Anahtar kelimeler: Omuz Baş Cismani Civarında Karışan Ameliyatlar Esaskarar Ciddi Bölgesinden Kazaya

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINAT.C.KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
:KARAR NO
:HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLLERİ
:DAVALI
: 1-VEKİLİ
:DAVALI
: 2-VEKİLİ
:VEKİLİ
:DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ
:KARAR TARİHİ
:KARARIN YAZILDIĞI TARİH
:Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:BEYANLAR
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; █████/2020 tarihinde Konya ili ... Mahallesi civarında meydana gelen trafik kazasında müvekkilin ağır şekilde yaralandığını, kazaya karışan ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, müvekkilin baş ve sol omuz bölgesinden ciddi şekilde yaralanarak ameliyatlar geçirdiğini, geçici ve sürekli iş göremez hale geldiğini, bu nedenle kazanç kaybı, geçici tam iş göremezlik, sürekli kısmi iş göremezlik, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri ve bakıcı giderleri oluştuğunu, 2918 sayılı KTK m.97 gereğince ... Sigorta A.Ş.’ye █████/2020 tarihinde başvuru yapıldığını ancak talebin reddedildiğini, █████/2020 tarihli arabuluculuk başvurusunun █████/2020 tarihinde anlaşmama ile sonuçlandığını, HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası açıldığını, maddi zararlar için şimdilik 25,00 TL geçici iş göremezlik, 25,00 TL sürekli iş göremezlik, 25,00 TL SGK kapsamı dışı tedavi gideri ve 25,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 100,00 TL maddi tazminatın █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, ayrıca sigorta şirketi hariç olmak üzere diğer davalılardan 100.000,00 TL manevi tazminatın yine █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep ettiklerini, davanın başında davalılar adına kayıtlı araç ve taşınmazlar üzerine teminatsız ihtiyati haciz, bu mümkün olmazsa cebri satışları engelleyici nitelikte teminatsız ihtiyati tedbir konulmasını istediklerini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.Davalı ... Tic. Ltd. Şti. Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; █████/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkil şirkete ait ... plakalı aracın sürücüsünün kazada hiçbir kusurunun bulunmadığını, aracın mesai dışında, yağmurlu havada yaklaşık 27–30 km/s hızla seyrederken davacının koyu renkli kıyafetlerle yolu kontrol etmeden aniden yola çıkması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, bu nedenle kazada davacının tam kusurlu olduğunu, mobil iz hız raporunun da bunu doğruladığını, davacının maddi zararının bulunmadığını, bir zarar var ise bunun ancak aktüer bilirkişi incelemesi ile belirlenebileceğini ve varsa SGK tarafından bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin hesaba katılması gerektiğini, manevi zararın ise hiç oluşmadığını ya da talep edilen miktarın fahiş olduğunu, manevi tazminatın ceza veya zenginleşme aracı olamayacağını, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik halleri ve Yargıtay içtihatları dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerektiğini, bu nedenlerle davanın müvekkil şirket yönünden tamamen reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.Davacı Vekilinin Değer Arttırım Dilekçesinde Özetle; dosyada tazminat hesaplamalarına ilişkin bilirkişi raporunun aleyhe olan kısımlarının kabul edilmediğini, lehe olan kısımlarına ise katıldıklarını, raporlara yönelik itiraz ve istinaf hakları ile fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu, bu kapsamda daha önce 25,00 TL olarak açılan sürekli iş göremezlik tazminatı davasında harcın tamamlandığını, harca esas değerin 1.471.467,72 TL olduğunu ve toplam sürekli iş göremezlik maddi tazminatı talebinin 1.471.492,72 TL’ye çıkarıldığını, bu tutarın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ... Tic. Ltd. Şti.’den (sigorta şirketi hariç olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiklerini, ayrıca 100.000,00 TL manevi tazminatın yine kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte aynı davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ettiklerini belirtmiştir.Davalı ... Cevap Dilekçesinde Özetle
