Anahtar kelimeler: Götürü Yapımı Başlanıldığını Yapım Anahtar İşini Firma Yazim İşte İdareye

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
...
DAVA
: Alacak
DAVA TARİHİ
: █████/2021
KARAR TARİHİ
: █████/2026
K. YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı firma ile davalı adi ortaklık arasında; ... bulunan ...yapım işini anahtar teslimi götürü bedel sözleşme usulu ile yapımı için, █████/2018 tarihinde sözleşme imzalandığını, söz konusu işte müvekkilinin alt yüklenici olduğunu ve yer tesliminin █████/2018 tarihinde yapılarak işe başlanıldığını, işin süresinde tamamlanıp, davalı tarafa ve idareye mevzuata uygun şekilde geçici kabulü yapılarak teslim edildiğini, davacının davalı adi ortaklıktan alacaklı olduğunu belirterek, davacının 31.05.2018 tarihli sözleşmenin 3.3 maddesi gereği, idarenin yükleniciye (davalı adi ortaklığa) uygulayacağı fiyat farkı hesaplama yönteminin aynısının, alt yüklenici davacıya da uygulanacağı açıkça belirtilmiş olmasına rağmen, davalı adi ortaklığın sözleşmeye aykırı davranarak fiyat farkı vermediğini, oysa idare tarafından yapılan davalılara ait son hakedişte, yükleniciye ödenecek olan fiyat farkının %10'u geçtiği takdirde, %10'u aşan kısmın alt yüklenici davacıya ödenmesi gerektiğini, ancak ödenmediğini, taraflar arasında düzenlenmiş ilk 7 (yedi) hakedişin, sözleşmeye uygun olarak davalılar tarafından ödenmesine rağmen, sonraki hakedişler de davacıya hem fiyat farkı ve hem de imalat bedellerinin ödenmediğini, 8,9,10 nolu ara hakedişlerin kendilerine ödenmediğini, davacının her hakedişte tenzilat miktarını elden davalılara ödediğini, davacı ile davalılar arasında kesin hesap işleminin sözleşme ve yasaya uygun olarak yapılmadığını belirterek, davalıların yarattığı muarazanın ...'i, davalılara sözleşme kapsamında verilen ... şubesi 350.000,00TL bedelli keşide tarihi olmayan ... Çek numaralı teminat çekinin paraya çevrilmesinin önlenmesi için ödemeden men yasağının içerir ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalılara sözleşme kapsamında verilen teminat çekinin taraflarına iadesine, davalılar tarafından ödenmeyen ara hakedişlerin ödenmediğinin tespiti ile, davacının ara hakediş ödemelerindeki alacağının tespiti ile ara hakedişlerin davacıya ödenmesine, davacının fiyat farkı alacak hakkının tespiti ile fiyat farkı bedelinin davacıya ödenmesine, kesin hesap işlemlerinin (kesin hakediş) mahkemece yapılmasını, çıkan kesin hesap alacağının davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 700.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi ile teminat çekinin davacıya iade edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davalı adi ortaklığın taraflar arasındaki sözleşmede iş sahibi olduğunu, davacı yanın ise yüklenici konumunda olduğunu, adi ortaklığın yüklenici olduğu sözleşmenin ana iş sahibi ile akdedilen sözleşme olduğunu, davacı yanın bu ana sözleşmenin tarafı olmadığını, ana iş sahibi ile davalı iş ortaklığı arasında bir uyuşmazlık olmadığını belirterek, davacı taraf ile yapmış olduğu █████/2018 tarihli sözleşmeye ait yapılan işlerde inşaat, mekanik tesisat ve elektrik tesisatı işlerine ait eksik ve ayıplı işleri ayrı ayrı isim vererek belirtildiğini, dava konusu olayda davacının afaki talepleri üzerine ana iş sahibi ile kesin hesap yapılmamasına rağmen davacı yüklenicinin talepleri nedeni ile kesin hesap sürecinin başlatıldığını,... gereğince öncelikle kesin hesaba esas imalatların mahalde tespiti amacı ile davacı yüklenicinin, ... yevmiye sayılı işlemle durum tespit tutanağı tanzimi için iş mahalline davet edildiğini,01.12.2020 tarihinde yüklenicinin davete icabet etmemesi nedeni ile ... Maddesi gereği yokluğunda durum tespit tutanağı tanzim edildiğini, bu durum tespit tutanağına göre de kesin hakedişe esas icmaller, hesap ve ölçümler yapıldığını, tanzim edilen durum tespit tutanağı davacı yükleniciyi bağlayacağından, dava konusu kesin hesabın da bu aşamada sonrası için devam ettirilerek sonuçlandırılması gerektiğini, bu aşama itibariyle davacının davalı adi ortaklıktan alacağının bulunup bulunmadığı anlaşıldığından alacak taleplerinin reddinin gerektiğini belirterek; davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:
-█████/2018 tarihli Anahtar Teslim Yapı İşi Sözleşmesi,
-Ara Hakedişler ve kesilen faturalar,
-Hesap ekstreleri,
-Dava konusu yapım işi ile ilgili fotoğraflar,
-Bilirkişi raporları
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve çekin istirdadı talebine ilişkindir.
