Anahtar kelimeler: Çorlu Tekirdağ İfraz Vasfıyla Tarla Şahıslar Alanında İli İlçesi Mahallesi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Çorlu 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Taraflar arasında görülen orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda İlk Derece Mahkemesince Mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararına karşı davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması, üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davalı ... İdaresi vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:K A R A RDavacı vekili dava dilekçesinde; Tekirdağ ili .... ilçesi .... Mahallesi çalışma alanında bulunan 21 51... parsel sayılı taşınmazların 1968 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda tarla vasfıyla şahıslar adına tescil edildiğini, daha sonra ifraz görerek yeni parsel numaraları aldığını, halen davacı adına tapuda kayıtlı olan taşınmazların bulunduğu alanda 2005 yılında yapılan orman tahdit çalışmasında taşınmazların kısmen orman alanında bırakıldığını belirterek, tahdidin iptali ile taşınmazların orman sınırı dışına çıkarılmasını talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazların çevresindeki taşınmazlar ile bütünlük arz ettiği, buna göre çevre taşınmazlara ilişkin emsal nitelikte kesinleşmiş dosyaların bulunduğu, eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritaları, bilirkişi incelemesi neticesinde dava konusu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu ve 94 nolu orman kadastro komisyon kararının hatalı olduğunun anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların orman sınırları içerisine alınmasına ilişkin 94 nolu Orman Kadastro Komisyonu Başkanlığının dava konusu taşınmazlar yönünden iptali ile dava konusu taşınmazların orman tahdit sınırları dışarısına çıkarılmasına karar verilmiş; kararın, davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, orman kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir.Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 05.05.2005 - 05.11.2005 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 12.05.2005 tarihinde ilan edilerek 12.01.2006 tarihinde kesinleşen 6831 sayılı Orman Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B uygulaması bulunduğu anlaşılmıştır.İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince de davalı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır.Şöyle ki; en eski tarihli olan 1939, 19 54... yılı hava fotoğraflarında orman ve jeodezi uzmanı bilirkişilerce gösterimi yapılan dava konusu taşınmazların üzerinde yoğun koyuluklar görünmesine rağmen bilirkişilerce bu koyulukların neden kaynaklandığı netliğe kavuşturulmamış ve genel geçer ifadelerle dava konusu yerin orman sayılmayan yer olmadığı belirtilmiş, söz konusu hava fotoğraflarındaki koyulukların ağaç olması halinde bu ağaçların cinsi, sayısı ve buna bağlı olarak kapalılık oluşturup oluşturmadığı ayrıntılı olarak açıklanmamıştır. Bu şekilde eksik inceleme, araştırmaya ve çelişkili bilirkişi raporlarına dayanılarak karar verilemez.Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince doğru sonuca ulaşılabilmesi için önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek 1 orman mühendisi bilirkişisi ve 2 jeodezi ve fotogrametri mühendisinin katılımıyla keşif yapılmalıdır.Yapılacak bu keşifte, dosya arasında bulunan belgeler, dava konusu taşınmazlarla birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun), 4785 sayılı Orman Kanunu'na Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 sayılı Kanun), 5658 sayılı Orman Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanun (5658 sayılı Kanun) sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; taşınmazların toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişisi eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal - renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, dava konusu taşınmazlar çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; denetime elverişli rapor alınmalı ve bu şekilde, dava konusu taşınmazların değinilen hava fotoğraflarında orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.Tüm bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.S O N U Ç
:Yukarıda açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.