Anahtar kelimeler: Lağvedilmesi Atölye Ustası Operatörü Şoför Yılına Köy Sürücü Fiilen Mülga
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1985 yılında mülga Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünde çalışmaya başladığını, 2005 yılına kadar kesintisiz çalıştığını, 2005 yılında ... Genel Müdürlüğünün lağvedilmesi üzerine tüm hak ve alacakları ile ... İl Özel İdaresine devredildiğini, ilk işe girdiği tarihten 2018 yılına kadar fiilen atölye ustası olarak çalıştığını, 2018 yılından itibaren de fiilen sürücü operatörü (şoför) olarak çalıştığını, buna rağmen 2001 yılında daimi kadroya alınırken fiilen yaptığı iş ve pozisyon dikkate alınmadan pozisyonu atölye usta yardımcısı olarak gösterilmek suretiyle başlangıç derece ve kademesinin eksik hesaplandığını, buna bağlı olarak eksik ücret ödendiğini ve ... Sendikası üyesi olduğunu belirterek müvekkilinin fiilen yaptığı işe uygun olarak ilk işe girdiği tarihten itibaren olması gereken derece ve kademesinin tespiti ile eksik ödenen ücret, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ikramiye ve ilave tediye ile fark yıpranma ödeneği alacaklarının ödenmesi gereken tarihlerden itibaren en yüksek işletme kredisi faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 2001 yılından itibaren atölye usta yardımcısı olarak çalıştığını, talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının geçici işçi olarak çalıştığı dönemde pozisyon, derece ve kademe uygulaması olmadığını, sürekli işçi kadrosuna geçtiği dönemden sonra da çalışmalarında fiilen yaptığı göreve uygun olarak toplu iş sözleşmelerinde belirlenen ücret skalası, pozisyon, derece ve kademesine uygun olarak ücretinin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Çanakkale İş Mahkemesinin 24.05.2022 tarihli tarihli kararı ile; davacının hizmet dökümü, tüm işe giriş çıkış bildirgeleri ile işyeri ünvan listesi, davalı tarafça sunulan işyeri özlük dosyası, davacının taraf olduğu iş sözleşmeleri, atama olurları, 2001 yılındaki ünvan durumu, ustalık belgesi, ... Sendikasına üye kayıt fişleri, 2009 yılı ve sonrasına ait unvan olurları ile tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre davacının fiilen yaptığı iş pozisyonuna göre 2001-2018 yılları arası için atölye ustası, 2018'den sonrası için sürücü operatörü (şoför) olması gerektiği, sürücü operatörü pozisyonunda en yüksek derece 15 ise de ücretinde azalma olmayıp 16. derecede ücretin devam ettirildiği, davanın açıldığı tarihe göre 01.03.2021 tarihi itibarıyla her ne kadar davalı tarafça davacının derece ve kademesi █████ olarak gösterilmişse de gerçekte davacının derece ve kademesinin aynı tarih itibarıyla █████ olması gerektiği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 24.05.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 17.10.2024 tarihli kararı ile; davacının derece ve kademe tespiti ile fark alacaklarının hüküm altına alınmasının isabetli olduğu ancak arabuluculuk son tutanak tarihinden sonra ihtilaf konusu olan dönem yönünden arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden usulden ret kararı verilmesi gerektiği; ayrıca toplu iş sözleşmesinden kaynaklanmayan alacaklar yönünden mevduata uygulanan en yüksek faiz yerine en yüksek işletme kredisi faizine hükmedilmesi ve kanundan kaynaklanan ilave tediye alacağına yasal faiz yerine işletme kredisi faizi uygulanmasının hatalı olduğu gerekçeleri ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 17.10.2024 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile tüm dosya kapsamına göre davacının baştan itibaren kadrosunda gösterildiği şekliyle fiilen de atölye usta yardımcısı olarak çalıştığı, 2018 yılından itibaren ise dava tarihi dâhil fiilen sürücü operatörü (şoför) olarak çalıştığının kabulü ile derece ve kademesinin de bu açıklanan pozisyonlara göre tespiti gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda yapılan değerlendirme ile davacıların murisinin 2001-2018 yılları arasında iddia ettiği atölye ustası pozisyonunda çalıştığını ispat edemediği, 17.01.2018 tarihi öncesinde 14. derece 30. kademede, bu tarihten sonra ise sürücü operatörü (şoför) olarak 15. derece 30. kademede olduğunun tespiti ile fark ücret alacaklarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde;
a. Tanık beyanlarına itibar edilmemesinin iş hukukunun varoluş amacına aykırı olduğunu,
b. Tanık beyanlarının yanı sıra ustalık belgesi ile de müvekkillerinin murisinin atölye ustası olarak çalıştığının sabit olduğunu,
c. Davacıların murisinin derece ve kademesinin hatalı tespit edildiğini, fiilen yaptığı iş olan atölye ustalığının son derecesinin toplu iş sözleşmesine göre 16 olduğundan, olması gereken derecesinin de 16'ya fazlasıyla ulaştığını,
d. Faiz türlerinin hatalı olduğunu, tüm alacaklara en yüksek işletme kredisi faizi işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Hatalı bilirkişi raporu esas alınarak hüküm tesis edildiğini,
b. Toplu iş sözleşmesinin 26. maddesi ve bu yöndeki itirazları dikkate alınmadan yapılan derece ve kademe hesaplamasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacılarının murisinin fiilen yaptığı işe göre olması gereken derece ve kademesinin tespiti ile buna göre fark alacaklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler ile kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!