Anahtar kelimeler: Metrik Teslime Hammaddenin Cinsinden Ton Satımı Tedarik Bekletildiği Satım Süreçte

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkili ..... ile davalı aralarında imzalanan 13.02.2023 tarihli ..... numaralı Satım Sözleşmesi (“Sözleşme”) ile toplamda 192 metrik ton .... cinsinden hammaddenin 1.410,-USD/MT birim fiyat üzerinden toplam 270.720-USD bedel karşılığında satımı ve teslimi hususunda anlaştıklarını, devam eden süreçte teslime hazır halde bekletildiği ......'e bildirilen ürünlerin teslim alınmadığını ve bedellerinin de ödenmediğini, müvekkili tarafından davalıya teslim edilmek üzere tedarik edilen malların bedellerinindavalı tarafından kredi sağlanamaması nedeniyle ödenmesi mümkün olmadığından davalı tarafından malların antrepoya alınması ve ..... tarafından yeniden sözleşme hazırlanarak antrepo fiyatı da eklenerek birim fiyatın 1.455 USD olarak revize edilmesinin talep edildiğini, müvekkilince revize sözleşmenin hazırlanarak davalı firmaya gönderildiğini, daha sonra davalı tarafından düzenlenmesi talep edilen revize sözleşmeye ilişkin olarak da mal bedeli ödenmesi veya teslim alınması vs. herhangi bir aksiyon alınmadığını ve davalı tarafından e-posta “Hammadde alımı ile ilgili görüştüm. Daha önce de belirttiğimiz gibi malumunuz ülke genelinde bankalar tarafından kredi kullandırma durumu şu an için bulunmamakta. Ödeme koşulları ile ilgili yardımcı olunması durumunda hammadde alımıyla ilgili aksiyona geçilecektir.”nın gönderildiğini, davalı tarafından gelen talep üzerine müvekkilince davalı'nın onayladığı sözleşmede geçerli ödeme koşullarının değiştirilemeyeceğini, ancak davalı isteği ve onayıyla antrepoya alınan malların zamana yayılarak kısım kısım olacak şekilde teslim alınması ve bedellerinin ödenmesinin mümkün olabileceği bildirildiğini, “Sizlerden pozitif yaklaşımınızı görmek adına 2 aydır antrepo 'da beleyen siparişinizin tamamı olmasa bile, parça parça malzemeyi çekmenizi bekliyoruz.” davalı müvekkilince yapılan bu kolaylığa karşın da malları teslim alma ve bedelleri ödeme konusunda olumlu bir girişimde bulunmadığını, bu nedenle alıntılanan e-posta bildiriminden sonra davalı talimatı ile antrepoya alınan malların davalı tarafından teslim alınması ve satım bedelinin ödenmesi için çok kere hatırlatma yapıldığını, davalı tarafından bu ihtarlara cevap verilmediğini, malların teslim alınmadığını ve satım bedeli ödenmediğini, bunun üzerine Müvekkilince Beyoğlu ..... Noterliğinin 20.09.2023 tarihli ve ..... yevmiye numaralı İhtarnamesi ile; Sözleşme 'ye konu malın teslim alınması, satım bedelinin ve malın teslim alınmaması sebebiyle oluşan doğmuş ve doğacak depolama gümrük, ardiye vb. masrafların ödenmesi gerektiğini, aksi takdirde ve malların üçüncü kişilere satılacağını, ikame satış zararının da Davalıdan tahsili için her türlü hukuki yola başvurulacağı hususları tarafından gönderilen ihtarnameye Davalı tarafından cevap verilmediğini, anılan ihtarnamenin 22.09.2023 tarihinde Davalı yana tebliğ edilmiş olup ihtar ile tanınan yedi günlük sürenin geçmesi ile de 30.09.2023 tarihinde yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalının temerrüde düştüğünü, davalının Sözleşme uyarınca satım konusu malı teslim almaması ve satım bedelini de ödememesi nedeniyle müvekkilinin bu süreçte antrepodaki depolama masraflarına katlanmak ve Sözleşme konusu mala daha düşük bedellerle yeni alıcı bulmak zorunda kaldığını,davacı Müvekkilinin basiretli bir tacir gibi davranarak Sözleşme konusu malların teslim alınmaması sebebiyle oluşan depolama masraflarının her geçen gün artmasının önüne geçmek amacıyla sözleşme konusu malları başka dava dışı alıcılara; Tam ..... