Anahtar kelimeler: Kuveyt Kule Vinç Havalimanı Operatörü Projesinde Ödenmediğini Tatili İşçilik Kesinlik

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 82. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin Kuveyt havalimanı projesinde 13.12.2017-08.02.2022 tarihleri arasında kule vinç operatörü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, uyuşmazlığın Kuveyt hukukuna göre çözümlenmesi gerektiğini, davacının kendisinin istifa ederek iş ilişkisini sonlandırdığını, alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya ait Kuveyt şantiyesinde 13.12.2017-08.02.2022 tarihleri arasında çalıştığı, uyuşmazlıkta Kuveyt hukukunun uygulanması gerektiği, Kuveyt İş Kanunu'nun 144. maddesinde mahkemeye müracaat için öngörülen sürenin iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren bir yıl olarak belirlendiği, bu süre hak düşürücü süre niteliğinde olduğundan resen dikkate alınması gerektiği, fesih tarihi ile dava tarihi arasında bir yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlığa Kuveyt hukukunun uygulanmasının isabetli olduğu, davacının iş sözleşmesinin sonlandığı tarih ve dava tarihi dikkate alındığında zamanaşımı süresinin dolduğunun anlaşıldığı, davalı lehine vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmemesinin de isabetli olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; usul hukuku yönünden Türk hukuku uygulanıyorsa esasa ilişkin olmayan zamanaşımı bakımından da Türk hukukunun uygulanmasının bir zorunluluk olduğunu ileri sürmüştür.2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; somut olayda davanın 2023 yılında açıldığı ve davanın reddine karar verildiği dikkate alındığında müvekkili lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin usul ve kanunlar ile güncel içtihatlara aykırı olduğunu, hükmün vekâlet ücreti ve yargılama gideri yönünden bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı, vekâlet ücreti ile yargılama giderine ilişkindir.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Maddi hukukun bir müessesesi olan zamanaşımı, hukuki işlem ve ilişkinin esasına uygulanan hukuka tâbidir (Vahit Doğan, Milletlerarası Özel Hukuk, ..., 2022, s.315; ... , Türk Milletlerarası Özel Hukuku, ..., 2021, s.127). Buna göre Kuveyt Özel Sektör İş Kanunu'nun bu konudaki hükümlerinin uyuşmazlıkta uygulanması, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 2 ve 8. maddelerinin bir gereğidir.Kuveyt Özel Sektör İş Kanunu'nun mahkemeye başvurma süresinin düzenlendiği 144. maddesinde belirtilen sürenin Dairemizce daha önce bazı kararlarda hak düşürücü süre olduğu belirtilmişse de yeniden yapılan değerlendirmede, bu sürenin zamanaşımı süresi niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır.Dava tarihi itibarıyla Kanun'da yer alan zamanaşımı süresinin dolduğu ve davalı tarafça da usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'inde bulunulduğu anlaşılmıştır. İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince söz konusu sürenin hak düşürücü süre olarak nitelendirilmesi hatalı ise de bu hata sonuca etkili olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.3. Öte yandan somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince Yargıtayın görüş değişikliğine bağlı olarak yabancı hukukun uygulanması sonucunda davanın reddine karar verilmesi nedeni ile davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmayacağı ve adaletsizliğe yol açacağı değerlendirmesi ile davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği kabul edilmiştir. Davalı tarafın, davanın reddi kararı nedeniyle lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin istinaf sebebi Bölge Adliye Mahkemesince yerinde görülmeyerek davalının vekâlet ücretine yönelik istinaf başvurusu da esastan reddedilmiştir. Ancak eldeki dava 22.06.2023 tarihinde açılmış olup dava tarihi dikkate alındığında davacının Dairemizin önceki uygulamasına güvenerek dava açtığından bahsetmek mümkün değildir. Bu hâlde İlk Derece Mahkemesince karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) hükümlerine göre davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirir.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARAçıklanan sebeple;1. Davacı tarafın tüm, davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,3. Davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinin üçüncü paragrafında yer alan "Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerine bırakılmasına," ibaresinin çıkartılarak yerine "Davalı tarafından karşılanan 770,00 TL yargılama giderlerinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," ibaresinin yazılması,Hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinin altıncı paragrafında yer alan "Davalı lehine yukarıda açıklanan gerekçelerle vekalet ücreti takdirine yer olmadığına," ibaresinin çıkartılarak yerine "Davalı taraf davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 3.953,028 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davacı tarafa yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.