Anahtar kelimeler: Mden Hakkımıza İzahtan Sondaj Sonucudur Tedbirsizlik Dikkatsizlik Halef Varestedir Halefiyet

T.C.

İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2026
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Aşağıda detaylıca izah edileceği üzere işbu dava, halefiyet ilkesi gereği TTK m.1472'den kaynaklanan hakkımıza dayanılarak ikame edilmektedir. Bununla beraber halefiyet ilkesinde sigortacının sigortalısı yerine geçtiği, sigortalısının haklarına halef olduğu izahtan varestedir. Davalı idarenin kamu gücü kullanarak yaptığı savunmaların özel hukuk sahasında karşılığı bulunmamaktadır. Sondaj çalışması sırasında gösterilen dikkatsizlik ve tedbirsizlik, idarenin denetimindeki bir faaliyetin sonucudur. Sigortalımızın elektrik dağıtım ve kullanım alanında hizmet vermekte olan ... A.Ş. Olması ile birlikte davalının da ticari iş ve işlemleri safhasında işbu zararın meydana gelmesi sebebiyle vuku bulan haksız fiilin ticari faaliyet alanlarında meydana geldiği sabittir.
İşbu hususta sigortalımızın davalıya dava açtığı farazi senaryoda yetkili olan Asliye Ticaret Mahkemelerinin de işbu halefiyet davasında görevli olduğu sabittir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 16. Maddesi ise "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." şeklindedir. İlgili kanun maddesi mucibince sigortalımızın yerleşim yerinin ...olması hasebince yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğu sabittir.
Müvekkil sigorta şirketi tarafından 13.01.2026 tarihinde arabuluculuk süreci başlatılmış olup 2026/ 6991 numaralı arabuluculuk görüşmeleri sonucu 26.01.2026 tarihinde süreç "anlaşamama" olarak sonuçlandırılmıştır. Son oturum tutanağı dava dilekçemizin ekinde yer almaktadır.
Müvekkil sigorta şirketi nezdinde ... a.ş. arasında tanzim edilmiş ... poliçe numaralı 24.05.2022-24.05.2023 tarihleri arasında geçerli bereket işyeri paket sigorta poliçesi bulunmaktadır. Sigortalı ...A.Ş. sorumluluk alanı içerisinde sigortalı uhdesinde bulunan elektrik dağıtım alt yapısına ait enerji kablolarına dışsal etki ile zarar verildiği, Sondaj çalışmaları kapsamında yer altı enerji kablolarında tahribata yol açıldığı ve kablolarda oluşan şaseye bağlı olarak trafonun yandığının tespit edilmiştir. ... Marka 1600 kVa kapasiteli trafo ve trafo elemanlarında yanma etkisine bağlı muhtelif deformasyonların oluştuğu Yapısan ... firması yetkilisi... ile yapılan görüşmelerde; çalışmaların ... yapım işi olduğu, yapımının .... isimli firma tarafından üstlenildiği ve kendilerinin ise taşeron olarak çalıştıklarını belirtmiştir. Sonuç itibariyle tutanaklarda ve yapılan görüşmelerde hadisenin somut olarak Yapısan firması tarafından gerçekleştirilen çalışmalara bağlı oluştuğu somuttur. İşbu sebeple işveren sıfatını haiz, alt yüklenicinin eylemlerinden sorumlu olan ...'nin işbu hasardan dolayı sorumlu ve kusurlu olduğu sabittir.
3-Olayın meydana gelmesinin hemen akabinde, çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye intikal eden emniyet güçleri ve itfaiye ekipleri, hasarın kaynağını sıcağı sıcağına tespit etmişlerdir. ... kod numaralı polis ekibi tarafından tanzim edilen tutanakta, hadisenin oluş şekli hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde kayıt altına alınmıştır. Tutanak metninde yer alan; "... sonunda Pazar yeri yanında Yapısan AR-GE Proje firmasına ait ... plakalı araçla çalışma yapan görevlilerin çalışma sırasında yer altı elektrik kablosu ile temas sonucu trafoda şaselenme olduğunu belirtmişler" ifadesi, hasar ile davalının faaliyeti arasındaki illiyet bağını (nedensellik bağını) teknik ve hukuki olarak kurmaktadır.