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ye 96 metrik ton ham madde 129.600,00 USD bedel karşılığında, ..... Tasarım Rekl. Ürn. San. Tic. Ltd. Şti.'ye 96 metrik ton ham madde 121.920,00 USD bedel karşılığında satmak zorunda kaldığını, davalının Sözleşme hükümlerine aykırı davranması nedeniyle davacı müvekkilinin doğmuş ve doğacak her türlü zararından sorumlu olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) m.23/1 atfıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (“TBK”) m. 236 hükmü gereği, alıcının temerrüdü halinde alıcı satıcının tüm zararlarını ve ayrıca ikame satıştan elde ettiği bedel farkını ödemekle yükümlü olduğunu, davalının Sözleşmeye aykırı olarak malların teslim almaması sebebiyle ödemek zorunda olduğu zararlardan şimdilik tespit edilebilenlerin, malın davalı tarafından teslim alınmaması sebebiyle 19.200,00 USD ikame satış kaynaklı zarar, malın davalı tarafından teslim alınmaması sebebiyle depoda kaldığı sürede oluşan 33.623,00 USD tutarında antrepo masrafı, dava konusunun ticari bir uyuşmazlık olduğu göz önüne alındığında, taraflarınca huzurdaki davanın ikame edilmesinden önce TTK m. S/A uyarınca ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk şartı gereği arabulucuya başvurulmuş ve anlaşma sağlanamadığını, davalının, Sözleşmeye aykırı davranışınındavacı müvekkilini maruz bıraktığı zararları tazminle mükelleftir olduğunu, müvekkili şirketin Birleşik Arap En leri-Dubai'de kurulu bir Şirket olması hasebi ile yabancılık teminatından muaf olduğunu, dava dilekçesinin 2 numaralı ekinde sunulan yazışmalardan da görüleceği üzere Müvekkili Şirketin sözleşme ilişkisi gereği ürünlerin teslim edilmeye hazır hale geldiği hususunda Davala'yı bilgilendirdiğini, ancak davalıdan herhangi bir geri dönüş alınamadığını, dolayısı ile davalının, müvekkili şirketi ürünlerin muhafazası için depo kiralamak ve bedelinin altında satış yapmak durumunda bıraktığını, müvekkilinin alacağının temini yönünden; yargılama sürecinde alacaklıdan mal kaçırılması ihtimaline binaen ilerde hükmolunacak kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak, davalı/Borçlu adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ettiğini, davacı vekilifazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı le ihtiyati haciz talebelerinin tensip ara kararı ile kabulüne, davalı taşınmaz malları ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, Davanın kabulüne, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik, 19.200 USD ikame satış farkı ile 33.623,00 USD tutarındaki depo kiralama masrafi olmak üzere toplam 52.823 USD tazminatın, 30.09.2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ve diğer fer ileri ile birlikte davalıdantahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa vükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmistir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE; Taraflar arasında geçerli bir alım-satım sözleşmesinin bulunmadığını, davacının tazmin taleplerinin tümüyle haksız olduğunu ve hukuki dayanağının bulunmadığını, davacının müvekkilin satın almadığı malları başka alıcılara daha düşük fiyatla sattığı iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, davacının ihtiyati haciz talebi haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı tarafın yabancı ülkede olduğundan teminat göstermesinin zorunlu olduğunu, davacının davasının reddini, davacı tarafın haksız ve mesnetsiz ihtiyati haciz talebinin ve davasının reddine, yargılama masrafları ve avukatlık ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
: İstanbul Defterdarlığı Silivri Vergi Dairesi Müdürlüğünün █████/2024 tarihli ....... vergi numaralı mükellef .... Plastik Sanayi Anonim Şirketi hakkında 2023 dönemine ait BA formu, İTSM'den ..... Plastik Sanayi A.Ş. Kayıtları, Gaziantep ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
İş bu dava, .... cinsi hammaddenin satım sözleşmesinden kaynaklı alacaklı temerrütü dolayısıyla TBK 235 ve 236 uyarınca talep edilen depolama bedeli ve fiyat farkı zararınını tazmini talebine ilişkindir.