: 21.02.2020 tarihinde saat 19.30–20.00 sıralarında sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla yağmurlu havada ... Caddesi üzerinde yaklaşık 27 km/s hızla seyir halindeyken, kontrolsüz ve görüşün son derece kısıtlı olduğu T kavşakların bulunduğu bölgede ani şekilde aracının önüne çıkan yayayı fark edemeyerek çarptığını, karşı yönden gelen araçların yoğun far ışıkları, yağmur nedeniyle parlayan asfalt ve yayanın koyu renkli kıyafet giymesi sebebiyle kazanın kaçınılmaz olduğunu, çarpma sonrası derhal fren yaparak aracı durdurduğunu ve alkol ya da hız yönünden herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kaza sonrası aracın yerinin trafik akışını açmak amacıyla değiştirildiğini ve bunun trafik ekiplerine bildirildiğini, karakolda alınan ifadesinin anlatımına uygun düzenlenmediğini ancak “şikâyet yok” denilerek imzalatıldığını, kazazedenin kendisine şikâyetçi olmayacağını beyan ettiğini ve daha önce geçirdiği bir trafik kazası nedeniyle omzunda platin bulunduğunu, mevcut yaralanmaların önceki sakatlıklarla ağırlaşmış olabileceğini, kazazedenin beyan ettiği şekilde kaldırımdan bir adım atma halinde çarpmanın mümkün olmadığını, zira aracın sol ön kısmından hasar aldığını, kazanın yayanın ani ve kontrolsüz hareketiyle meydana geldiğini, tüm bu nedenlerle kendisine atfedilen kusuru kabul etmediğini, MOBESE kamera kayıtlarının temin edilerek yayanın kaza anındaki konumunun tespit edilmesini talep ettiğini ve davacı tarafın iddialarının reddine karar verilmesini istediğini belirtmiştir.Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi ile davacı arasında sulh anlaşması yapıldığı görülmüş, dosyamız davalı sigorta şirketi yönünden tefrik edilerek Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı sırasına kaydı yapılmış ve dosyanın █████/2025 tarihinde kesinleştiği UYAP sistemi üzerinden yapılan inceleme sonucunda anlaşılmıştır.MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı'nın (Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı) █████/2021 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi’nin █████/2021 tarih ve ... sayılı yazısı üzerine dosyanın Trafik İhtisas Dairesince incelendiği, █████/2020 günü saat 19:48’de sürücü ... ’nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla ... Caddesi üzerinde “T” kavşaktan geçişi sırasında, seyrine göre sağ taraftan karşıya geçmek üzere yola giren yaya ... ’e sağ şeritte çarpması sonucu yaralamalı kaza meydana geldiği, kazanın meskûn mahalde, gece vakti, aydınlatmalı, 7 metre genişliğinde, ıslak/asfalt zeminde gerçekleştiği, tutanak ve tüm bilgi-belgeler birlikte değerlendirildiğinde sürücünün kavşağa yaklaşırken gerekli özeni göstermeyip tedbirsiz ve kurallara aykırı davranarak geçiş hakkına sahip yayaya çarpması nedeniyle asli kusurlu olduğu, yayanın ise geçiş hakkı bulunsa da yaklaşan aracın hız ve mesafesini gözeterek daha kontrollü geçmesi gerekirken koyu renk giysi ile aniden yola girmesi ve dikkat-özen yükümlülüğüne aykırı davranışı nedeniyle tali kusurlu sayıldığı, sonuç olarak sürücü ... ’nın %75, yaya ... ’in %25 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Davacı ... yönünden; Konya Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliğinin 10.03.2022 tarihli raporunda; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümlerine Göre; davacının:Sürekli iş göremezlik oranının % 29.2 olduğu;İyileşme sürecinin 6 ayı bulabileceği,Bakıcıya ihtiyaç duyduğu sürenin 2 ay olduğu,Fatura edilemeyen tedavi giderinin 7.000,00 TL olacağı bildirilmiştir.İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun █████/2022 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi’nin █████/2022 tarih ve ... Esas sayılı yazısı üzerine dosyanın 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından incelendiği, █████/2020 tarihli trafik kazası sonucu davacının T11–T12 vertebralarda kompresyon fraktürü, sol humerus proksimal parçalı kırığı ve sol omuzda kalıcı hareket kısıtlılığı oluştuğu, servikal omurgaya ilişkin bulguların kazayla illiyetinin tıbben kurulamadığı, meslek grup numarası bildirilmeyip Grup 1 (düz işçi) kabul edilerek yapılan değerlendirmede 03.08.2013 tarihli Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ve ilgili mevzuat kapsamında davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının Balthazard formülüne göre %37,0, E cetveline göre %36,2 olduğu, Özürlülük Ölçütü ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelikler uyarınca tüm vücut engellilik oranının %17 olarak belirlendiği, iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği, sürekli bakıcı ihtiyacının bulunmadığı ancak iyileşme sürecinde yaklaşık 1 ay süreyle bir başkasının yardımına ihtiyaç duyulabileceği, bu hususların oy birliğiyle mütalaa edildiği bildirilmiştir.İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun █████/2024 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi’nin █████/2023 tarih ve ... Esas sayılı yazısı üzerine, davacı vekilinin “psikolojik rahatsızlıkların değerlendirilmediği” itirazı ile davalıların “maluliyetin kaza ile illiyet bağı” itirazları ve raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla dosyanın 2. Adli Tıp İhtisas Kurulunca incelendiği, kaza tarihindeki (█████/2020) mevzuat ile █████/2008 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre alternatifli değerlendirme yapıldığı, dosyadaki ortopedi/nöroloji bulguları ve █████/2022 ile █████/2023 tarihli kurul muayeneleri esas alınarak meslek grup numarası bildirilmediğinden Grup 1 kabulüyle meslekte kazanma gücü kaybının Balthazard formülüne göre %37,0, E cetveline göre %36,2 olduğu; █████/2013 tarihli Özürlülük Ölçütü Yönetmeliği ile █████/2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Yönetmeliği hükümlerine göre tüm vücut engellilik oranının %17 olarak belirlendiği, psikiyatrik yönden dosyada ilk başvurunun █████/2020 olduğu, █████/2020 tarihli kurul raporunda tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen TSSB değerlendirildiği, ancak 2021-2023 arasında psikiyatrik başvurunun bulunmadığı, █████/2023 tarihli tek hekim raporunda “işlevselliği etkileyebilecek psikopatoloji tespit edilmediği” belirtildiği ve █████/2023 muayenesinde de aktif psikopatoloji saptanmadığı, iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği, sürekli bakıcı ihtiyacının bulunmadığı ancak iyileşme süresi içinde yaklaşık 1 ay başkasının yardımına ihtiyaç duyabileceği hususlarının oy birliğiyle mütalaa edildiği bildirilmiştir.İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun █████/2024 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi’nin █████/2024 tarih ve ... Esas sayılı yazısı üzerine, maluliyet raporlarında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği açısından Selçuk Üniversitesi’nin █████/2022 tarihli raporunda %29,2, İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu’nun █████/2022 ve █████/2023 tarihli raporlarında ise %36,2 belirlenmesi nedeniyle oluşan çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp İkinci Üst Kurulu’nun █████/2024 tarihli oturumunda değerlendirildiği, mevcut adli-tıbbi belgeler ile █████/2022 ve █████/2023 tarihli muayene bulgularına göre meslek grup numarası bildirilmediğinden Grup 1 kabul edilerek █████/2008 tarihli Yönetmelik kapsamında Gr1 VII (2Aa…..30) A %34 x 2/3 x 0,8 = %18,13, Gr1 X (1Aa…….15) %19 ve Gr1 X (*) %5 değerleri üzerinden Balthazard formülüne göre %37,0; E cetveline göre %36,2 oranında meslekte kazanma gücü kaybı bulunduğu, meslekte kazanma gücü kaybının belirlenmesinde Ek-3 liste/cetvelleri içeren █████/2008 tarihli Yönetmeliğin esas alınmasının zorunlu olduğu ve bu nedenle █████████ tarihli maluliyet yönetmeliklerinin Ek-1 dışında meslekte kazanma gücü kaybı hesabına elverişli bölüm içermediği açıklanarak raporlar arasındaki farkın bu metodolojik temelden kaynaklandığı, ayrıca █████/2013 tarihli Özürlülük Ölçütü Yönetmeliği ile █████/2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Yönetmeliği uyarınca tüm vücut engellilik oranının %17 olarak belirlendiği, özürlülük/engellilik kavramları ile meslekte kazanma gücü kaybı/çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı olduğu ve aralarında çelişki sayılamayacağı, iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği, sürekli bakıcı ihtiyacının bulunmadığı ancak iyileşme süresi içinde yaklaşık 1 ay başkasının yardımına ihtiyaç duyulabileceği hususlarının oy birliğiyle mütalaa edildiği bildirilmiştir.Bilirkişi (Av. Arb. ...) 