Polis tutanağında adı geçen firma görevlisi ...’ın beyanları ve olay yerindeki fiziksel bulgular, sondaj ucu ile kablo temasının trafo patlamasına ve yangına doğrudan sebebiyet verdiğini doğrulamaktadır. Hukukumuzda nedensellik bağı, bir fiilin kendisinden beklenen doğal ve teknik sonucu doğurmasıdır. Burada davalı tarafın yürüttüğü sondaj faaliyeti olmasaydı, yeraltı kablolarında bir kopma veya izolasyon kaybı yaşanmayacak; dolayısıyla trafoda bir şaselenme ve ardından yangın meydana gelmeyecekti. Bu durum, doktrinde "uygun illiyet bağı" olarak tanımlanan kavramın somut bir örneğidir.
Halefiyet, bir kimsenin hakkını, o hakka bağlı olan bütün hak ve yükümlülüklerle birlikte devralması anlamına gelen bir hukuk terimidir. Sigorta hukukunda halefiyet, sigorta şirketinin, sigortalısının uğradığı zararı tazmin ettikten sonra, hukuken sigortalısının yerine geçerek zarara sebep olan üçüncü kişilere karşı sahip olduğu dava ve talep haklarını kullanabilmesini ifade eder.
Haksız fiil sonucu üç temel unsurun bulunması gerektiği izahtan varestedir. Bunlar : haksız fiil, kusur (veya kusursuz sorumluluk) ve bu fiil ile zarar arasındaki illiyet bağı.
Müvekkilimiz Şirket tarafından yapılan ödemenin Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. Maddesinde yer alan halefiyet prensibi gereği haksız fiilin sorumlusu şirketten rücuen talep edilebilecektir.
Amir hükümde yer alan halefiyet prensibi gereği müvekkil şirket tarafından yapılan ödemenin rücuen tazmini amacıyla ilk önce davalılara rücu mektubu gönderilmiş ancak cevap alınamamıştır. Yukarıda izah edilen 268.784,53-TL tazminat ödemesi ve takip talebine kadar işlemiş 17.982,79-TL tutarındaki faizin rücuen tazmini amacıyla davalı aleyhine müvekkil şirket tarafından ... 9. İcra Dairesi'nin ...E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmıştır. Başlatılan icra takibine davalı-borçlu tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmiş ve icra dosyası durudurulmuştur. Borçluların itirazı henüz tarafımıza tebliğ edilmemiş olup haricen dosya kontrolü esnasında farkedilmiştir. Haksız ve kötü niyetli bir şekilde likit bir alacağı karşı yapılan itiraz sonucu %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği ortadadır.
Yukarıda açıklanan sebepler uyarınca süresi içerisinde davalı-borçlu tarafından yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebi için Mahkemeniz huzurundaki davanın ikamesi edilmesi zorunluluğu hasıl olmuştur.
... 9. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı icra dosyası ile başlatılan takibe davalının yapmış olduğu haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaliyle takibin devamına,
davalı/borçlunun işbu haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına, karar verilmesini
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Dava, yangın sigortası nedeniyle davacının sigortalısına ödemiş olduğu bedellerin rücusu için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında özetle; "Dava, davacı sigorta şirketince ...paket sigorta sözleşmesi / poliçesi ile sigortalanan işyerinde meydana gelen zararın, kendi sigortalısına ödendiğinden bahisle davalı taraftan haksız fiil hükümlerine göre rücuen tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılmış itirazın iptali talebine ilişkindir.