Dosya kapsamına göre; davacının alt yüklenici olup, davalı adi ortalığı oluşturan firmaların ise yüklenici olduğu, davaya konu olayda, davalı asıl yüklenici ile dava dışı idare arasında akdedilen eser sözleşmesiyle asıl yüklenici tarafından toplam 5 adet okulun yapımının üstlenildiği, bu okullardan ... inşaatının davacı alt yüklenici tarafından 6.060.000 TL + % 10 Fiyat farkı+ KDV götürü bedelle yapımının üstlenildiği buna göre davacı tarafça yapılan imalatların bedellerinin ve sözleşme gereği fiyat farkının kesin hesabının mahkeme eliyle yapılarak davalı asıl yükleniciden tahsili, davalıya verilen teminat çekinin iadesi talepli olarak eldeki davanın açıldığı, davalılar vekilince ise; davacının işi eksik ve ayıplı yaptığı, işi süresi içerisinde bitirmediği, gecikme cezası ve teknik personel bulundurmama cezası alacaklarının doğduğu, davacıya yapılan ödemelerden, eksik ve ayıplı iş bedeli, cezalar, davacının nam ve hesabına yapılan ödemeler dikkate alındığında davacının müvekkiline borçlu olduğu, teminatların iadesi şartlarının oluşmadığı savunularak davanın reddinin talep edildiği nı belirterek, davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, 3 ayrı heyetten kök ve ek raporlar alınarak dosyaya kazandırılmıştır.
Mahkememizce alınan 1.Bilirkişi heyetine ait 26.10.2021 tarihli ön, 24.01.2022 tarihli kök, 03.02.2022 tarihli 1'nci ek ve 14.04.2022 tarihli 2'nci ek raporda neticeten; dava konusu İlköğretim okulunda, idare tarafından ana sözleşme çerçevesinde mukayeseli keşif sonucunda yapılan 538.732,86 TL KDV tutarlı geçici kabul eksikliklerine yönelik kesintiden sonra; davanın tarafları arasındaki sözleşme gereği, davacı firmanın imalat ve fiyat farkı kesin hesabının davacı alt yüklenici tenzilatı uygulanmış haliyle, yani davacının sözleşme bedeline göre yaptığı işlerin ve hakettiği fiyat farklarının toplam tutarının : 5,627.191,23 TL+ 1.792.483,35 TL : 7.419.674,58 TL +KDV : 8.755.216,00TL olduğu, Davalı adi ortaklığın, davacı firmaya yaptığı ödeme tutarının (teminat kesintileri indirildikten sonra) KDV dahil 7.509,050,89 TL olduğu, mahkemece davacının davalıya haricen (işin tenzilatı sebebiyle) ödediğini belirttiği ve buna ilişkin WhatsApp mesajlarını sunduğu 911.600,00TL nın davacı tarafından davalıya ödendiği kanaatine mahkemece varılması halinde; 8.755.216,00 TL + 911.600,00TL: 9.666.816,00 TL davacının kesin hesap alacağına karşılık yapılan ödeme 7.745.824,57 TL olduğundan, davacının işbu dava kapsamında davalı adi ortaklıktan talepte haklı alacak tutarının; 9.666.816,00 TL —7.745.824,57: 1.920.991,43 TL (400.662,43 TL 3/10 KDV tevkifatı ve 222.590,24 TL %3 gelir stopaj tevkifatından sonra ise 1.297,738,77 TL olacağı: mahkemece davacı tarafından, davalı iş ortaklığına ödenen 911.600,00TL ödemenin dikkate alınmamasının gerektiği kanaatine vardığı takdirde ise; davacı tarafın davalı adi ortaktan talepte haklı alacak tutarının 8.755.216,00 —7.745.824,57 TL: 1.009.391,43 TL ( 400.662,43 TL 3/10 KDV tevkifatı ve 222.590,24 TL % 3 gelir stopaj tevkifatından sonra ise 386.138,77 TL olacağı, davacının kesin teminat çekinin iadesi talebinin kesin kabulün yapılması nedeni ile mahkemece değerlendirilmesi gerektiği, dava tarihi itibariyle talep edilebilir bir kesin hakediş alacağının davalı asıl yükleniciden talep edilmesi sebebiyle, asıl yükleniciden talep edilmesi nedeni ile davalı adi ortaklık ile, asıl iş sahibi idare arasındaki Kesin hakedişin çıkartılmasının beklenmesinin (kesin hak edişten yapılması muhtemel eksik ve kusurlu işler ve bedelleri ve sair kesintiler sebebiyle) uygun olacağını belirtilmiştir.
