Anahtar kelimeler: İletme Paketçi Ukraynada Göreviyle Amiri Emir Vardiya Boyunca Bünyesinde Antalya

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Antalya 5. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 21.06.2005 tarihinde davalı işveren bünyesinde iletme bölümünde paketçi olarak işe başladığını, son olarak vardiya amiri göreviyle çalıştığını, davalının müvekkilini 21.02.2011 tarihinde Ukrayna'da kurulu ... isimli İştirakinde vardiya amiri olarak görevlendirdiğini, müvekkilinin çalıştığı süre boyunca emir ve talimatları Türkiye'deki işveren yetkilisinden aldığını, müvekkilinin yurt dışında vardiyalı olarak çalıştığını, vardiya saatlerine göre yapmış olduğu fazla çalışmaların ödenmediğini, çalışma şekline göre hafta tatillerinde çalıştırılan müvekkiline karşılığının ödenmediğini, müvekkilinin Ukrayna'da çıkan savaş sonrası işveren tarafından tekrar Türkiye'ye çağrıldığını, fabrikayı ve evini terk etmek zorunda kaldığını, 01.03.2022 tarihinde Türkiye'ye zorunlu dönüş yapan müvekkilinin işveren ile irtibat hâlinde kaldığını, işveren yetkilisinin iş verme vaadiyle sürekli müvekkilini oyaladığını, bu süreç zarfında ne iş ne de ücret verildiğini, umudunu yitiren müvekkilinin işverene yasal haklarının ödenmesi için 07.06.2022 tarihli ihtarname gönderdiğini, işverenin yanıt vermediğini, müvekkilinin son aylık net ücretinin 3.700,00 USD olduğunu, yemek ve yol ücretlerinin işveren tarafından karşılandığını, yılda 2 defa Türkiye'ye gidiş-dönüş uçak bileti, 1 defa da eşi ve kızı için uçak bileti parası ödendiğini, ücrete ek kira yardımı yapıldığını, tüm bu ücretlerin tazminat hesaplanırken dikkate alınmasını talep ettiğini, müvekkilinin kullanmadığı yıllık ücretli izin haklarının bulunduğunu iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ile genel tatil ücreti ve ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, husumet itirazında bulunduklarını, davacının 3.700,00 USD ücret ile çalışmadığını, çalışmanın belirli aralıklarla sınırlı olduğunu, müvekkili Şirkette ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yapılmadığını, yapıldığı takdirde de ücretinin ödendiğini, davacının Ukrayna'daki dava dışı Şirkette çalıştığı döneme dair alacaklarından müvekkili Şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili Şirket bünyesinde çalışanlara hafta tatili izninin kullandırıldığını, kullandırılmayan ve işçilerin çalıştığı hafta tatili günlerinin yasal karşılığının kendilerine ödendiğini, müvekkili Şirket bünyesinde yapılan fazla çalışmaların karşılığının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının husumet savunmasına itibar edilmemiş, işçinin haklı nedenle fesih gerçekleştirdiği kabul edilerek kıdem tazminatına hükmedilmiş, ihbar tazminatı talebi reddedilmiş, çalışma ve dinlenme sürelerine dair taleplerin kabulüne, ücret alacağının ise bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;a. Davacının Ukrayna'da çıkan savaş sonrası fabrikada çalışmaya devam edemediğini akabinde işveren tarafından yeni iş vaadi ile oyalandığını, feshi davalı işverenin gerçekleştirdiğini, ihbar tazminatı ve ücret alacağının da kabul edilmesi gerektiğini,b. Kabul edilen diğer alacak kalemlerinin ise miktarlarında hata olduğunu ileri sürmüştür.2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;a. Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığını, davalı Şirketin işçilik alacaklarından sorumlu olmadığını,b. Davacı kendi isteğiyle işten ayrıldığından kıdem tazminatına hak kazanamayacağını,c. Kabul edilen ücret miktarının hatalı olduğunu, davacı hak kazanamayacak olsa da hesaplanan alacaklarının da bu nedenle hatalı hesaplandığını, ücretin para biriminin de hatalı tespit edildiğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, taraflar arasındaki iş ilişkisinin ne şekilde sonlandığı ile buna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı, talep edilen alacakların ispat ve hesaplanmasına ilişkindir.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile temyiz edenin sıfatına göre uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığının belirlenmesi bakımından iş ilişkisinin ne şekilde sonlandırıldığının tespiti önem arz etmektedir. Bu hususta İlk Derece Mahkemesi tarafından "07.06.2022 tarihinde ücretlerin (fazla mesai, UBGT, hafta tatil ücretlerinin ve aylık ücretlerinin) ödenmemesi ve iş verilmemesi nedeniyle iş akdini feshettiğine ilişkin ihtarname keşide ettiği, iş akdinin fesih tarihinde davacının ödenmemiş fazla mesai ücreti, hafta tatil ücreti, UBGT ücreti alacağının bulunduğu" gerekçesiyle iş sözleşmesinin davacı tarafından sonlandırıldığı kabul edilmiş, kıdem tazminatı talebi kabul edilirken ihbar tazminatı talebi reddedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi de gerekçesinde feshin 07.06.2022 tarihinde gerçekleştiğinin kabul edilmesini isabetli bulmuştur. Ancak söz konusu 07.06.2022 tarihli ihtarnamede yer alan "...İş yerinde fazla mesai çalışmalarım, hafta tatili çalışmalarım, genel tatil çalışmalarım bulunmakta olup ücreti ödenmemiştir. Ayrıca kullanmadığım yıllık izinlerim mevcuttur. Ukrayna'da çıkan savaş neticesinde 01.03.2022 tarihinde Türkiye'ye zorunlu dönüş yapmam gerekti. Bu tarihten sonra işveren tarafından sürekli oyalandım...İşten çıkartılacağım önceden bildirilmediği gibi çıkarma sebebi olarak tarafıma herhangi bir sebep gösterilmemiştir. Şu an işsizim ve mağdurum. Yasal haklarımın ödenmesi için iş bu ihtarnameyi çekme zorunluluğum hasıl olmuştur..." şeklindeki anlatımlar, işçi tarafından bir fesih iradesinin yansıtılmadığını, aksine işveren tarafından yapılmış bir feshin iddia edildiğini, işçinin bu fesih sonrasında haklarını talep ettiğini göstermektedir.Yukarıda yapılan açıklamalar ve dosya kapsamı bilikte değerlendirildiğinde; ispat yükü üzerinde olan işverence, iş sözleşmesinin ihbar tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde son bulduğunun ispatlanamamış olduğu kabul edilerek ihbar tazminatının hüküm altına alınması gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle talebin reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.