Dava, ilk olarak ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılmış, ... Esasına kaydı yapılmış, mahkemesince ...Karar sayılı ilamla, davanın / uyuşmazlığın kat mülkiyeti kanunundan kaynaklı olduğu gerekçesiyle 634 sayılı kat mülkiyeti kanunu 19. Maddesi gereğince görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir. Bu karar istinaf edilmeksizin kesinleştiğinden ve gönderme talep edildiğinden dava dosyası Kayseri Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esasını almış, yapılan yargılama sonunda █████████ Karar sayılı ilamla tüzel kişiliği bulunmayan davalı apartman yönetiminin iş bu itirazın iptali davasında davalı olarak pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu kararı davacı taraf süresinde istinaf etmiştir.
Dava, davacı sigorta şirketince ... işyeri paket sigorta sözleşmesi / poliçesi ile sigortalanan işyerinde meydana gelen zararın, kendi sigortalısına ödendiğinden bahisle davalı taraftan haksız fiil hükümlerine göre rücuen tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılmış itirazın iptali talebine ilişkin olup ödeme yaptığı kendi sigortalısına halefiyete dayalı açılmıştır. Davacı sigorta şirketi halefiyete dayalı olarak (ödeme yaptığı kendi sigortalısının haklarına halef olması nedeniyle) ve davalı tarafın haksız/kusurlu fiiline dayanarak bu davayı açtığından dava konusu uyuşmazlık 634 sayılı kat mülkiyeti kanunundan kaynaklı bir dava/uyuşmazlık değildir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin ...Esas ... Karar sayılı emsal içtihadında "...Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.03.1944 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı kararında bu husus “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur” şeklinde vurgulanmaktadır.
Eldeki dava, sağlık sigortacısının rücuen tazminat istemine ilişkin olduğuna göre; davacı sigortacının sigortalısı olan gerçek kişilerin (haksız fiil nedeniyle zarar görenler) açacağı davada görevli olan Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu dava bakımından da görevli olduğu açıktır.
Davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 5/1. maddesinde "Aksine hüküm olmadıkça, dava olunan şeyin değerine göre asliye hukuk veya sulh hukuk mahkemesi ticari davalara dahi bakmakla vazifelidir" düzenlemesine; aynı maddenin 2. fıkrasında "Şu kadar ki; bir yerde ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalarla hususi hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere ticaret mahkemesinde bakılır" düzenlemesine yer verilmiş; anılan maddenin 3. fıkrasında ise, davanın asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemelerinden hangisinin iş sahasına girdiğinin, ancak taraflarca ilk itiraz olarak ileri sürülmesi halinde dikkate alınabileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda; davacı sağlık sigortacısı, davalıların haksız fiili nedeniyle yaralanıp zarar gören sigortalısı gerçek kişilere tazminat ödedikten sonra, ödediği bedelin davalılardan rücuen tahsili için, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas- ...Karar sayılı dosyasında dava açmış; bu mahkeme tarafından davada asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş; davacı yanın gönderme talebi üzerine de ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesine gelen davada mahkeme tarafından işin esası incelenip temyize konu hüküm tesis edilmiştir.
Yukarıda ifade edilen nedenlerle, eldeki davada asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu; görev kurallarının, kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği, dosyanın asliye hukuk mahkemesi tarafından verilen görevsizlik kararı üzerine mahkemeye geldiği dikkate alınmak suretiyle; HMK'nın 114/1-c maddesine göre, görevsizlik nedeniyle HMK'nın 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi ve asliye hukuk mahkemesi ile doğan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyayı Yargıtay'a göndermesi, görevli yargı yerinin belirlenmesinden sonra gerekirse işin esasının incelenmesi gerekirken, yanılgılı biçimde, işin esası hakkında hüküm tesisi hatalı olmuştur." denilerek bozulmuştur. Bu durumda davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu özel dairenin kabulündedir. Özel Dairenin bozma kararının mahkemeleri bağlayıcılığı özelliği vardır.