Davalı tarafça dosyaya uzman görüşü sunulmuş; 05.05.2022 tarihli uzmanlar kurulu raporunda neticeten davalı tarafın davacıdan alacaklı olduğu fazla ödeme yapıldığı belirtilmiştir.
Mahkememizce yargılama esnasında davalı adi ortaklı ile dava dışı idare arasında düzenlenen mukayeseli keşif icmal tutanakları dosyaya kazandırılmış, dava dışı idarece kesin kabulün yapılmış olması nedeni ile 2.nci bilirkişi heyetinden kök ve itirazlar üzerine ek raporlar alınmış, 2'nci bilirkişi heyeti 23.05.2024 tarihli 2.ek raporunda neticeten; Davacı yanın 31.05.2018 tarihli sözleşme kapsamında yaptığı işlere dair fiyat farklarının toplam tutarının: 7.828.732,37 TL olduğu, (5.595.873,00 TL + 1.038.645,96TL : 6.634.518,96 + 1.194.213,41 (KDV), dava dışı İdare tarafından onaylanmış Mukayeseli Keşif İcmaline göre, davacı yanın sözleşme kapsamındaki iş ile ilgili imalat tutarının 5.595.873,00 TL+ KDV olduğu, 31.08.2013 tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayımlanan (Karar sayısı ...) "4734 Sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Yapım İşlerinde Uygulanacak Fiyat Farkına İlişkin Esaslar"a göre yapılan hesaplama sonucunda davacı yanın sözleşme kapsamında talep edebileceği fiyat farkının 1.038.645,96 TL + KDV olduğu, sözleşmenin 3.16 maddesi gereği, davalı adi ortaklık tarafından davacı firmanın 7 adet hakedişinden kesilen 265.353,93 TL'lik 403 geçici kabul kesintisinin iade edilmesi gerektiği takdirin mahkemeye ait olduğu; yapılan hesaplamalar haricinde mahkemece davacı tarafın ayrıca 911.600,00 TL ödediğinin değerlendirilmesi halinde bu bedeli ayrıca talep edebileceği, aksi halde bu bedele ilişkin talepte bulunulamayacağı, yine gecikme cezası ve teknik personel bulundurmama cezasının talep edilmesinin uygun olmayacağının değerlendirildiği belirtilmiştir.
Mahkememizce 3.bilirkişi heyetinden kök ve itirazlar üzerine alınan 11.11.2025 tarihli ek raporda ise neticeten; davacının hakediş ve fiyat farkı tutarı alacağının 8.055.592,68TL olup, davacının dava tarihinde alacağının bulunmadığı, yine yargılama süreci içerisinde işin geçici ve kesin kabullerinin yapıldığı, teminat kesintisinin iadesi şartlarının doğduğu hususu da göz önüne alındığında dahi (8.055.592,68TL+ 402.113,54TL(teminat kesintisi) - 8.763.227,59TL(davalı tarafça yapılan toplam ödeme tutarı) : - 305.521,37 TL fazla ödendiği belirlenmekle, davacının her koşulda alacaklı olmadığı, hesaplandığı üzere USD para cinsinde yapılan ödeme ve iadeler sonucunda(dava konusu işle ilgisi ispat edilemeyen ancak davalı tarafça davacı şirket sahibine yapılan ödeme tutarından bakiye kalan 37.385,50 TL de dikkate alınacak olduğunda fazla ödeme tutarının (305.521,37TL + 37.385,50 TL: 342.906,87TL'sına ulaşacağı, davacı vekilinin; müvekkilinin toplam 911.600,00TL tenzilat bedelini elden davalıya ödediği, konuya ilişkin WhatsApp yazışmalarını delil olarak sundukları hususundaki iddiasının, bahse konu ödemelerin taraf ticari defter ve kayıtlarında yer almadığından, bu iddianın nihai takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosyaya kazandırılan bilirkişi raporlarından 3.bilirkişi heyetine ait 11.11.2025 tarihli ek rapor dosya kapsamına ve denetime elverişli olmakla hükmün tesisinde esas alınmıştır.
