Anahtar kelimeler: Tulumbacı Linyit İne Tavşanlı Taban İhaleyi Kömür Üretiminde Farkı Başında

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Tavşanlı İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... İşletmeleri (...) Genel Müdürlüğüne bağlı linyit kömür üretiminde faaliyet gösteren alt işverende tulumbacı olarak çalıştığını, davacının 2016 yılı başında yeni ihaleyi alan şirket döneminde ücretinin, asgari ücretin %25'ine düşürüldüğü hizmet alım sözleşmelerinin muvazaalı olduğunu iddia ederek aylık ücret farkı, aylık taban ücret fark alacağı, ikramiye alacağı, prim alacağı, kömür yardım alacağı, bedelsiz yemek iaşe bedeli alacağı, sabun ve aydınlatma bedeli alacağı, koruyucu madde ve giyim bedeli alacağı, sosyal yardım zammı alacağı, denge ödeneği vardiya zammı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i ve husumet itirazında bulunduklarını, müvekkilinin işi anahtar teslim iş olarak verdiğini, ihale makamı olan Kurumun herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, çalışanların emir ve talimatları ihaleyi alan firmadan aldıklarını, davacının Kurum işçisi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Kurum ile alt işverenler arasındaki ilişkinin geçerli bir asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu, muvazaalı olmadığı, davacının almış olduğu ücretin düşürüldüğü, ancak muvafakat alınmaksızın ücretinin düşürülmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle davacının ücretinin düşürülmesinden önceki son brüt ücreti sabit tutularak hesaplama yapılan 21.10.2020 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alındığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ile dava dışı şirketler arasındaki sözleşme gereğince verilen işin doğrudan üretim organizasyonu içinde yer alan bir iş olmayıp yardımcı iş kapsamında olduğu, davalı Kurum ile diğer dava dışı şirketler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin kanuna uygun olarak kurulduğunun anlaşıldığı ancak faiz bakımından gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulması 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesine aykırı olduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Husumet itirazında bulunduklarını,2. Hukuki yarar yokluğundan davanın reddedilmesi gerektiğini,3. Zamanaşımı def'inde bulunduklarını,4. Muvafakat alınmaksızın ücret düşürüldüğü iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacı işçinin yüklenici firmalarla imzaladığı hizmet sözleşmelerinin dikkate alınmadığını,5. Brüt miktarlar üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu,6. Faiz başlangıç tarihleri ile işletilen faiz türlerinin hukuka aykırı olduğunu,7. Yargılama gideri, harç, arabuluculuk ücreti ve vekâlet ücretinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; davacının ücretinin düşürülüp düşürülmediği ile fark ücretin hesaplama yöntemi, zamanaşımı, faiz, yargılama gideri ve vekâlet ücreti noktalarındadır.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.