O halde uyuşmazlığın ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ
: Yukarıda belirtilen nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE..." şeklinde belirtildiği üzere, işbu dava kat mülkiyetinden kaynaklı olmayıp,halefiyete ve davalının haksız/kusurlu fiiline dayanarak açılmış bir dava olduğundan davaya bakmak görevi Asliye Hukuk Mahkemesine aittir. Zira Davacı Sigorta şirketinin halefi olduğu sigortalısı ile davalı taraf arasındaki hukuki ilişkinin mahiyetine göre mesken olarak tapuda kayıtlı taşınmaz / apartman'a ilgili davalı tarafın haksız fiil hükümlerine göre oluşan zararın tazmini ve tahsilinden ilgili borçlu ve sorumlu oldukları iddiasına dayalı bir dava ve uyuşmazlık olduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle HMK 2. Maddesi gereğince iş bu davaya bakmak görevi genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine aittir. Ancak Kayseri 1. Sulh Hukuk Mahkemesince görevli mahkeme sıfatıyla davaya devam edilerek istinaf edilen nihai karar verilmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gereken HMK 114/1-c ve 115/2 maddesinde hüküm altına alınmış dava şartlarındandır. Her ne kadar dava ilk olarak ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılmış ve ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesince Sulh Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiş ise de bu kararın istinaf edilmeksizin yani kanun yollarından geçmeksizin kesinleşmiş olması nedeniyle sonrada davaya bakan ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi ve dairemiz açısından bağlayıcı nitelikte değildir. ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesince 5.Asliye Hukuk Mahkemesine karşı görevsizlik kararı vermesi gerekirken davaya görevli olarak bakmaya devam etmesi ve karar vermesi nedeni ile istinaf edilen karar bu yönden usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Yukarıda açıklanan nedenlerle HMK 353/1-a-3 maddesi gereğince esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi ile görevli ... 5.Asliye Hukuk Mahkemesi'ne görevsizlik kararı verilebilmesi ve gönderilebilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, ön inceleme kesin olarak karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." şeklinde karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında özetle; "Dava; meydana gelen yangın nedeni ile ödenen sigorta tazminatının rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın "... usulden reddine, ... dosyanın, yetkili ve görevli ... Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine...," karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davacı sigorta şirketinin, dava dışı ... Ltd. Şti.'nin "..." adresindeki işyerini 21.12.2018 tarih ... nolu "İşyerim paket sigortası poliçesi" ile teminatlandırdığı, 07.09.2019'da mülkiyeti ...A.ş.'ye ait ve intifa hakkı ...Ltd.'inde olan mobilyacılar çarşısında kiracı olarak bulunan ... Ltd. Şti.nin işlettiği düğün salonundaki yangın sebebiyle sigortalı işyerinde hasar meydana geldiği, dava dışı sigortalı ... Mühendisliğin kiralamadaki muhatabının davalı ... Ltd şirketi olduğu, yangın sonrası hazırlanan raporlarda belirlenen 40.240-TL hasar bedelinin davacı tarafından 19.11.2019'da sigortalısının banka hesabına havale edilerek ödendiği, yapılan ödeme sonrası bu ödemenin davalılardan tahsili için davalılar aleyhine ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından ... Aş. ve ... Ltd. aleyhinde icra takibi başlatıldığı, başlatılan takibe borçluların itirazı üzerine takibin durduğu, duran takibin devam etmesi için eldeki davanın açıldığı, ilk derece mahkemesince açılan davada mahkemenin görevsiz olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre; davacı ile dava dışı ...Tic. Ltd. Şti. arasında İşyerim paket sigorta sözleşmesi, dava dışı ...Şti. ile .... Ltd. arasında kira sözleşmesi bulunduğu; dava dışı ...Şti nin kiracı, davalı ... Ltd.'nin ise kiralayan sıfatının bulunduğu; anlaşılmakta olup, bu hususta uyuşmazlık yoktur.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesine göre, sigortacı, sigorta tazminatını ödedikten sonra, hukuken sigortalının yerine geçerek, sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği, sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacının, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilecektir. Bu durumda da, görevli mahkeme, sigortalı ile davalılar arasındaki ilişkinin hukuki içeriğine göre belirlenecektir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun... Tarihli Esas ..., Karar ... sayılı kararı, "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklindedir.