Somut olayda davacı taraf, davalı ile aralarında imzalanan 13.02.2023 tarihli ...... numaralı proforma fatura ile 192 metrik ton ..... cinsinden hammaddenin 1.410,-USD/MT birim fiyat üzerinden toplam 270.720 USD bedel karşılığında satımı ve teslimi hususunda anlaştıklarını, ancak davalının kredi alamamasını sebep göstererek tedarik edilen ham maddeleri almaktan vazgeçtiğini, davalının ürünleri almaması nedeniyle antrepodaki depolama masraflarına katlanmak ve sözleşme konusu hammadeleri daha düşük bedelle dava dışı firmalara toplam 251.520,00 USD'ye satmak zorunda kaldığını, bu nedenlerle uğradığı depolama bedeli ve fiyat farkı zararının tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır. Davalı taraf ise davacının sadece fiyat teklifinde bulunduğunu, aralarında geçerli bir alım-satım sözleşmesinin kurulmadığını, bu nedenle davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasında geçerli bir ham madde alım-satım sözleşmesinin kurulup kurulmadığı, sözleşmenin kurulduğunun tespiti halinde davalı alacaklının temerrütü nedeniyle davacının uğradığını iddia ettiği zararın varlığı ve miktarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce uyuşmazlığın çözümü adına tarafların bildirdiği deliller celp edilmiş ve tarafların ticari kayıt ve belgeleri üzerinde bilirkişi marifetiyle incelemeler yapılmış ve hazırlanan kök ve ek raporlar dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınmıştır.
Taraflar arasındaki e-posta yazışmaları, proforma faturalar ve taşıma belgeleriyle sabit olduğu üzere; dava konusu olayda davalının davacıya mal sipariş ettiği ve malların tedarik edilerek yurtdışından Ambarlı Limanına getirildiği, davalının sipariş ettiği ve gümrüğe gelen malları mevcut ekonomik durumu ileri sürerek, ülke genelinde bankalar tarafından kredi kullandırma durumunun bulunmadığı ve ödeme koşulları ile ilgili yardımcı olunması durumunda hammadde alımıyla ilgili aksiyona geçileceği gerekçesiyle malları teslim almaktan imtina ettiği, bunun üzerine davacının malları liman gümrük sahasından alıp depoya indirmek durumunda kaldığı ve davalının malları teslim almaması nedeniyle daha düşük bedelle üçüncü şahıslara sattığı anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla somut olayda taraflar arasında geçerli bir alım-satım sözleşmesinin kurulduğu, proforma fatura ve taşıma belgeleri uyarınca bu satım şeklinin CIF-cost/insurance/freight olduğu, yani Ambarlı limanına kadar tüm masraflar davacı üzerinde olacak şekilde, gümrükte ve sonrasında yapılacak masrafların ise davalı alıcıda olacağı şeklinde teslim edilmek üzere satışın yapıldığı anlaşılmıştır. Buna göre malların Ambarlı Limanına getirilişinden sonra gümrükte oluşacak masraflardan ve depolama ücretinden davalı sorumlu tutulabilecektir.
Davacı tarafından ürünlerin teslim alınması ve satış bedeli ve masrafların ödenmesi için Beyoğlu .... Noterliğinin 20.09.2023 tarih ve ..... Sayılı İhtarnamesi ile davalıya bildirimde bulunduğu, bu ihtarnamenin 22.09.2023 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, ancak ihtarnamede yer alan 7 gün ödeme süresi içerisinde davalının borcunu yerine getirmediği anlaşılmıştır. Tebliğ şerhlerine göre davalının temerrüt tarihi 30.09.2023 olarak hesaplanmıştır.
