Anahtar kelimeler: Süreç Edenin Görüşü Uyarıcı Yapma Sağlama İzmir Neticesinde Takdiren Edilebilir

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.SUÇ
: Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlamaHÜKÜM
: İstinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk Derece Mahkemesiİzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.09.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 15.01.20 22... .06.2022 tarihlerinde işlediği uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 43/1, 62... . maddeleri uyarınca 10... ay hapis ve 20.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesiİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 30.01.2024 tarihli ve ███████ E., ████████ K. sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca oyçokluğuyla esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanığın temyiz istemiSomut ve kesin delil olmadığına, lehe hükümler uygulanmadan fazla ceza verildiğine, kullanıcı olduğuna, atılı suçu kabul etmediğine ilişkindir.Sanık müdafiinin temyiz istemiSomut ve kesin delil olmadığına, sanığın kullanıcı olduğuna, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının yanlış olduğuna, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, araç aramasının usulsüz olduğuna, parmak izi bulunmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 188/6. maddesinin uygulanması gerektiğine, tanıkların dinlenmediğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe15.01.2022 günü kolluk ekiplerinin rutin devriyesi sırasında görülen sanığın ekipleri görüp kaçmaya başladığı, kovalamaca sırasında sanığın boş arsaya bir şeyler attığının görüldüğü, daha sonra yakalandığı, boş arsa kontrol edildiğinde 6 tablet halinde toplam 84 (seksendört) adet üzerinde GERİCA 300 MG ibaresi yazan sentetik ecza hapın ele geçirildiği, yine sanığın yapılan kaba üst aramasında da sol ayak bilek kısmında çorap içinde 5(beş) adet üzerinde GERİCA 300 MG ibaresi bulunan sentetik ecza hapın bulunduğu, alınan kriminal rapora göre hapların içinde gabapentin ve pregabalin etken maddesi olduğunun tespit edildiği, 07.06.2023 tarihli Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Dairesi raporuna göre sözkonusu maddelerin 5237 sayılı Kanun'un 188/6. maddesi kapsamına girdiğinin belirtildiği,23.06.2022 tarihinde saat 20.40 sıralarında kolluk görevlilerinin çalışması sırasında aralarında sanığın da bulunduğu 3 şahsın içerisinde olduğu 34 ** 8467 plaka sayılı aracın durumundan şüphelenilmesi üzerine durdurulmak istenmesine rağmen aracın durmayarak hızlı bir şekilde seyrine devam ettiği ve sonrasında araçtan yaya olarak kaçan sanığın yakalanmasına müteakiben aracın arkasında bulunan park halindeki otobüsün altında şeffaf poşet içerisine sarılı bir madde görüldüğü, poşetin kime ait olduğunun belirlenemediği aşamada sanığın bu uyuşturucu maddenin kendisine ait olduğunu söylediği, tüm bu hususların birlikte değerlendirilmesinde üzerine atılı uyuşturucu ticareti suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak;Dosya kapsamına göre, sanık hakkında her iki eylemle alakalı atılı suçu işlediğine dair ihbar bulunmaması, sanığın kan ve idrar testinde savunması ile uyumlu şekilde ve üzerinde çıkan maddeler ile benzer nitelikte uyuşturucu madde kalıntısının tespit edilmesi, ele geçen uyuşturucu maddelerin paketlenmiş ve satışa hazır değil toplu halde bulunmuş olması, sanığın uyuşturucu maddeleri kullanmak için bulundurduğunu beyan etmesi ve bu beyanının aksine sanığın bu maddeden sattığına dair kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın eylemlerinin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüş,Kabule göre de;1)Sanık hakkında 15.01.2022 tarihli eylem nedeniyle adli kontrol kararı verildikten sonra 23.06.2022 tarihli suçu işlediği, eylemler arasında fiili ve hukuki kesinti oluştuğundan sanık hakkında iki ayrı suçtan mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,2) Sanığın, 23.06.2022 tarihli olay yönünden, kolluk görevlilerince yerde bulunan suç konusu uyuşturucu maddenin kime ait olduğuna dair yeterli delil bulunmadığı aşamada, kendisine ait olduğunu söyleyerek ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım ettiği, bu eylemi yönünden 5237 sayılı Kanun'un 192/3. maddesinin uygulanmasının gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 30.01.2024 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,Bozma nedenine göre sanığın SALIVERİLMESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2025 tarihinde karar verildi.KARŞI OY GEREKÇESİSanık ... hakkında 15.01.2022 tarihli eylemi nedeniyle adli kontrol kararı verildikten sonra 23.06.2022 tarihli suçu işlediği, eylemler arasında fiili ve hukuki kesinti oluştuğundan sanık hakkında iki ayrı suçtan mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe bozma nedeni yapılmamış ise de;Sanığın 23.06.2022 günlü eyleminde kolluk güçlerini görünce kaçmaya başladığı, kovalamaca sonucu yakalandığında, yakalandığı yerin yakınındaki bir aracın altında suç konusu uyuşturucu maddelerin kolluk güçlerince görülerek muhafaza altına alındığı, bu maddeyi sanık ...'ın bulunduğu yere attığını gören veya olay yerine ilişkin güvenlik kamera kayıtlarının bulunmadığı bir durumda, sanık ...'ın bu suç konusu uyuşturucu maddeyi kendisinin araç altına attığını kabul ederek sahiplenmesi sebebiyle üzerine atılı suçun sübut bulduğu, bu eylem sebebiyle 5237 sayılı Kanun'un 188/3. maddesi gereğince cezalandırılması ve kendi suçunun ortaya çıkmasına yardımcı olması sebebiyle de hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192/3. maddesinin uygulanması,Sanığın 15.01.2022 günlü eyleminde ise üzerine yakalanan ve yere attığı kabul edilen toplam 89 adet Pregabalin türü hap bulundurması sebebiyle 5237 sayılı Kanun'un 188/3 ve 188/6. maddeleri gereğince cezalandırılması gerektiği düşüncesi ile sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir. 27.11.2025