6100 Sayılı HMK.'nun “Sulh Hukuk Mahkemelerinin Görevi” başlığı altındaki 4. maddesinde de;
“(1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın;
a)Kiralanan taşınmazların, █████/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları,
b)Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları,
c)Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları,
ç)Bu kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hakimini görevlendirdiği davaları görürler, hükmüne yer verilmiştir. Görev kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmalıdır.
Somut olayda; davacı sigorta şirketinin sigortalısının halefi olarak açtığı davada, ... A.Ş. tarafından kira sözleşmesi ile .... Ltd. Şti.'ne tüm bina kiralamış, ......Ltd. Şti. ise binadaki dükkanları alt kira sözleşmesi ile kiralamıştır. Davacı sigortalısı ... Ltd. Şti., ile davalılar ... Ltd. Şti. Ve ... A.Ş. arasındaki temel hukuki ilişki kira sözleşmesidir. Tüm davalıların sorumluluğu ile birlikte, davada kira sözleşmelerinin tartışılması ve bakım ve onarım yükümlülüklerinin kimde/kimlerde olduğunun belirlenmesi gerekecektir. Mahkemece, davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlük tarihinden sonra açıldığı ve yukarıda belirtilen yasa hükümleri ve Yargıtay İçtihatlarına göre kira ilişkisine dayalı uyuşmazlıklarda özel görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğundan bahisle dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir." şeklinde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi'nin ...E ... K sayılı ilamında özetle; "Davacı taraf her ne kadar anonim şirketi olarak faaliyet gösteren bir tüzel kişilik olsa da davalı ... Başkanlığının her hangi bir tacir sıfatı bulunmamaktadır. Davalı ile davacı arasında düzenlenen dava konusu iskeleleri de içeren protokol Şehir içi ulaşımının entegrasyonu amacıyla düzenlenen ve bedel içermeyen bir protokol olup ticari amaçla yapılan bir protokol değildir. Davacı taraf açmış olduğu davada devir protokolüne aykırı olarak bir kısım iskelelerin kiraya verilmiş olması nedeniyle tazminat isteminde bulunduğundan görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi'dir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna dair kararı yerinde olmadığından istinaf talebinin kısmen kabulü ile kararın kaldırılarak mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." şeklinde karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davanın meydana gelen yangın nedeniyle davacının sigortalısına yapmış olduğu ödemenin rücusu istemine ilişkin olduğu, emsal içtihatlarda da açıklandığı üzere davanın esasının halefiyete ve davalının haksız/kusurlu fiiline dayandığı, bu sebeple mutlak ticari davalardan olmadığı, her ne kadar davacı şirket olsa da yine benzer mahiyetteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da bildirildiği üzere davalı ...'nin tacir olmaması sebebiyle davanın nispi ticari dava da olmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın esasını değerlendirme görevinin genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nde olduğu kanaati hâsıl olduğundan mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. .
HÜKÜM
: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle davanın HMK 114/1-c ve 115/2 uyarınca USULDEN REDDİNE,
*Görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun TESPİTİNE,
2-HMK 20. Madde uyarınca Mahkemece verilen kararın kesinleşmesi ve kararın kesinleşmesini müteakip 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
*Süresi içerisinde talep edilmemesi hâlinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına( ihtaratın tensip zaptı ve gerekçeli kararın davacıya tebliği suretiyle yapılmasına)
3-HMK 331/2 uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, süresinde başvurusu yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderleri ve vekalet ücreti hakkında mahkememizce karar oluşturulmasına,
Dair; tarafların yokluğunda dosya üzerinden verilen kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer Asliye Ticaret Mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!