27.01.2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; 21.02.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan ve 11,37 ayda iyileşen davacının bu sürenin ilk 1 ayında bakıcıya ihtiyaç duyduğu, tüm vücut fonksiyon kaybı nedeniyle %9,17 oranında engelli, meslekte kazanma gücü kaybı bakımından ise %36,2 oranında malul kaldığı, geçici iş göremezlik süresi olan 21.02.2020–02.02.2021 tarihleri arasındaki döneme ilişkin maddi zararının 18.807,55 TL, 21.02.2020–21.03.2020 tarihleri arasındaki bakıcı gideri zararının 2.207,25 TL ve fatura edilemeyen kaçınılmaz tedavi giderlerinin 5.250,00 TL olarak hesaplandığı, sürekli iş göremezlik zararının ise TRH-2010 Erkek Mortalite Tablosuna göre 03.02.2021–10.11.2058 dönemi için 1.795.029,14 TL, PMF-1931 Yaşama Tablosuna göre 03.02.2021–03.11.2052 dönemi için 3.388.873,75 TL olduğu, davacı vekilinin 04.10.2024 tarihli dilekçesi ile davalı ... Sigorta A.Ş. ile poliçe limiti olan 410.000,00 TL üzerinden sulh sağlandığı ve bu tutar kadar maddi tazminat yönünden feragat edildiği dikkate alındığında, ZMSS poliçesi kapsamında geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve kaçınılmaz tedavi giderlerinin tamamen karşılandığı, sürekli iş göremezlik zararından poliçe limiti düşüldüğünde TRH-2010 tablosuna göre kalan zararın 1.385.029,14 TL, PMF-1931 tablosuna göre kalan zararın 2.978.873,75 TL olduğu, ... Sigorta A.Ş.’nin poliçe limitleri kapsamında ibra edildiği ve feragatin diğer davalılara sirayet edeceği değerlendirilerek hesaplamaların mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli şekilde düzenlendiği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Bilirkişi (Av. Arb. ...) 07.04.2025 tarihli 1. EK RAPORUNDA özetle şu hususları belirtmiştir; 21.02.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan davacının iyileşme süresinin mahkemece 6 ay veya 11,37 ay olarak kabul edilmesine göre alternatifli hesaplama yapıldığı, davacının bu sürenin ilk 1 ayında bakıcıya ihtiyaç duyduğu, tüm vücut fonksiyon kaybı bakımından %9,17 oranında engelli, meslekte kazanma gücü kaybı bakımından %36,2 oranında malul kaldığı, geçici iş göremezlik zararının 11,37 aylık süre kabulünde 21.02.2020–02.02.2021 dönemi için 18.807,55 TL olduğu, 6 aylık süre kabulünde geçici iş göremezlik zararının bulunmadığı, sürekli iş göremezlik zararının 11,37 aylık iyileşme süresi kabulünde TRH-2010 Erkek Mortalite Tablosuna göre 03.02.2021–10.11.2058 dönemi için 1.795.029,14 TL, PMF-1931 tablosuna göre 03.02.2021–03.11.2052 dönemi için 3.388.873,75 TL; 6 aylık iyileşme süresi kabulünde ise TRH-2010 tablosuna göre 22.08.2020–10.11.2058 dönemi için 1.796.689,18 TL ve PMF-1931 tablosuna göre 22.08.2020–03.11.2052 dönemi için 3.392.408,65 TL olarak hesaplandığı, 21.02.2020–21.03.2020 dönemi için bakıcı giderinin 2.207,25 TL ve fatura edilemeyen kaçınılmaz tedavi giderinin 5.250,00 TL olduğu, davacı vekilinin 04.10.2024 tarihli dilekçesi ile davalı ... Sigorta A.Ş. ile ZMSS poliçe limiti olan 410.000,00 TL üzerinden sulh sağlanarak bu tutar kadar maddi tazminat yönünden feragat edildiği, ZMSS teminatı kapsamında geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi giderlerinin karşılandığı, sürekli iş göremezlik zararından poliçe limiti düşüldüğünde 11,37 ay kabulünde TRH-2010 tablosuna göre kalan zararın 1.385.029,14 TL, PMF-1931 tablosuna göre kalan zararın 2.978.873,75 TL olduğu, 6 ay kabulünde ise sırasıyla 1.386.689,18 TL ve 2.982.408,65 TL kaldığı, ... Sigorta A.