Yukarıda yer alan tespitler ve tüm dosya kapsamına göre yapılan değerlendirmede;
Taraflar arasında ... inşaatının 6.060.000,00TL * KDV anahtar teslimi götürü bedelle yapımına ilişkin olarak 31.05.2018 tarihinde alt yüklenici sözleşmesi akdedildiği, işin tamamlandığı, idare tarafından gerek dava konusu okul işinin, gerekse davalı adi ortaklığın yükleniminde olan diğer dört okul inşaatının geçici kabulünün, 21.07.2020 itibar tarihiyle yapıldığı, geçici kabul tutanağının 24.09.2020 tarihinde düzenlendiği ve eksiklikler ile ayıplar giderilerek 16.10.2020 tarihinde tutanağın onaylandığı ve fakat dava tarihi itibariyle kesin kabulün yapılmamış olduğu ancak yargılamanın devamı esnasında dava dışı işveren idare tarafından 11.11.2021 tarihinde kesin kabulün yapıldığı, kesin kabul tutanağının 07.12.2021 tarihinde onaylandığı, yine idarece işin kesin hesabı ve kesin hakedişinin tanzim edildiği, kesin hakedişin davalı iş ortaklığı tarafından ihtirazi kayıtsız imzalandığı, ... 'nun yapı kullanma izin belgesinin ilgili belediyesince 29.11.2022 tarihinde düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Davalı adi ortaklık ile dava dışı işveren ... paket işine ilişkin 39.440.000,00TL bedelle sözleşme imzalandığı bahse konu paket sözleşme kapsamındaki ... inşaatının bedelinin, tüm sözleşme bedelinin %19,1258 oranı karşılığı (39.440.000,00TL x %19,1258) 7.543.215,52 TL olup, davacı alt yüklenici şirket ... inşaatını 6.060.000,00TL anahtar teslimi götürü bedelle yapmayı üstlendiği, dava dışı İdareye ait 30.05.2023 tarihli yazısı ekinde gönderdiği belgelerden, geçici kabulde tespit edilen eksikliklerin, projeye göre farklı yapılan imalatlar ve diğer sebeplerle düzenlenen 3 no'lu mukayeseli keşif itibariyle ... yapım işinin bedelinin 577.725,09TL azaldığı, davalı iş ortaklığının mukayeseli keşfe itiraz etmediği buna göre davalı adi ortaklığın yükleniminde olan dava konusu okulun bedelinde (577.725,09TL / 7.543.215,52TL): 907,65887 oranında azalma meydana gelerek, 6.965.490,43TL 'na indiği, azalan iş oranı, aynı şekilde davacının sözleşme bedeline yansıtılması gerekeceğinden, davacının üstlendiği işin de (6.060.000,00TL x 907,65887) : 464.127,52TL azalacağı ve dava konusu sözleşme bedelinin nihai olarak (6.060.000,00 TL— 464.127,52TL): 5.595.872,48TL olacağı anlaşılmıştır.
Dava konusu sözleşmenin 3.2. maddesinde sözleşmenin 6.060.000,00TL %10 fiyat farkı + KDV toplam bedel üzerinden akdedildiği, idarenin yükleniciye uyguladığı fiyat farkı hesaplama yönteminin fiyat farkı hesaplama yönteminde dikkate alınacağı, idare tarafından yapılan son hakedişde yükleniciye ödenecek olan fiyat farkı %10 'u geçtiği takdirde %10 'u geçen oranın taşerona ödeneceği, fiyat farkı %10'un altına düştüğü takdirde de düşen oran bedelinin taşeron alacağından yüklenici tarafından kesileceği hüküm altına alınmış olup, ayrıntıları hükme esas alınan 11.11.2025 tarihli raporda belirtildiği üzere davacı tarafça fiyat farkı ve toplam hak ediş tutarının 8.055.592,68 TL olduğu kanaatine varılmıştır.