Satış sözleşmesi, tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerden biridir. Satış sözleşmesinde alıcı, satılanın devri bakımından alacaklı iken satış bedelinin ödenmesi noktasında borçludur. TBK 232 maddesi uyarınca; alıcı, satış sözleşmesinde kararlaştırılmış olduğu biçimde satış bedelini ödemek ve kendisine sunulan satılanı devralmakla yükümlüdür. Bu sebeple satıcı, satılanı devralmaktan kaçınan alacaklıya karşı alacaklının temerrüdü veya borçlunun temerrüdü hükümlerine başvurma hakkına haizdir. TBK m.125’te düzenlenen " temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir. Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir. Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir. Satım sözleşmesinde düzenlenen alıcının temerrütüne ilişkin TBK 236 maddesi uyarınca; borcunu ifa etmeyen alıcı, satıcının bu yüzden uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür. Satıcı, satış bedelini ödemede temerrüde düşmüş olan alıcıdan, bu bedel ile satılanın başkasına dürüstlük kurallarına uygun olarak satışından elde ettiği bedel arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir. Bu hükümler uyarınca alıcının temerrüdü halinde satıcının başvurabileceği seçimlik haklar belirtilmiştir.
Bu yasal düzenlemeler ışığında; davacı satıcının gümrükte hazır ettiği malları davalı alıcının almayarak temerrüte düştüğü, malları teslim almamak için ileri sürdüğü sebeplerin basiretli bir tacir tarafından ileri sürülebilecek nitelikte olmadığı, dolayısıyla davalı alıcının temerrüte düşmekte kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Davacı satıcı, ürünleri dava dışı firmalara sattığından sözleşmeden dönme yönünde seçimlik hakkını kullandığı kabul edilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından yapılan tespitler uyarınca; dava konusu ham maddelerin ikame satış bedeli farkının (270.720,00 USD - 251.520,00 USD) 19.200,00 USD olarak hesaplandığı, TBK 236 uyarınca bu zarardan davalı alıcının sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Dosyaya sunulan deliller üzerinden bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamalar neticesinde; dava konusu malların antrepoya taşınması için gerekli boşaltma -yükleme, nakliye ve depolama ücretleri, gümrük bedelleri v.s davacının Ambarlı limanında bekleme sürecinde uğradığı zarar kalemleri 12.219,23 USD ve evrakta boşa çıkan satış süreci masrafı olarak 136.119,67 TL olarak hesaplandığı, bu masrafın dosya kapsamına uygun olduğu kabul edilerek, TBK 125 uyarınca bu zarar kalemlerinden de davalı alıcının sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında, davacı tarafın talebinin kısmen kabulü ile, 31.419,23‬ USD ve 136.119,67 TL alacağın, 30.09.2023 tarihinden itibaren USD cinsinden mevduata T.C. Merkez Bankasının uyguladığı en yüksek mevduat faizi ile; TL cinsinden mevduata ise avans faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile
31.419,23‬ USD ve 136.119,67 TL alacağın, 30.09.2023 tarihinden itibaren USD cinsinden mevduata T.C. Merkez Bankasının uyguladığı en yüksek mevduat faizi ile; TL cinsinden mevduata ise avans faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 68.249,53-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 30.932,49-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 37.317,04-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı ile 30.932,49-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 195,00-TL posta gideri ve 36.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 36.195,00-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre (%65,43) hesaplanan 23.682,38-TL'sının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar(1.495.001,36 TL) üzerinden hesaplanan 227.300,19 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen miktar (789.593,39 TL ) üzerinden hesaplanan 124.439,01 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
8-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.356,00-TL'sının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, bakiye kısmın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026
Başkan ....
e-imzalı
Üye .....
e-imzalı
Üye .....
e-imzalı
Katip ....
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!