Anahtar kelimeler: Yazdırmamış Davaitirazın Ödememiş Yazdırılmamasını Satımdan Ödeyeceğini Şubesi Çeki Niyet Ciro

T.C.

İSTANBUL
22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2025
KARAR TARİHİ
:█████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkiline borçlu tarafından keşide edilen ... ... Şubesi █████/2025 Keşide tarih 200.000,00-TL bedelli çeki ciro yoluyla teslim edildiğini, davalı şirketin, dava konusu çeki elde ödeyeceğini belirterek keşide tarihinde çekin yazdırılmamasını talep ettiğini, müvekkilinin iyi niyet ile çeki yazdırmamış daha sonraki tarihlerde davalı çek bedelini ödememiş olduğunu, davalı, çek hakkında karşılıksız işlemi yapılmaması sonrasında çek bedelini ödemediğini ve haksız olarak zenginleştiğini, çek bedelinin ödenmesi için .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, yapılan icra takibine haksız ve kötü niyetli itiraz edildiğini, ...Arabuluculuk Bürosu Arabuluculuk Numarası:2025/... dosya ile başvuru yapıldığını ve anlaşamama ile sonuçlandığını, anlatılan tüm nedenlerle .... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline; en az %20 icra inkar tazminatı ödenmesine; dava masraflarının ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, itirazın iptaline ilişkindir.
█████/2012 tarihli, 6335 sayılı yasa ile değiştirilen TTK 4. maddesinde, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği belirtilmiştir.
TTK 4. maddesinde; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda; Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun mal varlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır" denilmektedir.
Anılan maddede, tek tek belirtilen davaların, mutlak ticari dava niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.Ayrıca, mutlak ticari davadan başka, nispi ticari davaların da tanımı yapılmış ve bir davanın nispi ticari dava olarak kabul edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve aynı zamanda uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerektiği ifade edilmiştir.
Somut olayda, davanın, bankaya ibraz edilmeyen çekin tahsilini teminen, ilamsız takip yolu ile başlatılan icra dosyasına, davalının itirazının iptali davası olduğu, ... Vergi Dairesi’nin █████/2025 tarihli cevabi yazısı ile davacının "...█████████/█████████ vergileme döneminde bilanço usulüne göre defter tuttuğunu…█████/2016 tarihi itibariyle ticareti terk ettiğinin…”, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün █████/2025 tarihli cevabi yazısı ile davacının, "... işletme kaydının bulunmadığının...", ... Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün █████/2025 tarihli cevabi yazısı ile davacının, "... işletme kaydının bulunmadığının,...", ... Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün █████/2025 tarihli cevabi yazısı ile davacının “…....Tek.Ürün.San. ve Tic. Ltd.Şti.’nin ortağı ve yetkilisi olduğunun…” bildirildiği, davacı her ne kadar Limited şirket ortağı ise de, tacir sıfatı şirkete ait olup, ortakları tacir olmadığından (TTK m. 16/1) ve görevli mahkemenin dava tarihindeki şartlar esas alınarak belirlenmesi gerektiğinden, davacının dava tarihi itibariyle tacir olmadığı anlaşılmıştır. (İstanbul BAM 37.HD. █████/2022 T. ████████ E.-█████████ K. sayılı ilamı)
Ayrıca, dava çek nedeniyle başlatılan icra takibi olsa da,