Davalının davacı adına █████/2018-█████/2019 tarih aralığında sorumlu sıfatıyla 7 adet belge ile toplamda 216.546,47TL gelir vergisi, 389.783,66TL KDV tevkifatı olmak üzere toplam 606.330,13TL ödediği, ayrıca banka aracılığı ile toplam 7.949.589,00 TL ödeme yaptığı yine davacı adına Damga vergisi ödemesi :68.611,05 TL, ...ödemesi 109.484,52 TL, Elektrik Abone fatura Ödemesi :27.279,29 TL, Asansör Ruhsat Bedeli Ödemesi :1.800,00 TL olmak üzere toplam 8.156.964,46 TL ödeme yaptığı, neticeten dava konusu iş kapsamında davalının yaptığı toplam ödeme tutarının 8.763.227,59 TL olduğu, buna göre yapılan ödemeler toplamından davacının fiyat farkı ve hak ediş alacağı mahsup edildiğinde, yine teminat kesintisi aide şartlarının oluştuğu kabul edilerek mahsup edilmesi gereken tutara 402.113,54 TL teminat kesintisi tutarı dahil edilse dahi davalı tarafça davacıya toplam 305.521,37 TL fazla ödeme yapıldığı, buna göre davacının davalıdan alacaklı değil borçlu olduğu kanaatine varılmakla, davacının alacak talebinin reddine dair karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilince sözleşme kapsamında verilen teminat çekinin iadesine karar verilmesi talep edilmiş ise de ve sözleşmede 3.18 maddesi uyarınca davacı tarafça davalıya 350.000,00 TL güvence çeki verildiği ve güvence çekinin iadesi için özel bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşılmakta ise de, az yukarıda ifade edildiği üzere, davacının davalı taraftan alacaklı olmadığı aksine 305.521,37 TL borçlu bulunduğu, buna göre teminat çekinin davacıya iadesinin olanaklı bulunmadığı anlaşılmakla, bu yöndeki talebin de reddine dair karar verilmiştir.
Davacı vekilince, davalı tarafa elden toplam 911.600,00TL tenzilat bedeli ödendiği, konuya ilişkin WhatsApp yazışmalarına delil olarak dayandıkları, yazılı delil başlangıcı niteliğindeki kayıtlar esas alındığında iddialarını tanık delili de dahil olmak üzere ispatları için kendilerine imkan verilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, incelenen yazışma kayıtlarına göre Ticari defter kayıtlarında yer almayan ve fakat elden yapıldığı iddia edilen ödemelere dair davalı tarafın ayrıca ve açıkça bir kabulünün bulunmadığı, yazışma içeriğinde davacı tarafça davalı tarafa gönderilen excel tablosunun bulunduğu, tablo içeriğinde davacı tarafça davalı tarafa elden ödeme yapıldığına dair bir excel tablosu satırı yer almakta ise de aynı şekilde davalı tarafça da davacıya yapılan 15.000,00 USD ödemenin de aynı tabloda yer aldığı, nitekim davalı tarafça yazışma içeriklerinde yalnızca davacıya ödeme yapılamayacağını, idareden alacak tutarının belirlenmediğini, kesin hesabın yapılmadığını belirterek cevap verildiği, buna göre davalı tarafın elinden sadır olmuş HMK 202/2 maddesinde tanımlanan yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belgeden bahsetmenin olanaklı olmadığı kanaatine varılmakla davacı vekilinin elden ödeme iddiasına konu 911.600,00 TL hesaplamada dikkate alınmamıştır.
Davalı vekilince hakediş tutarları olarak, sözleşme bedelinin, sözleşme süresine bölünerek gün bazında tespit edilecek imalat tutarından yararlanılarak hesaplanacak aylık planlanan imalat olarak kabul edilmesi gerektiği savunulmuş ise de alt yüklenici sözleşmesinin 5.1. maddesinde aynen “İşin yapımı esnasında gerekli olan her türlü ekip, ekipman işverenin vermiş olduğu onaylı iş programına uygun olarak temin edilecektir.” hükmü yer almakta olup, davalı vekilinin ileri sürdüğü şekilde günlük imalat miktarı üzerinden iş programının hazırlanacağı hususuna dair dosyada delil yer almadığı, buna göre onaylı iş programının davalı tarafça hazırlanması gerektiği, dosya kapsamında davalının onayladığı iş programına rastlanmadığı, kaldı ki dava dışı idare tarafından YİGŞ hükümleri uyarınca davalı tarafa süre uzatımı da verildiği buna göre taraflar arasında itirazsız olarak imzalanan hakediş tutarlarının fiyat farkı hesabına esas alınmasının uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
Davalı tarafça Ticari defter kayıtlarında yer almayan Firma ortağı ve yetkilisi ... Narçin inşaat yetkilisi ... █████/2019 tarihli belgeye göre 15.000,00 USD verdiği, bu tutarın 10.000,00 USD sını █████/2020 tarihinde iade edildiği. bu durumda bakiye 5.000 USD'nın davacıda kaldığı savunulmuş ise de, bahse konu ödeme ve iade işlemlerinin tarafların ticari defter ve kayıtlarında yer almadığı, dolayısıyla bahse konu yabancı para cinsinden gerçekleştiği savunulan para alışverişinin dava konusu ticari ilişki kapsamında yer aldığının tespit edilemediği anlaşılmakla, bu yöndeki savunmaya itibar etmek olanaklı görülmemiştir.