Ş. tarafından ödemenin 2024 yılında yapılmış olması nedeniyle davacının bilinmeyen aktif devresinin 01.01.2025–27.08.2043 dönemi olarak belirlendiği, bu dönem için 2024 yılı net asgari ücret esas alınarak yıllık net gelirin 408.050,88 TL olduğu, bilinmeyen aktif devre peşin sermaye değerinin 7.613.549,34 TL olarak hesaplandığı, bu tutar üzerinden yapılan kusur ve maluliyet oranı uygulamalarında dahi 410.000,00 TL’lik ödemenin davacının bilinmeyen aktif devre zararını tam olarak karşılamadığı, sonuç olarak yapılan ödemenin davacının maddi zararlarını karşılamaya yeterli olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Bilirkişi (Av. Arb. ...) 19.06.2025 tarihli 2. EK RAPORUNDA özetle şu hususları belirtmiştir; 21.02.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan davacının iyileşme süresinin mahkemece 6 ay veya 11,37 ay olarak kabul edilmesine göre alternatifli hesaplama yapıldığı, bu sürenin ilk 1 ayında bakıcıya ihtiyaç duyduğu, davacının tüm vücut fonksiyon kaybı bakımından %9,17 oranında engelli, meslekte kazanma gücü kaybı bakımından %36,2 oranında malul kaldığı, geçici iş göremezlik zararının 11,37 aylık süre kabulünde 21.02.2020–02.02.2021 dönemi için 18.807,55 TL olduğu ve bu zararın tamamen karşılandığı, 6 aylık süre kabulünde geçici iş göremezlik zararının bulunmadığı, sürekli iş göremezlik zararının iyileşme süresinin 11,37 ay kabulü halinde TRH-2010 Erkek Mortalite Tablosuna göre 03.02.2021–10.11.2058 dönemi için 1.881.492,72 TL, PMF-1931 Yaşama Tablosuna göre 03.02.2021–03.11.2052 dönemi için 3.572.990,33 TL olarak hesaplandığı, iyileşme süresinin 6 ay kabulü halinde ise TRH-2010 tablosuna göre 22.08.2020–10.11.2058 dönemi için 1.884.812,80 TL ve PMF-1931 tablosuna göre 22.08.2020–03.11.2052 dönemi için 3.580.060,14 TL sürekli iş göremezlik zararı oluştuğu, 21.02.2020–21.03.2020 dönemi için bakıcı giderinin 2.207,25 TL ve fatura edilemeyen kaçınılmaz tedavi giderinin 5.250,00 TL olduğu, davacı vekilinin 04.10.2024 tarihli dilekçesi ile davalı ... Sigorta A.Ş. ile ZMSS poliçe limiti olan 410.000,00 TL üzerinden sulh sağlanarak bu tutar kadar maddi tazminat yönünden feragat edildiği, ZMSS teminatları kapsamında geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi giderlerinin karşılandığı, poliçe limiti düşüldüğünde sürekli iş göremezlik zararının 11,37 ay kabulünde TRH-2010 tablosuna göre 1.471.492,72 TL, PMF-1931 tablosuna göre 3.162.990,33 TL; 6 ay kabulünde ise sırasıyla 1.474.812,80 TL ve 3.170.060,14 TL olarak kaldığı, ... Sigorta A.Ş. tarafından ödemenin 2024 yılında yapılmış olması nedeniyle davacının bilinmeyen aktif devresinin 01.01.2025–27.08.2043 dönemi olarak belirlendiği, 2024 yılı net asgari ücreti esas alınarak yıllık net gelirin 408.050,88 TL ve bilinmeyen aktif devre toplam net gelirinin 7.613.549,34 TL olduğu, bu tutar üzerinden yapılan kusur ve engellilik/maluliyet oranı uygulamalarına göre dahi 410.000,00 TL’lik ödemenin davacının bilinmeyen aktif devre maddi zararını tam olarak karşılamadığı, sonuç olarak yapılan ödemenin davacının maddi zararlarını karşılamaya yeterli olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.3. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:█████/2020 tarihinde Konya ili ... Mahallesi civarında meydana gelen trafik kazasında davacının ağır şekilde yaralandığını, kazaya karışan ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davacının baş ve sol omuz bölgesinden ciddi şekilde yaralanarak ameliyatlar geçirdiğini, geçici ve sürekli iş göremez hale geldiğini, bu nedenle kazanç kaybı, geçici tam iş göremezlik, sürekli kısmi iş göremezlik, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri ve bakıcı giderleri oluştuğunu, 2918 sayılı KTK m.97 gereğince ... Sigorta A.Ş.’ye █████/2020 tarihinde başvuru yapıldığını ancak talebin reddedildiğini, █████/2020 tarihli arabuluculuk başvurusunun █████/2020 tarihinde anlaşmama ile sonuçlandığını, HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası açıldığını, maddi zararlar için şimdilik 25,00 TL geçici iş göremezlik, 25,00 TL sürekli iş göremezlik, 25,00 TL SGK kapsamı dışı tedavi gideri ve 25,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 100,00 TL maddi tazminatın █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, ayrıca sigorta şirketi hariç olmak üzere diğer davalılardan 100.000,00 TL manevi tazminatın yine █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini maddi ve manevi tazminat davası açtığı görülmüştür.Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali Türk Borçlar Kanunu madde 54 düzenlenmiştir. Buna göre; bedensel zarar sonucu zarara uğrayanın tedavi giderleri, çalışma gücünün azalması ya da yitirilmesi zararları, ekonomik geleceğin sarılması nedeniyle uğranılan zararlar ve kazanç kayıpları talep edilebilecektir (... : Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Genişletilmiş 20. Bası, Ankara 2016, s.431-433).Çalışma gücü, zarar görenin iş gücünün, yani beden ve fikir gücünün, gelir getirici şekilde kullanılması demektir. Burada asıl önem arz eden kazanç kaybı veya azalması değil, kazanma gücünün kaybı veya azalmasıdır. Bu kayıp ve azalmadan doğan olumsuz ekonomik sonuçlar, zararı oluşturur (... : Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s.713). Bununla birlikte Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereğince kişinin vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ortaya çıkan beden gücü kayıplarının, gelirinde veya malvarlığında bir azalma meydana gelmese dahi tazminat gerektirdiği kabul edilmekte ve bu husus güç kaybı tazminatı olarak ifade edilmektedir. Bu durum, ilk bakışta sorumluluk hukukundaki zarar kavramına aykırı gibi görünse de, burada vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin aynı işi zarardan önceki durumu ve diğer kişilere göre daha fazla güç sarf ederek yaptığı gerçeğinden hareket edilmekte ve zararı, fazladan sarf edilen bu gücün oluşturduğu kabul edilmektedir (Y. HD, ... E, ... K, █████/2019 T).Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sözleşmesinin konusu, karayolunda motorlu taşıt işletenin, motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin uğrayabileceği destekten yoksun kalma zararını, bedensel zararı ve/veya eşya zararını tazmin yükümlülüğünü teminat altına almaktır. Başka bir ifadeyle sigorta şirketinin bu sözleşme ile yüklendiği borç, işletenin motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilere zarar vermesi hâlinde doğacak tazminat borcunu sigorta teminat limiti dâhilinde ödeme borcudur. Sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinden doğan sorumluluğunun kapsamı düzenlenmemiş olup bu kapsamın idarenin düzenleyici nitelikte işlemi olan genel şartlar ile belirlenmesi öngörülmüştür. Böylece sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinden doğacak borcu, idare tarafından her zaman değiştirilebilir nitelikteki kurallar olan genel şartlara göre belirlenecektir. Borcun kapsamının tespiti hususunda temel çerçeve ve ilkelerin kanunda belirlenmediği, idareye geniş bir takdir yetkisinin tanındığı anlaşılmaktadır.Mali sorumluluk sigortası sözleşmesinin içeriğine ilişkin düzenleme öngören itiraz konusu kuralların, sözleşmenin tarafları olarak motorlu taşıt işleten ile sigorta şirketinin yanında motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle zarara uğrama riskine maruz kalan üçüncü kişilerin menfaatleri arasındaki dengenin dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin zarara uğraması hâlinde işletenin tazminat borcunun kapsamı 6098 sayılı Kanun’un gerçek zararın tazminini öngören kurallarına göre belirlenmektedir. Bu tazminat borcunun ödenmesini teminat altına almak amacıyla zorunlu kılınan mali sorumluluk sigortası uyarınca sigorta şirketinin borcunun kapsamı ise itiraz konusu kurallarda atıf yapılan genel şartlara göre belirlenmektedir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu madde 56 hükmüne göre ise, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı altında hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır.Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Maddi Tazminat Yönünden Yapılan Yargılamada;Meydana gelen haksız fiilde davacının yüzde yirmi beş (%25) oranında kusurlu olduğu, davalı Yaşar Aşçı'nın ise yüzde yetmiş beş (%75) oranında kusurlu olduğu, davacının vücut engel oranının yüzde on yedi (%17) ve sürekli iş göremezlik oranının yüzde otuz altı virgül iki (%36,2) olduğu, aktüerya bilirkişisi tarafından hesaplanan bedensel zararın mevzuat ve yargı uygulamalarına uygun olduğu değerlendirilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Manevi Tazminat Yönünden Yapılan Yargılamada;Davacının meydana gelen haksız fiilde tali bağlamda kusurlu olduğu, yaşı, maluliyet ve geçici iş göremezlik halinin bulunduğu, meydana gelen olay sebebiyle davacının çekmiş olduğu elem ve ıstırabın oranı, paranın alım gücü, tarafların gelir durumu, hakkaniyet ilkesi beraber değerlendirildiğinde davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Arabuluculuk Ücreti Yönünden Yapılan Değerlendirmede;6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 5/A; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu madde 97'de yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle KTK madde 97 ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-18; "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.Yukarıda belirtildiği üzere davacının dava şartı olarak ilgili KTK gereğince sigorta şirketine yazılı olarak başvurmasının yeterli olduğu, ayrıca arabuluculuk sürecine gitmesinin gerek olmadığı değerlendirmekle arabuluculuk yönünden yapılan yargılama giderinin davacının üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.HÜKÜM
: (Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere):DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;1-Davacının talep etmiş olduğu sürekli iş görmezliğine ilişkin maddi tazminat sebebiyle belirlenen 1.471,492,72 TL'nin davalılardan kaza tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,2-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 90.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan kaza tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, FAZLAYA İLİŞKİN 10.000,00 TL MANEVİ TAZMİNAT TALEBİNİNİ REDDİNE,3-75,00 TL DİĞER TALEPLER YÖNÜNDEN KONUSUZ KALMA SEBEBİYLE KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,4-Kabul miktarı üzerinden hesaplanan toplam 106.665,57 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin ve ıslah harcı toplamı olan: 5.367,69 TL'nin masubu ile bakiye 101.297,88 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,5-Davacı tarafça yatırılan peşin ve ıslah harcı toplamı olan : 5.367,69 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafça ödenen 54,40 TL başvuru harcının kabul ret oranı nazara alınarak 54,05 TL 'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,7-Davacı tarafça yapılan 24.186,40 TL masrafın kabul/ ret oranına göre 24.031,35 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,8-Davalı tarafça masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,9-Davalı sigorta şirketi yönünden tefrik edilen dosya yönünden; arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına).10-Karardan sonra yapılacak masrafların % 99,36 oranında (kabul oranı) davalılara; % 0,64 oranında (ret oranı) davacıya yüklenmesine,11-Artan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,12-Maddi tazminat davası yönünden;a-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 224.008,98 TL vekalet ücretinin Davalılar ... ve ... Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,b-Konusuz kalan 75,00 TL yönünden vekalet ücretine hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,13-Manevi tazminat davası yönünden;a-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 45.000,00 TL vekalet ücretinin Davalılar ... Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,b-Davalılar ... ve ... Tic. Ltd. Şti. kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T.'nin 13/3. maddesi uyarınca, tayin ve takdir olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalılar Davalılar ... ve ... Tic. Ltd. Şti.'e eşit oranda verilmesine,Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize iletilmek üzere bulundukları yer Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verecekleri dilekçe veya tutanağa kaydedilmek koşuluyla beyanda bulunmak suretiyle Konya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip Hakim