"... Dosya kapsamından; ... ... Şubesine ait 8.000.-TL bedelli çekin ...'ya 20.12.2012 tarihinde ödenmek üzere keşideci ... tarafından verildiği, 10 gün içinde bankaya ibraz edilip arkasının yazdırılmadığı, çekin kambiyo senedi niteliğini kaybettiği, davacının 23.01.2013 tarihinde davalı hakkında 8.000.-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, davacının da itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemiyle eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda; tarafların tacir oldukları yönünde bir iddia bulunmadığı gibi, uyuşmazlığın kaynağının zamanaşımına uğramış çek olması, zamanaşımına uğrayan çeklerin kambiyo senedi niteliğinde olmayıp, yazılı delil başlangıcı sayılması (HGK'nın 20.02.2008 gün ve 2008/3-159 E. - ████████ K. sayılı ilâmı) davacı tarafından başlatılan icra takibinin genel haciz yoluyla takip olması, çekin kaynağının ödünç akdi olması sebebiyle ticari dava niteliğinde bulunmayan uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmasına…” (Yargıtay 20. HD.'nin █████/2015 T., ██████████ E.- █████████ K.);
“…Dosya kapsamından, ... Şubesine ait 6.000,00 TL bedelli çekin 05.01.2005 tarihinde Hamiline olarak keşideci ... tarafından tanzim edildiği, 10 içinde bankaya ibraz edilip arkasının yazdırılmadığı, çekin kambiyo senedi vasfını kaybettiği, takip alacaklısı, Dönmez otomotiv mamulleri ve nak.tic.ltd. Şirketinin, keşideci ... ve cirantalar Nevzat Yılmaz ve Fahri İnce hakkında 6.000,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, Nevzat Yılmaz ve ...'ın itirazları neticesinde bunlar açısından takibin durdurulduğu, Fahri ince'de eldeki söz konusu çekten dolayı borçlu olmadığını tespiti ile çekin iptali ve tazminata ilişkin davayı açtığı, takip dosyasında daha sonra alacağın ...'e temlik edildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, uyuşmazlığın kaynağının zaman aşımına uğramış çek olması, zaman aşımına uğrayan çekin kambiyo senedi niteliğinde olmayıp, yazılı delil başlangıcı sayılması (HGK'nun █████/2008 gün ve ... K.sayılı ilamı) takip alacaklısı tarafından başlatılan icra takibinin genel haciz yoluyla takip olması, çekin zaman aşımına uğraması, davanın ticari dava niteliğinde olmadığı, ayrıca tarafların tacir olup ticari işletmeleri ile ilgili olduğu da ileri sürülmediğinden, davaya 6100 sayılı HMK.'nun 2.maddesi uyarınca genel hükümlere göre bakılıp sonuçlandırılması gerektiğinden, ... 10.Asliye Hukuk Mahkemesinin █████/2017 tarih ve ... sayılı ilamının kaldırılmasına…” (... BAM 5. HD █████/2017 T., ████████ E.- ████████ K.) sayılı içtihatları gereğince de, davaya konu, takibe dayanak çekin bankaya ibraz edilip arkasının yazdırılmadığı, çekin kambiyo senedi niteliğini kaybettiği de anlaşılmıştır.
TTK hükümlerine göre, nisbi ticari davanın varlığından söz edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerekir.Bu iki koşuldan birinin olmaması halinde ortada bir ticari davanın varlığından bahsedilemez. Başka bir deyişle yasada ifade edilen iki koşulun aynı anda gerçekleşmesi zorunludur.Taraflardan birinin tacir olması durumunda ticari işten bahsedilebilirse de, ticari davanın mevcut olduğundan söz edilemez.
Dava konusu ve sunulan deliller kapsamında davaya konu uyuşmazlığın, TTK 4. maddede belirtilen, mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, aynı maddede dayanağını bulan nispi ticari dava niteliğinde de bulunmadığı görülmektedir.
HMK 114. Maddesinde; mahkemenin görevli olması hususunun dava şartı olarak belirtildiği, HMK 115. maddesinde de, dava şartlarının, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetileceği açıklanmakla yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir. HMK 2. madde ve TTK. 4. ve 5. maddesi gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK.nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
2-Kararın tebliğ itibaren 2 hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde, HMK nun 20.maddesi gereğince re'sen davanın açılmamış sayılmasına ve aynı yasanın 331/2.maddesi gereğince yargılama giderleri hakkında karar verilmesine,
3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize verilecek ya da başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Kâtip .. Hâkim ...
e-imzalıdır e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!