu, temerrüde esas alınan tarihin hatalı belirlendiğini, ihtarnamede “3 iş günü” süre tanındığını ve tebliğ tarihine göre temerrüt tarihinin 18.01.2018 olarak kabul edilmesi gerekirken 15.01.2018 tarihinin esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, davanın ve borcun kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, verilen kararın icrası halinde müvekkili şirket açısından telafisi güç zararlar doğacağını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,
2-) Alınması gereken 1.707,75 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 427,00 TL harcın düşümü ile kalan 1.280,75 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına.
3-) Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 05.02.2026
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!