Davalı tarafça, davacı tarafın sözleşme kapsamında teknik personel cezası ve gecikme cezası ödemesi gerektiği savunulmuş ise de;
Gecikme cezası bakımından yapılan değerlendirmede; 31.05.2018 tarihli alt yüklenici sözleşmesinin 4. maddesinde ...nin, sözleşmenin birinci öncelikli eki olduğu, 5. maddesinde, idare ile düzenlenen asıl sözleşmenin hükümlerinin tamamının alt yüklenici içinde geçerli olduğu, 10. maddesinde de idare tarafından verilen uzamaların sözleşme süresine ekleneceği taraflarca kabul edildiği, davalı tarafça dava dışı idare ile imzalanan 24.04.2018 tarihli ana sözleşmenin 18.1 maddesinde de süre uzatımı ile ilgili hususlarda ... hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alındığı, her iki sözleşmenin de birinci öncelikli eki olan ... 'nin süre uzatımına ilişkin maddesinde: ''....İdarenin, sözleşmenin ifasına ilişkin yükümlülüklerini Yüklenicinin kusuru olmaksızın yerine getirmemesi (yer teslimi, projelerin onaylanması, iş programının onaylanması, ödenek yetersizliği gibi) ve bu sebeple sorumluluğu Yükleniciye ait olmayan gecikmelerin meydana gelmesi, bu durumun taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olması ve Yüklenicinin bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemiş olması halinde, işi engelleyici sebeplere ve yapılacak işin niteliğine göre, işin bir kısmına veya tamamına ait süre en az gecikilen süre kadar uzatılır. Öngörülemeyen durumlar nedeniyle bir iş artışının zorunlu olduğu hallerde ilave işin gerektirdiği ek süre Yükleniciye verilir. Mücbir sebepler ve/veya idarenin sebep olduğu hallerden dolayı, işte sorumluluğu yükleniciye ait olmayan gecikmelerin meydana gelmesi halinde, durum idarece incelenerek işi engelleyici sebeplere ve yapılacak işin niteliğine göre işin bir kısmına veya tamamına ait süre uzatılır.” hükmü yer almakta olup, sözleşmenin 10. maddesi uyarınca, İdarece davalıya verilen ek sürenin aynen davacıya da yansıtılması gerektiği, hal böyle olunca davacının işin tesliminde bir gecikmesinin bulunmadığı bu nedenle gecikme cezası kesilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Teknik personel cezası bakımından yapılan değerlendirmede; Dava konusu sözleşmenin 3.8. maddesinde; “Alt yüklenicinin şantiyede en az 5 yıl deneyimli inşaat mühendisi bulunduracağı, bulundurmadığı takdirde de yüklenici tarafından hak edişlere yansıtılarak günlük 300,00TL ceza kesileceği" hususu kararlaştırılmış ise de, sözleşmenin devamı esnasında ve taraflarca düzenlenen ara hak edişlerde davalı tarafça teknik personel cezası talep edilmediği gibi bu hususa dair bir ihtarın da bulunmadığı daha sonra ve işin bitmesinden hemen önce keşide edilen ihtarnamenin ise dürüstlük kuralına ve işin tamamlanma aşamasına göre uygun bulunmadığı bu nedenle teknik personel cezası kesilmesi yönündeki savunmanın dosya kapsamı ile bağdaşmadığı anlaşılmış, bu yöndeki talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hükmün tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu 22 maddesi uyarınca alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 11.954,25 TL harcı düşümü ile fazla alınan 11.222,25 TL harcın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacıların karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
5-6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/a-14.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ....istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi █████/2026
Başkan ...
¸[e-imza]
Üye ...
¸[e-imza]
Üye ...
¸[e-imza]
Katip ...
¸[e-imza]

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!